Lokmacı açılmayacak!
Lokmacı-Ledra’nın açılması ile ilgili aylarca yapılan tartışma ve eylemlere rağmen bir türlü açılamayan kapının açılmasına yönelik çalışmalarına devam eden Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Güney’in de adım atması için temaslarını sürdürüyor.
Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, KTEZO’nun duvarların yıkılması, köprünün kaldırılması ve kapıların eş zamanlı açılması önerisine “evet” dedi. Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas, ayrıca Ledra’nın açılması için yetkililer, “köprüyü kaldırın” demesi gerektiğini vurgulayarak, köprünün orada olduğu sürece bu işin olamayacağını da sözlerine ekledi.
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas’la “Lokmacı Barikatı”nın açılması konusunu ele aldı.
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Hürrem Tulga, Asbaşkan Yılmaz Parlan ve yönetim kurulu üyesi Ali Hakansoy, dün Rum Meclis Başkanı Hrsitofyas’la AKEL Genel Merkezi’nde bir araya geldi.
KTEZO Başkanı Hürrem Tulga, Lokmacı Barikatı’nın açılması ile ilgili ortaya çıkan son durumun her iki toplumun yakınlaşması çabalarına engel olduğunu Hristofyas’a aktarırken, Lefkoşa’nın bölünmüşlüğünün sembolik de olsa giderilmesinin engellendiğini kaydetti.
Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, KTEZO’yu kabulünde ise Lokmacı Barikatı’nın açılması için gerekli girişim ve çalışmaları yapacağını ifade etti. Hristofyas, KTEZO’nun duvarların yıkılması, köprünün kaldırılması ve kapıların eş zamanlı açılması önerisine de olumlu baktığını söyledi.
TULGA: "KAPILARIN AÇILMASI İÇİN HRİSTOFYAS’IN DESTEĞİ ÖNEMLİ"
KTEZO Başkanı, güneyde de Ledra’nın açılması yönünde adım atılması için Dimitris Hristofyas’tan destek istediklerini belirterek, KTEZO’nun yanı sıra, Bu Memleket Bizim Platformu (BMBP) ve birçok vatandaşın da köprüye onay vermediğini söyledi.
Birçok kesimdeki insanların görüşünün de Lokmacı’nın aynı anda açılması yönünde olduğuna değinen Tulga, bu konuda görüşme ve temaslara devam edileceğini de dile getirdi.
Tulga, Lokmacı’nın açılması için iki tarafın da önşartsız görüşmesinin ve odanın gözlemci olması gerektiğini belirterek, bunların yapılması sırasında Kıbrıs sorununun çözümünün ise ana hedef olduğunu vurguladı.
Tulga, son durumun, iki taraftaki iş sahiplerinin ekonomik ilişkiler geliştirecek yeni bir ortak yaşam yaratmasına engel olduğunu belirterek, bu durumun sürmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Tulga, “yönetimlerin, meydana çıkan krize bir hal çaresi bulma çalışmaları yapmaları gerekiyor. Adım atmak için önşartlar önce sürülmesini çok doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz” dedi. Doğru olanın iki tarafın da uygun göreceği temsilcilerin; yani uluslararası kimlikleri olan belediye başkanlarının, önşartsız bir araya gelmeleri gerektiğini dile getiren Tulga, iki belediye başkanının söyleyeceklerini masada söyleyip, sorunun çözülmesine pozitif katkı koymalarının şart olduğunu ifade etti.
Tulga, Ledra Barikatı’nın tarihsel bir ayrılığın değil; gelecekteki birleşmenin ve işbirliğinin sembolü olması gerektiğine işaret ederek, toplumların bir arada yaşamalarının önemli bir şartının da aralarında sürekli ve kalıcı ekonomik ilişkilerin olmasından geçtiğini vurguladı.
Bu ilişkilerin derinleşmesi ve yaygınlaşmasının, gelecekteki çözümün anahtarı olacağına dikkat çeken Tulga, bunun, kalıcı bir barışın teminatı olacağını söyledi.
Tulga, KTEZO olarak, tüm politik kesimlerin ortak davranışının sağduyuya dayanması gerektiğini düşündüklerini belirterek, Hristofyas’ın hem hükümette hem de kamuoyundaki ağırlığını ortaya koyarak, bu konuda mevcut olan kilitlenmenin açılması için gerekli katkıyı koymasını talep etti.
HRİSTOFYAS: "KÖPRÜ ORADA OLDUĞU SÜRECE BU İŞ OLMAZ"
Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas, Ledra’nın açılması için yetkililerin köprüyü kaldırın demesi gerektiğini vurgulayarak, köprünün orada olduğu sürece bu işin olamayacağını söyledi.
“Rum tarafındaki duvarı açalım, sonra köprünün kaldırılmasına bakalım” denilmesinin mümkün olamayacağını kaydeden Hristofyas, aynı anda hareket edilerek bu işin hayata geçirilmesinin önemli olabileceğini belirtti.
Hristofyas, Lokmacı-Ledra’nın açılamaması karşında üzüntü duyduğunu belirterek, burasının açılmasıyla, halkın temaslarının olması yanında ticari ilişkilere de büyük yararı olacağını dile getirdi.
Ledra’nın açılması yönünde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğinin bir hareketlenme olması için girişim yapmasını umut ettiğini belirten Dimitris Hristofyas, bu konuya çözüm bulunması için bir ortam yaratılması umudu taşıdığını yineledi.
KAPININ ENGELSİZ AÇILMASINI İSTİYORDUK
Lokmacı-Ledra Caddesi’nin açılması yönünde iki tarafın da isteği olduğuna ve bunu Papadopulos’un da istediğini kaydeden Hristofyas, Rum tarafının, hiçbir engel olmadan kapının açılması taraftarı olduğunu da dile getirdi.
Hristofyas, bütün beklentilerin uzun yolun açılması yönünde olduğunu ancak, kuzeyde duvar yıkılarak buraya köprü yapıldığını ve sorunların başladığını ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti:
“Dostum Kutlay Erk, Mihalakis Zampelas’la konuştuklarını söylerken; Zampelas’ın böyle birşey konuşmadık diyor. Köprü ölü hatta mı değil mi... Bunun tartışmasını yapmıyorum. Mesele insanların serbestçe dolaşabilmesi, alışveriş yapabilmesidir. Yolun açılmasıyla, insanların eskiden olduğu gibi serbestçe dolaşabilmesi önemli.”
İki tarafın insanlarının birbirlerine karşı hissettiği düşüncelerin samimi ve dürüst olduğuna inandığını kaydeden Hristofyas, kin ve nefretle bir yere varılamayacağının insanlar tarafından da bilindiğini kaydetti.
BUGÜN PAPADOPULOS, GEÇMİŞTE KLERİDİS’LE İŞBİRLİĞİ OLDU
Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, kuzeydeki bazı yoldaşlarının zaman zaman “Hristofyas Papadopulos’un yolunda gidiyor” şeklinde söylemlerini işittiğini belirterek, konuya şöyle yaklaştı:
“Gerçek olan şu ki, biz Papadopulos’la cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde işbirliği içindeydik ve partilerimiz hala işbirliği yapuyor. Benim gerek meclis başkanı ve genel sekreter olmam nedeniyle bu işbirliğini geçmişte Kleridis’le de yaptım. Papadopulos’la Lokmacı konusundaki görüşmelerde orada ordu mevcutiyeti gündeme hep geliyordu.”