Kıbrıs için kritik toplantı

Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bugün Kıbrıs konusunda önemli bir toplantının yapılacağını açıkladı. Toplantıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ilgili teknisyen ve bürokratlar katılacak. Toplantıda Kuzey Kıbrıslı yetkililer ile Cumhurbaşkanı Sezer'in katılmayacağı ifade ediliyor

Gül: Şu anda Sayın Denktaş'ın verdiği bir karar var. Zorla kişileri ikna edecek halimiz yok tabii ki. Karşılıklı konuşuyoruz, karşılıklı değerlendiriyoruz, müzakereler devam ediyor. Tabii ki biz beraber başladık beraber bitirmeyi isteriz, bunun için de gayret sarf ederiz. Sayın Denktaş, 'gelmeyeceğim' açıklamasını yapana kadar Yunanlılar pek katılmak istemiyorlardı. Sonra fikirlerini değiştirdiler, gelmelerinden büyük memnuniyet duyuyoruz

Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bugün Kıbrıs konusunda önemli bir toplantının yapılacağını açıkladı.

Gül, devletin ilgili bütün kurumlarının katılacağı toplantıda Kuzey Kıbrıslı yetkililerin bulunmayacağını bildirdi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in katılmayacağı ifade ediliyor.

Diplomatik kaynaklar İsviçre'de yapılacak dörtlü zirve öncesinde Çankaya Köşkü'nde bir Kıbrıs zirvesinin yapılmasının söz konusu olabileceğini belirtiyorlar.

Toplantıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ilgili teknisyen ve bürokratlar katılacak.

Kıbrıs konulu toplantıya Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in katılmayacağını ve toplantının "zirve" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ettiler. Toplantının akşam saatlerinde düzenlenmesi planlanıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la dün yaptığı telefon görüşmesinde Kıbrıs'la ilgili görüşmeleri değerlendirdiklerini söyledi.

'Zorla ikna edemeyiz'

Gül, Denktaş'ın dörtlü konferansa katılmaya ikna olacağını düşünüp düşünmediği sorusuna "Kendisinin verdiği bir karar var. Zorla ikna edecek halimiz yok" yanıtını verdi.

Dörtlü konferansta Türkiye'nin siyasi kararlılığını sonuna kadar göstereceğini ifade eden dışişleri bakanı, buna karşın sonuç alınacağından umutlu olmadığı mesajını verdi. Gül "Görünen odur ki, konu genel sekretere kalacak" dedi.

Türkiye'nin ve KKTC'nin ayrı öncelikleri bulunduğu gibi bir hava yaratılmaması gerektiğini de kaydeden Gül, "Sloganlarla konuşmanın bizi istediğimiz noktaya götürüp götürmeyeceği belli olmaz" dedi.

"Denktaş'ın verdiği bir karar var,

zorla kişileri ikna edecek halimiz yok"

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile dün yaptığı telefon görüşmesinde Kıbrıs ile ilgili gelişmeleri değerlendirdiklerini kaydetti.

Gül, Ankara'da bulunan Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında gazetecilerin Kıbrıs'a ilişkin sorularını yanıtladı.

"Denktaş'ı İsviçre'ye gelmesi için ikna edebildiniz mi?" şeklindeki bir soru üzerine Gül, "Şu anda kendisinin verdiği bir karar var. Zorla kişileri ikna edecek halimiz yok tabii ki. Karşılıklı konuşuyoruz, karşılıklı değerlendiriyoruz, müzakereler devam ediyor" diye konuştu.

"Tabii ki biz beraber başladık beraber bitirmeyi isteriz, bunun için de gayret sarf ederiz" ifadesini kullanan Gül, "Ama nihayetinde kendisi (hayır ben gelemeyeceğim, yetkilerimi başbakana, dışişleri bakanına veriyorum, onlar temsil edecek) diyecekse neticede onu da saygıyla karşılarız. Bu hepimizin meselesidir" dedi.

Gül, Türkiye'nin dörtlü görüşmelerde siyasi kararlılığını sonuna kadar göstereceğini, ancak Yunanistan'ın da aynı kararlılığı gösterip göstermeyeceğini bilmediklerini belirtti.

Bakan Gül, "Sayın Denktaş (gelmeyeceğim) açıklamasını yapana kadar Yunanlılar pek katılmak istemiyorlardı. Sonra fikirlerini değiştirdiler, gelmelerinden büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.

Ayrı öncelikler varmış havası yaratılmamalı

Dışişleri Bakanı Gül, Türkiye ve KKTC'nin Kıbrıs konusunda ayrı ayrı öncelikleri varmış gibi bir hava yaratılmaması gerektiğini de kaydetti.

Müzakere sürecinde KKTC yetkilileriyle sürekli istişare içinde olunduğunu, Annan Planı'nda yapılması istenen değişiklikler ve önem verilen konuları iki tarafın müşterek olarak belirlediğini, ayrı ayrı fikirlerin söz konusu olmadığını vurgulayan Gül, "Dolayısıyla bizim ayrı KKTC'nin ayrı önceliği varmış gibi bir havanın ortaya çıkmaması gerekir" diye konuştu.

Gül, bazı şeyleri sloganlaştırmanın yanlışlığına da değinerek, "Dış politikada sloganlarla konuşmanın bizi istediğimiz noktaya götürüp götürmeyeceği belli olmaz" dedi.

