AB, Papadopulos'un elini güçlendirdi
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'un; BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la görüşmeye; AB'nin Kıbrıslı Türklerle ilgili kararıyla güçlenmiş şekilde gideceği, tüzükler konusundaki bu gelişmenin meydana gelme zamanın, Rum yönetiminin icraatları için oldukça elverişli olduğu bildirildi.
Güney Kıbrıs'ta yayımlanan Fileleftheros gazetesi "Tasos AB'den Çeyizle Annan'a -Rapor; Kıbrıslı Türkler Tarafından Yönetilen Bölümden Söz Ediyor -Lefkoşa İçin İlk Kazanım" başlık ve spotlarıyla manşete çektiği haberinde 25'lerin kararının Gül'ün önerilerini geçtiğini, Kıbrıslı Türklerin izolasyonu ve Rum Yönetimi'nin bundan sorumlu olduğu "masalını yıktığını" ve buna paralel olarak Rum yönetiminin by-pass edilmesi ve KKTC'nin yüceltilmesine yönelik her türlü çabayı alaşağı ettiğini yazdı.
Bunun; KKTC'yle doğrudan ticari alış-verişlere başlamayı hedefleyen Amerikan planlamalarını da etkilemesinin muhtemel olduğunu kay-deden gazeteye göre Cuma günü oy birliğiyle benimsenen AB Dönem Başkanı Avusturya'nın formülünün; AB'ne üye oluşundan beri Güney Kıbrıs'ın Kıbrıs sorununda elde ettiği ilk kazanım olduğuna ve AB'nin Kıbrıs sorununda oynayabileceği rolü vurgulamakta olduğuna işaret edili-yor.
Gazete "Papadopulos-Annan İçin Viyana Valizi -AB'nin Tüzüklerle İlgili Kararı Görüşmenin Havasını Etkiliyor -Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ne Üyeliğinden Beri Lefkoşa'nın Kıbrıs Sorununda Elde Ettiği İlk Kazanım" başlığıyla iç sayfasına aktardığı haberinde özetle şunları yazdı:
"COREPER'in Avusturya'nın mührünü taşıyan kararı tüzüklerin birbirinden ayrılmasını, Kıbrıslı Türklere mali yardımın verilmesini, doğrudan ticaretin yalnız oy birliğiyle ileri götürülebilmesini gündeme getirdi. Bu gelişmedeki en önemli kazanım; Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Katılım Sözleşmesi'nin 10. Protokolüne atıfta bulunulmasıdır. Bu ifade; Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bundan böyle by-pass edilemeyeceği anlamına geliyor ve işgal bölgeleriyle doğrudan ekonomik alış-veriş metotlayan Amerikalıların ellerini bağlıyor. Buna paralel olarak Maraş'la ilgili öneri yeniden gündeme geliyor ve bu; adanın işgal altındaki bölümüyle doğrudan ticaretin başlaması pers-pektifiyle ilgili gelecekteki görüşme-lerle bağlantılı kılınıyor.
Tüzüklerle ilgili bu gelişmenin meydana gelme zamanı; Annan-Papadopulos görüşmesi arifesinde Lefkoşa'nın icraatları için elverişlidir. 25'lerin kararı Gül'ün önerisini aşıyor, Kıbrıslı Türklerin sözde izolasyonu ve bundan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin sorumluluklarına ilişkin masalı yıkıyor. Top; Talat'ın ve Ankara'nın ayağındadır. Talat ve Ankara özde; AB'nin Kıbrıslı Türklere sağladığı paraları reddetmek ya da kabul etmek ikilemiyle ikinci kez karşı karşıya gelecek. Bütün bunlar; Paris görüşmesinin üzerinde gerçekleşeceği zemine ilişkin sahneyi şekillendiriyor.
Lefkoşa Genel Sekreter'in niyetleri hakkında net bir görüntüye sahip değildir. Var olduğu görünen tek olgu; Kofi Annan ve Tasos Papadopulos'un 20 Ocak'ta gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde söylenenlerdir. Genel Sekreter kartlarını açmadı, niyetlerine ilişkin işaret de vermedi. Yapılan tek ön hazırlık; önceki günkü Başkan Papadopulos'un Genel Sekreter'in Temsilcisi Michael Moller'le gerçekleştirdiği görüşmedir. Daimi Temsilciliğimizin üst düzeydeki gayretlerine rağmen New York'ta herhangi bir ön hazırlık (görüşmesi) yapılamadı.