İskan trajedisi

Ülkemizde kardeşi kardeşe, evladı babaya düşüren şaibeli iskan uygulamaları, bu kez Geçitkale köyünü alt üst etti

İskan trajedisi

GEÇİTKALE KAYNIYOR: UBP hükümeti döneminde iskanda yapılan bir usulsüzlük daha su yüzüne çıktı. Geçitkale Belediyesi'nin kullanımda olan iki binanın, belediyenin haberi olmadan şahsa tapulandığı ortaya çıkarıldı. İskan usulsüzlüğü, kişileri birbirine düşürürken, son çare olarak hukukun soruna çözüm bulması bekleniyor

Gizem ÖZGEÇ

Ülkemizde sorunlar yumağı olan iskan konusu, bu kez Geçitkale köyünü alt üst etti. Usulsüz uygulamalar sonucunda, arapsaçına dönen mal kargaşası, Geçitkale'de dükkan kavgasına dönüştü. Geçitkale Belediyesi'nin kullanımda olan iki binanın, iki yıl önce belediyenin haberi olmadan şahsa tapulandığı ortaya çıkarıldı. İskan usulsüzlüğü, kişileri birbirine düşürürken, son çare olarak hukukun soruna çözüm bulması bekleniyor.

Geçitkale köylüleri, şimdi UBP hükümetinin yapmış olduğu iskan usulsüzlüğünü temizlemek ve önümüzdeki pazartesi günü yapılacak mahkemede, köy halkına ait olan iki binayı geri kazanmak için mücadele veriyor.

Neler oldu?

1974 öncesinde kiliseye ait olan söz konusu binaların, 1976'da KKTC Bakanlar Kurulu kararı ile Türk belediyesi olan Geçitkale Belediyesi'ne devredilmesiyle başlayan sorun, bugün içinden çıkılmaz bir hale dönüştü.

Belediyeye ait olan iki binanın tapusu, 2 yıl önce dönemin belediye başkanı Dr. Kıvanç Buhara'nın haberi olmadan Cemal Güçeri isimli şahsa verildi.

Cemal Güçeri de bu iki binayı başka şahıslara kiraladı. Bugünkü Geçitkale Belediyesi ise usulsüzlük sonucu da olsa elinde tapu bulunduran Cemal Güçeri ile dükkanda kiracı olarak bulunanlardan, hâlâ kira almaya devam ediyor.

Bu durum karşısında binaların tapusunu elinde bulunduran Cemal Güçeri de hem belediyeye, hem de kiracılarına dava açtı.

Bu arada İskan Bakanlığı'nın geçmişte dairesinin yaptığı usulsüzlüğü kabul ettiği ancak tapuyu kıramayacağını bildirdiği belirtildi.

Geçitkale eski belediye başkanı Dr. Kıvanç Buhara ise iki yıl önce UBP-DP hükümeti döneminde, Geçitkale Belediyesi'ne ait bu iki binanın, kimseye haber verilmeden şahsa tapulandığını iddia etti. Buhara, şu anda görev yapan Geçitkale Belediye Başkanı Hüseyin Baybora'yı da suçlayarak, Baybora'nın üzerine düşen görevi yapmadığını öne sürdü.

Geçitkale eski belediye başkanı Dr. Kıvanç Buhara, 1974 öncesi kiliseye ait olan ve Rum belediyenin kullanımında olan bu binaların, 1976'da alınan bakanlar kurulu kararı ile Türk belediyesi olan Geçitkale'ye devredildiğini kaydetti.

İki binanın da otuz yıldan beridir Geçitkale Belediyesi'nin kullanımında olduğunu belirten Kıvanç Buhara, yapılan usulsüzlüğün nasıl ortaya çıkarıldığını KIBRIS'a anlattı.

Halkın malı kimsenin

tasarrufuna geçemez

Buhara, iki yıl önce belediye başkanlığı yaptığı dönemde Tapu Dairesi'nin kendilerine hiçbir bilgi vermeden iki dükkanın tapusunu Cemal Güçeri adlı vatandaşa verdiğini kaydetti. Cemal Güçeri'nin belediyeye emlak vergisini ödemeye gittiği zaman bu durumun ortaya çıktığını ifade eden Buhara, bunun üzerine mahkemeye başvurduklarını bildirdi.

Buhara, halka ait olan bu taşınmaz malları, geri kazanmak için uzun bir süredir uğraş verdiklerini belirterek, "Halkın malının kimsenin tasarrufuna geçmesine izin vermeyeceğiz"dedi.

Yeni belediye başkanı ilgisiz kaldı

 

İçişleri Bakanlığı'na bağlı İskan Dairesi'nin bu usulsüzlüğü 'yanlış ölçüm' olarak nitelediğini ve yapılanı kabul ettiğini açıklayan Buhara, fakat verilen tapuyu kıramayacağını beyan ettiğini söyledi.

