TC Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs’ta ikinci bir süreç başladığını belirterek, “Bu süreç, ya iki ayrı devlet olacaktır, veya Annan Planı’nda ifade edildiği gibi Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” dedi.
Erdoğan, CNN Türk’te yayınlanan “Manşet” programına katılarak, Mehmet Ali Birand’ın sorularını yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, “3 Ekim’e kadar ‘Ben protokolü genişleteceğim, Gümrük Birliği’ni Kıbrıs’ı da içine alacak şekilde genişleteceğim’ diyorsunuz, ortada bir ‘müzakere edeceğim’ lafı var. Biz kimle müzakere edeceğiz?” sorusunu, “Genişletmek diye birşey yok. Burada, zaten Türkiye’nin Avrupa Komisyonu ile bu konuyu görüşmesi var” diye yanıtladı.
“Rumlarla görüşmeyecek misiniz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Hayır. AB Komisyonu ile görüşme var” dedi. AB Komisyonu ile bu konuda ne görüşüleceği sorusunu Erdoğan, şöyle cevaplandırdı:
“19. paragraf diyoruz ya, bu paragrafın gereği olarak Ankara Anlaşması’nın gerekleri görüşülecek. Bu anlaşmanın gereği üzerinde Türkiye’ye düşen edim nedir, bu görüşülecek. Burada birçok maddeler var. Bunları enine boyuna konuşacak, burada karşılıklı olarak Komisyon ile bir mutabakata varacağız. Bu esnada Güney Kıbrıs ile Komisyon bazı şeyleri muhakkak görüşecektir.”
“Gümrük Birliği, Güney Kıbrıs’a geçtiği gibi KKTC’ye de geçecek mi?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kuzey Kıbrıs’ın Gümrük Birliği’yle ilgili durumu Güney’e göre farklı, bir defa ne Gümrük Birliği’nin üyesi ne AB üyesi. Bu tabi bir süreç alacak. 24 Nisan’da, referandumdan, her iki tarafta da ‘evet’ çıkmış olsaydı, bu süreç tamamen bitmiş olacaktı, olmadı. Şimdi ise bir ikinci süreç başlıyor orada. Yani Güney’in ve Kuzey’in, yeniden yapılacak bir barış süreci için atacakları adımdır.”
“Siz, yeni bir çözüm süreci mi başlatıyorsunuz?” sorusuna Erdoğan, “Başlayabilir. Bu süreç, ya iki ayrı devlet olacaktır veyahut da Annan Planı’nda ifade edildiği gibi, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti olacaktır” yanıtını verdi.
“ANNAN PLANI ŞU ANDA ORTADA DEĞİL”
“Annan Planı ortada mı hala?” sorusunu Erdoğan, “Annan Planı şu anda ortada değil. Annan Planı’na zaten Güney’in muhalefeti var. Annan Planı’na, Kuzey Kıbrıs veya Güney Kıbrıs veya bizler; Yunanistan, Türkiye, İngiltere, ‘bitti’ demiyoruz. Annan Planı’nın içinde zaten bu teyit edilmiş. Annan Planı’nın içinde, ‘eğer 24 Nisan’da plan her iki tarafça da (evet) ile oylanmazsa, gündemden düşeceği’ var. Dolayısıyla düşmüştür” diye yanıtladı.
“Plan geri gelebilir mi? Biz gelmesini istiyor muyuz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Yeniden barış sürecinin başlatılabilmesini için böyle bir şeyin olmasında fayda mülahaza ederiz” dedi.
Birleşmiş Milletler’i devreye sokmak istiyor musunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, “İsteriz. Bu konuda zaten görev Birleşmiş Milletler’in” diye konuştu. Erdoğan, “Siz, Annan’a bir istekte bulundunuz mu?” sorusuna, “Soyunma odasında olanların hepsi konuşulmaz. Şimdi siz mutfağa girmeye çalışıyorsunuz” karşılığını verdi. “Kıbrıs’ın çözümünde geç kalındı mı?” sorusu üzerine Erdoğan, “Geç veya erken, ben şunu biliyorum. Gönül arzu ederdi ki bunlar bu günlere kalmamış olsaydı” dedi. Başbakan Erdoğan, “Dezavantaj mı oldu?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Bunu söylemek de siyaseten yanlıştır. ‘Oldu’ da demiyorum, ‘olmadı’ da demiyorum. Bunların hepsi müzakerelerle karşılıklı olarak çözeceğimiz konular. Burada biz yine ‘kazan kazan’ anlayışını oturtmamız lazım. Bu anlayışa göre, bunu çözmemiz lazım. Türkiye olarak veya Kuzey Kıbrıs olarak ‘büyük avantalar aldık, veya güney Kıbrıs veya Yunanistan bunu başardı’, bu havaya girmememiz lazım. Adil, kalıcı bir çözümü müşterek bulmak lazım. Yoksa bu Ada barış adası olmaktan çıkacak, yazık olacak.”
“Ne zaman düğmeye basılacak” sorusu üzerine Erdoğan, “2005’in içinde. Şu anda Kıbrıs’ta seçimler var, arkasından Güney Kıbrıs’ta seçimler yapılacak. O seçimlerin durumu da önemli. Biz illa seçimlerin bitmesini beklemeyiz. Fakat biz herşeyden önce AB Komisyonu ile 2005 yılının başından itibaren görüşmeleri başlatacağız” dedi. Erdoğan, “Müzakereler başlamadan önce bunun çözümünü mü istiyorsunuz?” sorusunu, “Tabi, bir yol haritası olacak. O yol haritasına göre bunu sürdüreceğiz” diye yanıtladı. Başbakan Erdoğan, “Brüksel’e giderken, Galatasaray-Fenerbahçe maçının sonucu sizi etkiledi mi, moralinizi bozdu mu?” sorusuna ise “O işin pişkinliği içerisindeyim. Futbol 3 neticelidir; galibiyet, mağlubiyet, beraberlik. Türkiye’nin Başbakanı olduğum için bütün futbol takımı seyircilerine ve sevdalılarına aynı mesafedeyim” karşılığını verdi.
“TANINMA DEĞİL”
AB liderlerinin, 19. paragrafın bir “tanıma” olmadığını dünya medyası önünde söylediklerini belirten Erdoğan, “Ama onlar ısrarla hala ‘tanımadır’ diyorlar. Kaldı ki eninde sonunda bu yine Türkiye’nin vereceği bir kararla alakalı konudur. Mesela, Güney Kıbrıs’taki medya ciddi manada rahatsız. Onların rahatsızlığı bizim mutluluğumuzdur diye söylemiyorum. Burada, biz galip geldik, onlar mağlup oldu, böyle bir muzaffer komutan edası içerisinde değiliz” dedi.
“Niye öyle karşılandınız o zaman?” sorusu üzerine Erdoğan, “Halkımızın böyle bir bayram sevinci olabilir, halkın böyle bir talebini geri mi çevireceğiz. 41 yılın bir beklentisi vardı” diye konuştu