Lideri toplumlar yaratır, başkalarının demesiyle toplum lideri olunmaz
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)
Genel Başkanı Başbakan Talat'a sert suçlamalarda bulundu. Katıldığı bir radyo programında, başarısızlıkla sonuçlanan üçlü koalisyon görüşmelerini değerlendiren Akıncı, topu karşı tarafa attı. CTP ve Demokrat Parti (DP) ile anlayış farklılıkları bulunduğunu söyleyen Akıncı, başta Talat olmak üzere CTP yetkililerine yüklendi.
Talat'ı, "Bir usta bir memleket zihniyetiyle" hareket etmekle suçlayan Akıncı, CTP liderine "Kıbrıs Türk halkının bu zihniyetten çok çektiğini ve nihayet toplumun kendileriyle ters düşen lideri bir kenara koyduğunu" anımsattı. Akıncı, "Lideri ancak toplum yaratır, başkalarının demesiyle toplum lideri olunmaz" diye konuştu. Akıncı, "özellikle seçimlerden sonra kendi dışındakilere tepeden bakmakla" suçladığı CTP yetkilileri için "Büyüklenme padişahım senden büyük Allah var" dedi
'Sorun, anlayış farklılıklarında'
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, CTP ve DP ile yürütülen hükümet oluşturma çalışmalarında hem içerik hem de yöntemsel olarak anlayış farklılıkları olduğunu, çalışmaların da bu nedenden dolayı tıkandığını söyledi.
BDH Basın Bürosu'ndan verilen bilgiye göre, BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı "Mayıs FM"de Hasan Kahvecioğlu tarafından hazırlanıp sunulan "Doğruya Doğru" programına katılarak gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. BDH'nın CTP ve DP'ye göre anlayış farklıkları olduğunu ifade eden Akıncı, koalisyon kurma çalışmaları sırasında iyi niyetle bu sorunları aşmak için uğraş verdiklerini, ancak yine de sonuca ulaşamadıklarını söyledi. Çalışmalar isteksiz başladı söylemlerinin doğru olduğunu ancak bu isteksizliğin BDH'dan kaynaklanmadığını belirten Akıncı, isteksizliğin mevcut hükümet ortakları tarafından sergilendiğini ve daha işin başında sorunun siyasal değil de aritmetiksel bir sorun olduğu yaklaşımının izlendiğini kaydetti. Bunun iki göstergesi olduğuna dikkat çeken Mustafa Akıncı, bunlardan birinin, azınlığa düşmüş hükümet olarak yeni arayışlara gidilmeyerek transfer beklentileri gibi çeşitli nedenlerle 50 gün gibi bir süreyle beklenilmesi diğerinin ise yeni bir arayış içerisine gidilmeden sürekli olarak erken seçim kavramının dillendirilmesi olduğunu söyledi.
BDH, CTP ve DP arasında başlatılan görüşmelerin birinci gününde CTP'den bir yetkilinin 'Başbakanın istifası gerekmesin, acaba iki tane yer boşaltılsa da size yer verilse olmaz mı'? şeklinde yaklaşım sergilediğini belirten Akıncı, bu yaklaşımın kendilerini hayretler içinde bıraktığını söyledi. Bu zihniyetin aradaki anlayış farklılığını ortaya koyduğunu belirten Akıncı, "Zaten bu işin normali hükümetin istifa ederek yeni bir arayışa gidilmesi olduğuydu" diye konuştu. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Başbakan Talat'ın da zaman zaman 'ben büyük işlerle uğraşırım hükümet gibi küçük işleri de siz halledin' gibi yaklaşım içine girdiğini belirten Akıncı, bu tür davranışların BDH heyetini oldukça rahatsız ettiğini ancak halkı birinci günden tedirgin etmemek uğruna bu duyguları bastırdıklarını söyledi.
DP Genel Başkanı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile İslam Konferansı Toplantısı öncesinde bir telefon görüşmesi yaptığını ve o görüşmede Serdar Denktaş'ın kendisine dışişleri bakanlığı konusunda pürüz yaratmayacağını söylediğini belirten Mustafa Akıncı, üç heyetin mecliste ilk toplandığı gün Serdar Denktaş'ın dışişleri bakanlığı konusunda ısrarcı olacağını söylediğini kaydetti. Mustafa Akıncı, yine aynı toplantıda CTP heyetinden Kutlay Erk'in de dışişleri bakanlığına talip olduklarını söylediğine dikkat çeken Akıncı, o toplantıda BDH dışında herkesin dışişleri bakanlığına talip olduğunu söyledi.
BDH'nın dış politikada etkin rol oynamak istemesinin doğal olduğunu ve bunu da hiçbir zaman yadsımadığına dikkat çeken Mustafa Akıncı, sanki bütün mesele buymuş gibi bir hava yaratılarak manipülasyon yapıldığını söyledi. Mustafa Akıncı, dışişleri bakanlığı konusunda ortaya, 'eğer dışişleri bakanlığı gibi bir makamı Serdar Bey alacaksa mesele yoktur, ama eğer şu veya bu nedenle el değiştirecekse gideceği yer Cumhuriyetçi Türk Partisi'dir şeklinde manzara çıktığını söyledi.
