Güvensizlik önergesi, meclis gündeminde
Güvensizlik önergesine UBP, BDH, YP ve bağımsız milletvekili Ahmet Kaşif kabul oyu verirken, CTP, DP ve TKP ret oyu kullandı. Genel kurula bağımsız milletvekili Ünal Üstel, BKP Milletvekili İzzet İzcan ve CTP Milletvekili Özdil Nami katılmadı
CTP-DP koalisyon hükümeti hakkında UBP'nin verdiği güvensizlik önergesi, yapılan açık oylamada 23 ret oyuna karşılık 24 kabul oyu ile meclis gündemine alındı. Önerge daha sonra belirlenecek bir günde özel gündemle ele alınacak
UBP'nin CTP-DP koalisyon hükümeti hakkında meclise önceki gün sunduğu "güvensizlik önergesine" ilişkin tezkere dün toplanan Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda oyçokluğuyla kabul edildi.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, dün meclis başkanı Fatma Ekenoğlu başkanlığında saat 11.20'de toplandı. Toplantıda ilk olarak başkanlığın genel kurula sunuşları gerçekleştirildi.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, UBP'nin hükümet hakkında verdiği güvensizlik önergesinin gündeme alınmasını oyçokluğuyla kabul etti.
Güvensizlik önergesi için yapılan açık oylamada 23 ret oyuna karşılık 24 kabul oyu ile önergenin gündeme alınması kabul edildi. Önerge daha sonra belirlenecek bir günde özel gündemle ele alınacak.
Önergeye UBP, BDH, Yeni Parti ve Bağımsız Milletvekili Ahmet Kaşif kabul oyu verirken, CTP, DP ve TKP ret oyu kullandı. Genel kurula bağımsız milletvekili Ünal Üstel, BKP Milletvekili İzzet İzcan ve CTP Milletvekili Özdil Nami katılmadı.
Daha sonra ana muhalefet UBP'nin, CTP-DP koalisyon hükümeti hakkında Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı'na önceki gün sunduğu "güvensizlik önergesine" ilişkin tezkere genel kurulun bilgisine getirildi.
Meclis başkanlığında okutulan önergenin gündeme alınıp alınmaması konusunda lehte ve aleyhte söz hakkı verildi.
UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ile birlikte toplam 18 milletvekilinin imzalarını taşıyan güvensizlik önergesinde hükümetin azınlığa düşmesine rağmen istifa etmemesi eleştirilerek, "Ülkemizin ve anavatanımızın içinde olduğu koşulları ve uluslararası konjonktürü dikkate alarak, olası pozitif gelişmelerin de önünü tıkamamak maksadıyla bugüne kadar iyi niyetle bekledik" denildi.
UBP'nin önergesinde, azınlık hükümetinin ülkeyi kaosa sürüklediği iddiasında bulunularak, bütçesini dahi meclise getiremeyen hükümetin daha fazla işbaşında kalmasının halkın menfaatleriyle örtüşmediği belirtildi.
Barış, çözüm, uzlaşı gibi kulağa hoş gelen söylemlere sarılanların kendi yurttaşları ve siyasi partilerle dahi uzlaşamadığı hatta görüşmediği iddiasında bulunulan önergede, iç barışı da sağlamaktan uzak azınlığa düşmüş hükümetin biran önce görevden uzaklaştırılmasının halkın beklentisi olduğu görüşü öne sürüldü.
UBP'nin güvensizlik önergesinde, hükümet, başbakan ve bakanlar kurulu aleyhine anayasanın 109'uncu maddesinin 3'üncü fıkrası ve meclis iç tüzüğünün 130'uncu maddesi uyarınca güvensizlik önergesi verildiği belirtildi.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda ilk olarak UBP'nin hükümet hakkında verdiği Güvensizlik Önerisi ele alındı.
İç tüzük gereği bir lehte ve bir aleyhte söz verilmesi gerekirken CTP-BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, mecliste temsil edilen tüm gruplara söz hakkı verilmesi önerisini getirdi. Bu öneri oybirliğiyle kabul edildi.
