‘Grevi sona erdirin’...
 

 

Lefkoşa’daki 3 lisede devam eden KTOEÖS grevini protesto etmek amacıyla dün veliler ve öğrenciler eylem yaptı.

Veliler ve öğrenciler Kaymaklı Şehitleri Anıtı’ndan KTOEÖS’e yürüyerek sendika binasının kapısına siyah çelenk koydu. Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, Türk Maarif Koleji ve 20 Temmuz Fen Lisesi veli ve öğrencileri, eğitim haklarını talep eden pankartlar taşıdılar ve bu yönde sloganlar attılar. 

Öğrencilerin taşıdığı, “ÖSS ve GCE Grev Tanımaz; Özel Dersin Baremi Kaç? Bakan Uzun Grev Daha Uzun” yazılı pankartlar dikkat çekti.

Öğrencilerin oluşturduğu Eylem Komitesi’nin başkanı Şerif  Türkkal,  gazetecilere yaptığı açıklamada, başlattıkları eylemin 3. günü olduğunu, eylemi eğitim ve öğrenim hakklarını geri alana kadar sürdüreceklerini belirtti. Türkkal, gayelerinin birilerini kayırmak veya suçlamak değil eğitim hakklarını geri almak olduğunu söyledi.

Türkkal, Adalı Gençlik Kulübü’ne verdikleri destekten olayı teşekkür etti.                      

KTOEÖS’e yürüyüp siyah çelenk koyan veliler, KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel’e isteklerini belirten mektup verdi.

 Sendika önünde veliler adına konuşma yapan Semine Çağınay, çocuklarına eğitim veren öğretmen sendikasını muhatap olmak ve görüş alışverinde bulunmak için geldiklerini söyledi.

Çağınay, sendikanın bu şekilde eylem yapıp çocukların eğitim hakkını engellemeyeceğini, sendikanın  talep ettiği baremlerin Kamu Görevliler Yasası’na aykırı olduğunu ve anomali doğuracağından verilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Eğitim Bakanlığı’nı da eleştiren ve protokolün niye imzaladığını soran Çağınay, sendika ve bakanlığın çözüm için diyalog kurması gerektiğini söyledi.

Çocuklarını öğretmenlere teslim ettiklerine dikkat çeken Çağınay, ancak grevin 18 gündür sürdüğünü belirtti ve eğitimde böylesi uzun bir grevin dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini kaydetti. Grevin herkesin hakkı olduğunu, fakat bunun eğitim hakkının üstünde olmadığını vurgulayan Çağınay, çocukların eğitimi gaspedilmeden diyalog içerisinde bir uzlaşmaya varılmasını istedi.

Neden kilit okullarda greve gidildiğini de soran Çağınay, çocukların hedefleri olduğunu fakat 18 gündür süren grevden dolayı eğitim açıklarının kapanamayacağını, greve devam edilmesi halinde tepkiye tepkiyle karşılık vereceklerini vurguladı. Çağınay, bir tavır olarak, çocuklarını özel ders ve dersanelere göndermeyeceklerini kaydetti. 

 

Sendika önünde gerginlik

 

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, velilere açıklamada bulunmaya çalıştığı sırada sözünün kesilmesi ve sözlü saldırılara uğraması üzerine sadece basına açıklamada bulundu.

Gökçebel, kendisinin de bir veli olduğunu söyleyerek, grevin kaldırılması talebiyle verilen mektubun adresinin KTOEÖS olmadığını belirtti.

Sendikanın toplumsallığına ve vizyonuna, öğretmene, kimsenin söz söyleme hakkı olmadığını vurgulayan Gökçebel, “Eğitim hakkı mı grev hakkı mı daha önemli” diye sordu.

Greve girmemek için sendikanın çok direndiğini, 2004’de masa başında hükümetle karşılıklı imza attıklarını ve her türlü platformda uyarılarını sürdürdüklerini ifade eden Gökçebel, 2005 protolünden sonra da 3 günlük uyarı grevi yaptıklarını, çeşitli eylem ve görüşmelerle hükümeti duyarlılığa davet ettiklerini belirtti.

Son olarak, uyarı grevini haziran döneminde kaldırıp hükümete eylüle kadar süre verdiklerine değinen Gökçebel, hükümetin gereken duyarlılığı göstermediğini, hiç bir adım atmadığını, her platformda suçladığını,  grevden başka hiçbir çıkışları kalmadığını belirtti.

