İngiltere devrede
 

İngiltere Dışişleri Bakanlığı Güneydoğu Avrupa Masası Müdürü ve Kıbrıs  Koordinatörü Dominic Chillcott’un bugün Rum tarafına gideceği bildirildi. Rum basını Chillcott’un ziyaretini; Rum yönetimine baskı yapmak amaçlı diye yorumladı.

Fileleftheros, “Lefkoşa İçin Mengene – Foreign Office Koordinatörü Bagajında Baskı Paketiyle Geliyor – Londra, Hükümetin Türkiye’ye Hoşgörüsünü Suistimal Etmek İstiyor” başlık ve spotlarıyla manşete çıkardığı haberinde, İngiltere Dönem Başkanlığı’ının Rum yönetimini mengeneye sokmaya çalıştığını bu çerçevede Chillcott’u; İngiltere Dönem Başkanlığı’nın önünde bulunan ve Kıbrıslı Türklerle mali finansman sağlanması ve doğrudan ticaret tüzüklerine ilişkin Kıbrıslı Türklerle alakalı açık kalmış meselelere Rum yönetiminin hoşgörüsünü elde etmek amacıyla Güney Kıbrıs’a göndereceğini yazdı, şöyle devam etti:

“Chillcott’un bu misyonu; Başkan Tasos Papadopulos’un Londra ziyaretinden bir  hafta önce gerçekleşiyor ve İngilizler resmi olarak; başkanın ziyareti için ön hazırlık yapılmakta olduğunu savunuyorlar. İngiliz diplomat ülkemize; Erdoğan hükümetiyle bir dizi temas gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin ardından geliyor ve Türkiye’nin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığına ilişkin ılımlı tonda tek yanlı bir deklerasyonu üzerinde Ankara ile Lefkoşa arasında anlaşma sağlamak istiyor.

İngiltere Dönem başkanlığı buna paralel olarak; direkt ticaret ve Kıbrıslı Türklere mali finansman tüzüğünün sadece tarihleri açısından birbirinden ayrılması ve Türkiye’nin Ek Protokol’ün imzalanmasına eşlik edecek olan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığı iddiasını ortaya koyacağı tek yanlı deklarasyonunun içeriğine Kıbrıs hükümetinin hoşgörüsünü elde etmek istiyor.

İngiltere Dönem Başkanlığı’nın ve Chillcott’un hedefi; iki taraf arasında, kapalı kapılar arkasında gayrı resmi bir anlaşma elde ederek olası tepkilerin önüne geçmek ve Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin başlamasında sorunlar yaratmak için yöntem aramakta olan diğer devletleri ‘uyandıracak’ siyasi çatışmalardan kaçınmaktır. Londra’nın birinci emeli budur ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne baskı yaparak  ve onu sıkıştırmaya çalışarak bütün imkanlarını seferber etmesi bekleniyor.  Türkiye-AB üyelik müzakerelerinin başlama tarihi yaklaştıkça,  Lefkoşa’nın Ankra’ya karşı taleplerinin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, Türkiye-AB ilişkilerinin tabi olacağı müzakere çerçevesindeki şartların kuvvetlendirilmesini isteyen iştahının kısıtlanması yönünde de baskılar yoğunlaşıyor.

Komisyon’dan bir kaynak Fileleftheros’a Chillcott’un, bagajında taşımakta olduğu fikirlerin  Kıbrıs-Türkiye ilişkilerini etkileyen büyük meselelerden ikisini çözüme götürebileceğini söyledi. Ancak kaynak; gerek Ankara’nın tek taraflı deklarasyonu gerekse Kıbrıslı Türklere yönelik iki tüzüğe ilişkin çözüm yöntemlerini belirtmekten ve de ödün vermesi gerekecek tarafın ismini belirtmekten kaçındı. Chillcot’un Kıbrıs’ı ziyaretinin tipik resmi nedeni; Başkan Papadopulos’un 26 Temmuz’da gerçekleştireceği Londra ziyaretinin ön hazırlıklarını yapmaktır. Ancak  İngiliz diplomatın Ankara’da gerçekleştirdiği  ve bir benzerini de Lefkoşa’da gerçekleştireceği temaslar, gayrı resmi dolaylı görüşmeler görüntüsü veriyor. Bu gayrı resmi dolaylı görüşmeler şu iki düzeyde hareket ediyor ve son tahlilde,  Kıbrıs Cumhuriyeti’ni sıkıştırmak istiyor:

1-Alternatif düşünce; Lefkoşa’nın; Ankara’nın beklenmekte olan tek yanlı ve deklerasyonuna hoşgörü göstermesi için bir uzlaşı çözümü bulunması yönündedir. Erdoğan hükümeti tek yanlı deklarasyonla; Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığını ve gümrük birliğini 10 yeni üyeye genişleten protokolün imzalanmasının; Kıbrıs’taki yasal hükümetin herhangi bir şekilde tanınmasına atıfta bulunmadığını savunacak. Şurası açıktır ki İngiltere Dönem Başkanlığı,  Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin başlamasına çok az bir zaman kala, sonuçları kestirilemeyecek tepkilerin alevlenmeyeceğini güvence altına almak istiyor.  Dahası Dominic Chillcott Kıbrıs hükümetiyle,   Londra’nın Türk deklerasyonunu yanıtlarken yapacağı ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyesi ülke olduğunu bir şekilde hatırlatacağı karşı-açıklama üzerinde bir anlaşmaya varmak istiyor.

2-İkinci başlık; Kıbrıslı Türklere yönelik direkt ticaret ve mali finansman tüzüklerinin görüntüsel olarak birbirinden ayrılması çabasıyla ilgilidir.  FİLELEFTHEROS’un edindiği bilgilere göre Avrupa Komisyonu ile direkt irtibat hattı bulunan Londra; Lefkoşa’yı  direkt ticaret tüzüğünü muhtemelen sonhaharda yeniden görüşmeye bağlamak suretiyle, Kıbrıslı Türklere 259 milyon avroluk mali finansman tüzüğünün onaylanmasını için bilinen reçetesini yeniden masaya koyma yönünde hareket ediyor. Yani; iki tüzük, sadece tarihleri açısından birbirinden ayrılacak ki bu; Başkan Tasos Papadopulos’un; Komisyon Başkanı Jose Manuel Barrosso tarafından önüne konulduğu zaman  kesin bir dille reddettiği birşeydi.

Londra, eski, başarısı kanıtlanmış ancak Kıbrıs hükümeti tarafından kabul edilmesi yönünde en küçük bir olasılığı dahi barındırmayan  bir reçeteyi seferber etmeye karar verdi. Ancak İngiltere’nin, sadece Lefkoşa’ya karşı baskıları güçlendirmek ve Türkiye’nin tek yanlı deklerasyonuna hoşgörü elde etmek amacıyla tüzükleri seferber etmiş olduğu senaryosu da göz ardı edilmemelidir.”

Gazete Komisyon çevrelerinin; İngilizlerin üstlendiği bu yeni inisiyatifin hedefinin, Kıbrıslı Türkler için onaylanmış olan ödeneklerin kaybedilmemesi olduğunu çünkü toplam meblağın % 50’sinin birkaç ay içinde  artık kullanılamayacağına işaret ettiklerini haberine ekledi.