Kıbrıs nöroloji ve genetik enstitüsü iki toplumlu olarak yapılandırılmalı

Başbakan Mehmet Ali Talat, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a mektup göndererek, Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü'nün Kıbrıslı Türklerin hem yönetime hem de bilimsel ve tıbbi faaliyetlere aktif ve etkin bir şekilde katılacağı ve başlangıçta tasarlandığı gibi iki toplumlu bir enstitü düşüncesi gereği yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

Mehmet Ali Talat mektubunda, sadece gerçekten iki toplumlu olan bir enstitünün her iki tarafın da kabul edeceği, güvenilir ve tartışmaya açık olmayan veriler sağlayabileceğine dikkat çekti.

Başbakan Talat'ın mektubu şöyle:

"Sayın Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'a hitap eden 4 Ağustos 2004 tarihli Kıbrıs'taki kayıp şahıslar konusunun ileri götürülmesinin aciliyetini vurgulayan ve bir nüshasının da direktifleriniz doğrultusunda ofisime gönderilen mektubunuza atıfta bulunmaktan onur duydum.

Ekselansları, hükümetim ve ben uzun süreden beri devam etmekte olan bu konu hakkında sizinle aynı düşüncelere ve endişelere sahip olduğumuzu bildirmekten memnuniyet duyarım. Bu bağlamda Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü'nün halen Kıbrıs Rum tarafınca tek yanlı olarak kullanıldığını ve yönetildiğini ve bu konunun çözümlenmesinin her iki tarafa da kayıp şahıslar konusunda geriye kalan araştırma çalışmalarını süratle sonuçlandırmasına olanak sağlayacağını dikkatinize getirmek istiyorum.

Ekselansları, yukarıdaki mektubunuzda belirttiğiniz üzere devam eden araştırma çalışmaları Kıbrıs'taki Kayıp Şahıslar Komitesi'nin ilgilendiği en önemli konuyu içermektedir. Son 15 yılda kayıp şahısların kalıntılarının kimliklerinin belirlenmesi sadece DNA, kan örnekleri ve dünya çapında yapılan analizler sürecine dayandırılmıştır. Açıkça görülmektedir ki Kayıp Şahıslar Komitesi'nin üzerinde araştırmalarını sürdürdüğü çalışmayı tamamlayabilmesi ve Kıbrıs'taki kayıp şahıslar konusunu çözebilmesi için bizim de bu yöndeki çalışma sürecine ağırlıkla bağlı kalmamız kesindir.

Halen adada bu gibi örneklemeleri ve analizleri gerçekleştirebilecek tek enstitü yukarıda bahsedilen Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü'dür.

Ekselanslarının da bildiği gibi bu enstitü 1990 yılında kurulmuş ve şu anda ara bölgede bulunan tesislerine 1995 yılında geçmiştir. Bu enstitünün kurulması, UNCHR'nin aracılığıyla ABD'nin hem Kıbrıslı Türklere hem de Kıbrıslı Rumlara hizmet etmek amacıyla yaptığı büyük bağış sayesinde mümkün olmuştur. Bunun iki toplum tarafından yönetilen kâr amacı gütmeyen, teşhis amaçlı, araştırma yapan, akademik bir kuruluş olması gerekirdi.

Şimdiki haliyle bu iki toplumlu enstitü sadece Kıbrıslı Rum yetkililer tarafından yönetilmektedir. Bu yetkililer, alınan bilgilere göre, Kıbrıslı Rumlara ilaveten kayıp Kıbrıslı Türklerin aile fertlerinden de DNA kan örneklerini almaya başlamışlardır. Halbuki ilgili Kıbrıslı Türk üyelerin katılımı olmadan Kıbrıslı Rumlar tarafından alınan bu DNA kan örneklerinden elde edilen sonuçlar Kıbrıs Türk tarafının nazarında güvenilmez ve sonuç verici değildirler.

Tüm ilgililer açıkça görmektedir ki bu DNA ve kan analizlerinin üçüncü bir ülkede yürütülmesi çok pahalıya mal olacak ve fazla zaman alacaktır. Bu nedenle biz Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü'nün Kıbrıslı Türklerin hem yönetime hem de bilimsel ve tıbbi faaliyetlere aktif ve etkin bir şekilde katılacağı ve başlangıçta tasarlandığı gibi iki toplumlu bir enstitü düşüncesine tekrar dönülerek yeniden yapılandırılması gerektiğini öneriyoruz. Ekselanslarının da şüphesiz takdir edecekleri gibi sadece gerçekten iki toplumlu olan bir enstitü her iki tarafın da kabul edeceği, güvenilir ve tartışmaya açık olmayan veriler sağlayabilir.

Hükümetim bu kurumun mümkün olan en erken bir zamanda tekrar yapılandırılmasına başlamak ve bunu tamamlamak için hazırdır ve buna tamamıyla bağlı kalacaktır. Bu kuruluşu gerçek iki toplumlu bir enstitüye dönüştürecek olan böyle bir yeniden yapılanma çok yakın bir gelecekte yeniden çalışmaya başlayacağı ümit edilen Kayıp Şahıslar Komitesi'nin faaliyetlerinin başlamasını müteakiben icra edilebilecektir.

Ekselansları bunu fırsat bilerek hükümetimin adadaki kayıp şahıslar konusunu Kayıp Şahıslar Komitesi'nin üzerinde mutabakata varılan Referans Şartları ve Uygulama Kuralları uyarınca ve ekselanslarının 3 Aralık 2003 tarihli mektubundaki önerilerinin ruhuna uygun olarak çözme doğrultusundaki derhal ve tam bağlılığını tekrarlamak isterim.

Bu bağlamda Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Kıbrıslı Türk üyesinin ofisi dışişleri bakanlığının katkılarıyla arşiv ve bilgi işlem veri bankasının da oluşturulacağı daha büyük bir binaya taşınmakta olduğunu kısaca ekselanslarının bilgilerine sunmak isterim."