KTOEÖS, Eğitim Bakanlığı’na yürüdü

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS)’ün 43 okuldaki temsilcileri, grevin yasaklanmasına yönelik tepkilerini göstermek, 2004 yılından beri sürüncemede kaldığını ileri sürdükleri sorunlarının çözümünü son kez talep etmek ve muhtıra vermek amacıyla dün öğleden sonra Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na sessiz bir yürüyüş düzenledi.

KTOEÖS Genel Merkezi’nden başlayan yürüyüşleri, Cumhuriyet Meclisi önünde polisler tarafından kesilen sendika temsilcileri, bu kez yürüyüş güzergahını Meclis arka sokağındaki Maliye Bakanlığı yanından gerçekleştirdi. Maliye Bakanlığı önünde bir süre duran sendika temsilcileri, Maliye Bakanı Ahmet Uzun’u “hükümetin gerçek başı” olarak nitelendiren açıklamalarda bulundular.

KTOEÖS Başkanı Adnan Eraslan burada yaptığı kısa konuşmada, Meclis bahçesindeki polis çevik birlik ekiplerine dikkat çekerek, “halkın meclisi olduğu ileri sürülen Meclis’in statükonun meclisi olduğunu herkesin görmesini” istedi. Eraslan, KTOEÖS’e göre “hükümetin başı” olarak tanımladığı Maliye Bakanlığı’nın “öldüğünü”, bu nedenle huzurunda 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacaklarını söyledi.

Yaklaşık 50 kişiden oluşan okul temsilcileri, daha sonra Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na yürüdü. Burada bakanlık girişinde polislerle karşılaşan öğretmenler, ilk kez böyle bir uygulamayla karşı karşıya kaldıklarını ve 50 öğretmenin yürüyüşünü 100 polisin takip ettiğini söyleyerek, durumu protesto ettiler.

 

“SON KEZ GELDİK”

Sendika Başkanı Adnan Eraslan burada yaptığı konuşmada, yaşanan sürece çözüm bulunması amacıyla Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na son kez geldiklerini ve muhtıra vereceklerini söyledi. Eraslan, Eğitim Bakanlığı’nın duyarsızlığı nedeniyle eğitimin her geçen gün kötüye gittiğini anlatarak, sorunun çözümünün Maliye Bakanı tarafından engellendiğini ileri sürdü.

“Hükümetin grevi yasaklamaya kalktığını, ancak kalkan grevi yasaklayamayacağını yaşayarak gördüğünü” söyleyen Eraslan, “İşte burudayız. Dün grev yaptık, bugün eylem. Eğer akıllarını başlarına almazlarsa pazartesinden sonra hem grev hem de eylemlerimizi yine görecekler” dedi.

Öğretmenin, uzun yıllardır demokrasi, çözüm ve AB üyeliği için yürüdüğünü, AB üyeliğinin uzlaşma kültürü demek olduğunu ifade eden Eraslan, öğretmenin yürüyüşünün devam edeceğini belirtti.

Eraslan, imza koyanın, imzasının gereğini yerine getirmesi gerektiğini söylyerek, Meclis’te, Maliye Bakanlığı ile Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarının kapılarında polis çevik kuvvetiyle karşılanmalarını kınadı.

Eraslan, öğretmenin istemlerini “toplumsal çıkar” diyerek reddeden hükümetin, tüm kamu emekçilerine verdiğini polise vermeyerek neyi anlatmak istediğinin çok iyi tahlil edilmesini istedi.

Eraslan, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak’ın bakanlık giriş kapısına inmesiyle kapı önünde bekleyen polislerin çekilmesinin ardından Eraslan, sendika olarak hazırladıkları muhtırayı okuyarak Öztoprak’a verdi.

 

ÖZTOPRAK

Grev erteleme kararına imza koymanın kendisi için çok zor bir karar olduğunu vurgulayan Öztoprak, sorunun çözülmesi için, KTOEÖS yetkililerini veliler, Maliye Bakanı Ahmet Uzun ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer’le birçok kez bir araya getirdiğini, tüm bunları çözüm sürecine katkı yapmak amacıyla yaptığını kaydetti.

Öztoprak, sendikayla üzerinde uzlaşılamayan konunun 2004 yılından kalan mali bir sorun olduğunu ifade ederek, Başbakan’ın bu sorunun 2006 mali yılı görüşme masasında çözülmesine yönelik önerisini hatırlattı.

Eyleme saygı duyduğunu ifade eden Öztoprak, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın sağlık durumları nedeniyle yurtdışında olmamış olsalardı, sorunun çözümüne daha fazla katkı koymuş olacaklarına inandığını söyledi.

Canan Öztoprak, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nda 5 sendikanın örgütlü olduğuna, hiçbir sendikayla özel bir yakınlığı bulunmadığına da dikkat çekerek, kimsenin hak arama mücadelesine engel olmak istemediğini kaydetti.

