Hükümet ip üstünde
Ulusal Birlik Partisi (UBP) tarafından hükümete karşı verilen güvensizlik önergesi dün mecliste görüşüldü. Güvensizlik oylaması ise yarın saat 10.00'da açık oylama yöntemiyle yapılacak.
Güvensizlik önergesinin görüşmesi dün yapıldı. 18 UBP, 4 BDH, 1 YP ve iki bağımsız toplam 25 milletvekili, hükümet aleyhine güvensizlik önergesine destek vereceğini açıkladı. Ancak hükümetin düşürülebilmesi için 26 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var.
23 hükümet milletvekili yanında, TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ve BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan UBP'nin önergesine destek vermeyeceklerini açıkladı.
Önergeye destek vermesine kesin gözle bakılan BKP genel sekreteri ve Lefkoşa Milletvekili İzzet İzcan, "Çözüm yanlısı bir başbakanı görevden alıp, yerine kimi getireceğimizi bilmeden hareket etmem" diyerek tavrını kamuoyuyla paylaştı.
Başbakan Mehmet Ali Talat ise 26 güvensizlik oyu ile hükümet düşerse yeni bir hükümet kurulmasına talip olmadığını söyledi. Talat, UBP ve BDH'ya gönderme yaparak, "Hükümeti düşürecek çoğunluğu bulanlar, yeni hükümeti kursun" dedi. Talat, kısa sürede erken seçimin gündeme gelmemesi halinde istifayı düşündüklerini söyledi.
CTP tarafından sunulan erken seçim önerisinin önceki gün hukuk ve siyasi işler komitesinde reddedilmesinin ardından tüm gözler dün yapılan meclis toplantısına çevrildi.
UBP tarafından sunulan hükümetle ilgili güvensizlik önergesini görüşmek üzere özel gündemle toplanan Cumhuriyet Meclisi'nde farklı görüşler ortaya atıldı.
UBP'nin hükümete güvensizlik önergesinin görüşülmesini tamamlayan meclis genel kurulu, anayasa ve meclis içtüzüğü gereği 17 Temmuz Cumartesi günü oylamaya gidecek. Oylamada 26 milletvekilinin önerge lehinde oy kullanması halinde CTP-DP koalisyonunun istifasını cumhurbaşkanlığına sunması gerekiyor.
Güvensizlik önergesi öncesi tavrı merakla beklenen BKP milletvekili ve parti genel sekreteri İzzet İzcan'dı. İzcan, dünkü genel kurulda yaptığı açıklamada, kaos yaratma niyetinde olmadıklarını belirtti. İzcan, UBP ile işbirliği yaparak çözüm yanlısı bir başbakana karşı tavır almayacağını, bunu topluma izah etmenin zor olduğunu söyledi. İzcan, Başbakan Talat'ın, "Hükümeti bozan buyursun kursun" açıklamasının gerçeği yansıttığını belirterek, bu noktada iyi düşünmek gerektiğini belirtti.
CTP'nin erken seçim önerisinin komitede reddedilmesinin ardından dün de DP'nin erken seçim için sunduğu öneriye ivedilik istemi reddedildi. Hükümet partilerinin "evet" oyuna karşılık muhalefet milletvekillerinin tümü bu öneriyi "ciddi" bulmadı.
DP'nin önerisi kasım
Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş "Kasımda erken seçim" önerdi. Tüm partilerin erken seçim istemesine rağmen karar alınamamasını, "samimiyetsizlik" olarak niteleyen Serdar Denktaş, kasım ayında erken seçim önerisinde samimi olduklarını belirtti.
Hükümetin başarısız olmadığını söyleyen Serdar Denktaş, buna rağmen bazı kesimlerin bilinçli istifalarıyla hükümetin sayısal olarak zora sokulduğunu belirtti.
DP'nin sunduğu öneriyi UBP ile birlikte BDH, TKP, BKP, YP ve bağımsız milletvekili Ahmet Kaşif de reddetti.
Tavırlar netleşti, önergeye 25 milletvekili destek veriyor
Yarın yapılacak açık oylamada 25 milletvekili CTP- DP hükümetinin düşürülmesi için güvensizlik oyu kullanacak. 18 UBP milletvekili yanında, 4 BDH milletvekili, 1 YP milletvekili ve iki bağımsız milletvekili UBP'nin önergesini destekliyor.
