Hükümet çıkmazı

Ülkemizde 24 Nisan referandumunun ardından kaynamaya başlayan siyaset kazanı, adeta cadı kazanına dönüştü.

Mecliste 26 sandalyeye sahip CTP-DP koalisyonunun önce 24'e, ardından da 23'e, yani azınlığa düşmesiyle başlayan hükümet krizi, aradan geçen 1 aylık süreçte tam bir çıkmaza girdi.

Bir yandan Kıbrıs sorunuyla ilgili başlatılan diplomatik atağın meyvelerinin alınması için çalışmalar sürerken, iç politikada da belirsizlik sürüyor. Hâlâ ülkede mevcut hükümetin mi devam edeceği veya yeni bir hükümetin mi kurulacağı belirsizliğini korurken, erken seçim de ciddi bir alternatif olarak ortada duruyor.

İçine düşülen bu kaostan çıkış için koalisyonun büyük ortağı Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), "erken erken seçim" alternatifini ısrarla seslendirirken, diğer partiler bu öneriye sıcak bakmıyor ve meclisten yeni bir hükümet modeli çıkabileceğini düşünüyor.

Günlerdir ülke gündemini meşgul eden bu konu dün de Cumhuriyet Meclisi'nin ana gündem maddesiydi.

Denetim görevini yerine getirmek amacıyla toplanan mecliste gündem değişikliği yapılarak 2004 yerel kuruluş organları ara seçiminin 27 Haziran'da yapılmasını öngören özel ve geçici kurallar yasa tasarısı birinci sıraya alındı. Tasarı, ara seçimlerle ilgili takvimin kısaltılmasını öngörüyordu.

Ancak tasarı ele alındığında gündemin göbeğine hükümet krizi ve erken seçim konusu oturdu. Meclis yaklaşık 2 saat bu konuları tartıştı ve zaman zaman da karşılıklı sataşmalar yaşandı.

Eleştirileri yanıtlayan Başbakan Mehmet Ali Talat, olası bir CTP-UBP hükümetine tamamen kapıları kapatarak, "CTP-UBP hükümeti bugün olmaz. Başka zaman olabilirdi. Tüm dünyanın gözünün üzerimizde olduğu bir dönemde Annan Planı düşmanlığı yapan UBP ile hükümet kurulmaz" dedi.

Talat, bir başka alternatif olarak görülen CTP-BDH - TKP-BÖİ koalisyonunun da mümkün olmadığını belirterek, "Eklektik bir hükümet de kuramayız. Görüşleri çok farklı olan kişi veya grupların oluşturduğu bir yapı da bugünkü şartlara yardımcı olmaz" şeklinde konuştu. Talat, referandumda ortaya çıkan yüzde 65'lik iradeyi meclise yansıtmanın en doğru yolunun erken seçim olduğunu söyledi.

Adem'den erken erken seçim önerisi ve tartışmalar

Ara seçimlerle ilgili takvimin kısaltılmasını öngören tasarı ele alındığında ilk sözü alan Sonay Adem (CTP), 27 Haziran'da yapılacak ara seçimlerde milletvekilliği seçiminin de yapılmasını önerdi.

Adem'in bu önerisi üzerine ortam iyice kızıştı.

TKP-BÖİ Milletvekili Hüseyin Angolemli, halkın beklentisinin Denktaşsız ve UBP'siz bir hükümet modeli olduğunu belirterek, buna açık olduklarını söyledi.

Angolemli, böyle bir hükümetin teknokratlardan da oluşabileceğini ifade ederek, "Zaman, halkın evetinin gereklerini yerine getirme zamanıdır. Önce bunu deneyelim, olmazsa erken seçime gidelim" dedi.

Angolemli, hükümeti geçişler konusunda da eleştirdi.

UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu da söz alarak, CTP'nin "UBP barış istemez türküsü" tutturduğunu belirterek, "Bir plana evet veya hayır demek başka, anlaşma istemek başka" diye konuştu.

"Biz kalıcı bir barış istiyoruz ama siz AKEL'e bir tek laf bile etmiyorsunuz" diyen Eroğlu, şöyle devam etti:

Öncelikle kendi aramızda barışı sağlamamız gerekirken, siz tabanınızı ayakta tutabilmek için bir sanal UBP düşmanlığı yarattınız. Vazgeçiniz bu suçlamalardan. Kimse kimsenin düşmanı değil."

Hükümeti, erken erken seçim demekten vazgeçmeye çağıran Eroğlu, 6 ay geçmesine rağmen hükümetin bütçeyi meclise getirme cesareti olmadığını savundu.

Hükümet konusunda alternatif arayışlara fırsat verilmesini isteyen Eroğlu, "Bu alternatifler denendi mi ki siz seçim istiyorsunuz? Niye, seçimden daha dün çıktık. Niye, çünkü siz hükümet edemiyorsunuz" diye konuştu.

İzzet İzcan (TKP-BÖİ) da konuşmasında hükümetin partilerle temas kurması gerektiğine işaret ederek, "O güvenilir, bu güvenilmez, o barış düşmanıdır, bu değildir gibi söylemler bilinçli üretilen bir politikadır" dedi.

Azınlığa düşen hükümete muhalefetin destek çıktığını, aydınılırsa kör olunacağını ifade eden İzcan, meclisten farklı hükümet modellerinin çıkabileceğini kaydetti.

