İşadamları 259 milyon Euro’yu talep..
KKTC liderliği 259 milyon Euro’luk Mali Yardım Tüzüğü’nün Direkt Ticaret Tüzüğü’yle birlikte geçirilmesini istediğinden, sadece paranın alınmasını kabul etmiyor
259 milyon Euro’nun 120 milyon Euro’luk tutarı, AB ödeneklerinin ciro edilmesi zamanının yıl sonu bitmesi nedeniyle kaybedilebilir
Ticaret Odası Başkanı Erel, Sanayi Odası Başkanı Tunar ve İşadamları Derneği Başkanı Nailler 259 milyon Euro’nun mutlaka alınması gerektiğini vurguladılar
Aral MORAL
Kıbrıslı Türk ekonomisini Avrupa Birliği’ne uyumlaştırmak, Kuzey Kıbrıs’ın alt yapısının iyileştirilmesi ve Rum ekonomisi ile arasındaki farkı gidermek için hazırlanan Mali Yardım Tüzüğü’nde, ilk aşamada verilmesi planlanan 259 milyon euronun, 120 milyonluk kısmını kaybetme ile yüz yüzeyiz.
Avrupa Birliği ödeneklerinin ciro edilmesi zamanının yıl sonu bitmesi nedeniyle söz konusu miktarın kaybedilme olasılığı ortadayken, KKTC hükümeti Mali Yardım Tüzüğü’nün, Doğrudan Ticaret Tüzüğüyle birlikte geçirilmesi konusunda ısrarını sürdürüyor.
Nitekim, KKTC hükümetinin politikası, Mali Yardım Tüzüğü’nün Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nden ayrılmasına sıcak bakmıyor.
Hükümetin politikası ve 120 milyon euroluk miktarı kaybetme konusu gündeme gelirken, sivil toplum örgütleri de, 259 milyon euronun alınarak, KKTC’nin Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi için alınmasından yana tavır koydular.
İşadamları Derneği Başkanı özalp Nailler, 259 milyon euroyla birlikte AB sistemi içine girilebileceğini ve yasal yapının AB müktesebatına uygun hale getirileceğini belirtti.
Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar ise, tüzüklerin birbirinden ayrılarak söz konusu paranın alınmasından yana olduklarını söyledi.
Teknik olarak paranın bir kısmının kaybedilmesinin olası olduğunu kaydeden Ticaret Odası Başkanı Ali Erel ise, AB üyesi ülkelerin, iki tüzüğün birleştirilmesine olası gözüyle bakmadıklarını belirtti.
NAİLLER: PARANIN ŞİDDETLE KULLANILMASINI İSTİYORUZ
İşadamları Derneği Başkanı Özalp Nailler, dernek olarak söz konusu 259 milyon euroluk yardımın derhal kullanılmasından yana olduklarını belirtti.
Nailler, bu isteklerinin ‘parayı alıp da bişeyler yapma’ nedeniyle olmadığını vurgulayarak, “Bu parayla birlikte Avrupa Birliği sistemi içine girmemiz söz konusudur” dedi.
AB sistemi içerisine girilmesinin Kıbrıs Türk toplumunun şu an içerisinde bulunduğu konumdan daha ilerde olduğunu işaret eden Özalp Nailler, Avrupa Birliği organları ile direkt olarak temas edebilecek bir duruma gelineceğini vurguladı.
259 milyon euroluk yardımın kaybedilmeden kullanılması taraftarı olduklarını yineleyen Nailler, “Bu para kullanılacakken, bizim limanlarımız AB müktesebatına getirilecek ve yasal yapımız müktesebata hazır hale getirilecek” şeklinde konuşmasını sürdürdü.
Özalp Nailler sözlerini tamamlarken, sistemin içine girilip, yasal yapının daha uygun hale getirileceğini ifade ederek, paranın şiddetle kullanılmasını istediklerini sözlerine ekledi.
SALİH TUNAR: TÜZÜK AYRILARAK PARA ALINMALIDIR
Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar ise, Avrupa Birliği’nin yardımlarında faydalanabilmek için Doğrudan Ticaret Tüzüğü ve Mali Yardım Tüzüğü’nün birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Kendilerinin yapmış olduğu dış temaslarda da edindikleri izlenimlerden söz eden Tunar, birçok yabancı temsilcinin, tüzüklerin birbirinden ayırlmasını desteklediklerini belirtti.
Hükümetin her iki tüzüğün birleştirilerek geçirilmesi talebini değerlendiren Salih Tunar, bu isteğin nedeninin hükümetin, Mali Yardım Tüzüğü’nün tek başına geçirilmesinin ardından Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün ihmal edileceği düşüncesinde olduğunu belirtti.
Tunar ayrıca, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün kısıtlamların eş zamanlı kaldırılması konusunda görüşünün AB’de kabul görür nitelikte olduğunu sözlerine ekledi.
EREL: TEKNİK OLARAK KAYBETME SÖZ KONUSUDUR
Ticaret Odası Başkanı Ali Erel ise, 259 milyon euroyu teknik olarak bir kısmının kaybolması söz konusu olduğuna dikkat çekti. Ancak bu zamanı uzatmanın AB kurumlarının elinde olduğunu ifade eden Erel, zamanı uzatmanın 3 Ekim’den yıl sonuna kadar gelişecek havaya göre olacağını söyledi.
Ali Erel, AB’nin, iki tüzüğü birbirinden ayırarak mali yarım tüzüğünü tek taraflı uygulamaya sokacakları yönünde işaretler gösterdiğini de belirtti.
Birlik üyesi 25 ülkenin aşağı yukarı ortak pozisyonunu Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün olduğu şekliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Erel, iki tüzüğünde birleştirilmesine olası olarak bakmadıklarını ifade etti.
Ali Erel Sözlerini tamamlarken, ticaret konusunda AB’nin ticareti ‘serbest ticaret’ ilişkileri içerisinde alınmasını ama vakit geçirmeden mali yardımın da geçirilmesini istediklerini kaydetti.