|
Kamu
İşçileri Sendikası (Kamu-İş), seçim öncesi yasadışı olarak işe
alındıkları gerekçesiyle hükümet tarafından işlerine son
verilenlerle ilgili olarak dün protesto yürüyüşü ve oturma eylemi
yaptı.
Kamu-İş’in eylemi saat 09.30’ta Sendika Genel Merkezi
önünde başladı. Eylem amacıyla biraraya gelen yaklaşık 200 kişi,
alkışlar ve sloganlarla meclis yanındaki Şehitler Abidesi’ne kadar
yürüdü.
Burada bir saatten fazla oturma eylemi yapan grup,
konuşmaların yapılmasından sonra eylemine son verdi. Oturma eylemi
devam ederken, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçe Başkanı
Hasan Taçoy, Şehitler Abidesi önüne gelerek, eyleme destek verdi.
Polisin meclis önüne girişi engellemek amacıyla önlem
aldığı eylem sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.
Kamu-İş Başkanı Ahmet Çaluda, oturma eylemi sürerken
basına yaptığı açıklamada, işlerine son verilen gençlerin
sorunlarına çözüm bulmak amacıyla hükümeti yeniden diyaloga çağırdı.
Ahmet Çaluda, hükümet için “acizdirler” ifadesini
kullanarak, içte barış sağlayamayan hükümetin dışta hiç barış
sağlayamayacağını iddia etti.
Çaluda, çalışma yaşamındaki sorunların ilgili
sendikalarla diyalog halinde çözülmesi gerektiğine işaret etti,
ancak ilgili bakanların bu amaçla kendilerin randevu vermediğini
söyledi. Çaluda, bugünkü eylemin hükümeti diyaloğa çağırmaya yönelik
bir ihtar olduğunu anlatarak, hükümetin kendileriyle diyalog kurarak
insanları “zıvanadan çıkarmamasını” istedi.
Ahmet Çaluda, CTP/BG-DP Hükümeti’nin “yasallığının
tartışmalı” olduğu iddiasında bulunarak, sabırlarının bir sınırı
olduğunu, kimsenin bu sınırı zorlamaması gerektiğini söyledi.
TACOY
UBP Lefkoşa İlçesi Başkanı Hasan Taçoy, oturma eylemi
sürerken olay yerine gelerek eyleme destek verdi.
Taçoy, hükümetin bin 660 kişinin işine son
verilmesine karar verdiğini ancak 180’ni Bayrak Radyo Televizyon
Kurumu (BRTK) 280’i de çeşitle devlet dairelerinde olmak üzere
yaklaşık 500 insanın işine son verildiğinin anlatarak, bir tek bunun
bile hükümetin uygulamasının haksız olduğunu göstermeye yettiğini
söyledi.
Taçoy, neden bin 660 kişi değil de sadece 500 kişinin
işine son verildiği sorusunu sorarak, bu insanların tümünün
münhallere uygun ve yasal olarak işe alındığını ileri sürdü. |