Konu genel sekretere kalacak gibi

Bakan Gül, planda yapılması istenen değişikliklere ilişkin kararın BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a kalacak gibi göründüğünü söyledi.

Gül şöyle konuştu:

"Hepimizin bu planda yapmak istediği değişiklikler vardır. Bunlar Türkiye ve KKTC olarak bir araya gelip oturup konuştuğumuz ve kararlaştırdığımız konulardır. Bu konular, müzakere edilerek sağlanmaya çalışılacaktır. Görünen odur ki bunlar genel sekretere kalacak gibidir. O zaman müzakere ederek genel sekreterin ortaya çıkaracağı nihai planda bizim almak istediğimiz konuları almaktır hedefimiz. Bunun için uğraşıyoruz, görüşme bunun için, yoksa görüşmeden konuşmadan bunları temin edemeyiz ki. Tüm uğraşmamıza rağmen netice ortaya çıkar, çıkan kağıda bakarız. O kağıt bizim önceliklerimizi, bizim önem verdiğimiz, (şunlar olmalı) dediğimiz şeyleri temin ediyor mu etmiyor mu? Bunları temin etmek için çalışırız sonuna kadar, sonra bakarız, bunlar temin edilmiyorsa o zaman halka söyleriz."

KKTC ve Türkiye, ayrı yoldan gitmiyor

KKTC ve Türkiye'nin ayrı bir yoldan gitmediğine, New York'ta "masanın üstüne kağıdın birlikte koyulduğuna", birlikte istişare edildiğine dikkati çeken Gül, burada iki hususa değindi.

Gül, "(Bu hususlardan) birincisi, hepimiz kalıcı, yaşayabilir, gerçekçi bir çözüm için uğraşıyoruz, vakit kazanmak için veya bu işi öldürmek için değil, birinci mesele bu. İkincisi, karşımıza çıkacak olan çözüm bizim arzu ettiğimiz önceliklerimizi içermesi gerekir, bu da görüşmelerle, müzakereyle, pazarlıkla olur, durduğumuz yerde olmaz" diye konuştu.

Referandumun kaçınılmaz olduğunu ifade eden Gül, önemli olanın Annan Planı'nın Türk tarafının önceliklerini içerecek şekilde referanduma sunulması ve halkın da "evet" demesi olduğunu belirtti.

"Bizim önceliklerimizi içermeyen bir kağıt çıksın da biz de onu reddettirelim, bu öncelik olamaz" diyen Gül, bu öncelikleri elde etmek için tüm iyi niyeti göstererek uğraşacaklarını, bunların temin edilmesi halinde halkın da zaten bunu görüp ona göre oy vereceğini ifade etti.

Gül, "Ama hiç uğraşmaz konuşmayız, referandumu reddederiz, böyle olmaz. Bunun için konuşuyoruz... Biz inandığımız şeyleri yaparız inanmadığımız şeylere açıkça hayır deriz" dedi.

Gül, İsviçre'de yapılacak dörtlü görüşmelerle ilgili olarak da, bir mutabakatın ortaya çıkmasını ve Kıbrıs'ta tamamlanamayan sürecin orada tamamlanmasını ümit ettiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gül, bu olmazsa Annan'ın vereceği nihai şekle hep beraber bakacaklarını, arzularının, adada gerçekleri dikkate alan, kalıcı, her iki tarafın varlığını kabul eden ve her iki tarafı da tatmin eden bir nihai planın ortaya çıkması olduğunu belirtti.

Gül, "Sonuçta şüphesiz ki her iki taraf, halk karar verecektir" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye'nin de KKTC'nin de Annan planı üzerinde yapmak istedikleri değişiklikler olduğunu belirterek, bunlarla ilgili kararın BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a kalacak gibi göründüğünü söyledi.

Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim ile düzenlediği ortak basın toplantısında, gazetecilerin Kıbrıs'a ilişkin sorularını yanıtlayan Gül, Türkiye'nin de KKTC'nin de önem verdiği konular olduğunu ve yapmak istedikleri değişiklikler bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bunlar genel sekretere kalacak gibidir, o zaman müzakere ederek, Annan'ın ortaya çıkaracağı planda, almak istediğimiz konuları almaktır hedefimiz."

Gül, Türkiye ve KKTC'nin ayrı ayrı öncelikleri olduğuna dair bir havanın ortaya çıkmaması gerektiğini de kaydederek, dış politikada sloganlarla konuşmanın yanlış olduğunu ifade etti. Kıbrıs konusuyla ilgili olarak bugün çok önemli bir toplantı yapılacağını da açıklayan Gül, "Toplantı dışişleri bakanlığı bünyesinde mi olacak, yoksa devletin tüm kurumları bir araya gelip fikir jimnastiği mi yapacaklar?" şeklindeki bir soru üzerine, "İkincisi" diye yanıt verdi. Gül konuya ilişkin ayrıntılı bilgi vermedi.

Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile dün yaptığı telefon görüşmesinde, kendisini İsviçre'ye gelmesi için ikna edip etmediğine ilişkin bir soru üzerine de, "Kendisinin bir kararı var, zorla kişileri ikna edecek halimiz yok tabii ki" dedi.