Kararlıyız
Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum ve Yunanlıların Kıbrıs Türk halkını her alanda boğmaya çalıştığını, her adımını sabote etmeye çalıştığını belirterek, "Rumlar bağıracak, biz yolumuza devam edeceğiz; bağırdıkça onlar dışlanacak biz içeri gireceğiz... Başka çaremiz yoktur" dedi.
Kıbrıs Türk tarafının, Avrupa Konseyi'nin bütün kurumlarıyla işbirliğini geliştirmeye kararlı olduğunu vurgulayan Başbakan Talat, Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Konseyi'nin KKTC'ye bakışlarında önemli gelişmeler gözlendiğine, Brüksel ve Strasbourg ziyaretlerinin çok olumlu ve yararlı geçtiğine
dikkat çekti.
Başbakan Talat, "İnsanımızı daha demokratik ve insan haklarına aykırı uygulamaların olmadığı şartlarda yaşatmak istiyoruz. Bunun önüne bile geçmek istiyorlar. Sanıyorum bunu hiç kimse kabul etmez ve etmeyecektir" diye konuştu
"AİHM, Kıbrıs'ta referandum
sonuçlarını göz önüne almalı"
Başbakan Mehmet Ali Talat, Avrupa Konseyi'ndeki temasları çerçevesinde dün sabah ilk olarak AİHM Başkanı Luzius Wildhaber ile görüştü.
Talat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), BM planıyla ilgili Kıbrıs'ta yapılan referandum sonuçlarını göz önüne alması gerektiğini söyledi.
Wildhaber ile yaptığı görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, AİHM'nin, Kıbrıs'ta ortaya çıkan yeni şartlara göre çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini bildirdi.
Referandumda Kıbrıslı Türklerin barış planını kabul ettiğini, Rumların ise reddettiğini hatırlatan Talat, "Barış planını kabul eden KKTC dışlanıp, reddeden Rumlar Kıbrıs'ın tamamını temsil edemez ve AİHM'ye sanki hiçbir şey olmamış gibi şikayet başvurusunda bulunmaya devam edemez. Bu gerçeği Avrupa ve uluslararası kamuoyu anladı. AİHM Başkanı Widlhaber'e konuyla ilgili görüşlerimizi açıkladık" dedi.
Talat, görüşme sırasında, KKTC'de Rumların toprak ve mülk iddialarıyla ilgili şikayetlerini değerlendirmek amacıyla kurulan komisyonun çalışmaları hakkında da bilgi verdiğini söyledi.
Başbakan, komisyonun yetkileri ve kapsamının genişletilerek çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.
Bir soru üzerine Talat, Karpaz'daki Rum ortaöğretim okulunun gelecek öğrenim yılında eğitime açılacağını bildirdi. Talat, daha sonra Avrupa Konseyi'nin dönem başkanı Norveç'in büyükelçisi Torbian Froysnes ile görüştü.
Yunan ve Rum heyetlerden tepki
Bu arada, Avrupa Konseyi'ndeki Yunan ve Rum büyükelçilerinin, Talat'ın Strasbourg'da en üst seviyede karşılanmasına tepki göstererek, Avrupa Konseyi'nin ilgili temsilcilerine protesto mektubu gönderdikleri bildirildi.
"KKTC'nin Avrupa Konseyi'nde temsilcilik
açmasına olanak sağlanmasını istedik"
Başbakan Talat, AİHM Başkanı Luzius Wildhaber ve Norveç'in büyükelçisi Torbian Froysnes'le görüşmesinin ardından Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer ile bir araya geldi.
Başbakanı Mehmet Ali Talat, KKTC'nin Avrupa Konseyi'nde temsilcilik açmasına olanak sağlanması gerektiğini söyledi.
Schwimmer ile yaklaşık 45 dakika süren görüşmeden sonra Talat, KKTC'nin Avrupa Konseyi'ndeki temsil durumunu ön plana çıkardı.
KKTC'nin, Avrupa Konseyi binasında temsilcilik açma isteğini dile getiren Talat, konseyin de KKTC'de temsilcilik açabileceğini belirtti.
