Akıncı: Denktaş'ın tavrı sürpriz değil
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, olası bir çözümden köşe bucak kaçan Cumhurbaşkanı Denktaş'ın İsviçre'ye gitmeme kararının sürpriz olmadığını söyledi.
BDH Genel Merkezi'nde dün saat 09.30'da İngiliz Yüksek Komiseri Lynn Parker'i kabul ederek görüşen Akıncı, toplantı öncesinde basın mensuplarının soruları üzerine Cumhurbaşkanı Denktaş'ın İsviçre'de yapılması beklenen 'dörtlü müzakerelere katılmama' kararını değerlendirdi.
Akıncı, 1 Mayıs'ta çözüme ulaşılması yönündeki isteksizliğini her fırsatta dile getiren Cumhurbaşkanı Denktaş'ın 'dörtlü konferansa katılmayacağını' açıklamasına rağmen 'görüşmecilikten çekilmedim' demesini eleştirirken şunları söyledi:
"Annan Planı zemininde bir çözüm istemediğini defalarca açık ve net bir şekilde dile getiren Sayın Denktaş'ın New York'a gidişi ve orada genel sekreterin şartlarını kabul edişi zoraki idi. Yani Sayın Talat'ın söylediği gibi Denktaş, zihinsel bir devrim geçirmemişti. Bu nedenle Sayın Denktaş yine aynı yolda ilerlemeye devam ediyor.
Bu kez de 'ben dörtlü konferansa katılmam' demesine rağmen görüşmecilikten çekilmediğini dile getiriyor. Yani hem görüşmeyecek, hem de görüşmeciliğe devam edecek. Sayın Denktaş'ı tanımayanlar buna bir anlam veremeyebilir ancak biz Denktaş'ın 1 Mayıs'a kadar bir çözüme ulaşılmasını engellemek için zamana oynadığını görebiliyoruz."
BDH Genel Başkanı Akıncı, konuşmasının devamında, Denktaş ve diğer statükocu çevrelerin tüm çabalarına rağmen Kıbrıs sorunundaki düğüm noktasının 20 Nisan tarihinde yapılacak referandum olduğuna dikkat çekerken, çözüm yanlısı tüm Kıbrıs Türk halkının referandumun yapılacağı gece yarısına kadar uyanık olup bu yöndeki çabalarını sürdürmeye çağırdı.
BDH'nın 1 Mayıs hedefi doğrultusunda yalnız Kıbrıs Türk halkına değil, Kıbrıs Rum halkına yönelik çalışmalar da yaptığını söyleyen Akıncı, bu bağlamda Ledra Palace toplantılarına katılan Rum siyasi partileriyle gerçekleştirilen temaslarda Kıbrıs Rum halkına ve siyasilerine 'Mümkün olan Annan Planı zemininde bir çözümdür, bu çözüm için de karar üretmenin zamanı gelmiştir. Bu nedenle ideali aramak yerine mümkün olanı elde etmeye çalışın' mesajı verdiklerini dile getirdi.
Akıncı, BDH'nın Kıbrıs Türklerini Denktaş'a rağmen çözüme hazırlamak için yoğun çaba harcadığına da işaret ederek, aynı hazırlığın Rum siyasi partilerince de yapılması halinde 20 Nisan'da her iki tarafın da evet oyuyla olumlu bir sonuca ulaşılmasının mümkün olduğunu vurguladı.
"Hükümet, anayasayı acilen BM'ye sunmalı"
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, içinde bulunduğumuz sürecin bir başka can alıcı noktasının da kurucu devlet anayasalarının BM'ye iletilmesi olduğunu kaydederek, CTP-DP hükümetinin vakit kaybetmeden bu taahhüdü yerine getirmesini istedi.
Türk tarafının, New York'ta varılan mutabakat uyarınca kurucu devlet anayasasını 12 Mart'ta BM'ye sunmaması üzerine, Papadopulos hükümetinin de aynı tavrı sergilediğini hatırlatan Akıncı, Cumhuriyet Meclisi'nde kurulan komisyonun yoğun çalışmasıyla hazırlanan anayasanın genel sekretere iletilmemesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Akıncı, "Kurucu devlet anayasasını 12 Mart'ta genel sekretere iletmeyerek New York'ta varılan mutabakata aykırı hareket ettik ve taahhüdümüzü yerine getirmedik. Bu kabul edilebilecek bir şey değildir. Biz BDH olarak, Sayın Talat'a bayrakla ilgili kararı aldıkları gibi, bu konuda da karar alıp anayasayı derhal BM genel sekreterine vermesi yönünde çağrı yapıyoruz" diye konuştu.