İnşaat pa
tlamasından tedirginiz
 

KKTC’de yaşanmakta olan inşaat patlaması ekonomiye artı bir katkı yaratırken, çevrenin korunması açısından endişelere neden oluyor.

Yaşanan gelişmeler karşısında çevrenin korunması için KKTC’deki ilgili birimler önemli adımlar atarak önlemler alıyorlar.

Ülkedeki çevre örgütleri yanında sokaktaki bireye kadar herkesi rahatsız eden Beşparmaklar’daki taş ocaklarının yaptığı tahribat konusunda, yıllar sonra da olsa belli ölçülerde önlemler alınmaya başlanıyor. Doğaya ve yeraltı kaynaklarına önemli zarar veren peyniraltı suyu ve katkı atık sorununun aşılmasına yönelik çalışmalar da son aşamaya geldi.

Hava kirliliği konusunda sanayi tesisleri yanında, en büyük etkenler arasında yer alan araçların yarattığı kirliliğin önlenmesi konusunda bir dizi tedbirler alınırken  ileriye dönük olarak da ülkede tamamen kurşunsuz benzin ve Euro dizel yakıt kullanımına ilişkin ise ciddi çalışma başlatıldı.

ARKIN: DUYARSIZLIK NEDENİYLE TEDİRGİNİZ

Çevre Koruma Dairesi Müdürü Bülent Arkın, ülkedeki son gelişmelerle ilgili olarak TAK muhabirinin sorularını yanıtladı. Arkın, çevrenin korunmasına ilişkin yaptıkları çalışmalar konusunda ilerisi açısından umutlu konuşurken, özellikle son 1 yıl içerisinde meydana gelen inşaat patlamasının yaratacağı olumsuzluklardan ve vatandaşın çevreye karşı devam eden duyarsızlığından ise tedirgin.

İnşaatların ve yatırımların artmasıyla birlikte bunlara bağlı sorunların büyük ve dikkat çekici hal aldığına işaret eden Bülent Arkın, daire olarak geçmişte yaptıkları “Alt yapı yatırımları gelişmeye cevap vermezse ülkedeki çevre sorunları büyüyerek artacak” uyarısını yineledi.

Kanalisazyon ve katı atık sorununu çözmeden yapılan  yatırımların o bölgelerde her türlü bozulmaya ve çevre kirliliğine yol açabileceğine dikkat çeken Çevre Koruma Dairesi Müdürü Arkın, “Plansız ve programsız yapılaşma ormanlarımız, tarımsal arazilerimiz, su kaynaklarımız ve doğal değerlerimizin zarar görmesine önemli bir zemin teşkil edecektir. Bunun karşısında ne daire olarak bizim, ne de ilgili diğer  bakanlık ve kuruluşların  sesiz kalması olamaz. Altyapı yatırımları tamamlanmayan yerlerin iskana açılmaması gerektiği düşüncesindeyiz” dedi

Bu nedenle daire olarak son dönemde çalışmalarını hızlandırdıklarını ifade eden Bülent Arkın, Şehir Planlama Dairesi tarafından çıkarılan Karpaz Emirnamesi ve diğer bölgelerle ilgili emirnamelerin bu açıdan önemli olduğunu söyledi.

 “Emirnameler konusunda geç kalınmış olsa bile herşeye rağmen olumlu bir adımdır” diyen Bülent Arkın,  koruma ve kullanım alanlarının belirlenmesi konusunda  ilgili dairelerle 5 Ağustos’ta bir toplantı yaparak işbirliği koşullarını ele aldıklarını söyledi.

Arkın, gerçekleştirecekleri ikinci toplantıda korunması gereken yerlerle ilgili çalışmayı tamamlamış olacaklarını belirtti.

HAVA KALİTESİ OLAYI

Hava kirliliğinin önlenmesine ilişkin çalışmalarının sürdüğünü,  kirliliğinin en önemli nedenleri arasında yer alan trafik konusunda gerekli yasal değişikliğin yapılarak 2 Ağustos’ta yürürlüğe girdiğini kaydeden Bülent Arkın, bu konuda tüzükler de hazırlandığını belirterek motorlu araçlara yılda bir kez eksoz emisyonu ölçtürme zorunluluğu getirileceğini vurguladı.

Tüzüğün Bakanlar Kurulu’nda onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceğini, ardından da ölçümler için gerekli acentelerin kurulacağını anlatan Çevre Koruma Dairesi Müdürü Arkın, “Yapılacak ölçümlerde limitlerin üzerinde eksoz gazı çıkaran araçlar trafikten men edilecektir” şeklinde konuştu.

Daha az hava kirliliği yaratan kurşunsuz benzin  ve Euro dizel türü yakıt kullanımına geçilmesi konusunda da  bir takım çalışmalar  başlattıklarına ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile  temasa geçtiklerine işaret eden Bülent Arkın, “Türkiye ile imzaladığımız Çevre Protokolu gereği de bu adımları atmamız gerekiyor. Çünkü Türkiye’de 2006’dan sonra süper benzin kullanımı kalkacak. Biz de buna uygun düzenlemeye gideceğiz. Buna göre kurşunsuz ve Euro dizel uygulamasına geçilecek. Ardından da belli bir tarihten sonra bu tür yakıt kullanmayan araçların ülkeye ithali yasaklanacaktır” dedi.