Herkesin net tavrını açıklamasının ardından gözler BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan'a çevrilmişti. İzcan, "Karanlığa kurşun sıkmam, çözüm yanlısı bir başbakanı düşürerek yerine kimin geleceğini bilmeden hareket etmem" dedi.
CTP tarafından sunulan erken seçim önergesinin önceki gün hukuk ve siyasi işler komitesinde reddedilmesinin ardından tüm dikkatler güvensizlik önergesine çevrilmişti. Güvensizlik önergesinin meclis gündemine alınması 8 Temmuz'da yapılan toplantıda oy çokluğuyla kabul edilmişti.
Yapılan açık oylamada 23 ret oyuna karşılık 24 kabul oyu ile önergenin gündeme alınması kabul edilmişti. Önergeye UBP, BDH, Yeni Parti ve bağımsız milletvekili Ahmet Kaşif kabul oyu verirken, CTP, DP ve TKP ret oyu kullanmıştı.
4 milletvekiline sahip BDH önergeye "evet" oyu vereceğini açıklarken, 1 sandalyesi bulunan TKP "ret" oyu vereceğini duyurmuştu. Mecliste CTP 18, UBP 18, DP 5, BDH 4, TKP 1, BKP 1, YP 1 ve bağımsızlar 2 sandalyeye sahip.
DP'nin erken seçim önerisine ret
Cumhuriyet Meclisi, Başbakanlık tarafından sunulan Yabancılar ve Muhaceret Değişiklik Yasa Tasarısı'nın ivedilikle ele alınmasını oyçokluğuyla kabul etti.
DP Grubu tarafından sunulan ve erken seçimin belirlenmesi konusunda parlamentoya yetki veren Seçim ve Halk Oylaması Özel ve Geçici Kurallar Yasa Önerisi'nin ivedilik önerisi ise reddedildi.
DP'nin önerisi hakkında söz alan CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, DP'nin kendi önerilerine ret oyu kullanmasına karşın ivedilik önerisine evet diyeceklerini söyledi.
Soyer, tarih konusunda mutabakat sağlanamaması durumunda ise tutumlarını komitede gözden geçireceklerini açıkladı.
TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ise DP'nin önerisini "Belirsiz seçim tarihi önerisi" olarak nitelendirerek ret oyu kullanacaklarını açıkladı.
UBP adına konuşan Salih Miroğlu ise DP önerisinin çok ilginç bir zamanda sunulduğunu belirtti. Miroğlu "Ne murat edildiği hem anlaşılmayan, hem de anlaşılan bir öneriyle karşı karşıyayız" diyerek öneriye ret oyu kullanacaklarını belirtti.
Daha sonra yapılan oylamada DP'nin Seçim ve Halk Oylaması Özel ve Geçici Kurallar Yasa Önerisi'ne ivedilik teklifi reddedildi.
Talat: Bu aşamada istifa halka ihanet olurdu
Başbakan Mehmet Ali Talat, mevcut parlamentodan hükümet çıkarmanın sayısal olarak mümkün olsa da politik açıdan mümkün olmadığını söyledi. Halkın önünde meşru ve yasal bir hükümet bulunduğuna işaret eden Talat, içinde bulunulan süreçte istifa etmenin halka ihanet olacağını ve böyle bir suç işlemeyeceğini belirtti.
Cumhuriyet Meclisi'nin güvensizlik önergesi konusundaki oturumunun son konuşmasını yapan Talat, UBP yönetiminin tutarsızlığına işaret ederek "böyle bir partinin demokrasi dersi vermeye çalışmasının" şaşkınlığı içinde olduğunu söyledi. Halkın iradesinin referandumda ortaya çıktığını kaydeden Talat, bu iradeye karşı çıkan partilerin dağılıp gideceğini belirtti. Talat, UBP'nin yeni diye lanse ettiği vizyonunun eskisinden bir farkı olmadığını kaydederek, halkın iradesini yok sayan bu tutumdan rahatsızlık duyduğunu söyledi.
Talat, erken seçime evet diyen BDH'nın ivedilik kararını reddetmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. DP'nin "Cumhuriyet Meclisi erken seçim kararı alabilir ve tarihi de belirleyebilir" önerisinin BDH tarafından reddedilmesinin bir samimiyetsizlik göstergesi olduğunu belirten Talat, "Takkeler düşünce neyin sorun olduğunu herkes bilir" dedi.
Başbakan Talat, "UBP bu ülkede, bu zamanda hükümet kuramaz. Halk böyle diyor. Hep beraber yola çıktınız, elde ettiğiniz sonuç ortada, %35... Zaten UBP'nin hükümet kurması halka bir ihanettir" dedi.