Görüşmede Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren ve üye ülkelerin anayasalarını inceleyen Venedik Komisyonu'nun çalışmaları da gündeme geldi.
Talat, KKTC'de yapılacak yasaların ya da anayasal değişikliklerin Avrupa Konseyi ilke ve kurallarıyla uyum göstermesi açısından, KKTC'nin bu komisyonla işbirliği yapma arzusunu dile getirdi.
Görüşmede, KKTC'li parlamenterlerin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde (AKPM) temsil edilmeleri konusu da ele alındı.
Talat, Schwimmer'den, KKTC'li parlamenterlerin AKPM çalışmalarına katılmaları için gerekli desteği vermesini istedi.
"Avrupa Konseyi'nin bütün kurumları
ile işbirliğini geliştirmeye kararlıyız"
Başbakan Mehmet Ali Talat, önceki gün Brüksel'de Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, dün de Strasbourg'da Avrupa Konseyi yetkilileriyle yaptığı temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında, Rum ve Yunanlıların kendisinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başkanı ile görüşmesine de şiddetle karşı çıkıp, büyük kavgalar vermelerine karşın, bu görüşmeyi engelleyemediğini vurguladı.
Talat, BRT'den canlı olarak yayımlanan basın toplantısında, "Rumlar bağıracak biz yolumuza devam edeceğiz. Bağırdıkça onlar dışlanacaklar, biz içeri gireceğiz. Başka da hiç çaresi yoktur""şeklinde konuştu.
"Avrupa Konseyi'nin bütün kurumlarıyla işbirliğini geliştirmeye kararlıyız" diyen Talat, AB ve Avrupa Konseyi'nin KKTC'ye bakışlarında önemli gelişmeler gözlendiğini kaydetti. Talat,Brüksel ve Strasbourg ziyaretlerinin çok olumlu ve yararlı geçtiğini söyledi.
KKTC'nin izolasyondan kurtulması için Birleşmiş Milletler'in yaptığı çağrının önemli olduğunu vurgulayan Talat, AB'nin de buna uygun davranmasının doğal olduğunu ifade etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Luzius Wildhaber ile dün sabah yapılan görüşmelerle ilgili olarak, "Daha çok biz görüşlerimizi dile getirdik" diyen Talat, KKTC'de hükümetin, insan hakları ve demokrasi konularına büyük önem verdiğini kaydetti.
Wildhaber ile yapılan görüşmede, Karpaz'da orta öğretim veren Rum okulun gelecek öğretim yılında açılması, tarih ders kitaplarının tekrar düzenlenmesi, Kayıplar Komitesi'nin daha etkin bir hale getirilmesi konusunun da gündeme geldiğini hatırlatan Talat, Rumların mal ve mülk iddialarını incelemek üzere kurulan Tanzim Komisyonu'nun çalışmalarıyla ilgili olarak da bilgi verdiğini belirtti.
Tanzim Komisyonu'nun referandumdan sonra daha anlamlı hale geldiğini kaydeden Talat, bu komisyonun etkin bir hale gelmesi için, gerekli çalışmaların yapılacağını söyledi.
Talat, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer ile yaptığı görüşmede, KKTC'nin Avrupa Konseyi'nin bütün kurumlarıyla işbirliğini geliştirme arzusunu dile getirdiğini kaydetti.
Mehmet Ali Talat, KKTC'nin Avrupa Konseyi'nde, Avrupa Konseyi'nin de KKTC'de bir büro açmasını istediklerini söyledi.
Başbakan, yapılacak yasal düzenlemelerin, Avrupa Konseyi'nin ilkelerine uygunluğunu görme açısından, Venedik Komisyonu ile de işbirliği yapmaya hazır olduklarını ifade etti.
İki günlük temasları sonunda Avrupa kurumlarının KKTC'ye yönelik yaklaşımlarında önemli değişimler gözlediğini kaydeden Talat, bunun, AB ve Avrupa Konseyi yetkililerinin kendisini ağırlayış biçimlerinde de açıkça hissedildiğini belirtti.
