Ek protokolde deklarasyon pazarlığı
Başbakan Erdoğan’ın İngiltere Başbakanı Blair ile görüşmesinin ardından ek protokolün imzasına yönelik son pazarlıklar sürüyor.
Londra’da gerçekleşen Erdoğan-Blair zirvesinin ardından, Gümrük Birliği anlaşmasını yeni üyelere genişletecek olan uyum protokolünün imzasında son aşamaya gelindi. Ancak Tony Blair’in “Türkiye’nin imzası Rum Yönetimi’nin tanınması anlamına gelmeyecek” şeklindeki siyasi taahüdüne rağmen, Ankara-Londra hattındaki görüş ayrılıkları tam olarak aşılmış değil
Türkiye’nin protokol ile
birlikte yayımlayacağı deklarasyonu yayımlanmadan önce görmek isteyen AB Dönem
Başkanı İngiltere, 3 Ekim sürecini sıkıntıya sokabilecek ifadelerin
yumuşatılmasını istiyor.
İngiliz Dönem Başkanlığı, Rumların Türk liman ve havalimanlarını
kullanamayacağına ilişkin ifadelerin deklarasyonda yer almasına da karşı
çıkıyor. Türkiye ise imzaya kadar deklarasyonu saklı tutmakta kararlı.
Ankara, tanınma ve limanlar ile ilgili tutumun deklarasyonda net olarak ifade
edilmemesi durumunda protokolün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmasının
zora girebileceği görüşünde.
İngiliz Başbakanı Blair’in protokol ile ilgili son müzakereleri yürütmesi için
İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Peter Westmacott’ı görevlendirdiği öğrenildi.
Türk tarafı, Westmacott ile yürütülecek mekik diplomasisi çerçevesinde Cuma günü
imzayı hedefliyor.
NTV ve
CNNTURK’ün haberlerine göre, deklarasyon yayımlanmadan önce yazılı metni görmek
isteyen İngiltere'ye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ret yanıtı verdi. Ancak
Erdoğan, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in bu yöndeki talebini sözlü
bilgilendirme yaparak karşıladı.
DEKLARASYON METNİNDE DÖRT TEMEL UNSUR YER ALACAK:
Uyum Protokolü'nün imzalanması Türkiye ile KKTC arasındaki özel ilişkileri etkilemez
Uyum Protokolü 1960 anlaşmalarından kaynaklanan haklara zarar getirmez
Uyum Protokolü'nün imzalanması Rum Kesimi'nin tanındığı anlamına gelmez
Türkiye'nin
Birleşmiş Milletler gözetimindeki çözüm sürecine desteği devam ediyor
Deklarasyon metni konusunda İngiliz ve Türk yetkililer arasında bugün yapılacak
son görüş alışverişinin ardından Uyum Protokolü'nün imza sürecinin hafta
sonundan önce tamamlanması bekleniyor.
EK PROTOKOL'ÜN İMZA SÜRECİ
16 Temmuz’da, Dönem Başkanlığı'nı yürüten İngiltere'den gelen bir heyetle
Ankara'da yapılan görüşmeler sonunda imza sürecinin nasıl tamamlanacağı
konusunda uzlaşma sağlanmıştı. Buna göre imza süreci şöyle işleyecek:
İngiltere protokol metnini bir mektupla Türk tarafına iletecek.
Türk tarafı protokolü imzalayıp, İngiltere'ye mektupla iletecek.
Protokolü Brüksel'deki Temsilci Büyükelçi Oğuz Demiralp imzalayacak.
Mektupta Kıbrıs'la ilgili deklarasyon da yer alacak.
Avrupa Birliği'nin
de karşı bir deklarasyon yayınlaması bekleniyor.
PROTOKOL'E İMZA LONDRA
ZİYARETİ 'AKABİNDE'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan da, 26 temmuzda yaptığı açıklamada, Ek
Protokol'ün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AB Dönem Başkanı İngiltere'ye
yapacağı ziyaretin ardından imzalanacağını söylemişti.