Eğer bunlar olmazsa erken seçime gidilmesi gerektiğinin altını çizen İzcan, hükümet modeli arayışında kim senin bir partiyi düşman ilan etme hakkı bulunmadığını bildirdi.

İzzet İzcan, konuşmasının bir bölümünde "Eğer toplumun yüzde 35'i hayır dediyse bunu da dikkate almak zorundayız. Bu meclisten en uygun hükümet modelini çıkarmak zorundayız" dedi.

Yeniden söz alan Sonay Adem (CTP), zülfikara dokununca herkesin eteğindeki taşları döktüğünü anlatarak, kimseyi düşmanlıkla suçlamadığını söyledi.

Adem, UBP'nin barışa ve anlaşmaya karşı bir parti olduğunun altını çizerek, oluşan yeni ittifakın da erken seçimi önlemek için oluşturulan palyatif bir ittifak olduğunu yineledi ve söz konusu ittifakın da yer alacağı bir hükümet modelinin mümkün olmadığını vurguladı. Adem böyle bir koalisyonun meclisten ve komitelerden yasa da geçiremeyeceğinin altını çizdi.

Sonay Adem, Eroğlu'nun hükümet için neden güvensizlik önergesi vermediğini de sordu

BDH Milletvekili Tahsin Mertekçi de halkın içinde gerginlik ve tartışma yaşanmazken, meclis içinde tartışma ve gerginlik yaşanmasının yanlış olduğunu kaydetti. Sorunların ele alınıp çözümlenebileceğini ifade eden Mertekçi, bun un için de formüller aranabileceğini ve tüm partilerin de buna dikkat etmesi gerektiğini anlattı.

TKP-BÖİ Milletvekili Ahmet Kaşif de erken seçim alternatifinden önce meclisten hükümet çıkarmak için çalışma yapılmasından yana olduklarını ifade ederek, "Biz 5 arkadaşla oturup konuştuk. Bazı konularda da anlaştık" şeklinde konuşunca, gruba yeni bir milletvekilinin mi katıldığı sorusu geldi. Ancak buna yanıt vermeyen Kaşif, "O bize mahsustur" karşılığını verdi.

 

Başbakan kesin konuştu

Eleştirileri yanıtlamak için söz alan Başbakan Mehmet Ali Talat, oluşturulan yeni ittifak için "palyatif" söyleminin yapılmasının hakaret olmadığına dikkat çekerek, "Bu sözcük öze yönelik olmayan, üstünkörü demektir. O zaman şöyle diyelim, eklektik diyelim. Eklektik, eklenerek, birbiri ile uyumlu olmayan demektir. Biz de eklektik bir hükümet kuramayız" dedi.

Başbakan Talat, hükümet sorununun çözümü için bugüne kadar çok fazla ilgilenemediklerini, ancak bundan sonra ilgilenip hükümet meselesini çözmeye çalışacaklarını belirtti.

Rakamları toplayarak hükümet sorununu çözmenin mümkün olmadığını söyleyen Talat, UBP ile CTP-BG hükümetinin olamayacağını yineleyerek, başka formüllerin de eklektik olduğunu kaydetti. Talat, görüşleri çok farklı olan oluşumların hükümeti götürmesinin mümkün olmadığını ifade etti ve "Denktaşsızlık benim uğrunda öleceğim Leyla değildir. Kıbrıs Türk halkının iyiliği ve refahıdır" dedi.

Hükümet sorununu çözmek için erken seçimin en iyi yol olacağına inandığını yineleyen Talat, Türkiye'nin erken seçime karşı olduğunu, kendisinin de erken seçimden önce sorunun giderilmesinden yana olduğunu, fakat erken seçimin ağır bastığını belirtti.

AB'yle ilgili önemli girişimlerde bulunduklarını anlatan Talat, önemli gelişmelerin olacağını söyledi.

Mehmet Ali Talat, kimlik kartıyla geçişlerle ilgili kararlarında çelişki bulunmadığını, kararların yayınlandığını, herkesin bunlara ulaşabileceğini anlattı ve aldıkları ve yanlış anlaşılan kararlarında geri adım atmadıklarını kaydetti.

Hükümete yönelik saldırıları eleştiren Talat, CTP'yle hükümet kurabileceğini söyleyenlerin saldırılarını UBP'nin bile yapmadığını kaydetti. Talat, "Bu şekilde saldıranlarla nasıl hükümet kurabileceklerini" sordu.

Talat, kararların tadil edilebileceğini, turist listelerinin 2 gün önce bildirilmesi maddesinin ve saat 24.00'te dönüşün de tavsiye olduğunu söyledi.

Mehmet Ali Talat, hükümetin yürüttüğü politika devam ederse, Kıbrıs Türk halkının yararına çok önemli gelişmeler olacağını da ifade etti.

Talat'ın konuşmasının ardından 27 Haziran'da yerel kuruluş organları için ara seçim yapılmasını öngören yasa tasarısı, meclis genel kurulu tarafından oybirliğiyle kabul edildi.

Genel kurul daha sonra gündemindeki konulara geçmeyip toplantısını kapattı.

Meclis genel kurulu, bundan sonraki toplantısını 21 Mayıs Pazartesi günü yapacak.