Karpaz'da Rum okulu
Strazbourg'da yaptıkları temasları sırasında Türk tarafının attığı adımları, öncelikle Karpaz'da bir ortaokul açılması, dışişleri bakanlığının kontrolünde olan Rum ilkokulunun da eğitim bakanlığı bünyesine alınması, sivillerin askeri mahkemede yargılanması konusunda attıkları adımları anlattıklarını açıklayan Talat, "Kayıplar Komitesi'nin etkin hale getirilebilmesi için Kıbrıs Türk tarafı olarak üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başkanına aktardık. Böylece büyük ölçüde insan haklarıyla ilgili iddialara cevaplar vermiş olduk" dedi.
Temasları sırasında ceza yasalarının ve ceza sisteminin Avrupa Birliği yasalarına uygun hale getirilebilmesi için Avrupa Konseyi'nin katkı ve yardımlarını istediklerine işaret eden Talat, yaptığı görüşmeler sırasında Avrupa Konseyi yetkililerine Türk tarafı olarak demokrasiyi Avrupa standardına çıkarma hedefi güttüklerini de anlattıklarını söyledi.
Temsiliyet konusu
Başbakan Talat, Kıbrıslı Türklerin temsiliyetiyle ilgili gelişmeleri ise şöyle değerlendirdi.
"Bunun dışında Avrupa Konseyi'nin Kuzey Kıbrıs'ta bir büro açması, bizim de Avrupa Konseyi'nde temsiliyetimizin sağlanması üzerinde durduk. Geçtiğimiz günlerde Avrupa Konseyi'nde Kıbrıs'ın temsiliyetiyle ilgili, 2 Rum 1 Türk ilkesinin, bir Türkün Kıbrıs Türk tarafını Kıbrıs heyetine entegre olarak temsil etmesi kararının sorgulandığı bir süreç yaşıyoruz burada. Avrupa Konseyi'nin bazı birimleri bu konuda bazı çalışmalar yapıyorlar. Başkanlar Kurulu'nun bu konuyla ilgili hazırlayacağı rapor ve gündeme getireceği yöntem, önümüzdeki günlerde Avrupa Konseyi'nde değerlendirilecek ve Kıbrıslı Türklerin temsiliyeti konusundaki olanaksızlığı ortadan kaldıracak düzenlemeyi de yapma şansına kavuşacağız diye düşünüyoruz."
AB'nin bakış açısı çok değişti
Avrupa Konseyi'nin Kıbrıslı Türklere bakış açısında ve tutumlarında çok büyük değişiklikler olduğunu, Kıbrıslı Türklerin çözüm istediğini, tam da Avrupai değerlerle hareket ettiğini bir kere daha gördüğünü vurgulayan Talat, "Bana yapılan muamele, benim VIP'ten karşılanmam da bunun bir kanıtıdır. Sanıyorum Kıbrıslı Türkler dünya tarafından çağdaş ve Avrupai bir toplum olarak görülmeye başlandı. Bunun meyvelerini toplayacak ve elde edecektir" dedi.
Türk tarafının bütün çabasının çözüm yönünde ve Kıbrıs'ın yeniden birleştirilmesi yönünde olduğunu, hedeflerinin ayrılık değil, Kıbrıs'ın bir bütün olarak Avrupa Birliği'ne girmesi olduğunu tekrar tekrar vurgulayarak Avrupa Konseyi'nin desteğini istediklerini yineleyen Talat, bu yöndeki mücadelelerinin süreceğini vurguladı.