Öğretmenlerin, mali olanakların yetersiz olduğu bir noktada “borçlanın, bize para verin” demeyeceğine inandığını söyleyen Öztoprak, öğretmenlerle birlikte uzun bir mücadele verdiklerini ve bu mücadeleyi bundan sonra da vereceklerini söyledi.

Öztoprak, bir gazetecinin uzlaşılmayan %5’lik konuda Milli Eğitim ve Kültür Bakanı olarak kişisel görüşünün ne olduğunu sorması üzerine, “Öğretmenin ders verdiği sınıftan emeğinin karşılığını aldığını hissederek çıkmasını tabii ki isterim. Ama devletin tüm mali durumunu bilmiyorum” diye konuştu.

 

GÖKÇEBEL

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel ise, bakanın bu açıklamasına tepki göstererek, konunun sürekli mali kaynağa getirildiğini söyledi. Gökçebel, sorunun mali kaynak olmadığı görüşünü de savundu.

Gökçebel, hukukun kimsenin malı olmadığını vurgulayarak, “öğretmenin şakağına silah dayayıp sınıflara konularak ders yaptırılmasının mümkün olmadığını” kaydetti.

“Omorfo (Güzelyurt) yolunun bitirilememesi bile öğretmene mal edildi” diyen Gökçebel, “Öğretmen sadaka istemiyor. Sorunumuz para sorunu değildir. Anlayış sorunudur. Bunun altını çiziyorum” diye konuştu.

Tahir Gökçebel, yaşanan sürecin, “öğretmenin onurunu çiğnetmeme sorunu” olduğunu da ifade ederek, onuru çiğnenmiş öğretmenden topluma hayır gelmeyeceğini, öğretmenin onurunun çiğnenmesinin topluma dinamit koymakla eş anlamlı olduğunu iddia etti.

Sorunun anlayış sorunu olduğunu ısrarla vurgulayan Gökçebel, KTOEÖS’ün 2004 yılından beri pazarlık yaptığını, ancak hükümetin dayatmasının “eylemle hak alamazsınız anlayışı” olduğunu söyledi.

Gökçebel, yapılmak istenilenin kıdemli A ve B uygulamalarıyla 25 fiili yıllık öğretmenin  emekliliğinin 28 yıla çıkarılması ve ders saatlerinin arttırılması olduğunu anlatarak, kimsenin gerçekleri çarpıtmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

 

SORAKIN

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Müsteşarı Erdoğan Sorakın ise bu noktada söze girerek, Gökçebel’in sözünü ettiği şeyin; kıdemli öğretmen A ve B’lerin alt ve üst ders saatlerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar olduğunu ve önerinin sendika tarafından teknik kurula getirildiğini söyledi.

Sorakın, sadece böyle bir düzeltme yapmak için söz aldığını, polemiğe girmek istemediğini söyledi.

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel bunun üzerine, “tartışması bitmiş metni neden imzalamadıklarını” sordu.

KTOEÖS okul temsilcileri daha sonra, sendikanın bundan sonraki eylem sürecinde neler yapacağını belirlemek üzere sendika Genel Merkezi’nde toplantı yaptı.

 

MUHTIRA

KTOEÖS Başkanı Adnan Eraslan tarafından okunarak, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak’a verilen muhtıra özetle şöyle:

“Görevle geldiğiniz günden beridir eğitimde var olan sorunları çözmek bir yana, her geçen gün sorunları büyütmekte ve çözüme götürmemektesiniz. Okullarımızın alt yapıları yatırım beklerken hükümetimiz özel okullara bilgisayar ve maddi kaynak aktarmaktadır...  Sendikamız ile olan ilişkileriniz genel olarak sıcak geçmemektedir…

Siz eğitim bakanısınız, toplumun geleceği sizin duruşunuza göre şekillenmektedir. Bugünkü eğitimdeki kaos sizin eserinizdir. Bu kaosu ortadan kaldırmak için risk alınız. Vakıflar Bankası çalışanlarının, KTHY çalışanlarının, KTOEÖS öğretmenlerinin vs. grevlerini yasaklayarak sorun çözemezsiniz. Yasaklayarak halı altına sakladığınız her sorun büyüyerek, topluma geri dönecek ve tüm topluma zarar verecektir. Bunun vebali de boynunuza asılacaktır. Bu nedenle yasakçı zihniyetten vazgeçip erk olduğunuzu hatırlayınız ve sorunları çözümleyiniz. Eğer yapmayacaksanız gereğini yapınız. Hükümetçilik oynamayınız. Bu toplum bunu hak etmiyor.”

 

KTOEÖS OKUL TEMSİLCİLERİ İLE TOPLANTI YAPTI

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), bugün Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı önünde okul temsilcileriyle birlikte yaptığı eylemin ardından sendikada toplantı yaptı.

Pazartesi gününden itibaren sendikaya bağlı öğretmenlerin yapacağı eylem türünü belirlemek için KTOEÖS yönetimi ile okullardaki sendika temsilcilerinin KTOEÖS Başkanı Adnan Eraslan başkanlığında yaptığı yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından açıklama yapılmadı.