Erken seçim zorunluluk

Talat, garantör İngiltere'ye, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonların kaldırılması ve direkt uçuşların başlatılması konusunda büyük görevler düştüğünü söyledi

Başbakan Mehmet Ali Talat, uluslararası temasların yoğunlaştığı ve uzun soluklu bir mücadelenin sürdüğü dönemde hükümetin istifasını son derece riskli bulduğunu belirterek, hükümete istifa çağrısı yapanların iç politika değil dış politika açısından düşünmesini istedi.

Başbakan Talat, hükümete istifa çağrısı yapanların "UBP'nin hükümet kurmasını mı hedeflediğini" sorarak, içteki istikrarsızlıktan CTP dışında bir partinin sorumlu tutulamayacağını ama hükümetin istifasını istemenin de sorumsuz bir davranış olduğunu söyledi.

Talat, dün sabah Londra'dan dönüşünde Ercan Havaalanı'nda üçlü koalisyon hükümeti kurma çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından CTP'nin meclise erken seçim önergesi vermesiyle ilgili bir soru üzerine hükümet konusunu değerlendirdi.

İstifa, dış temasları engeller

Uluslararası temaslar ve uzun soluklu bir mücadele sürerken, içte karmaşa yaşandığını belirten Talat, "Bazı çevreler verilen mücadelenin farkında değil ki istifa çağrısı yapabiliyorlar. Halbuki istifa etmek bu çabaları sonlandırmak demektir. İstifa etmiş bir hükümetin başkanı olarak İngiltere dışişleri bakanıyla görüşmem söz konusu bile değildir" dedi.

Başbakan Talat, hükümetinin istifası halinde Fransa ve Almanya'ya yapılması planlanan ziyaretlerin de yapılamayacağını kaydederek, şöyle konuştu:

"Bu dönemde böyle bir sorunu yaşamanın gereği yoktur. Doğru olanı ya bir hükümet kurmaktır -ki o çabayı ortaya koyduk, başaramadık- ya da erken seçime gitmektir. Hükümetin istifa etmesinin bir anlamı yoktur ki... CTP, DP ve BDH çalıştı ve bir hükümet kuramadı. Başka bir alternatif mi var? İstifa çağrısı yapanlar UBP'nin hükümet kurmasını mı hedefliyorlar? Başka bir alternatif yok çünkü. Bizim istifamızla eğer bir hükümet kurulacaksa bu UBP hükümetidir, CTP'nin içinde olacağı bir hükümet olmaz. CTP'nin içinde olacağı bir başka formülasyon düşünülüyorsa bunun için de hükümetin istifasını gerektirmez."

İstifa riskli

Başbakan Talat, "Hükümetin istifası son derece risklidir" diyerek, konunun iç politika açısından değil dış politika açısından düşünülmesini istedi.

İçte istikrar gerektiğini, bunu sağlayamadıklarını, bunun kabahatini kimseye yükleyemeyeceğini, CTP dışındaki partileri bundan sorumlu tutamayacağını belirten Talat, "Ama hükümetin istifasını istemek bana göre oldukça sorumsuz, sadece iç politikayı düşünen bir yaklaşımdır ve bunu kesinlikle doğru bulamıyorum: Doğru olan rahat şekilde yine partilerin demokratik şekilde yarışacağı bir erken seçimdir" diye konuştu.

Talat, istifa etmiş bir hükümetin değil, seçime giden bir hükümetin başkanı olarak uluslararası temasları sürdürmesinin mümkün olduğunu ve bunu daha doğru bulduğunu söyledi.

Halkın iradesi neyse boynumuz kıldan ince

Bu nedenle CTP grubu olarak erken seçim önergesi verdiklerini belirten Talat, "Umuyoruz ki değerlendirilir ve erken seçim kararı alınır. Erken seçim bizi birçok sorundan tutup çıkaracak bir çalışma olacaktır eminim. Kıbrıs Türk halkının iradesi ne ise, herkesin boynu kıldan ince olacaktır. O yüzden erken seçim çekinilecek, korkulacak bir şey değil; günümüz şartlarında galiba bir zorunluluktur" dedi.

Direkt uçuşlar İngiltere'den başlamalı

 

Başbakan Mehmet Ali Talat açıklamasında, yurtdışı temaslarının önemine de dikkat çekti.