Salih Miroğlu: Doğru dürüst hükümet için cevaz verelim
UBP adına önergeyle ilgili olarak genel sekreter Salih Miroğlu konuştu.
Miroğlu konuşmasının başında CTP-BG hükümetinin anayasaya aykırı atamalara rağmen kurulup onay aldığı yönündeki iddiaları yineledi. Demokrasinin yara almamasını isteyen UBP'nin bu konuda yargıya başvurduğunu, konunun hala yargıda olduğunu kaydeden Miroğlu, yargının vereceği kararı merakla beklediklerini söyledi.
Hükümeti partizanlık ve usulsüzlük yapmakla suçlayan ve bütçeyi geçirmediği için eleştiren Miroğlu, buna karşı hükümetin istifa çağrılarına da kulak tıkadığını belirtti.
CTP'nin verdiği erken seçim önergesine mecliste evet dediklerini kaydeden Miroğlu, komitedeki tavırlarının da aynı olacağını açıkladı.
Hükümetin artık gitmesi gerektiğini ileri süren ve Başbakan Talat'tan hâlâ istifa etmesini beklediklerini kaydeden Miroğlu, "Hep beraber demokrasiye sahip çıkalım. Bu çarpıklığa son verelim ve doğru dürüst bir hükümetin kurulmasına cevaz verelim" dedi.
Miroğlu, önergelerine tüm milletvekillerinden destek istedi.
Soyer: Erken seçime destek verin
CTP Genel Sekreteri Soyer ise yaptığı konuşmada, UBP'nin önergesinin zamanlama açısından oldukça ilginç olduğunu savundu.
"UBP hükümetlerinin ihmali yüzünden Kıbrıs Türkü'nü izolasyonların altına sokan" ABAD kararının ortadan kaldırılmasına yönelik kararların alındığı gün güvensizlik önergesi verilmesinin "UBP'nin zihniyetini ortaya koyduğunu" savunan Soyer, hükümetin dış politikada aldığı yol ve elde ettiği başarılarla halkın gönlünde ve dünya kamuoyunda yer ettiğini söyledi.
UBP'nin hükümete girmesi durumunda elde edilen başarıların darmadağın olacağı görüşünü ortaya koyan Soyer, bu nedenle UBP'nin hükümete girmemesi için mücadelelerini sürdüreceklerini, "bunun bir yurtseverlik olduğunu" savundu.
UBP'nin önergesine "hayır" diyeceklerini açıklayan Soyer, meclise verdikleri erken seçim önerisine destek verilmesi çağrısında bulundu. Soyer bunun yapılması durumunda 26 Eylül'de seçime gidilebileceğini vurguladı.
Mustafa Akıncı: Hükümete güven kalmadı
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı ise yaptığı konuşmada, seçimden sonra geçen süreci özetledi.
BDH olarak hükümetin kurulmasına engel çıkarmadığını, oluşmasına destek çıktığını, 6 aydır da muhalefet yapmadıklarını anlatan Akıncı, bunu çözüme ulaşılması için yaptıklarını vurguladı.
24 Nisan'dan sonra hükümete güven kalmadığının görüldüğünü, çünkü hükümette ciddi bir uyumsuzluk olduğunu kaydeden Akıncı, AB'nin önceki gün aldığı karara değinerek "AB'nin yolunu bu hükümet değil halk açtı. Bunu sadece CTP-DP hükümetine bağlamak doğru değildir" dedi.
Akıncı, AB kararlarına rağmen hiçbir şeyin çözümün yerini tutamayacağının bilinciyle hareket edilmeye devam edilmesini istedi.
UBP'nin güvensizlik önergesine "evet" diyeceklerini açıklayan Akıncı, buna karşın CTP'nin önerisi doğrultusunda komiteden erken seçim kararı çıkarsa bu yöndeki tutumlarını ileriye götürmeyeceklerini vurguladı.
