Kıbrıs AB Sorunu Değil
TBMM AB Uyum Komisyonu
Başkanvekili Ali Rıza Alaboyun, "AB müzakerelerinin Kıbrıs’a kilitlenmesini
istemediklerini" söyledi.
AB Uyum Komisyonu Başkanvekili Ali Rıza Alaboyun ve komisyon üyeleri, Fransa
Senatosu AB Delegasyonu Başkanı Hubert Haenel ve beraberindeki heyetle görüştü.
AB’ye giriş sürecinde 1963’ten beri uzun ve çok çalkantılı süre geçirildiğini
belirten Alaboyun, Türkiye’nin AB ile bütünleşme noktasında üzerine düşeni
yaptığını söyledi.
Avrupa’da "Sessiz devrim" olarak adlandırılan yasal değişikliklerin AK Parti
iktidarı döneminde yapıldığını ifade eden Alaboyun, uygulamada karşılaşılan bazı
sorunların zamanla aşılacağına değindi.
Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinde, halkın desteğinin yüzde 75’lerden 65’in
altına gerilediğine dikkati çeken Alaboyun, "Türkiye’nin AB’ye girmesi dış
politikadır. Lokal siyasetin parçası olarak ele alınmasını istemiyoruz. Almanya
ve Fransa’da Türkiye üzerinden iç siyaset yapılıyor. Bundan rahatsızlık
duyuyoruz" diye konuştu.
AVRUPA’DAKİ TÜRKLERİN ENTEGRASYONU
AB Uyum Komisyonu Başkanvekili Alaboyun, Avrupa ülkelerinde Türkiye’nin AB’ye
girmesinin ardından "milyonlarca insanın AB ülkelerine göç edeceği" şeklinde
yersiz kaygı oluştuğunu belirtti.
Portekiz ve İspanya’nın AB’ye girmesinin ardından Avrupa’da yaşayan göçmenlerin
ülkelerine döndüğünü, aynı şeyin Avrupa’daki Türkler için de geçerli olduğunu
belirten Alaboyun, "40 yıl önce eğitim seviyesi en düşük insanlarımız Avrupa’ya
gitti. O zaman Avrupa ülkeleri bilek gücüne ihtiyaç duyuyordu. Birlikte kötü
imajı da götürdüler. Şimdi Türkiye, genç, dinamik ve eğitimli nüfusa sahip.
Türkiye’yi ziyaret edenler, Türklerin oradakiler gibi olmadıklarını görüyorlar"
dedi.
KIBRIS SORUNU
Alaboyun, Kıbrıs sorununun BM Güvenlik Konseyi gözetiminde çözülmesi
gerektiğini, bu sorunun AB’nin sorunu olmadığını kaydetti.
Rum kesiminin Kıbrıs sorununu BM’den çıkarıp AB’nin iç sorunu haline getirmeye
çalıştığına dikkati çeken Alaboyun, şöyle devam etti:
"Rum kesiminin bu girişimini tehlikeli bir girişim olarak görüyoruz. Türkiye
olarak Annan Planı’nı destekliyoruz. Müzakerelerin Kıbrıs’a kilitlenmesini
istemiyoruz. AB üyeleri, dikkatli olmalı.
Önümüze ağır şartlar gelirse, AB konusunda ’olmazsa olmaz’ diye bir düşüncemiz
yok. Rum kesimi Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra üye kabul edilseydi böyle
sorunlar olmazdı. Rum kesimi, her müzakerede Türkiye’yi sıkıştıracak gözüküyor.
AB’den Rum kesimini Annan Planı konusunda ikna etmesini istiyoruz. Sorun, Annan
Planı çerçevesinde çözüldüğü takdirde Birleşik Kıbrıs Devleti’ni tanıyacağız."
Fransa Senatosu AB Delegasyonu Başkanı Haenel ise "Türkiye’nin Kıbrıs konusunda
çok haklı olduğunu" belirterek, "Fransa da AB gibi Annan Planı’nı destekliyor.
Sorun bu plan doğrultusunda çözülmeli.
Karşı deklarasyon hukuki anlamda gerekli değildir. Protokol, Kıbrıs’ın fiili
olarak tanınmasını gerektirmiyordu" dedi.
"ORTAK KADERİMİZ VAR"
Görüşmenin başında çok açık konuşmak istediğini dile getiren Haenel, "Konjonktür
ne olursa olsun AB ile Fransa, Türkiye’nin elinden tutmalı" dedi.
"3 Ekim tarihi yok sayılamaz" diyen Haenel, Türkiye ile müzakerelerin verilen bu
tarihte başlayacağını söyledi. Haenel, şöyle devam etti:
"Toplumlar arası eksiklik var. Yeterince tanışmıyoruz. Büyük efor sarf
etmeliyiz. Türkiye, diğer toplumlara kendini yakın hissettirmeli. Avrupa’da
imajınız zedelenmiş; bunu kesinlikle düzeltmeniz lazım. Ortak bir kaderimiz var,
bu kaderimiz sadece geçmişte değil. Fransa ve Türkiye her dönemde ittifak
kurmuşlardır, öyle de kalmalıdır."
Haenel, "sessiz devrim" olarak nitelendirdiği son dönemlerde yapılan yasal
düzenlemeler doğrultusunda Türkiye’ye tebrik etti.