İzolasyonların tek başına kaldırılmasının çözümün yerine geçmesinin mümkün olmadığını kaydeden Başbakan Talat, izolasyonların birer birer kalkmasının Kıbrıs Türk ekonomisini güçlendireceğini ve yeniden birleşmeyi getirebileceğini ifade etti. Annan Planı'nı yeniden referanduma sunmayı doğru bulmadığını kaydeden Başbakan Mehmet Ali Talat, proaktif politika üreterek olumlu gelişmeleri canlı tutmaya çalıştıklarını söyledi.
Rumların ortaya attığı asker sayısını azaltma gibi önerilerle referandumda hayır dediklerini unutturmaya çalıştıklarını kaydeden Talat, AB'nin yardım önerilerinin önünü de tıkamaya çalışan Rum yönetiminin yürüttüğü propagandanın tehlikeli boyuta ulaşmaya başladığını belirtti.
Hükümet meşru ve yasal
Halkın önünde meşru ve yasal bir hükümet bulunduğuna dikkat çeken Başbakan Talat, mevcut parlamentodan bir hükümet çıkarmanın sayısal olarak mümkün olduğunu, ancak politik olarak ise mümkün olmadığını söyledi.
İçinde bulunulan aşamada istifa etmek gibi bir suç işlemesinin mümkün olmadığını kaydeden Başbakan Mehmet Ali Talat, 26 kişilik bir ekibin çıkıp "hükümeti kurmaya hazırım" demesi halinde istifa etmeye hazır olduğunu belirtti.
Başbakan Talat, "Bu meclisten bir hükümet çıkamadığına göre seçimden başka bir seçenek yok.... Erken seçim konusunda bir noktaya gelemezsek burada da durmam" dedi
Talat, şöyle devam etti:
"Bu hükümeti düşürmeniz benim açımdan üzüntü kaynağı olur. Halkın serbest ticaret ve direk uçuş gibi beklentilerinin sağlanabilmesi için, erken seçim süreci işlerken bu vizyonu taşıyan bir hükümetin iktidarda olması şarttır..."
Başbakan Talat, hükümeti düşürmeden doğrudan erken seçime gitmenin halkın da büyük yararına olacağını vurgulayarak "Güvensizlik kabul edilse de edilmese de erken seçim kaçınılmaz" dedi.
Talat, hükümetin ciddi şekilde eleştirilmesini gerektirecek olumsuz bir icraatı olmadığını ve başarılı bir hükümet olduğunu belirtti. Başbakan Talat hükümetin özellikle Kıbrıs konusunda ve barış sürecindeki başarısının inkar edilemez olduğunu söyledi.
Miroğlu: Demokrasi yara alıyor, önlemek istedik
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, UBP'nin sunduğu, hükümete karşı güvensizlik önergesini görüşürken ilk sözü UBP Genel Sekreteri Salih Miroğlu aldı.
Miroğlu, komitede erken seçim önergesine ret oyu vermelerinin erken seçimden kaçtıkları anlamına gelmediğini söyledi. Parlamento demokratik bir hükümet çıkaramazsa, erken seçimin gündeme geleceğini kaydeden Miroğlu, partisinin neden güvensizlik önergesi verdiğini anlattı.
Salih Miroğlu, azınlığa düşen hükümetin görevde kalmakta ısrar ettiğini belirterek bunu eleştirdi.
CTP'nin sadece DP'yle olabildiğini kaydeden Miroğlu, UBP'nin yüzde 35'lik oy oranı bulunduğunu hatırlattı. Miroğlu, CTP'nin DP dışında hiçbir partiyi beğenmediğini, hükümete BDH'nın da katılması girişimlerinin de başarısız olduğunu anlattı.
Hükümetin çoğunluğu bulup öyle devam etmesini, ya da istifasını istediklerini, ama Başbakan Talat'ın istifa müessesini çalıştırmadığını söyleyen Miroğlu, halka rağmen hükümetin ısrarı karşısında demokrasi yara almasın diye güvensizlik önergesi verdiklerini ifade etti.
Hükümetin anayasa özürlü olduğunu savunan Miroğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş'ın anayasa ve yasaları çiğnediğini ileri sürdü.
