Güzelyurtlu cinayetinde 5. tutuklama
Güney Kıbrıs’ta Elmas Güzelyurtlu, Zerrin Güzelyurtlu ve kızları Eylül Güzelyurtlu’nun öldürülmesiyle ilgili olarak tutuklanan 4 zanlı hakkında 3’er gün daha tutukluk emri alındı.
Dün öğleden sonra Lefkoşa Kaza Mahkemesi huzuruna çıkarılan Mustafa Akmandor, Fikret Akmandor, Mustafa Çavkan ve Emin Özvehit hakkında İddia Makamı, tahkikatın devam ettiği gerekçesiyle 8’er gün tutukluluk emri talep etti
Kaza Mahkemesi Yargıcı Tanju Öncül, mahkemeye sunulan şahadetin yeterli olmadığını, buna karşın suçun ciddiyeti ve kamu yararını dikkate alarak “polise ve siyasilere bir fırsat daha tanımak için” zanlılar hakkında 3’er gün daha tutukluluk emri verdi.
Öte yandan aynı olayla ilgili zanlı olarak aranan Hikmet Oruç da dün Türkiye’den KKTC’ye döndükten sonra tutuklandı.
Mahkeme huzuruna çıkarılan Hikmet Oruç hakkında da 3 gün tutukluluk emri alındı.
21 Ocak tarihinden itibaren cinayet zanlısı olarak tutuklu bulunan Mustafa Akmandor, Fikret Akmandor, Mustafa Çavkan ve Emin Özvehit geniş güvenlik tedbirleri altında saat 14.30’da Lefkoşa Kaza Mahkemesi Yargıcı Tanju Öncül’ün huzuruna çıkarıldı.
Mahkemede İddia Makamı’nı Savcı Sarper Altıncık, 4 zanlı adına ise Savunma Avukatı Mustafa Asena hazır bulundu. Duruşmaya çok sayıda bazın mensubu yanında hukukçu ve vatandaşların da yoğun ilgi göstermesinden dolayı mahkeme salonu doldu taştı.
HASAN ESENBOĞA
Mahkemede ilk olarak tahkikat memuru Polis Başmüfettişi Hasan Esenboğa şahadet verdi.
Esenboğa tutuklu bulunan 4 zanlının 15 Ocak’ta Lefkoşa-Larnaka anayolu üzerinde meydana gelen Elmas, Zerrin ve Eylül Güzelyurtlu cinayetiyle ilgili olarak tutuklandıklarını ve haklarında taammüden adam öldürme suçundan soruşturma başlatıldığını söyledi.
Olayla bağlantısı olduğuna inanılan ve aranmakta olan Hikmet Oruç isimli kişinin önceki gün saat 16.00’da Türkiye’den KKTC’ye giriş yaptıktan sonra tutuklandığını ve ifadesine başvurulduğunu belirten Esenboğa, tahkikatın devam ettiğini, ifadesi alınacak birçok kişi bulunduğunu, KKTC’de bulunması muhtemel emarelerle ilgili araştırmaların devam ettiğini söyledi.
Güney Kıbrıs’la temasların devam ettiğini belirten Esenboğa, soruşturmanın salimen yürütülmesi açısından zanlılar hakkında 8’er gün daha tutukluluk emri talep etti. Esenboğa, zanlıların serbest kalmaları durumunda emarelere müdahale edebilecekleri gibi, ifadesi alınabilecek kişileri de etkileyebileceklerine dikkat çekti.
Daha sonra Savcı Sarper Altıncık’ın sorularını yanıtlayan Hasan Esenboğa, 5-6 kişinin daha ifadelerinin alınması gerektiğini, olayla ilgisi olduğuna inanılan ZZ plakalı Alfa Romeo marka bir araç ile bir ateşli silahı aradıklarını da açıkladı.
“ELİMİZDE EMARE YOK BİLGİ VAR”
Daha sonra Avukat Mustafa Asena’nın sorularını yanıtlayan Esenboğa, ifade alınacak kişi sayısını 8 olarak açıkladı.
Zanlılardan alınmış ifade olmadığını, cinayetin işlendiği olay yerinde gidip inceleme yapmadığını; emareleri tasarrufuna almadığını; öldürülen kişileri olay yerinde görmediğini; otopsilerinde ve evlerinin incelenmesinde hazır bulunmadığını, görgü tanıklarının Türk veya Rum olduklarına ilişkin araştırma yapmadığını belirtti.
Aradığını ifade ettiği tabancanın kovanını ve çekirdeğini görmediğini ancak bilgisinde olduğunu ifade eden, bir başka soruya karşılık tabanca bulunsa dahi Rum tarafı delilleri vermeden balistik inceleme yapma şansları bulunmadığını kaydeden Hasan Esenboğa, ancak üst düzeyde Rum tarafıyla temasların devam ettiğini söyledi.
Esenboğa, Avukat Asena’nın “Tahkikat yaptın da ne buldun? Ne mermi var, ne ceset var, ne araba var, ne emare var. Elinde ne var?” şeklindeki sorusuna karşılık, “Elimizde şu anda bir emare yok, bilgi var. Temaslar devam ediyor, bunların ne kadar gideceğini ben bilemem” şeklinde yanıt verdi.
