Güney’de, 30 yeni mülkiyet davası
Kıbrıslı Türk Arif Mustafa’nın, Güney’de kalan evi için açtığı davayı kazanması üzerine, birçok Kıbrıslı Türk’ün mallarını talep etmek amacıyla Rum avukatlarla temasa geçtiği bildirildi.
Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Politis gazetesi, “Kıbrıs Türk Talepleri Davalarında Başka 30 Dava Daha… Arif’in Sırası” başlıklı haberinde, Arif Mustafa davasına benzer 30 davanın daha gündeme geleceğini belirtti.
Bu davalardan çoğunun Güney Kıbrıs’taki mahkemelerde, bazılarının ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görüleceğini yazan gazete, KKTC’deki hukuk çevrelerinden aldığı bilgilere dayanarak, daha birçok Kıbrıslı Türk’ün mallarını talep etmek amacıyla Rum avukatlarla temasa geçtiğini belirtti.
Gazete bazı davalara ilişkin olarak örnekler de verdi. Buna göre; Bir Kıbrıslı Türk, şu anda Rum göçmenin ikâmet ettiği Larnaka’daki apartman dairesini, bir başka Kıbrıslı Türk yine Larnaka’da bulunan ve şu anda üzerinde 20 tane göçmen evinin bulunduğu taşınmaz malını, bir diğer Kıbrıslı Türk ise; üzerine atölye inşa edilen “Polemidya”daki (Binatlı) arsasını talep ediyor. Gazete söz konusu kişilerin isimlerini belirtmedi.
Habere göre, DİSİ Milletvekili Georgios Georgiu konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, mallarını geri almak için Güney Kıbrıs’a yerleşen Kıbrıslı Türklerin bulunduğuna dikkat çekerek, Larnaka’da; taşınmaz malları milyonlarca KL değerinde olan 20 Kıbrıslı Türk’ün daimi olarak ikâmet ettiğini söyledi.
Gazete, Arif Musatafa’nın durumuna -evleri Rum göçmenler tarafından kullanılan- benzer 5 bin 500 olayın bulunduğunu belirtirken, Rum göçmen evlerinin Kıbrıs Türk mülı üzerine inşa edilmesi durumlarının 8 bin olduğunu, ayrıca Türk sahipli yaklaşık 3 bin 500 kadar mağaza ve lokantanın da Rumlar tarafından kullanıldığına dikkat çekti.
ARİF MUSTAFA, ÖNCEKİ GÜN EVİNE GİTTİ
Gazete, Arif Mustafa’nın önceki gün Kıbrıs Türk Malları İdaresi Birimi’ne giderek evinin anahtarını aldığını, ardından ise “Piskobu”da (Yalova) bulunan evine gittiğini yazdı.
Arif Musatafa evine gittikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm göçmenlerin evlerine geri dönmesinin kendisini çok mutlu edeceğini söyledi. Mustafa ayrıca, eşi ve üç çocuğu ile birlikte, iki-üç gün içinde taşınmaya hazır olacağını da belirtti.
RUM YÖNETİMİ’NİN AÇIKLAMALARI
Habere göre, gerek Rum Hükümet Sözcüsü gerek İçişleri Bakanı Andreas Hristu’nun önceki gün yaptıkları açıklamalarda, Rum göçmenlerin zor durumda bırakılmayacağını belirtirken, başka davaların da beklendiğine dikkat çekti.
Rum İçişleri Bakanı Andreas Hristu, Kıbrıslı Türk’ün malını talep etmesi durumunda, Rumların evsiz bırakılmayacağı güvencesi vererek, Rum Yönetimi’nin Arif Mustafa davası gibi davaları kararlılıkla göğüsleyebileceğini de belirtti.
Arif Mustafa’nın evine geri dönmesinin emsalsiz veya alışılmamış bir şey olmadığını da belirten Hristu, hükümetin daimi olarak Güney’de kalan Kıbrıslı Türk’e malını geri vermekle mükellef olduğunu söyledi.
Hristu ve Lillikas ayrıca, bu tip davaların kendi olguları içerisinde ele alınacağını da tekrarladı.
DİSİ Basın Sözcü Vekili Hristos Triantafillidis ise yazılı olarak yaptığı açıklamada, Kıbrıslı Türklerin toplu olarak Güney’deki mallarını talep etmesi ihtimalinin kâbusa dönüşeceğini belirterek, Kıbrıs Elenizminin; bataklığa saplanmış Kıbrıs sorununun kötü sonuçlarını görmekte olduğunu da söyledi.
EDİ Başkanı Mihalis Papapetru ise yaptığı açıklamada, Güney Kıbrıs’ın bu davayla, Avrupalı bir hukuk devleti olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Papapetru, özellikle “işgal altındaki topraklardaki mallarının, beton yığınına dönüştüğünü” gören Rumların endişelerinin anlayışla karşılandığını belirterek, çözüm perspektifi ve geri dönüşün geniş zamana havale edildiğine de dikkati çekti
Öte yandan Alithia gazetesi, Güney’deki malını talep eden Kıbrıslı Türklere ilişkin 25 kadar davanın Rum mahkemelerinde askıda bulunduğunu yazdı.
Gazete ayrıca, önceki günkü anahtar teslimi sırasında Arif Mustafa’nın, orada bulunan ve “göçmen” olarak addedilen bazı Rumların protestolarına maruz kaldığını da belirtti.
Habere göre, Mustafa yaptığı açıklamada, daimi olarak “Piskobu’da”(Yalova) kalmak ve yeni bir ev inşa etmek istediğini, ayrıca Rumlarla birlikte yaşamasının normal (uyumlu) olacağını da söyledi.
Rum Hükümet Sözcüsü Yorgos Lillikas yaptığı açıklamada, muhalefetin bu konuyu istismar etmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve bu tip konuların birlik ve beraberlik içerisinde göğüslenmesini beklediklerini kaydetti.
Lillikas, Rum Yönetimi için mülkiyet hakkının kutsal bir hak olduğunu, bu haktan hiçbir “Kıbrıs” vatandaşının mahrum edilmediğini de söyledi. Lillikas, “Türk işgal ordusu ve işgal rejiminin Kıbrıs halkını bu hakdan mahrum ettiğini” de öne sürdü.