KKTC’nin bağımsızlığı için en fazla çalışan...
 

Başbakan Mehmet Ali Talat, kendisinin “KKTC’nin bağımsızlığı hayaldi” demediğini, “KKTC’nin tanınması hayaldi” dediğini vurguladı.

Başbakan Talat, “KKTC’nin bağımsızlığı hayaldi” dediği yönündeki haberin spekülasyon amaçlı olarak sözlerinin saptırıldığı bir haber olduğunu kaydetti.

Kendisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak faaliyet göstermesi için elimden gelen çabayı ortaya koyduğunu söyleyen Talat,  “Sanırım ki KKTC tarihinde de bu konuda en tutarlı ve en yoğun çalışmayı ben yürüttüm ve benim hükümetim yürüttü” dedi.

Başbakan Talat, Bakanlar Kurulu’na girerken UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu’nun konuyla ilgili eleştirilerinin hatırlatılması üzerine yaptığı açıklamada, “kendi devletinin başbakanı olduğunu kabul etmiyor” eleştirilerine karşı çıktı ve şöyle dedi:

“Ne münasebet. Ben hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başbakanıyım hem de istifa etmiş hükümete rağmen hiçbir konuda geri durmadık, bütün görevlerimizi yerine getirdik, seçim de düşünmeden, işte seçim ekonomisi de gütmeden, çok açık ve net olarak görevlerimiz ne ise onu yaptık. Yani bu konuda herhangi bir tereddüt söz konusu değildir.”

Son günlerde, kendisinin “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını bir hayal olarak gördüğünün” söylendiğini ifade eden Başbakan Talat, bunun doğru olmadığını, bu yöndeki haberin çarpıtılmış bir haber olduğunu belirtti.

Talat, konuyla ilgili sözlerini ve olayı şöyle anlattı:

“Haber Türk’ün Basın Kulübü programında programcının defaatle, yani ‘KKTC’nin tanınması bir hayal miydi’ şeklinde soru sorması üzerine, ben de, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanınması ve uluslararası ülkeler ailesine katılması mümkün değildi’ şeklinde bir ifadem oldu. ‘Yani bir hayal miydi’ deyince, ‘Turan gibi, Turan öyküsü gibi, bir zamanların Turan öyküsü gibi bir olaydı, bir hayaldi’ dedim.”

Bağımsızlığın bir hayal olduğunu söylemediğini, tanınmanın bir hayal olduğunu söylediğini kaydeden Başbakan Mehmet Ali Talat, şöyle devam etti:

“Yoksa sanırım ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak, bağımsız faaliyet yürütmesi için en çok çalışan kişi benim. Dış karışmacılıklara en fazla karşı çıkan benim. Kendi ülkemizin kurumlarının yönetmesi konusunda en ısrarlı olan benim...

Başka partiler, bizden önceki partiler, bizden önceki hükümetler, Kıbrıs Türk kurumlarını işleyemez hale getirmiş, Türkiye’nin birçok konudaki müdahalesine, eski hükümetlerin müdahalesine açık bırakmış, hatta birçok kurumumuzu tamamen Türkiye’den atanmış kişilerle yönetmeyi kabullenmiş, benimsemiş idi. Ve onlar bana bağımsızlık konusunda ders vermeye kalkışıyorlar...

Böyle birşey söz konusu değildir. Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak faaliyet göstermesi için elimden gelen çabayı ortaya koydum ve sanırım ki KKTC tarihinde de bu konuda en tutarlı ve en yoğun çalışmayı ben yürüttüm ve benim hükümetim yürüttü.

Benim hayaldi dediğim, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması... Bunu sadece ben söylemedim. Bunu başkaları da söyledi. Böyle bir faaliyete de bizden önceki hükümetler hiç girişmedi. Tanınma konusunda bir çaba ortaya koymadı. Dolayısıyla söz değil, iştir yapılması gereken. Biz iş yaptık. İş yapıyoruz...

Herhalde Sayın Eroğlu’nun söylediği de buydu; çünkü ona bağlı olarak arka arkaya açıklamalar yapıldı. O açıklamalar yanlış bilgilenmeden kaynaklanır diye iyi niyetli bir yaklaşımla cevap vermiş olayım onlara. Çünkü hakikaten basında öyle yayımlandı. Orijinali dinlemiş olsalardı, herhalde böyle açıklamalar yapmazlardı.”

“SEÇİMLERDEN SONRA HAREKETE GEÇİLMESİ YAKLAŞIMINDA DEĞİLİZ”

Uluslararası toplum ve aktörlere seslenen Başbakan Mehmet Ali Talat, hükümetinin ve KKTC’nin çözüm istediğini, bunda samimi olduklarını belirtti ve seçimlerin beklenip seçimlerden sonra çözüm için faalieyete geçilmesi yaklaşımında olmadıklarını bildirdi. Talat, “biz, Rum Yönetimi Lideri Papadopulos gibi elde ettiğimiz avantajların üzerine yatarak, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden medet ummuyoruz” dedi.

Dünyada “Kuzey’deki seçimlerin bekleneceği” gibi bir anlayış bulunduğuna işaret eden Talat, şöyle konuştu:

“Bu aşamada şunun altını çizmek istiyorum. Biz hükümet olarak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak herhangi bir şekilde seçimlerin beklenip seçimlerden sonra faaliyete geçilmesi gibi bir yaklaşım içinde değiliz.”