EMİSYON İZNİ UYGULAMASI

Bacalı ve bacasız sanayi tesislerinin  havaya verdiği gaz ve tozların standartlara uygunluğunu gösteren Emisyon İzni konusunda hazırladıkları yasal değişikliğin de Meclis’in ilgili komitesinin gündeminde bulunduğunu kaydeden Çevre Koruma Dairesi Müdürü Bülent Arkın, bunun yasalaşmasıyla birlikte şantiyeler,  fabrikalar, taş ocakları  ve benzeri tesislerden çıkan toz ve gaz ölçümlerinin yapılmaya başlanacağını ve değerlerin doğaya zarar vermeyecek seviyeye çekilmesi için gerekli tedbirlerin alınacağını söyledi.

Arkın, uygulama çerçevesinde sürekli şikayet konusu olan Teknecik ve Kalecik elektrik santrallarının emisyon ölçümlerinin de yapılacağını vurguladı.

ATIK YAĞ VE ARABA LASTİĞİ YAKMA OLAYI

Doğayla barışık yakıt kullanımına geçilmesini sağlamak için, atık yağ ve kullanılmış araba lastiği yakılmasının yasaklanmasını öngören yasal değişikliğin de meclise gönderildiğini anlatan Bülent Arkın, “Hava gezgin olduğu için sadece bulunduğu bölgeyi değil tüm insanlığı ve çevreyi ilgilendiren bir konudur. O nedenle hava kirliliğine ciddi şekilde önem vermek durumundayız” dedi.

TAŞ OCAKLARIYLA İLGİLİ GELİŞMELER

Taşocaklarının Beşparmak Dağları’na verdiği zararın asgariye indirilmesi konusundaki çalışmalar konusuna da değinen  Bülent Arkın, Jeoloji ve Maden Dairesi ile yürüttükleri ortak çalışma neticesinde Beşparmak Dağları’nda bulunan 16  faal ocağın tümünün de basamak sistemine göre çalışmaya geçtiğini ve  yapılan çalışmalar neticesinde basamakların görülmeye başlandığını açıkladı.

Bununla birlikte vahşi patlatmadan  vazgeçilerek galeri patlatmaya geçildiğine de işaret eden Çevre Koruma Dairesi Müdürü Bülent Arkın, taş ocaklarının yarattığı toz kirliliğinin asgariye indirilmesine yönelik olarak getirdikleri bir  takım tedbirlerin de olumlu sonuçlarının da görülmeye başlandığını kaydetti.

KATI ATIK KONUSU

Ülkenin en önemli sorunu olan katı atık sorununu çözme çalışmalarının da son noktasına geldiğini açıklayan Arkın, Dikmen’de düzenli çöp depolama alanı oluşturulması için en geç önümüzdeki hafta içinde ihaleye çıkılacağını vurguladı.

Arkın, düzenli, çöp depolama alanının faaliyete geçmesiyle birlikte Güzelyurt ve Lefke belediyelerinin de çöplerini bu alana taşıyacağını, böylelikle Kalkanlı ve  Serhatköy’deki çöplüklerin tamamıyla kapatılacağını söyledi.

PEYNİRALTI SUYU SORUNUNA ÇÖZÜM GELİYOR

Peyniraltı suyu sorununun  ortada kaldırılmasına ilişkin çalışmaların da son noktasına geldiğini,  yerli bir firmanın  peyniraltı suyunu değerlendirmek amacıyla hazırladığı proje için Kalkınma Bankası’ndan kredi talep ettiğini ifade eden Bülent Arkın, “Kredi talebinin olumlu çıkmasıyla birlikte  kısa sürede tesis kurulacak ve ülkedeki bütün süt ürünleri tesislerinden çıkan peynir altı suları bu tesiste değerlendirilmeye başlanacaktır. Böylelikle peyniralrı sularının doğaya verdiği zararın önüne de geçilmiş olacaktır” dedi.

Arkın, değerlendirilen peyniraltı suyundan  çıkan tozun,  bisküvü ve çikolota imalatında olduğu gibi hayvan yemlerine  katkı maddesi  olarak da kullanılabileceğiini söyledi. 

“VATANDAŞIN DUYARSIZLIĞI ÜST DÜZEYDE”

Açıklamalarının sonunda vatandaşların çevre bilincinin  yeterince gelişmemesinden duyduğu ciddi endişeyi dile getiren Çevre Koruma Dairesi Müdürü Bülent Arkın, çöplerini bidonda biriktirme alışkanlığını kazanmayan vatandaşların pet şişeleri, naylon poşetleri  ve her türlü atığı yola, sokağa, sahillere, hatta ormanlık alanlara brakmaya devam ettiğine dikkati çekti.

“Yaptığımız tüm uyarı ve çalışmalara rağmen vatandaşlarımızın önemli bir bölümünde çevre bilincinin istenilen seviyeye gelmediğini görüyoruz. Ülkede herkes çevre kirliliğinden şikayet etmesine karşın, insanlarımızın büyük bir bölümü bu konuda duyarsız davranmaya devam ediyor” diyen Bülent Arkın,  toplumsal işbirliği halinde çevre bilinci konusundaki duyarlılığın artırılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.