Soyer: Erken seçim olmazsa istifa edeceğiz
UBP'nin sunduğu güvensizlik önergesi üzerine Salih Miroğlu'ndan sonra CTP adına söz alan CTP-BG Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, UBP'nin güvensizlik önergesinin zeminini yanlış noktaya çekmeye çalıştığını söyledi. Soyer, uzun süre hükümeti azınlıkta götürme niyetinde olmadıklarını söyleyerek "Erken seçim olmazsa istifa gündeme gelecek" dedi.
24 Nisan'dan sonra meydana gelen gelişmelerden sonra hükümet istifa etmiş olsaydı, dış politikadaki bugünkü başarıları elde edemeyeceği düşüncesini yineleyen Ferdi Sabit Soyer, bu tarihsel sorumlulukla istifa yönüne gidilmediğini, bunu görmezlikten gelmenin anlamı bulunmadığını anlattı.
UBP'nin vizyonu hakkında da görüşlerini dile getiren Soyer, diğer partilerin bugüne kadar dile getirdiği için eleştirildiği birçok konunun da UBP vizyonunda yer almasının ilginç olduğunu kaydetti. Soyer bu doğruları alıp "gelişim ve değişim" diye açıklamanın doğru olmadığını ifade etti.
UBP'nin 24 Nisan'dan sonraki gelişmeleri içine sindiremediğini, bu nedenle "Tanınma olmadan hiçbir açılım olmaz" diyen bir düşünceyi benimsemelerinin mümkün olmadığını belirten Soyer, buna karşın UBP'ye yönelik bir düşmanlıkları bulunmadığını söyledi.
Erken seçim konusunu ilk gündeme getiren partinin CTP-BG olduğunu, bu yönde birçok temasların olduğunu, UBP'yle siyasal farklılık nedeniyle hükümet kuramayacaklarını kaydeden Soyer, bunu açık yüreklilikle söylemenin ne zararı olabileceğini sordu.
UBP'nin güvensizlik önergesine "hayır" diyeceklerini açıklayan Soyer, tüm milletvekillerini de "hayır" oyu kullanmaya çağırdı. Erken seçimde kararlı olduklarını, 23'le hükümeti sürdürme niyetleri olmadığını yineleyen Soyer, alternatif bulamadıkları için erken seçimi gündeme getirdiklerini dile getirdi.
Soyer, bu gerekçelerle güvensizlik önergesine "hayır" diyeceklerini söyledi. Soyer, güvensizlik önergesi onaylanmasa bile 23'ün arkasına saklanmayacaklarını, erken seçim konusundaki tavırlarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Akıncı: Önceliğimiz erken seçim
Güvensizlik önergesi konusunda üçüncü konuşmayı BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı yaptı ve partisinin tavrını hatırlattı.
Akıncı, CTP'nin erken seçim önerisi onaylansaydı güvensizlik önergesine gerek kalmayacağını belirtti. Erken seçim önerisinin meclisten geçmemesinde partisinin rolü olmadığına işaret eden Akıncı, cumartesi günkü oylamadan önce usuller olanak verirse erken seçimin oylanmasını istedi. Tutumlarını değiştirmeyeceklerini kaydeden Mustafa Akıncı, erken seçim olmazsa güvensizlik önergesine destek vereceklerini yineledi.
Mustafa Akıncı, Türkiye'nin 1 Mayıs'tan itibaren Güney Kıbrıs'ı tanıma sürecine başladığını belirterek, hükümetin aralık ayına kadar çözümü zorlama değil, bekleme siyaseti güttüğünü söyledi.
Hükümetin durumunu "var ama yok" diye niteleyen Akıncı, demokratik kurallar gereği 3 ay önce hükümetin istifa etmediği, muhalefet de buna müsamaha gösterdiği için suçlu olduğunu ifade etti.
Akıncı "dış temaslarda olumlu gelişmeler var" diye azınlık hükümetinin süremeyeceğini belirtti.
Akıncı, içinde bulunulan dönemin "vur abalıya" dönemi olmadığını kaydederek, partisinin UBP ile daha önceki deneyimleri nedeniyle koalisyona hazır olmadığını ifade etti.
Çevikel: Yeni süreç için hükümet düşürülmeli
Güvensizlik önergesi konusunda söz alan Yeni Parti Başkanı Nuri Çevikel, yeni bir sürecin başlaması için öneriye destek vereceklerini söyledi.
Bunun gerekçelerini açıklayan Çevikel, birinci nedeni hükümetin azınlığa düşmesine karşın istifa etmemesi, ikincisini ise hükümetin icraatlarını gösterdi.
