Türkiye’den, Mülkiyet Yasası için ikna turu
 

Türk hükümetince görevlendirilen iki AB uzmanı, tasarıya katkı koyan hukukçularla birlikte, dün KKTC’deki siyasi partileri ziyaret ederek tasarıyı anlattılar

 

Heyet, Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Soyer, Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, UBP merkez yönetim kurulu ve eski Cumhurbaşkanı Denktaş ile de görüştü

 

Rauf Denktaş ve UBP’nin, tasarının yasalaşması halinde Rum tarafına büyük kozlar verileceği ve dönüşü olmayan bir yola girileceğini vurguladığı öğrenildi

 

Halk arasında ‘Ruma malını iade etme yasası’ diye tanımlanan tasarının Meclis’ten geçmesini sağlayabilmek için baskı ve telkinler giderek yoğunlaşmış bulunuyor.

AB’de görevli iki temsilcinin Türk hükümetince bu konuda görevlendirildiği ifade edilirken, söz konusu temsilciler, dün tasarıya katkı koyan hukukçularla birlikte siyasi partileri ziyaret ettiler.

Büyükelçi Aydan Karahan’ın eşlik ettiği ziyaretlerde başta Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat olmak üzere Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ile UBP merkez yönetim kurulu ile görüşmeler yapıldı.

Heyetin bu arada eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da ziyaret ettiği ve görüş alış verişinde bulunulduğu öğrenildi. BDH yetkililerinden edinilen bilgiye göre Mecliste tek milletvekili ile temsil edilen Barış ve demokrasi Hareketi’i bu kapsamda ziyaret edilmedi.

Elde edilen bilgilere göre, gerek Denktaş, gerekse ana muhalefet UBP ile yapılan toplantılarda, böyle bir tasarının yasalaşması halinde Rum tarafına büyük kozlar verileceği ve dönüşü olmayan bir yola girileceği belirtildi.

UBP’li yetkililerin tasarının parti yetkili organlarında yeterince tartışılmadığındna dolayı şuan kesin bir tavır koymakyab kaçındılar.

 Bupli milletbvekilikerSöz alan milletvekilleri de izahatlarda bulunmak üzere gelenleri dinledikten sonra görüşlerini ortaya koydular ve mülk yasasının, Annan Planı’ndan da geriye gidişi öngördüğünü kaydettiler.

Özellikle AB’nin doğrudan ticaret tüzüğüne Rumların isteği üzerine birtakım koşullar getirmesinden sonra böyle bir yasa tasarısının hazırlanmasının tuhaf karşılandığına işaret ettiler ve “Kıbrıs Türk halkı ‘Evet’ demekle Türkiye’nin AB yolunu açmıştır. Daha bizden ne istiyorlar?” sorusunu sordular.

TALAT: ‘YERLİ ÜRÜN’ DEMİŞTİ

Tasarının tamamen “yerli ürün” olduğunu, ancak Türkiye ve Strazburg’daki hukukçulardan görüşler alındığını kaydeden Talat, tasarıyı eleştirenlerin öneri yapamadığını, sorunun da bundan kaynaklandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, tasarının tamamen Kıbrıs’ta hazırlandığını, tamamen “yerli ürün” olduğunu belirtti. Talat, çok geniş çalışma ve sonradan görüş almayla olgunlaştırılan tasarı konusunda Strazburg’la çeşitli düzeylerde görüşmeler yapıldığını, hukukçuların oraya gittiğini, Türkiye’nin Strazburg nezdindeki temsilciliğinin hukukçuları, TC Dışişleri Bakanlığı hukukçularının tasarıya katkıda bulunduğunu; uluslararası yabancı hukukçulardan da görüşler alındığını anlattı.

İZCAN: YENİ MÜLKİYET YASASININ UYGULANABİLİRLİĞİ TARTIŞMALI

Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan, hazırlanan yeni mal mülk yasasının mülkiyet sorununa çözüm getirmekten çok Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açılan davaları Kuzey Kıbrıs’a kanalize etmeyi amaçladığını belirtti.

BKP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, BKP Genel Sekreteri İzcan yaptığı yazılı açıklamada, yasanın pratikte uygulanabilirliğinin de tartışmalı bir konu olduğunu kaydetti.

“Hazırlanan yasayla zaman kazanmak hedefleniyor” diyen İzcan, Anayasadaki 159. maddenin Kuzey Kıbrıs’taki mülkiyeti kamulaştırdığını  belirterek, 159. madde değiştirilmediği sürece hazırlanan yeni yasanın anayasaya ters düşeceğini vurguladı.

Mülkiyet sorununa kesin ve kalıcı çözümün görüşme masasında siyasi çözümle bulunacağını belirten İzcan Şöyle devam etti:

“Kıbrıs’taki en önemli sorun mülkiyet sorunudur. Mülkiyet sorununun çözümü Kıbrıs sorununun çözümünü getirecektir. Hazırlanan yeni yasa mülkiyet sorununa bir çözüm getirmeyi değil, yeni bir düzenleme ile Brüksel’deki davaları Kuzey Kıbrıs’a kanalize etmeyi amaçlamaktadır. Anayasadaki 159. maddede gerekli değişikler yapılmadıkça yeni yasanın pratikte uygulanabilirliği de mümkün değildir. Yeni bir kaos ve tartışma ortamına doğru sürüklenmekteyiz. Yapılması gereken yeni bir tartışma ve kaos ortamı yaratmak değil, akılcı politikalarla çözümün zeminini hazırlamaktır. Mülkiyet sorununa kesin ve kalıcı çözüm görüşme masasında siyasi çözümle bulunacaktır. 

Bu bağlamda, BKP her iki taraftaki yöneticileri birbirlerine karşı sürdürdükleri saldırılardan vazgeçmeye, BM gözetiminde görüşme masasına oturmaya ve Kıbrıs sorununu iki toplumlu, iki bölgeli federal bir cumhuriyet şeklinde çözmeye çağırır.”

DSP: KIBRIS ELDEN TAMAMEN GİTMEK ÜZERE

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Türkiye’nin dayatmalara boyun eğdirildiğini, Kıbrıs’ın elden tamamen gitmek üzere olduğunu ileri sürdü.

Sezer, 3 Kasım seçimlerinden bu yana 3 yıl geçtiğini ancak Türkiye’nin daha önce hiç düşmediği kadar kötü duruma getirildiğini iddia etti.

AĞAR: MÜLKİYET MESELESİNDE YAPILACAK YANLIŞ  DOĞAN HAKLARIN KAYBEDİLMESİNİ GETİRECEK

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Kıbrıs’ta mülkiyet meselesinde yapılacak bir yanlışın, Türkiye’nin anlaşmalardan doğan haklarının kaybedilmesi sonucuna götüreceğini belirterek, “Rumlar, Annan Planı’nı kabul etmiyor, daha ileri haklar istiyor. Ada’da tek egemenliğe doğru bir kayma görülmektedir” dedi.

Ağar, bir gazetecinin Kıbrıs’la ilgili sorusunu yanıtlarken, Ada’daki mülkiyet konusunun çok ciddi sıkıntılar yaratabileceğini belirtti