Kanser Erken Tanı Merkezi…
Erken
tanının hayat kurtardığı kanser hastalığına karşı önemli bir adım
olan “Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kanser Erken Tanı
Merkezi” dün faaliyete başladı.
Dünyadaki
verilerden farklı olarak KKTC’de ölüm nedenlerinde ilk sıraya yükselen
kanserle mücadelede olumlu sonuçlar sağlaması beklenen merkezde ilk kez
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu, Sağlık ve
Sosyal Yardım Bakanı Hüseyin Celal, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ömer
Kalyoncu ve Gençlik ve Spor Bakanı Özkan Yorgancıoğlu taramadan geçti.
Randevu
sistemiyle çalışacak merkezde kadınlar ve erkekler farklı testlerden geçirilecek.
ÇAĞLAR:
KANSERDEN ÖLÜMLER 1. SIRADA
Kanser
Erken Tanı Merkezi’nin faaliyete geçmesi nedeniyle Kanser Savaş Birimi
Sorumlusu, Temel Onkoloji Uzmanı Mine Çağlar, Cumhurbaşkanı ve öteki
yetkililere yönelik brifing verdi.
Çağlar,
kanserin dünyada olduğu gibi KKTC’de de en önemli sağlık problemi olduğunu
ve dünyada ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarından sonra
gelirken, KKTC’de ilk sırada yer aldığını söyledi.
Çağlar,
kanser hastalığıyla başarılı mücadelenin dört önemli basamaktan oluştuğunu
belirterek, bunları “epidemiyolojik harita, sürekli eğitim, erken tanı ve
çağdaş tedavi” diye sıraladı. Kasım 2002’de başlatılan Kanser Savaş
Projesi’nin ardından Ocak 2003’te Kanser Savaş Birimi’nin faaliyete geçtiğini
ifade eden
Mine Çağlar, kanser hastalığının erken tanıyla yaşam
şansı yüksek bir hastalık olduğunu vurguladı.
Kanser
Savaş Birimi’nin Dünya Sağlık Örgütü ve kanserle ilgili birçok
uluslararası örgüte üye olduğunu belirten Mine Çağlar, yeni kurulan
merkezde erken tanısı mümkün olan kanser türlerinin taramalarını yapılacağını
anlattı.
Çağlar,
kadınlar arasında meme, cilt, yumuşak doku, tiroid ve lenf bezi
kanserlerinin; erkekler arasında ise cilt, prostat, akciğer, mesane,
kolorektal (bağırsak) kanserlerinin yer aldığının saptandığını
bildirdi.
Kanser
Savaş Birimi Sorumlusu Uzman Mine Çağlar, merkezin altyapısı ve donanımıyla
ilgili bilgiler verirken, birçok ülkede bulunmayan bilgisayar altyapısyla çalışan,
yan etkisi ve hata riski en az, çağdaş cihazlar bulunduğunu anlattı.
Merkezin
faaliyete girmesine katkıda bulunanlara teşekkür
DENKTAŞ:
“BÜYÜK ADIM”--
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Kanser Erken Tanı Merkezi’nin faaliyete geçmesi nedeniyle emeği
geçenleri kutladı ve merkezin büyük bir adım olduğunu söyledi.
“Havası
temiz, her şeyi temiz bu küçük yerde niçin bu kadar kanser var, bunu
bulmak, tespit etmek ve çaresini düşünmek lazım” diyen Denktaş, gelişmiş
ülkelerde daha çok kanser vakası görüldüğünü belirtti ve “Gelişmeyelim
o halde” diye espri yaptı.
CELAL:
ERKEN TANI SON DERECE ÖNEMLİ
Sağlık
ve Sosyal Yardım Bakanı Hüseyin Celal, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı
açıklamada, merkezin uzun bir hazırlık döneminden sonra işe başladığını
belirterek, erken tanının hem kanserde hem de diğer hastalıklarda son derece
önemli olduğunu söyledi.
Celal,
alınan yeni cihazlarla özellikle meme kanserinde çok erken teşhisin sağlanacağını,
böylece hayat kurtarılacağını belirtti.
Merkezin
faaliyete geçtiğini, bir süre aksaklıklar olabileceğini kaydeden Bakan
Celal, günde 20-25 vakaya hizmet verilmesinin hedeflendiğini, daha çok hizmet
verebilmek için iki vardiyanın düşünüldüğünü, bunun için de yeni
personel gerekeceğini anlattı.
Hüseyin
Celal, kanser taramasının epey pahalı bir işlem olduğuna işaret ederek,
taramadan geçenlerden bir miktar ücret talep edilebileceğini, ancak henüz
kesin karara varmadıklarını, güzel işler yapabilmek için paraya ihtiyaç
duyduklarını, bunları sınırlı bütçe olanaklarıyla karşılayamadıklarını
söyledi.
DİĞER
HASTALIKLARA KARŞI DA TARAMA YAPILACAK
“Harika
bir iş oluyor. Kanser Erken Tanı Merkezimiz bir kanser haritası çıkarmıştır.
Hangi sıklıkta, hangi yaşlarda, hangi cinslerde, hangi bölgelerde kanser görülüyor
diye... Fevkalade bilimsel bir çalışmadır. Biz bu haritaları başka hastalıklarda
da uygulamayı düşünüyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün öngördüğü
de zaten budur. Kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı sık rastlanan
hastalıklardır. 1996’da şeker hastalığı için bir tarama yapmıştık.
Aynı taramayı 8 sene sonra tekrarlayacağız. Bunun için İstanbul Üniversitesi’yle
temasa geçtik; memnuniyetle katkı koyabileceklerini söylediler. O taramayı
da bilimsel ölçütlere göre yapacağız.”