KKTC yönetimi tüzüklerin ayrılmasına..
 

Resmi açıklama yapılmazken, TAK’ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’ne getirilen şartlar kabul edilemez olarak nitelendi

 

Türk tarafının gelişmelerden rahatsız olduğuna vurgu yapan diplomatik kaynaklara göre, Türk tarafının konuyla ilgili ‘yoğun’ çalışmalar devam ediyor

 

Diplomatik kaynaklar, AB cephesinde tüzüklerle ilgili yaşanan gelişmenin Kıbrıs Türk toplumu ile AB arasındaki ilişkileri gerginleştireceğine işaret ettiler

 

Referandumun ardından Kıbrıs Türkleri’ne izolasyonun kaldırılması hedefiyle Avrupa Komisyonu’nun kararıyla gündeme gelen ve aylardan beri gündemden düşmeyen tüzükler konusunda yeni bir aşamaya varılırken, Türk tarafı gelişmelerden rahatsız. Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret başlıklı iki tüzüğün birlikte geçmesi için uzun süreden beri mücadele veren Türk tarafı, AB ülkelerinin iki tüzüğün ayrılması ve mali yardım tüzüğünün tek başına onaylanması konusunda anlaşmaya varmalarına tepki gösterdi. Avrupa Birliği’nin mali yardım tüzüğüne onay aşamasında, doğrudan ticaret tüzüğüne ağır şartlar içeren bir deklarasyonla atıf yapmaya hazırlanması ise kabul edilemez olarak nitelendi.

TAK muhabirinin güvenilir kaynaklardan derlediği bilgilere göre, yaklaşık 1.5 yıldan beri gündemde olan ve KKTC’ye 3 yılda kullanılmak üzere 259 milyon Euro yardım sağlanmasını öngören mali yardım tüzüğü henüz onaylanmış değil. Ancak aylardan beri Türk tarafının politikası doğrultusunda mali yardımın doğrudan ticaret tüzüğünden ayrılmamasına destek veren İngiltere’nin bu tutumundan geri adım attığı ve Rum Yönetimi’nin tüzükleri ayırma politikasını kabul ettirdiği öğrenildi. Böylece iki tüzüğün birbirinden ayrılması konusunda mutabakata varan Avrupa Birliği’nin önümüzdeki günlerde bu mutabakatı karara dönüştürmesi ve bu kararla birlikte bir deklarasyon yayımlaması bekleniyor.

Bu durumda aralık ayı içerisinde ya mali yardım tüzüğünün tek başına onaylanması ve doğrudan ticaret tüzüğünün gündemden çıkarılması, ya da mali yardım tüzüğü onaylanırken doğrudan ticarete bir deklarasyonla atıf yapılması bekleniyor.

TÜRK TARAFI YOĞUN DİPLOMATİK TEMAS YAPIYOR

Konuyla ilgili yoğun diplomatik temas yapan Türk tarafı, Avrupa Birliği’nin bu tutumunun ve deklarasyonda yer alan şartların kabul edilemeyeceğini ilgili mercilere iletmiş durumda. Avrupa Birliği’nin yayımlamayı öngördüğü deklarasyonun herhangi hukuki bağlayıcılığı olmadığına, ancak böyle bir atıf yapılmasının dahi kabul edilemeyeceğini ilgili taraflara ileten Türk tarafı, izolasyonların kaldırılmasının Rum tarafının arzularının yerine getirilmesiyle olamayacağına özellikle vurgu yapıyor.

Maraş’ın açılması, Mağusa limanının Rumlar’la kurulacak ortak şirketle çalıştırılması ve mallara moratoryum gibi atıfların doğrudan ticaret tüzüğünün ruhuna tamamen aykırı olduğuna  dikkat çeken diplomatik kaynaklar, “Bu atıfla izolasyonların kaldırılmasının değil ancak yoğunlaştırılmasının gündeme geleceğine” vurgu yaptılar.

İLİŞKİLER GERGİNLEŞECEK

Avrupa Birliği’nin yayımlamayı planladığı deklarasyonun kabul edilemez olduğuna dikkat çeken diplomatik kaynaklar, böylesi bir tutumun Kıbrıs Türk toplumu ile AB arasındaki ilişkileri gerginleştireceğine de işaret ettiler.

AB, KKTC’YE DEKLARASYONU KABUL EDİN BASKISI YAPMAYA HAZIRLANIYOR
Brüksel’deki AB Komisyonu’nda tüzükler çerçevesine hazırlanan deklarasyon ile ilgili yaşanan tüm perde arkası gelişmeler gün ışığına çıkmaya başlıyor.
AB’nin 18 aydan bu yana hayata geçiremediği mali yardım ve yeşil hat ticaret tüzüğü konusunda yayınlanacak deklarasyon çerçevesinde Brüksel’de varılan uzlaşı işi içinden çıkılmaz bir noktaya getirmiş durumda.
İngiltere deklarasyonun daha tarafsız ve baskıdan uzak hazırlanması amacıyla bu işi AB Komisyonu’na havale etti. Komisyonu’nun hazırladığı deklarasyon ise sanki Komisyon değil Rumlar hazırlamış görüntüsü içinde. Deklarasyonda yeşil hat tüzüğünün Maraş ve malk mülk iadesine bağlanması, Brüksel’deki gözlemcilere göre, yeşil hat tüzüğünün Kıbrıs'ta genel bir çözüm olmadan işlemesinin artık hayal olacağı anlamına geliyor.
AB Dönem Başkanı İngiltere’nin Komisyona havale ettiği deklarasyonda tarafsızlığın tamamen kaybedilmesi akıllara bir çok sorunun da gündeme gelmesine yol açtı.
AB Komisyonu kaynakları ABHaber’e, söz konusu deklarasyon tek taraflı ve bağlayıcılığı yok.Rumlar ilerde yeşil hat tüzüğüne ses çıkarmayacak diye konuşuyorlar.Komisyon kaynakları KKTC yönetiminin deklarasyon konusunda ikna edilmeye çalışılacağını belirtiyorlar.
ABHaber’e konuşan AB Komisyonu hukuk bürosu yetkilileri ise, deklarasyonun tek taraflı olduğunu Kuzey Kıbrıs için hiç bir bağlayacılığı olmadığına dikkat çekiyorlar. Söz konusu deklarasyonun AB’yi hukuken bağladığına işaret eden hukuk bürosu yetkilileri, ileride AB üyesi bir ülkenin deklarasyonu öne sürüp bu alanda istediğini yaptırma hakkına sahip olacağını ifade ediyorlar.Aynı yetkililer deklarasyonun içeriği ile ilgili taraflar arasında ileride bir anlaşmazlık olması durumunda, AB Adalet Divanına gidilmesi gündeme gelir ise o zaman deklarasyonun bağlayıcı olacağının altını önemle çiziyorlar.