KTOEÖS'ten greve devam..
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), dün 6 okulda yeniden başlattığı 3'er saatlik grevi, bugün de sürdüreceğini açıkladı.
KTOEÖS yöneticileri, dün öğleden sonra, sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, eylem süreci konusunda açıklamalarda bulundu.
Dün 08.00- 11.00 saatleri arasında Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, Haydarpaşa Ticaret Lisesi, Türk Maarif Koleji, Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu, 20 Temmuz Fen Lisesi ile Lefkoşa Türk Lisesi'nde grev uygulayan KTOEÖS'ün Genel Başkanı Adnan Eraslan, yarın, aynı okullarda ve aynı saatler arasında greve devam edileceğini söyledi.
Eraslan, basın toplantısındaki konuşmada, Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in sendikaya verdiği taahhütleri yerine getirmediği iddiasını yineledi ve verildiğini öne sürdüğü taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiğini kaydetti.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in grevi yasaklamasının mümkün olmadığını savunan Eraslan, Bakanlar Kurulu'nun belli gerekçelerle ve ancak süresiz grevi yasaklayabileceğini belirtti.
Eraslan, Maliye Bakanı Ahmet Uzun, Çalışma Bakanı Sonay Adem ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer'i, verdiklerini iddia ettiği sözün gereğini yapmaya da çağırdı.
Dün 6 okulda 3'er saatlik grevin başarıyla başladığını ve bugün de aynı mantık çerçevesinde devam edeceği söyleyen Eraslan, süreci devamlı değerlendireceklerini söyledi.
BASIN AÇIKLAMASI
Basın toplantısında daha sonra, sendika başkanı Adnan Eraslan'ın imzasını taşıyan basın açıklaması, KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel tarafından okundu.
Gazetecilere dağıtılan basın açıklamasında, hükümet, Temmuz 2004'ten beri attığı imzanın gereğini yerine getirmemek ve olayı bugüne kadar sürüncemede bırakarak eğitimi katletmekle suçlandı.
2004'de atılan imzadan sonra KTOEÖS'ün üç defa grevi askıdan indirmek zorunda bırakıldığı öne sürülen açıklamada, "İki yıllık süreçte KTOEÖS'e bağlı öğretmenler aşağılanmış, paragözlükle suçlanmış, ağza alınmayacak küfürler ve yakıştırmalarla itham edilmiştir" denildi.
KTOEÖS'ün pazarlık ve diyaloğa açık olduğu belirtilen açıklamada, tüm bu iyi niyete karşın öğretmenin ve onun örgütlü gücü KTOEÖS'ün ayrıcalık ve barem 13.3'ü isteyen doyumsuz olarak suçlandığı belirtildi.
Yaşanılan süreçte sendikalar parçalanmasına ve öğretmenin dizleri üzerine çökertilmeye çalışıldığı iddia ederek, grev ve eylemlerden sonra yapılan onlarca Teknik/Yüksek Danışma Kurulu; resmi ve gayrı resmi görüşmelerde KTOEÖS'ün haklılığının teslim edildiğini savunan açıklamada, "En son 33 günlük grevden sonra Başbakan'ın yazılı taahhüdü ile bu sorunun kesin çözüldüğü sanılmıştır" denildi.
Açıklamada, varılan mutabakat gereği uzman öğretmen I-II'nin net olarak ortaya konulduğu, öğretmenin bareminin 10'un 6'sından başlatılacağının medyaya da açıklandığını söyleyerek, hükümetin bunun gereğini yerine getirmek yerine hâlâ zamana oynadığı iddia edildi.
Basın açıklamasında, öğretmenin onurunu ayaklar altına almak için Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in taahhüdü de yok sayılarak öğretmene "Sadaka" önerildiği savunularak, hükümete şu suçlamalar getirildi:
"KTOEÖS'ü 2006 Protokolüne çekerek daha önce de yaptığı gibi protokol masasında diğer sendikalarla kavga ettirmek ve çalışanların haklarını gasp etmek. Zamana oynayarak KTOEÖS'ün yara almasını sağlamak ve 2006 Mali Protokolünü rahatça, kazasız-belasız sonuçlandırmak. Grev yapanın, sorun yaratanın hak alamayacağını ispatlayarak sivil inisiyatifi ve KTOEÖS'ü sonsuza kadar pasifize etmek. Öğretmene bir yandan hak verir gibi görünürken diğer yandan kazanılmış haklarını budamak. KTOEÖS'ü sıkıştırarak değeri düşük antlaşmalara razı etmek, daha sonra öğretmeni yönetimine soğutarak, toplum önünde küçük düşürerek, iki yıldır mücadele eden öğretmenin aslında küçük bir hak için böyle davrandığının imajını yaratmak ve öğretmenin onurunu yok etmek. Memur ve öğretmenin hiç bir mesleksel farkının olmadığını ortaya koymak ve öğretmeni zapt-ı rap altına almak. Aktif olan KTOEÖS'ü zayıflatarak sesini kesmesini sağlamak ve eğitimi sermayeye daha kolay peşkeş çekmek (özel okullara yapılan yardımlar bunun göstergesidir). Bir sürü yere devlet parasını yağma Hasan'ın böreği gibi harcarken aslında devlet bütçesindeki açıkların faturasını çalışana ve öğretmene mal etmek. Öğrencileri devlet okullarından soğutarak özel okullara yönlendirmek ve özel okullara rant elde etmek. Eğitim hakkını öne sürerek toplumda grev hakkını tartışılır duruma getirmek. KTOEÖS'ü uzun süreli mücadele içerisine çekerek içerisine huzursuzluklar yaratmak, öğretmeni siyasal olarak ayrışmaya zorlamak, öğretmenin birliğini bozmak ve güçlü sendikacılık dönemini kapatmak. İki yıldır devam eden öğretmen mücadelesini başarısızlığa iterek özelde öğretmene, genelde topluma 'öğrenilmiş çaresizliği' öğretmek."
ÖZTOPRAK'A İSTİFA ÇAĞRISI
Basın açıklamasında, "Başbakan'ın taahhüdünü yerine getirmediği, 33 günlük grevden ders almadığı ve yeni grev dalgasını engelleyemediği" iddialarıyla Milli Eğitim Bakanı Canan Öztoprak istifaya davet edildi.
Açıklamada, Maliye Bakanı Ahmet Uzun'a da "Öğretmen düşmanlığından vazgeçme" çağrısı yapıldı.
"Hükümet ortadaki kaosun tek yaratıcısıdır" denilen açıklamada, veli ve öğretmenlerin bunu net olarak görmeleri istenildi.
Açıklamada, hükümetin ya sorumluluğu üstlenmesi ya da çekip gitmesi gerektiği şeklinde iddiada bulunarak, "Öğretmen onurunu çiğnetmez. Öğretmen sadaka istemez. Öğretmen 'çingene pazarlığı' yapmaz" denildi.