Buhara, bu gelişme karşısında mahkemeye başvurduklarını kaydederek, şunları söyledi:

"O dönemde, belediye seçimlerinde ben kaybedince, yeni belediye başkanı Hüseyin Baybora bizim tuttuğumuz avukatı bile değiştirmiş ve bu konunun üzerine düşmemiştir. Onun tuttuğu avukat da bu davadan çekilmiştir, davayı savunmak istememiştir. Bu da akıllarımızda bir soru işaretidir. Belediyenin bu durumda başka bir avukat tutması gerekiyor. Vatandaş eline tapuyu almasına rağmen belediyeye kira vermektedir. Mukaveleleri ve sözleşmeleri de belediye adına yenilenmektedir. Her yere başvurduk ama bu hak bize verilmedi. Eğer bu olayda art niyetli birileri varsa, geri çekilsin"

İskan bilgi vermedi

Konunun bilgisinde olduğunu öğrendiğimiz ve açıklama yapmasını istediğimiz İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Hasan Fındık, konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınırken, olayın mahkeme sonrası aydınlığa kavuşacağını söyledi.

Söz onların, koçan bizim

1995 yılında dükkanların tapusunu üzerine alan Cemal Güçeri, on yıldır süren bu konunun kendisini bıktırdığını söyledi. Güçeri yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle aktardı.

"On senedir geliyorlar, ölçüyorlar, gidiyorlar. Davayı alan her avukat bıraktı. Bunlar işgalci durumundadırlar. Ama durumu bir türlü anlamıyorlar. Belediye amiri 'iskan söz verdi burası bizimdir' diyor. Söz onların, koçan bizim. Ben bunu anlayamıyorum. İşgalciler dükkanları tutuyor, boşaltmıyorlar".

Dükkanlardan biri Baybora'nın eşinin

Köy sakinlerinden Süleyman Gürsoylu da otuz yıldan beridir belediyeye ait olan bu binaların, kimsenin haberi olmadan peşkeş çekildiğini iddia etti.

Gürsoylu, kilise mallarının verilmesinin yasak olduğuna işaret ederek, yine de devletin bu malları herkese parsellediğini kaydetti. Gürsoylu, Belediye Başkanı Hüseyin Baybora'yı da suçlayarak, "Baybora işi uyumaya bıraktı. Bunun bir seçim yatırımı olduğu apaçık ortadadır. Dükkanlardan biri Baybora'nın eşinindir" diye konuştu.

Dava için tutulan avukatın Baybora'nın akrabası olduğunu da iddia eden Gürsoylu, gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını belirtti. Gürsoylu, mahkeme konusu olan malların belediyeye ait olmasın rağmen belediyenin üzerine düşen görevi yapmadığını ileri sürdü. Gürsoylu, "Bu sorun için halk aylardır uğraşıyor. Belediye başkanı hiçbir şey yapmıyor. Yanlış ölçüm üzerinde duruluyor. Bu dükkanlardan alınan kiralar köylü için kullanılıyor. Neden hakkı olmayan birilerine, mallarımızı bırakalım. Yapılan yanlışın düzeltilmesini bekliyoruz. Baybora'nın yeni bir avukat ataması gerekiyor. Belediye kendisine düşen görevi yapmıyor, savsaklıyor" şeklinde konuştu.

 

Baybora: Şeref davası açacağım

Geçitkale Belediye Başkanı Hüseyin Baybora, kendisi için çeşitli iddialarda bulunanlar hakkında şeref davsı açacağını kaydetti.

Baybora, göreve geldiği 2002 yılında kendini bu sorunun içinde bulduğunu söyleyerek, Başbakanlık'a ve İskan Bakanlığı'na yazılar yazdığını fakat sonuç alamadığını belirtti.

Baybora, "Bu suçlamaları şiddetle ve nefretle reddederim. Ben bugün, belediyenin hak ve hukukunu korumakla görevliyim. Benim meydana inip insanlarla kavga etmemi beklemesinler. Dükkanlardan birinin eşimin kirasında olması da rast geledir. Mahkemeye katılmıyorum, benim katılmama gerek yok. Bu tavrım benim bu konudaki ilgisizliğimi göstermez aksine benim bu konudaki tarafsızlığımı gösterir. Ben bugüne kadar doğruluk ve dürüstlük ilkesine bağlı olarak görev yaptım. Burada bir tabuyu yıktım" ifadelerini kullandı.

 

Fotoğraf altı: -Mahkeme konusu olan iki dükkan

-Ölçümler yapılırken

Fotoğraflar: Ahmet Üçok

günlükler 22/05/04

-Geçitkale

-Geçitkale ölçüm

- Kıvanç Buhara

- Hüseyin Baybora

- Cemal Güçeri

- Süleyman Gürsoylu