Talat, garantör İngiltere'ye, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonların kaldırılması ve direkt uçuşların başlatılması konusunda büyük görevler düştüğünü söyledi.

Talat, "uzun soluklu mücadelenin bir parçası" diye nitelediği Londra ziyaretinde İngiltere'den, bugün açıklanacak AB'nin serbest ticaretle ilgili düzenlemelerinde Kıbrıs Türklerini desteklemesini istediklerini belirtti. Talat, mücadelenin izolasyonlardan kurtulma ve adanın yeniden bütünleşmesini sağlayacak barışa ulaşmada başarılı olacağına inandığını da vurguladı.

Londra ziyaretinin oldukça yararlı geçtiğini belirten Talat, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ve Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Dennis McShane'le görüştüğünü hatırlattı.

İngiltere'den resmi davetin, Kıbrıs Türkü'nün tecridinin Rumların hayrıyla devam edemeyeceğinin sinyal olduğunu kaydeden Başbakan Talat, görüşmede Kıbrıs Türkü'nün çözümden vazgeçmediğini, adanın yeniden bütünleştirilmesinin gerekliliğini, Rumların kararıyla Kıbrıs Türklerinin cezalandırılmaması gerektiğini anlattıklarını bildirdi.

Talat, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonun kaldırılması için garantör İngiltere'ye büyük görevler düştüğünü de dile getirdiklerini belirterek, direkt uçuşlar konusunda yardım ve bugün açıklanacak AB'nin serbest ticaretle ilgili düzenlemelerinde Kıbrıs Türklerinin desteklenmesini istediklerini açıkladı.

İngiltere'nin önemi büyük

Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs'a direkt uçuşlar için uzunca bir süredir çalışma yapıldığını kaydederek, şöyle konuştu:

"Direkt uçuşların İngiltere'den başlamasının getireceği avantajları dikkate alırsak İngiltere'nin bu konudaki önemi daha bir ortaya çıkar. Çünkü Kıbrıs'taki Kıbrıs Türk toplumundan daha büyük bir toplum İngiltere'den yaşıyor ve tabii ki geleneksel bağlarımız nedeniyle İngiltere'yle turistik bağlantı direkt uçuşları gerekli kılıyor.

Yasal ve siyasal yanları olan bir konu. İngiltere'nin bunu ciddi şekilde değerlendirmesi ve adım atması önümüzdeki günlerde, haftalarda gerçekleşecek inancındayım. Benim edindiğim izlenim bu."

Başbakan Talat, İngiltere Parlamentosu'ndaki Kıbrıs'ın Dostları ve Kıbrıs Türk Dostları gruplarıyla ayrı ayrı toplantılar yaptıklarını belirterek, "Kıbrıs Türk toplumuyla, Türk işadamlarıyla, Londra Türk Radyosu'ndaki programımızla Londra'daki Türk toplumuna hitap ettik. Onların desteğini istedik. Onlardan Kıbrıs'a yönelik hem lobi çalışmaları, hem de yatırım talep ettik. İngiltere Türk toplumunun da büyük ilgisi oldu, bundan da mutlu olduğumu söyleyebilirim" dedi.

Uzun soluklu mücadelenin bir parçası daha

Talat, BBC World'deki program çekimi nedeniyle Londra seyahatini bir gün uzattığını kaydederek, şunları söyledi:

"Uzun soluklu mücadelemizin bir parçasını daha gerçekleştirdik. Bu uzun soluklu mücadele sonuçta Kıbrıs Türkü'nü önce izolasyondan kurtulmaya, sonra da barışa, adanın yeniden bütünleşmesine taşıyacak, bundan eminim.

Mücadelemiz, bu doğrultuda sürecek ve başarıya ulaşacağız. Bu uzun soluklu bir mücadeledir, üç beş günde bitecek değil. Çünkü kırk yılın birikimini, yarattığı yıkımı adım adım, parça parça temizlemek durumundayız.

Yeni anlayışların yerleşmesini; Kıbrıs sorununun değişen parametrelerin etkisiyle yeni politikaların oluşmasını sağlamak zorundayız. Bunun için çalışmaya devam edeceğiz. Tahammül mutlaka şart. Sabırlı olmak ama hiç geri durmadan mücadeleyi adım adım ileriye götürmek durumundayız."