Denktaş: Heyetin imza yetkisi yok

Kıbrıs zirvesini Lefkoşa’dan izleyen Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Şu ana kadar aldık-verdik diyecek halimiz yok. Son pazarlıklar yapılıyor. Umarım sonuç hüsran olmaz” dedi.

Türk tarafının taleplerinin esasını oluşturan “birincil hukuk” konusunda hala daha teminat alınamadığını, Türk ve Yunan heyetleri arasında devam eden garantilerle ilgili görüşmelerin kopma noktasına geldiğini, Türk tarafı leyhine düzenlemelere Rumlar’ın itiraz ettiğini  belirten Denktaş, “Son pazarlıklar yapılıyor, sonucu bekleyelim” diye konuştu.

Müzakere yöntemine ve AB’ın Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen’a yönelik eleştirilerini de tekrarlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, “kimsenin referandum için imza vermeye yetkisi olmadığını” da kaydetti.

DENKTAŞ GÜNLERDEN SONRA...

Annan planına ilişkin son düzenlemelerin ardından iki günden beri tüm ısrarlara rağmen basına açıklama yapmayan Cumhurbaşkanı Denktaş, son pazarlıkların yapıldığı bugün Lefkoşa’dan sert açıklamalar yaptı. Saat 16.00’da Cumhurbaşkanlığı’nda günlerden beri açıklama bekleyen basının karşısına çıkan Denktaş, “müzakereler devam ederken konuşmayı zararlı bulduğu için” açıklama yapmadığını söyledi. Denktaş,  bugün açıklama yapma gereğini duymasını ise, AB’ın Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen’ın İsviçre’deki KKTC heyetine yönelik baskılarından kaynaklandığını söyledi.

OLUMLU HAVA ALDATICI...

İsviçre zirvesinde KKTC’yi temsil eden Başbakan Mehmet Ali Talat başkanlığındaki heyetle devamlı temas halinde çalıştıklarını ve heyetin planda iyileştirme için yoğun bir çalışma yaptığını söyleyen Denktaş, “Bugüne kadar fazla konuşmayı zararlı bulduk. Ama son günlerde ‘herşey iyi gidiyor, her istediğimizi aldık’ diye yönlendirici haberler gelmeye başladı. Bu aldatıcı bir yaklaşım” dedi.

Çetin pazarlıkların hala devam ettiğini belirterek, “Bu ana kadar ne alınan, ne verilen var. Çünkü bizim istediğimiz ve aldık diye gösterilen herşeyi Rumlar reddetmektedir” diyen Denktaş, “Planın son şeklini yarından sonra göreceğiz ve ona göre bakacağız” dedi.

En hayati konuyu oluşturan “birincil hukuk”  konusundaki taleplerinin henüz teminata bağlanmadığını söyleyen Denktaş,            Türkiye ile Yunanistan’ın garantiler konusunda anlaştıklarına ilişkin haberlerin de doğru olmadığını kaydetti. Denktaş, “Daha pürüzler var. Hatta galiba bu konudaki görüşmeler kesildi” ifadelerini kullandı.

REFERANDUM İÇİN İMZA YETKİSİ YOK

Cumhurbaşkanıu Denktaş, İsviçre’deki taraflardan referandum için imza istendiğinin hatırlatılarak, “KKTC’den giden heyetin imza yetkisi var mı” diye sorulması üzerine de şunları söyledi:

“Hayır yetkileri yok, benim de yok. Esasen imzalamaya bir neden yok. Zaten referanduma sunacağız, anlaşmanın esası o...Her taraf  imza ederse her taraf bu anlaşmayı kabul etmiş gibi görünecek. Halbuki taraflar arasında  antant kalınmış birşey yok. Dolayısıyla neyi imza edecek...Bu luzumsuz bir gayret, luzumsuz bir bağlantı...”

Denktaş, “imza talebi kamuoyunu yönlendirmeye yönelik bir operasyon mu” diye sorulunca da, “Öyledir. ‘İşte imzaladılar, gene maşallah, inşallah, imza da atıldı, bu iş bitti’...Büyük bir oyun oynanıyor. Yine ‘bozguncu’ diyecekler ama bütün metodoloji insanları kandırma esası üzerine kuruldu. Baskıyla istedikleri sonucu almak için gayret sarfediliyor. Kendi istediklerini kabul ettirmek için insanlarımızı da günlerce oralarda tuttular....”diye konuştu.

YÖNTEM YANLIŞ

Görüşme yöntemine ilişkin eleştirilerini de tekrarlayan ve baskı yöntemiyle anlaşma olamayacağını söyleyen Denktaş, “Dünyanın hiç bir yerinde kavganın esasını halletmeden ve kavgayı daha da kızıştıracak mal-mülk problemleri bırakarak bu kadar aceleyle biraraya getirme çabası görülmüş şey değil. Eminim Sayın Annan da bu gidişata şaşmaktadır. Çünkü ayrılık hala 180 derecedir”  dedi.