Çocukların eğitim haklarının ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar fikir yoksunu olmadıklarını söyleyen Gökçebel, toplumun gelişimi sürecinde sendikanın önde yürüğünü vurguladı

ve suçlamaları kabul etmediklerini, gelinen noktada çözüm adresinin sadece KTOEÖS olarak algılanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.

Eğitimin hak olduğunu, velilerin ve öğrencilerin bunun için tepki koymalarına saygılı olduklarını ifade eden Gökçebel, sendikanın  bugün geldiği noktada teslim olmasını istemenin haksızlık olduğunu belirtti.

Atılan imzanın gereğini istediklerini, birbuçuk senenin boşuna geçtiğini söyleyen Gökçebel, hükümetin bu noktada duyarsız olduğunu savundu.  Başbakanla görüştüklerini ve çözüm yolunda adım atıldığını söyleyen Gökçebel, “ancak diğer taraftan da kontra hareketler yapıldığını” ileri sürdü.

Başbakanın medyaya barem 13’ün 3. basamağını verme olanakları bulunmadığını söylediğine dikkat çeken Gökçebel, “O zaman niye imza attınız” dedi.

Öğrencilerin eğitim kaybının olduğunu bildiklerini söyleyen Gökçebel, “Siz bir adım atın biz de bir adım atalım ve çözelim” diyerek, kimsenin sendikayı teslim almaya gücünün yetmeyeceğini belirtti.

Mektubun doğru adrese verilmediğini vurgulayan Gökçebel, doğru adresin hükümet olduğunu söyledi. Kendilerinin adım atmaya ve özverili davranmaya hazır olduklarını, fakat sorunun tek taraflı çözülmediğine dikkat çeken Gökçebel, sendikayı ezerek, haklı oldukları bir konuda haksız duruma düşmeyeceklerini belirtti.

Eyleme destek veren Gençlik Merkezi Adalı Gençlik Kulübü Sözcüsü Cansu Nazlı ise gazetecilere  yaptığı açıklamada, KTOEÖS tarafından sürdürülen süresiz grevin öğrencilerin açısından oldukça vahim sonuçlar doğurduğunu, eğitimin askıya alınmasının, gerekçesi ne olursa olsun toplumun geleceğine karşı açık bir saldırı olduğunu belirtti.

“Ne bir bakanlığın verdiği iddia edilen günü kurtarmaya yönelik popülist vaatler ne de öğretmenlerin zümresel çıkarları, öğrencilerin anayasal hakkı olan eğitim hakkından asla ve asla üstün değildir” diyen Nazlı, öğrenci arkadaşlarına destek verdiklerini, kendilerini kimsenin örgütlemediğini, eğitim haklarının birilerinin zümresel çıkarları için rehin tutulamayacağını ve herhangi bir siyasi manevra uğruna feda edilmeyeceğini belirtti.

 

20 Temmuz önünde de eylem

 

Öte yandan KTOEÖS’ün grevini protesto etmek isteyen 20 Temmuz Fen Lisesi ve TMK öğrencilerinden oluşan bir grup, dün sabah 20 Temmuz Fen Lisesi’nde de eylem yaptı.

(tak)

               

Öğrenciler ne dedi?

 

Şerif Türkkal:

 

“Basında, bizim öğretmenlere veya hükümete karşı olduğumuz şeklinde bir düşünce yaratıldı. Oysa bizim amacımız öğretmenlere karşı cephe almak değildir. Tek amacımız eğitim hakkımızı geri almaktır. Kimseye cephe almadık. Şunuda belirtmek isterim ki, bizim bugün gerçekleştirdiğimiz bu eylemin ailelerin düzenlendiği eylemle hiçbir alakası yoktur. Bununla birlikte, Adalı Gençlik Kulübü sadece bugünkü eylemde bize destek verdi. Bundan önce yapılan eylemler, Eylem Komitesi tarafından gerçekleştirilmiştir. Eylemlerimizi, eğitim ve öğrenim hakkımızı geri alana kadar sürdüreceğiz.”

 

Işılay Kocaman:

 

“Basında amacımızın saptırılmasından dolayı rahatsız olduk. Biz öğrencilerin, öğretmenlere karşı bir tepkisi yoktur. Biz kendi hakkımızı savunmaya çalışıyoruz. Eğitim hakkımızı istemek bizim en doğal hakkımızdır.”