Hüseyin Angolemli: Bu işi bir tek seçim paklar
TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, UBP'nin güvensizlik önergesi hakkında yaptığı konuşmada, AB'nin aldığı karara değinerek, "Bu başarı halkın başarısıdır" dedi.
Hükümeti oluşturan partiler arasında uyumsuzluk olduğunu, CTP-BG Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat "Tanınma asla" derken, DP Genel Başkanı Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın "Tanınma zamanı geldi" dediğine işaret eden Angolemli, "Bu hükümetle artık hedefe varılamaz. Bugün gibi açıktır" dedi.
CTP, DP ve BDH arasında yapılan görüşmelerde barış yanlısı iki partinin birbirine düştüğünü söyleyen Angolemli, "Bu işi bir tek seçim paklar. O nedenle CTP'nin önerisi yerindedir" şeklinde konuştu.
CTP'nin önerisine bir parti hariç herkesin "evet" dediğini kaydeden Angolemli, komiteden erken seçim kararı çıkacağına inandığını, bu nedenle güvensizlik önergesine gerek olmadığını savundu. Angolemli, bu nedenle UBP'nin güvensizlik önergesine ret oyu vereceklerini açıkladı.
Nuri Çevikel: Hükümet fiyasko
Yeni Parti Genel Başkanı Nuri Çevikel ise güvensizlik önergesini ilk gündeme getiren kişinin kendisi olduğunu söyledi.
Hükümetin içteki icraatlarını "fiyasko", dıştaki temaslarını ise "fazla abartılı" olarak nitelendiren Çevikel, hükümetin istifa etmesini, gerekli formüllerin denenmesini, yeni hükümet kurulamaması durumunda erken seçimin gündeme getirilmesini istedi.
26 Eylül'ün CTP'nin dayatması olduğunu, bu nedenle meclisin erken seçime izin vereceğine inanmadığını belirten Çevikel, UBP'nin önerisine evet oyu vereceğini açıkladı.
Olası bir erken seçime de her halükarda katılacaklarını ifade eden Çevikel, seçim için en uygun tarihin, TC'nin AB pozisyonunun netleşeceği aralık sonrası olduğu görüşünü belirtti.
Ahmet Kaşif: Hükümet istifa etmeli
Bağımsız milletvekili Ahmet Kaşif ise yaptığı konuşmada, azınlığa düşen hükümetin, demokrasi gereği istifa edip tekrar hükümet kurulmasına imkan vermesi gerekirken bunu yapmadığını söyledi.
Hükümetin dış temaslarını desteklediklerini ama seçim havasına girilirse bunları sağlıklı yürütmenin zor olacağını kaydeden Kaşif, "Sayın başbakan ve başbakan yardımcısı oturunuz halkın istenci doğrultusunda hükümeti oluşturun. Bunları yapamazsanız lütfen istifa ediniz ve parlamentonun önünü açınız" dedi.
Hükümetin istifa etmemesi durumunda 26'nın bulunup düşürüleceğine olan inancını dile getiren Kaşif, Özgür Düşünce Hareketi olarak UBP'nin önerisine "evet" diyeceklerini açıkladı.
Serdar Denktaş: DP çözüme karşı çıkmadı
Nuri Çevikel'den sonra söz alan DP Genel Başkanı Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, partisine yönelik eleştirileri yanıtlayarak, DP'nin hiçbir zaman çözüme sırtını dönük bir politika izlemediğini söyledi.
Hükümete geldikleri günden itibaren Kıbrıs Türk halkının geleceğini garanti altına alacak bir çözüme ulaşılması için gecelerini gündüzlerine katarak çalıştıklarını kaydeden Serdar Denktaş, "Bunlar yadsınamaz ve bu gerçekler ortadan kaldırılamaz. DP kurulduğu günden itibaren çözüme karşı çıkmadı" dedi.
