Halka atılan bombalar
 

Önceki akşam, KIBRIS Medya Grubu tesislerinde üç bomba patladı. Bu korkakça hareket, doğrudan Kıbrıs Türk halkına yönelmişti. Çünkü, KIBRIS Gazetesi'nin gerçek sahibi Kıbrıs Türk halkıdır. KIBRIS Gazetesi, özellikle son üç yılda yürütülen demokrasi mücadelesinde, Kıbrıs Türk halkının sesi soluğu olmuştur. Öyle olmaya da devam edecektir.

Bu bombalar, statükonun, soğuk savaş döneminden kalan çağdışı kafaların artık sıfırı tükettiklerini göstermektedir. Artık söyleyecek sözleri savunacak argümanları kalmamıştır. Halk, onlara rağbet etmemektedir. Onlar da en iyi bildikleri şeyi yapmaktadırlar: kalleşçe saldırmak.

Ancak bu onları hiçbir yere götürmeyecektir çünkü biz, Kıbrıs Türk halkı bizden ne bekliyorsa onu yapmaya devam edeceğiz. Üç beş çapulcunun kuru gürültüsüne pabuç bırakmayacağız. Bildiğimiz yolda yürüyeceğiz. Halkımız rahat olsun, bizden desteğini esirgemesin.

Bu arada, güvenlik güçlerimizi de eleştirmeden geçemeyeceğiz. Bir süre önce, KIBRIS Gazetesi'ne telefonla yoğun tehditler gelmişti. Biz de bu durumu polisimize aktarmış ve tedbir almasını rica etmiştik. Buna rağmen önceki akşam olanlar oldu ve polisimiz olayı incelemeyi sürdürüyor. Keşke saldırıyı önleyebilecek tedbirleri alabilseydi. Çünkü güvenlik kuvvetlerine güven bir kez sarsıldı mı bir daha onu geri getirmek zordur.

Bu kadar küçük nüfuslu, bu kadar küçük bir ülkede, nüfusun dörtte biri kadar asker ve polis varken bu tür olaylar olabiliyorsa, faili meçhul cinayetler işlenebiliyorsa, başbakanların evleri bombalanıyor ve failleri bulunamıyorsa, ülkedeki güvenlik müessesesini ciddi bir şekilde sorgulamak zorundayız. Eğer her müessese kendi güvenliğini sağlamak için silahlı birlikler kurmak zorunda kalacaksa ülkede ciddi bir güvenlik sorunu var demektir.