 

Şengül Yazaroğlu :

 

“Bizim yaptığımızın eylemin, ailelerin düzenlendiği eylemle hiçbir alakası yoktur. Bizim tek amacımız eğitim hakkımızı geri almaktır. Eylemlerimizi, eğitim ve öğrenim hakkımızı geri alana kadar devam ettireceğiz. Sonuçta, bizim geleceğimiz söz konudur. Yetkililerden biran önce anlaşmaya varmalarını istiyoruz. Bu inatlaşma bizim geleceğimizi olumsuz olarak etkilenemektedir.

Şunuda söylemek isterim ki, bizim amacımız öğretmenlere karşı cephe almak değildir. Amacımız eğitim hakkımızı geri almaktır.”

 

 

Gizem Akbil:

 

“Basında, bizlerin hükümete ve öğretmenlere karşı olduğumuz şeklinde bir düşünce yaratıldı. Oysa biz ne öğretmenlere ne de hükümete karşı değiliz. Biz kimsenin yanında veya karşısında değiliz. Biz sadece eğitim hakkımızı almak istiyoruz. Öte yandan, Adalı Gençlik Kulübü sadece bugünkü eylemde bize destek verdi. Bundan önce yapılan eylemler, Eylem Komitesi tarafından gerçekleştirilmiştir. Şunuda söylemek istiyorum, kimse bizi örgütlemedi. Biz kendimiz örgütlendik.”

 

Nehir Demirel:

 

“Biz ne hükümete ne de öğretmenlere karşı değiliz, bizim tek istediğimiz eğitim hakkımızı geri almaktır. İlgili tarafların biran önce uzlaşmaya varıp, eğitimimize devam etmek istiyoruz.”

 

 

Veliler ne dedi?

 

Ferzan Paralik:

 

“Öğretmenler, haklarını başka yollardan arasınlar, çocuklarımızın eğitim hakkını engellemesinler.

Aileler olarak dernek kurmaya karar verdik, dernek kurarak çocuklarımızın haklarını savunacağız. Bu dernek çok kısa bir süre içerisinde kurulacak. Ona göre hakkımızı öyle arayacağız. Çünkü çocuklarımızın bu derneği kurmaya hakkı yok. Ama biz veliler olarak bundan sonra daha ciddi adımlar atacağız.”

 

 

Aydan Hikmet:

 

“Sendikanın bu okulları seçmesinin amacı ailelerinde bilinçli olması, böylelikle aileler erkenden tepki gösterecek ve böylelikle sendika hükümete daha fazla baskı yaparak haklarını daha erken alacak. Biz bunu bilerek eylemlerimizi daha önce yapmadık. Ben bugün, hükümete destek vermek amacı ile geldim. Kesinlikle Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası haksızdır. Öğretmenler haklarını başka yollardan arasınlar, haklarını çocuklarımızın eğitim hakkını gasp ederek aramasınlar.”

 

Yusuf Özsoy:

 

“Öğretmenlerin yaptığı bu eylemi haksız buluyorum. Genelde öğretmenlerin toplum içinde bir saygınlığı vardır. Böylem devam ettikçe öğretmenler saygınlıklarını yitiriyor. Çocuklarımızın geleceği ile oynanıyor. Bazı okullarda grev var bazılarında yoktur. Bizim çocuklarımızın suçu ne?”

 

Raif Serinsu:

 

“Öğretmenlerin bu hak araması yıllardır devam ediyor ve bitmiyor. Her yıl tekrarlanan bu olaydan artık usandık. Aceba bu Öğretmenler Sendikası, ÖSS sonuçlarını her yıl takip eder mi? Eğitimde harcanan bu kadar çok özel ders paralarının miktarı konusunda bir fikri var mı? Eğer bunları takip ederlerse toplumun nereye gittiğini gayet iyi göreceklerdir. Hükümet, bu işi kökten çözmek isterse öğretmenlikte kadroyu iptal etsin. Sözleşme uygulamasına geçilsin. Böylelikle, kendilerine öğretmen diyen bu insanlar bir kere daha çocuklarımızın eğitim haklarını engelleyemecekler.”

 

Erman Demir:

 

“10 yıldan beridir zikzaklar çizen bu eğitim sisteminin gelmiş olduğu durumu bugün herkes görüyor. Öğrenciyi rehin alarak yapılacak olan hertürlü greve karşıyız. Öğretmenler, bu grevi daha fazla sürdürmeleri halinde haklı olsalar dahi haksız bir pozisyona düşeceklerdir. Biz veliler olarak, tüm öğretmenleri görevlerine dönmeye çalışıyoruz. Kimsenin, çocukların eğitim hakkı ile oynamaya hakkı yoktur.”