VERHEUGEN NAZİ SUBAYI GİBİ

Denktaş, AB’ın Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen’ı da Rumlar’dan yana tavır takınmakla ve Türk tarafını tehdit etmekle suçladı.

Verheugen için, “Bir diplomata yakışmayan şekilde bağıra çağıra bizim insanımızın üzerine Nazi subayı gibi yürümektedir. Bu diplomasiye uymayan büyük bir kabalıktır” diyen Denktaş, “Bu görüşmelerde söz söyleme hakkı yok. Söz söyleme, karışma hakkını kim verdi.... Hangi hakla benim insanlarımın üzerine yürüyor, bar bar bağırıyor...Bunlar ayıptır ve bu kadar tarafgirlik olmaz”  ifadelerini de kullandı.

Denktaş, Verheugen’ın derogasyonlarla ilgili bu sabahki açıklamasının anımsatılması üzerine de, “Bu adamın söylediğine kulak vermeyin. Biz hukukçulardan aldığımız neticeyi insanlarımıza duyurduk. Verheugen’ın söyledikleri doğru değil, kandırmacadır. Tutamayacağı sözler vermektedir. Zaten birkaç ay sonra görevde olmayacak ve ondan sonra geriden bakıp bize gülecek” diye konuştu.

“İŞ REFERANDUMA KALACAKSA KALACAK ANCAK...”

Cumhurbaşkanı başka bir soru üzerine de, dördüncü Annan Planı’ndaki unsurların değişmemesi halinde referandumda “hayır” kampanyası başlatmaktan başka seçenek bulunmadığını söyledi. Denktaş, tarafların mutabık kalmayacağı bir metni referanduma götürmenin etik olmayacağını da belirtti.        

Cumhurbaşkanı Denktaş, bu konuda şunları söyledi:

“İş, zaten referanduma kalacaksa kalacak. Bu, planın içerisinde vardır ve bunu kabul ettik. Ama referanduma gitmesi için tarafların mutabık kalması da etiktir, gereklidir, hak ve adaletin gereğidir. Tarafların mutabık kalmadıkları bir planı, ‘hayır ben referanduma bunu sunacağım’ diye sunmak ve ondan sonra taraflar üzerinde baskı kullanarak, tehdit yaparak, ‘evet demezseniz şu olur, bu olur’ demek, kavgayı yeniden Kıbrıs’ta başlatmak demektir...”

Denktaş, “Eğer, sizin söylediğiniz gibi, tarafların mutabık kalmadığı bir anlaşmanın referanduma götürülmesi durumunda siz meydanlara çıkıp görüşlerinizi savunacak mısınız?” şeklindeki soru üzerine, “Tabiatıyla savunacağım, kim ne derse desin savunacağım” diyerek, şöyle konuştu:

“Tabiatıyla savunacağım. Bu, halkımızın geleceğidir, bu aynı zamanda Türkiye’nin Kıbrıs’la olan ilişkilerinin sona ermesi meselesidir. Tabiatıyla savunacağım, kim ne derse desin savunacağım.”

Cumhurbaşkanı Denktaş, “Eğer sizin söylediğiniz sorunlar çözülmezse bu noktada referandumda ‘hayır’ kampanyası da yapacak mısınız?” şeklindeki soruya karşılık da “Mecburum, görevim budur” dedi.                

“METNİ REFERANDUMA GÖTÜRMEME İHTİMALİ NEDİR?”

Denktaş, “Ortaya çıkacak metni referanduma götürmeme ihtimali olabilir mi, bunu bu çok kısa süreçte nasıl görüyorsunuz?” sorusunu ise, “İki taraf, Türk ve Rum tarafları bir araya gelir ve ‘bu gidişat ne senin ne de benim işime yarıyor’ noktasına varırlarsa, Genel Sekreter’e gidilerek, ‘referandumu erteleyiniz, biz Kıbrıs’ta görüşmeye devam edelim ve görüşmeler sonunda ne olacaksa olsun’ derler” şeklinde yanıtlayarak, “Zoraki evlenmeye mecbur değiliz, evliliği bozan hususlar ortadan kalkmadan” diye konuştu.

“GÖRÜŞ AYRILIĞI YOK”

Cumhurbaşkanı başka bir soruya karşılık da, Bürgenstock’taki Türk görüşmeci heyetiyle KKTC heyeti arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmadığını vurgulayarak, “Uyum içerisinde çalışıyorlar” dedi.