Hristofyas’tan evet için 3 şart

Güney Kıbrıs’taki hükümetin büyük ortağı, Komünist AKEL lideri Dimitris Hristofyas, Kıbrıs sorununun çözümü için Annan Planı’nda ne tür değişiklikler istediklerini, Türk göçmenler ve Türkiye’nin AB üyeliğiyle ilgili görüşlerini ilk defa net bir şekilde ortaya koydu.

Kanal T’de yayınlanan Son Durum programının yöneticisi, gazetemiz yazarı Reşat Akar’ın sorularını yanıtlayan Hristofyas, Kıbrıs sorununun 2005’te, Türkiye’nin, AB ile müzakerelere başlaması öncesinde çözümlenmesi gerektiğini söyledi.

Annan Planı’nın çözüm için temel olduğunu, ancak garantilerle ilgili çekinceleri bulunduğunu söyleyen Hristofyas, Türkiye’nin de AB üyesi olması sonrasında adada ne Türk, ne de Yunan askeri kalmaması gerektiğini iddia etti. Hristofyas, güvenlik konusunu yeniden ele almak istediklerini belirtirken şunları söyledi:

“Biz güvenlik meselesini yeniden görüşmek istiyoruz.Anavatan’lar geçmişte Anavatan gibi hareket etmediler.Bizlere bakıcı ve yol gösterici gibi davrandılar. Gerek faşist Yunan Cuntası, gerekse EOKA-B 1974’te darbe yaparak, Türkiye’ye müdahale için adeta davetiye çıkardı.Türkiye buraya müdahale ederken, normal düzeni sağladıktan sonra çekileceğini söylemişti.Ama hala buradadır. Biz, Türkiye’nin AB üyesi olmasını istiyoruz. Bunun Kıbrıs’a olduğu kadar kendi halkına da yararı vardır.Ama Türkiye de bizi anlamalıdır. Biz artık olgunlaştık.Artık kan dökülmesini istemiyoruz. Garanti anlaşmalarına karşı değiliz.Fakat müdahale hakkı olmasın.Dilimiz sütten yandığı için, bundan sonra yoğurdu üfleyerek yemek istiyoruz”.

Hristofyas, Türk göçmenleriyle ilgili görüşlerini yansıtırken “Annan Planı 45 bin kişinin adada kalmasını öngörüyordu. Ama öyle bir liste hazırladılar ki, o listede Hasan’ın adı vardı, çucukları ve eşi dışta bırakılmıştı. Yani bu rakam 55 bin, 70 bin de olabilirdi. Biz rakamın ne olacağını kesin olarak bilmek istiyoruz”dedi.

Reşat Akar’ın ““Diyelim ki, 50 bin Türk vatandaşının Kıbrıs’ta kalması gerekiyor. Siz bu rakamı kabul ediyor musunuz?” sorusuna Hristofyas “Evet ediyorum. İlk defa sizin aracılığınızla bunu açıklamak istiyorum. Ben 50 bin rakamını kabul ediyorum, ama diğerlerinin gitmesi şartıyla “yanıtını verdi.

TALAT’LA GÖRÜŞMEYE HAZIR

Annan Planı’nda istedikleri değişikliklerden birinin de anlaşmanın uygulanmasıyla ilgili olduğunu belirten Hristofyas, bunun garanti edilmesi üzerinde ısrar ettiklerini söyledi. AKEL lideri “Bu değişiklik taleplerinizi neden Sayın Mehmet Ali Talat’la görüşmüyorsunuz. Size kaç kez çağrı yaptığı halde görüşmediniz.Kuzeye geçmek istemiyorsanız, uzun yıllar görüşme yaptığınız Ledra Palace oteli vardır. Orada görüşemez misiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Dostum Talat’la kuzeyde görüşebilirim. Ama benden vize istiyorlar. Bunu asla kabul edemem. Kendi ülkemde vizeyle seyahat edemem.Vizeyi kaldırırlarsa kuzeyde, kaldırmazlarsa ve Talat kabul ederse güneyde, o da olmazsa sizin dediğiniz gibi Ledra Palace Otel’de, hatta yurt dışında görüşmeye hazırım ve kendisine bu çağrıyı yapıyorum”.

Talat’la görüşmesinin, Türkiye’nin müzakere tarihi almasına az da olsa katkı yapabileceğini, ancak AB’nin kosullarını değiştirmeyeceğini söyleyen Hristofyas “Türkiye’nin, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımasını şart koşuyorsunuz. Bu tanıma 17 Aralık öncesinde mi olmalı, yoksa sonrasında da olabilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımamazlıktan gelemez. Özellikle müzakere döneminde 24 ülkeyi tanıyıp, bir tanesini tanımadığını söyleyemez. Zaten bu AB’nin görüşüne de aykırıdır. Öyleyse Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımalı ve Gümrük Birliği’ni de tam olarak uygulamalıdır. Bizim bu talebimiz şahsi değil, Ulusal Konsey’in kararıdır ve hem iktidar, hem de muhalefet tarafından desteklenmektedir. Türkiye bizi anlamakta gecikmeseydi, kılıcı alimize alarak, tam üye olabilmesi için destek turlarına çıkacak, büyük bir mücadele verecektik. Böylece üyeliği daha kolay gerçekleşecekti.”

AKEL lideri, Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Hristofyas “Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdığı zaman, Kıbrıs Türkleri süratle Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama olacak değiller mi?. Böylesi bir sonuç mudur istenen?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Türkiye bizi tanıyınca, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bizimle müzakere edecektir. Biz Annan Planı’na dayalı ve Makarios’un da kabul ettiği gibi 2 bölgeli, 2 toplumlu bir çözüm istiyoruz. Ve bu çözüm, Türkiye’nin, AB ile resmen müzakerelere başlamasından önce sağlanmalıdır.

KUZEY’DEKİ RUM MÜLKLERİ

Annan Planı’nın mülkiyetle ilgili bölümüne destek veren Hristofyas, bununla birlikte kuzeydeki inşaat patlamasına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Annan Planı 2001 yılının sonuna kadar yapılan mülklerden söz eder. Bu belli olduğu halde, özellikle son zamanlarda geceli, gündüzlü inşaatların devam etmesi Rum halkının tepkisine yol açmaktadır. Bunlar yapılmamalı. Çünkü plan buna engel teşkil ediyor”.