Angolemli: Halkı statükocuların eline bırakmayız
TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, aslında seçim sonrasında erken seçim gerektiğini, referandum sonuçlarının her şeyi değiştirdiğini ama hükümeti değiştirmediğini söyledi.
Partisinin görüşlerini açıklamak üzere kürsüye gelen Angolemli, kilitlenmenin en büyük sorumlusunun Başbakan Talat olduğunu savundu ve Talat'ın DP'den ayrılamadığını belirtti.
Erken seçimin bir çözüm olduğunu ama berhava edildiğini kaydeden Hüseyin Angolemli, CTP'nin artık Akıncı'nın dediği gibi BDH ve TKP-BÖİ'yle koalisyona gitmesi gerektiğini kaydetti.
Cumartesi günü ret oyu kullanmanın toplumun çıkarına olduğunu belirten Angolemli, bu durumda ya çözüm ve AB yanlılarının hükümet kurabileceğini ya da UBP'nin erken seçime onay verebileceğini anlattı. Angolemli, CTP tabanının da çözüm yanlılarıyla bir hükümet istediğini belirtti.
İzcan: Çözüm yanlısı başbakanı götürüp yerine kimi getireceğiz?
Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Milletvekili İzzet İzcan, gelişen siyasal durumda partilerin tutumlarını anlamakta güçlük çektiklerini söyledi.
Hükümet krizi yokmuş gibi 23 kişiyle azınlık hükümetini yürütmenin doğru olmadığını, "Bulun 26'yı da düşürün" diye tutum sergilemenin de benimsenemeyeceğini ifade eden İzcan, CTP'nin meydana çıkan hükümet formülleri konusunda kendileriyle istişarede bile bulunmadığını söyledi.
İzcan, "Yarın ne olacağı bilinmeyen bir yönde adım atmam" dedi.
Dış politikada da çok sıkıntılı bir döneme girildiğini, bu nedenle uzlaşı kültürünün hakim kılınması gerektiğini kaydeden İzcan, bu yapılamazsa hep birlikte erken seçim kararının alınması çağrısında bulundu. İzcan, "Yerine ne koyacağını bilmediğim bir sürece taraf olmam, alet olmam" diyerek sözlerini tamamladı.
Kaşif: TKP- BÖİ artık yok
Bağımsız milletvekili Ahmet Kaşif de hükümet sorunu aşılsın diye oluşturdukları TKP-BÖİ nedeniyle hakaretler duyduklarını söyledi.
"Başbakanı tanıyorlarsa burada bir devlet olduğu da tanınmalı" diyen Ahmet Kaşif, halkın kelime oyunlarıyla kandırılmamasını istedi. Kaşif, bugünkü konuşmalardan sonra erken seçimin kaçınılmaz olacağını belirterek, çoğunluğu sağlayacak üç parti başkanının bir araya gelmesinin çözüm bulunmazsa hükümetin istifa etmesinin şart olduğunu ifade etti.
Hükümetin koltuğu değil, halkı düşünmesini isteyen Ahmet Kaşif, koltuk sayısının artması için gerekeni yaptıklarını ama hükümetin bunu dikkate almadığını söyledi.
Serdar Denktaş: Kasımda erken seçim
DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, uyumlu çalışan hükümetin böylesi önemli bir zamanda aritmetik sorunla karşılaşmaması gerektiğini söyledi. Denktaş, "kasımda erken seçim" önerdi.
Denktaş, dün komitenin erken seçimi reddetmesini eleştiren partilerin bugün kendi önerilerini reddetmesini "Bu ne perhiz, ne lahana turşusu" diyerek eleştirdi.
"Vatandaşa daha kahraman" görünme oyunu oynandığını belirten Serdar Denktaş, aslında ihtiyaç olmayan bir seçimle karşı karşıya kalındığını, ancak 26 sayısı bulunamayacaksa erken seçimin kaçınılmaz olacağını anlattı.
Denktaş, seçimden korkmadıklarını belirterek, partisinin seçim önergesini ivedilik isteminin reddedilmesiyle aslında kimlerin korktuğunun ortaya çıktığını söyledi.
Serdar Denktaş, başka erken seçim önerilerini yine meclise getireceklerini açıkladı. Güvensizlik önergesiyle bir yere varılamayacağını, 26'yı bulmak için uğraşacaklarını, olmazsa kasımda seçime gidileceğini kaydeden Denktaş, hükümetin gerekirse yetkisini meclise devredeceğini de bildirdi.