"Statükoyu değiştirmeye talibiz,
statükocularla işbirliği yapmaya değil"
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı bir soru üzerine, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile koalisyon kurulması diye bir düşüncesinin şu anda gündemde bile olmadığını söyledi. "Böyle bir koalisyon tecrübesini geçmişte yaşadık ve sütten ağzımız yandığı için yoğurdu üfleyerek yeriz" diyen Akıncı, UBP'nin demokratikleşme ve sivilleşme konularında ne kadar sabıkalı olduğunu herkesin bildiğini söyledi. BDH'nın statükocularla işbirliği yapmaya değil statükoyu değiştirmeye talip olduğunu söyledi.
"Talat, 'bir usta bir memleket
zihniyetinden vazgeçmeli'
Mustafa Akıncı bir başka soru üzerine, Kıbrıs Türk halkının 'bir usta bir memleket zihniyeti'nden çok çektiğini ve nihayet toplumun kendileriyle ters düşen lideri bir kenara koyduğunu söyledi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Başbakan Talat'ın toplum ile ters düşmeye erken başladığını belirten Akıncı, 'lideri ancak toplumlar yaratır, başkalarının demesiyle toplum lideri olunmaz' dedi. Kıbrıs Türk halkının tüm bu yaşananlardan sonra kurumsallaşmanın önemini kavradığını ve bireyselleşmenin arkasına takılıp gitme döneminin bittiğini belirten Akıncı, liderlik kavramının önemli olduğunu ancak bunun kurumsallaşmasının çok daha önemli olduğu gerçeğini değiştirmediğini söyledi.
"Büyüklenme padişahım senden büyük Allah var"
Gelinen aşamada BDH'nın CTP ve DP ile anlaşamadığını, ancak buradan hareketle BDH'yı UBP'nin yanında göstermelerinin ayıp olacağını belirten Akıncı, BDH'ya fikirsel anlamda en yakın partinin CTP olduğunu belirtti. Akıncı, CTP yetkililerinin özellikle seçimlerden sonra kendi dışındakilere tepeden bakma gibi bir yaklaşımı olduğunu da belirterek "Büyüklenme padişahım senden büyük Allah var" sözcüğünün anımsanması gereken bir dönemde olunduğunu söyledi.
"CTP, BDH yerine DP'nin
yanında yer almayı tercih etti"
BDH adına görüşmeleri yürüten heyette bulunan Lefkoşa İlçe Başkanı Barış Burcu da, görüşmelerde 24 Nisan'da ortaya çıkan irade doğrultusunda bir anlayış birlikteliğine varılamadığını söyledi. Dün özel bir kanalda katıldığı programda yaşanan süreç hakkında açıklamalarda bulunan Barış Burcu, CTP ve DP ile yürütülen görüşmelerde, temel anlayış farklılıkları olduğunu söyledi. Görüşmeler sırasında BDH'nın öne çıkardığı, Annan Planı'na atıfta bulunulması ile sivilleşme ve demokratikleşme gibi konularda somut ifadeler kullanılmasına, CTP ile DP heyetlerinin karşı çıktığını ifade eden Burcu, CTP'nin bu konularda BDH'nın yanında olmak yerine DP'yi desteklemeyi tercih ettiğini söyledi.
"Soyer suçüstü yakalandı"
Polisin sivil otoriteye bağlanması konusunun bu memleketin en önemli olaylarından biri olduğuna dikkat çeken Barış Burcu, konunun genel ifadeler kullanılarak basitçe geçiştirilmeye çalışıldığını söyledi. Büyük özveriyle çalışan polis ekiplerinin alınan emirler doğrultusunda görev yaptığını belirten Burcu, polisin sivil otoriteye bağlanması halinde hem polis teşkilatının hem de şu anda bağlı bulunduğu mekanizmanın rahatlayacağını söyledi. Zamanında Afrika gazetesine büyük bir komplo yapıldığını ve polisin de buna dahil edildiğini, son zamanlarda yaşanan bombalama olaylarıyla ilgili yeterli açıklamanın yapılmadığını , telefonların dinlendiğini, Tiyatrolar Günü'nde polisin, polislik görevini yapamadığını, daha da önemlisi tüm bunların hesabının sorulamadığını belirten Burcu, "Bütün bunlar yaşandıktan sonra sivilleşmeyi ve demokratikleşmeyi istemek suç mu'? diye sordu.
CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer'in, polisin sivil otoriteye bağlanmasının gerekliliği konusunda tonlarca laf ettiğini belirten Barış Burcu, ancak Soyer'in partisinin başkanı, Başbakan Talat'ın bugün 'Polis sivil otoriteye bağlanamaz çünkü ateşkes şartlarında yaşıyoruz' şeklinde değerlendirmede bulunduğuna işaret ederek "Sayın Soyer suçüstü yakalandı" dedi.
"Talat, bu sözlerini unutmamalı"
Başbakan Mehmet Ali Talat'ın 'Meclisteki 50 sandalyeyi de ele geçirsek statükoyu değiştiremeyiz' sözlerine de atıfta bulunan Burcu, "Talat bu sözlerinin arkasında dursun ve halka hatırlatarak 'size söylediğimi unutmayın, bize oy verirken bunu bilerek oy verin, statükoyu değiştirme niyetiyle verecekseniz bize oy vermeyin, değiştiremeyiz' desin" diye konuştu. "Annan Planı'nı uygulamak ve statükoyu değiştirmek için yola çıkacaksınız ve halktan bu yönde oy alacaksınız sonra dönüp de statükoyu değiştiremeyiz diyeceksiniz" diyen Burcu, Talat'ı halka karşı dürüst olmaya, halkı da bunları unutmamaya davet etti.