Hükümetin içte ve dışta yaptıkları hakkında açıklamalarda bulunan Denktaş, şu anda KKTC'nin tanınmasını talep etmediklerini, ancak ilanihaye Rum tarafını beklemeyeceklerini, DP'nin görüşünün bu yönde olduğunu kaydetti. "İki halkın bir araya gelmesinin tek yolu iki devletin tanınmasıdır. Bize göre gidişat o noktadadır. Ama hükümet programında olmadığı için bu düşüncelerimizi ön plana çıkarmıyoruz" şeklinde konuştu.
CTP'nin erken seçim önerisinin çarşamba günü komitede ele alınacağını, bu nedenle yeni uğraşlar içine girmeye gerek olmadığını kaydeden Serdar Denktaş, bu düşüncelerle UBP'nin güvensizlik önergesine ret oyu vereceklerini söyledi.
Erken seçim için UBP'nin DP'ye ihtiyacı bulunmadığını kaydeden Denktaş, "Komitede 3 CTP, 3 UBP, 1 de DP temsilcisi var. Kararınızı alın seçimi 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapalım" diyerek sözlerini tamamladı.
Talat: UBP'nin psikolojisi bozuk
Son sözü CTP Genel Başkanı, Başbakan Mehmet Ali Talat aldı.
Mehmet Ali Talat, ciddi bir çelişkiler yumağı bulunduğunu belirterek bunun çözülmesi, neyin en doğru olduğunun kararlaştırılması gerektiğini kaydetti. "Bu noktada psikolojimizi bozmamamız lazım" diyen Talat, meclisten istikrarlı bir hükümet çıkmayacağını belirterek, önergeyi veren UBP'yi "psikolojisinin bozuk olması"yla suçladı.
Koltuğa yapışmadıklarını, seçimde "ak koyun ve kara koyunun" belli olacağını belirterek seçime gitme çağrısı yapan Talat, seçim için 26 Eylül tarihinin geç olması durumunda ağustosta da yapılabileceğini söyledi.
Akıncı ve Angolemli'nin erken seçim konusunda görüşlerini çok net olarak ortaya koyduğunu, ülkede istikrar için seçimin gerekli olduğunu belirten Talat, yurtdışı temaslarında hükümetin geleceği konusunda çok sık sorularla karşılaştıklarını ifade ederek, "Bu nedenle aynı sonuç çıksa bile seçime gitmeliyiz" dedi.
Hükümet olarak kendilerinin de eksikleri olduğunu, bütçeyi geçirmediklerini ve bunun büyük yanlış olduğunu ifade eden Talat, ancak hiçbir şey yapmadıklarını söylemenin de yanlış olduğunu belirtti.
Hükümetin düşmesinin kişisel olarak umurunda olmadığını, ancak içte ve dışta bazı faaliyetler bulunduğunu ve ekonomide gelişmeler olduğunu anlatan Talat, AB'nin aldığı kararlarla ABAD kararının ekarte edildiğini söyledi, şimdiki hükümetin itibarının şimdiye kadarki hükümetlerden çok daha yüksek olduğunu savundu.
Hükümetin mecliste çoğunluğu olmadığını ancak istifa ederek de uluslararası faaliyetleri bitirmek istemediklerini belirten Talat, hükümetin önergeyle düşürülmesinin uluslararası ilişkilere zarar vereceğini, bunun yapılmaması gerektiğini söyledi.
Talat, ülkenin seçime ihtiyacı varsa bunun yapılacağını ve kimsenin de buna karşı çıkmayacağını da kaydetti.
Talat'ın konuşmasının ardından önergenin gündeme alınıp alınmaması konusunda oylama yapıldı.
Önergenin gündeme alınması 24'e karşı 23 oyla kabul edildi.
Önerge daha sonra belirlenecek bir günde özel gündemle ele alınacak.
Genel kurul daha sonra çalışmalarını tamamladı. Meclis genel kurulunun bir sonraki birleşimi pazartesi günü yapılacak.