Esenboğa, bir başka soruya karşılık Rum polisinin emareleri verme olasılığının şimdilik görünmediğini de ekledi.
Asena’nın “Rum Adalet Bakanı ‘Tutuklananlar benim vatandaşımdır. Türklerin tahkikat yapma yetkisi yok’ dedi Bundan haberin var mı?” şeklindeki bir başka soruya karşılık ise “Olabilir, temaslar devam ediyor” demekle yetindi.
Asena bunun üzerine polisin elinde tahkikat yapabilecek hiçbir bulgu ve emare olmadığını, ortaya atılan iddiaların farazi olduğunu ve bu farazi iddialar üzerine tutukluluk sürelerinin uzatılmak istendiği görüşünü ortaya koydu.
SARPER ALTINCIK
Savcı Sarper Altıncık ise yaptığı konuşmada, polis tarafından ortaya konulan şahadetin mahkeme tarafından en iyi şekilde değerlendirileceğine inandığını söyledi.
Zanlıların en ciddi suçlardan birini işlediklerine inanıldığını, ortada neticelenmemiş bir tahkikat bulunduğunu ifade ederek, bu nedenle tutukluluğun uzatılması gerektiği inancını ortaya koyan Altıncık, bu konuyla ilgili hukuki prensiplere dikkat çekti.
Yeniden söz alan Avukat Mustafa Asena, polis tarafından ortaya atılan iddiaların dayanağının bulunmadığını ve tutukluluğu gerektirecek neden ve ciddi bir soruşturmanın olmadığını belirtti.
Ne tahkikatın seyrini engelleyecek bir durum ne de ortada emare bulunmadığını yineleyen Asena, “Adaletin tecellisi isteniyorsa Rum tarafına gönderilmelidirler. Basının önünde bunu açıklıyorum. Biz buna hazırız” dedi.
Bunun üzerine Yargıç Tanju Öncül, basına söyleyeceği bir şey varsa duruşma tamamlandıktan sonra dışarıda söyleyebileceğine işaret ederek, davayla ilgili olarak mahkemeye söyleyeceği bir şey varsa onu söylemesi yönünde Asena’yı uyardı.
Sözlerine devam eden Asena ortada bir “komedi trajedinin” yaşanmakta olduğu görüşünü ortaya koyarak “Elinde hiçbir şey olmayan polisin yaptığı komedidir. Bu kişilerin de, aleyhlerinde ciddi hiçbir şey getirilemediği halde 6 günden beri tutuklu kalmaları trajedidir” dedi.
Birleştirilmiş Yargıtay ceza kararlarına atıflarda bulunan Asena, 4 zanlının da serbest kalması gerektiği inancını dile getirdi.
TANJU ÖNCÜL
Tarafların sunumları bittikten sonra kararını açıklayan Yargıç Tanju Öncül, tutuklama talepleri değerlendirilirken, suçun işlenmiş olması ihtimaline, zanlıların olayla ilişkisi bulunup bulunmadığı ihtimaline ve tahkikatın tamamlanıp tamamlanmadığına bakıldığını söyledi.
Bu 3 kriter dışında kamu yararı ve kişi özgürlüğü arasında da denge kurmak gerektiğini belirten Tanju Öncül, bu çerçevede düşünüldüğünde gidilebilecek çözümün zanlıların serbest kalması doğrultusunda olduğunu söyledi.
Mahkemelerin görevlerinden birinin de her somut olayı ciddi bir şekilde incelemek olduğunu, buna karşın olayın politik boyutuna müdahil olmak durumunda olmadığını, onları çözecek olanın siyasiler olduğunu kaydeden Öncül, mahkemelerin siyasilere zemin yaratmasının söz konusu olamayacağını kaydetti.
Bu gibi durumlarda göz önünde tutulması gereken en önemli şeyin kamu yararı olduğuna işaret eden Yargıç Öncül, kararı verirken suçun ciddiyetini dikkate alarak kamu yararı boyutunu ön planda tutmayı uygun gördüğünü söyledi.
Zanlılar aleyhinde cinayet soruşturması yapıldığını, suçla zanlıların ilişkisi olabileceği hususunun ortaya konulduğunu belirten Öncül, kendisinin de bu hususta bir kanaate vardığını ifade etti.
Bu soruşturmanın Güney Kıbrıs’tan emareler gelmeden başarılı şekilde sonuçlanabileceğinin çok şüpheli olduğuna dikkati çeken Öncül, polise ve bir anlamda da siyasilere bir fırsat daha tanımak için 4 zanlı hakkında da 3’er gün daha tutukluluk emri vermeyi uygun gördüğünü açıkladı.
HİKMET ORUÇ
4 zanlının ardından bu kez cinayetle ilgili olarak aranan ve önceki gün adaya giriş yaptıktan sonra tutuklanan Hikmet Oruç, Yargıç Tanju Öncül’ün huzuruna çıkarıldı.
Avukatsız olarak mahkeme huzuruna çıkan Hikmet Oruç, kendisinin olayı yurtdışındayken gazetelerden öğrendiğini, önceki gün ise KKTC’ye döndükten sonra tutuklandığını söyledi.
Hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Oruç, 3 gün tutukluluk istemine itiraz etmedi.
Yargıç Öncül de polisin istemi doğrultusunda Hikmet Oruç hakkında da 3 gün tutukluluk emri verdi.