Namık Tan, açıklamasında "Türkiye, Uyum Protokolü'nü Başbakan'ın İngiltere
ziyaretinin 'akabinde' imzayalacak" ifadelerini kullanmıştı.
Protokol'e Kıbrıs ile ilgili deklarasyonun ekleneceğini de belirten Sözcü Tan,
"Ek Protokol'ü imzasıyla birlikte, deklarasyonla geri göndereceğiz" demişti.
TÜRKİYE'NİN YOL HARİTASI
AB Komisyonu Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin çerçevesini belirleyecek
belge 29 haziranda açıklanmış, belgede 'Türkiye ile müzakerelerin başlatılması
ve ortak hedefin tam üyelik olduğu' teyit edilmişti.
Türkiye yol haritasını ortaya koyan olan belge, AB Komisyonu zirve bildirisinde
yer alanları içeriyor.
Buna göre:
Ciddi ihlaller olması halinde müzakereler askıya alınabilecek.
Doğası gereği ucu açık müzakerelerin sonucu garanti edilemeyecek. Müzakerelerin hedefi tam üyelik. Ancak gerektiğinde serbest dolaşım hakkı, yapısal ve tarım politikalarla ilgili uygulamada istisnalara gidilebilir.
Reform sürecini güvence altına almak için AB Komisyonu süreci yakından takip edecek.
Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini geliştirmesi ve sınır sorunlarını barışçıl biçimde çözmeye hazır olması isteniyor. Çözülmemiş sorunların katılım sürecine etkileri olacağı ifade edilen belgede, bu sorunların gerektiğinde Adalet Divanı'na götürülmesi gerektiği de belirtiliyor.
Belgede ayrıca, 17 aralık kararına Fransa'nın ısrarıyla giren, "Kopenhag kriterleri değerlendirilerek, aday ülkenin tam üyeliğin sorumluluklarını almaya hazır olmaması halinde, ilgili ülkenin en güçlü yollarla Avrupa yapısına kenetlenmesi gerektiği"de yer alıyor.
İMZA SÜRECİ UZUYOR
Türkiye'nin Uyum
Protokol'üne ek olarak yayımlayacağı 'Rum kesiminin tanınmadığı' yönündeki
deklarasyon, AB karşıtlarını harekete geçirdi. Tartışmalar nedeniyle Protokol'ün
imza süreci uzuyor.
Türkiye'nin müzakerelere başlaması için yerine getirmesi gereken tek
şart, Gümrük Birliği'ni Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne genişleten ek protokolü
imzalamak.
Ankara, üzerinde uzlaşmaya varılan protokolü imzalamaya her an hazır olduğunu
belirtiyor. Ancak bu konuda Türkiye'nin şartı Rum kesimini tanımadığını ifade
eden bir deklarasyon ilan etmek.
Deklarasyon, Ek Protokol'ün imzalanmasına çok az bir süre kala Avrupa Birliği
içindeki Türkiye karşıtlarında itirazlara neden oldu.
İtirazın temelinde, Türkiye'nin üyelerinden birini tanımadığı AB ile müzakere
yapamayacağı iddiası yeralıyor.
İNGİLTERE İKNA TURUNDA
Yetkililer hava ve deniz limanlarının Rum kesimine açılmayacağının deklarasyonda
yer alma ihtimalinin az olduğunu belirtiyorlar. Kapsamlı çözüm çabalarına
verilen desteğin tekrarlanabileceği, böylece Türkiye'nin çözüm yönündeki
iradesine de dikkat çekileceği ifade ediliyor.
Dışişleri yetkilileri protokolün imza sürecinin kısa sürede tamamlanmasını
bekliyor. Avrupa Birliği Dönem Başkanı İngiltere ise diğer üyeleri ikna etmeye
çalışıyor.
Ankara protokole imzayı atmadan önce 3 ekim sonrasının en önemli unsuru olan
Müzakere Çerçeve Belgesi'ne olumsuz maddelerin eklenmeyeceğini garanti
altına almak istiyor.
Türkiye, Çerçeve Belgesi'nin 3 ekim öncesinde son dakikaya kadar onaylanmama
ihtimalinden de endişe ediyor.