Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin AB...
 

 

Rehn: “Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin AB üyeliğinden bağımsız bir konu”

 

AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Kıbrıs sorununun Türkiye’nin AB’ye katılımı konusundan bağımsız olduğunu söyledi.

AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerine saygı göstermeyi sürdürdüğünü, ülkede köklü reformlar yapıldığını, ancak reformların uygulanmasında son dönemde yavaşlama görüldüğünü söyledi.

AB Komisyonu’nun genişleme raporlarının onaylanması ve açıklanmasından sonra basın toplantısı düzenleyen Rehn, Türkiye konusunda yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin İlerleme Raporu’nda, bu ülkede köklü reformlar yapıldığına işaret edildiğini ve Kopenhag siyasi kriterlerine uyumun sürdüğünü söyledi.

Rehn, reformların pratik uygulanmasında bu yıl bir yavaşlama hissedildiğini de söyleyerek, yeni çabalar gereğinden söz etti.

AB’nin Türkiye’den kısa ve orta vadeli beklentileri bulunduğunu, bunların belgelerde belirtildiğini anlatan Olli Rehn, bir-iki yıl içinde çözüm umulan kısa vadeli beklentilere örnek verirken, işkenceye karşı sıfır hoşgörü yaklaşımının sürdürülmesi, dokunulmazlık konusu, fikir ve basın özgürlüğü unsurları, Müslüman olmayan toplulukların hakları, kadın hakları ve sendikal haklar üzerinde durdu.

Olli Rehn, Türkiye’nin ekonomide kaydettiği ilerlemelerin AB Komisyonu tarafından “selamlandığını” sözlerine ekledi.

 

“Kıbrıs bağımsız bir konu”

 

Rehn, bir soru üzerine, Kıbrıs sorununun AB’ye katılım konusundan bağımsız olduğunu ifade ederken, “Biz tam üyelik müzakerelerini başlatarak sözümüzde durduk, Türkiye’den de sözlerini tutmasını bekliyoruz” dedi ve Türk limanlarının Rum gemilerine açılması, Türkiye tarafından imzalanan Ankara Antlaşması ek protokolünden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi beklentisi üzerinde durdu.

Olli Rehn, Kıbrıs Türk toplumuna ilişkin sorunların aşılması için çalışmaları sürdürdüklerini de sıkıntılı ifadelerle söyledi.

Yayımlanan belgelerde, genişleme konusunda AB’nin “sınırları olan sindirim gücünün” de dikkate alındığını özellikle belirttiklerini söyleyen Rehn, kamuoyunun genişleme konusundaki endişeleri karşısında daha fazla bilgilendirici ve ikna edici olma gereği üzerinde durdu.

Türkiye’nin nüfusu ve boyutlarıyla AB için özel bir yaklaşım ve çaba gerektirdiğini anlatan Rehn, “İzlanda gibi bir ülkeyi bünyemize almak, elbette Türkiye’den daha kolay olur” dedi. (aa)