Tazmin Komisyonu, Avrupa
normlarına uyarlanacak
Yaptığı görüşmede geçtiğimiz yıl kurulan Tazmin Komisyonu'nun Avrupa normlarına uyarlamak istediklerini, bu komisyonu mülkiyet konusunda iç hukuk açısından başvurulabilecek noktaya getirme konusundaki kararlılıklarını da anlattıklarını kaydeden Talat şöyle konuştu:
"Komisyonun kabul edilebilir bir komisyon olarak ortaya çıkabilmesi için ve buna İnsan Hakları Mahkemesi'nin karar vermesi için biz üzerimize düşen her türlü düzenlemeyi yapmaya hazır olduğumuzu da ifade ettik. Şimdi bu aşamadayız. Komisyonu yeniden ele alacağız ve iç hukuk yolu olarak tatmin edici bir hale getireceğiz. Komisyona başvurular var ama bunlar yeterli değil. Rum Hükümeti, vatandaşlarının önüne geçiyor ve bunu engellemeye çalışıyor. Bunu ortadan kaldırmak ve komisyonu başvurulabilir bir hale getirmek, bizim görevimizdir. Bu noktada bir şey söyleyeyim. Bu Tazmin Komisyonu referandumdan önce çok fazla anlamlı değildi. Ama referandumdan sonra çok anlamlı hale geldi."
"Rum tarafının sınırsız bir şekilde AİHM'ye yapacağı başvurular artık ölçüleri aşan bir noktaya gelmiştir. Ondan dolayıdır ki Tazmin Komisyonu daha bir önem kazanmıştır. O bakımdan biz üzerimize düşeni yapacağız ki bu komisyon daha etkin, daha aktif, daha çekici bir hale gelsin ve dünya tarafından daha kabul edilebilir olsun" diye sözlerini sürdüren Talat, "Rum tarafı çözümü reddetmiştir. Hem çözümü reddedecek hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne mülkiyetiyle ilgili tasarruf nedeniyle itiraz edecek ve sonuç almaya çalışacak. Bu artık çok mantıklı değil. Dünya da, Avrupa'da artık bunu görüyor. Dolayısıyla Tazminat Komisyonu Kıbrıs sorunu çözümleninceye kadar tazminat isteyen Kıbrıslı Rumların bundan yararlanmasını sağlamaya yönelik bir düzenlemedir" dedi.
Daha önce Rumların kuzeye geçişine Türk makamlarına başvurmadan izin verilmediğini, Türk tarafının yeni mülkiyet rejimi ile mülkiyet sorununun tamamen ortadan kalkmasına yaklaşmadığını ifade eden Talat, "Şimdi bütün bunlar gerçekleşti. Türkiye Annan Planı'ndaki yeni mülkiyet rejimini destekledi. "O kabul edilsin ben bunu karşılamaya hazırım" dedi. Dolayısıyla artık mülkiyet rejiminin, mülkiyet davalarının parametreleri değişti. Bu durumu Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan hakları Mahkemesi'nin değerlendireceğine inanıyorum" diye konuştu.
Ders kitapları yeniden yazılıyor
Ders kitaplarından kin, nefret ve karşı tarafı aşağılayıcı ifadeleri kaldıracaklarını, bunu tek taraflı olsa dahi yapacaklarını da açıklayan Başbakan Talat, "Bu yöndeki çalışmalarımız başlamıştır, kitaplar yeniden yazılıyor. 1963-73 arası veya 1963 öncesi meydana gelen Türk-Rum çatışmaları kitaplarda elbette ki yer alacak. Ama karşı tarafı aşağılayıcı ifadeler kullanılmayacak. Önemli olan ve aranan da zaten bu. Yoksa tarihi okumayın, tarihi tahrip edin, tarihi cicileştirin diye bir talep yok. Tarihi tarih olarak yazacaksınız ama diğer toplumu 'kahpe Yunan' ve benzeri ifadelerle aşağılamayacaksınız" dedi.
Bu gibi ifadelerin mevcut kitaplarda yer aldığını, bunların düzeltilmesi gerektiğini, dünyanın da istediğinin bu olduğunu vurgulayan, şu anda Alison Cartwell başkanlığında bir Avrupa Konseyi tarih heyetinin Kıbrıs'ta çalışmakta olduğunu açıklayan Başbakan Talat, kendilerinin bu çalışmalara her türlü katkıyı koymaya hazır olduklarını, ancak sorunun bundan kaçınan Rumlardan kaynaklandığını vurguladı. Talat, bu konuda da Avrupa Konseyi'nden Rumları cesaretlendirmelerini istediğini kaydetti.