Denktaş: Belgenin tek hedefi Türkiye'yi adadan çıkarmaktır
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Bizi anavatandan koparmak, anavatanı adadan çıkarmak ve burayı AB'nin bir stratejik merkezi haline getirmek için büyük bir saldırı karşısındayız" dedi.
Bilim Araştırma Vakfı'nca Sepetçiler Kasrı'nda "Milli Davamız Kıbrıs" konulu konferans düzenlendi. Yoğun programı nedeniyle konferansa katılamayan Denktaş'ın vakıf yöneticileri tarafından beş gün önce kasete çekilen özel röportajı, katılımcılara izlettirildi.
Denktaş, mülakatında, yıllarca müşterek milli dava olan Kıbrıs'ı konuştuklarını belirterek, şunları kaydetti:
"20 Temmuz'u yaşadık. O günler hep Kıbrıs Türkü'nü anavatanına bağlamak, anavatanın koruyucu kolları arasına almak, 'Enosis'i önlemek, Kıbrıs'ın bir Yunan hançeri haline gelmesini önlemek için, anavatana 'vatan' diyerek yürüdük bu yollarda. Bugün karşımızdaki manzara bunun tam tersi. Bizi anavatandan koparmak için, anavatanı adadan çıkarmak için ve burayı AB'nin bir stratejik merkezi haline getirmek için büyük bir saldırı karşısındayız. Her yönüyle devam eden bu saldırıda bazen kendimizi yalnız buluyoruz, bazen de 70 milyon Türk'ün bizimle olan heyecanını birlikte yaşıyoruz. Ama yalnız olmadığımızın da bilinci içindeyiz. Müzakerelere otururken bazı şartlar öne sürmüştük. Bu şartlar; emrivaki yapılmayacak, iki tarafın anlaşabildiği kadar anlaşma olacak. BM'nin iki tarafın iznini almadan ortaya bir belge koyma hakkı yoktur ve oldubittiler karşısında BM yetkilileri taraf tutmayacak. Bu müzakereler devam ederken Kıbrıs'ın AB'ye girme işlemi duracak, mahkemelere sevk edilmiş olan davalar askıya alınacak. Bütün bunları şart olarak koymuştuk, ama gün geldi masadan kalkma suç göründü. Masadan kalkmayacağınızı gören karşı taraf tabiatıyla size kendi şartlarını empoze etmeye başladı. Müzakere yöntemi bozuldu ve sadece bir görüş için aramıza aldığımız BM yetkilisi, hakem haline geldi. Ortaya taraflara sormaksızın bir belge çıktı. 'Derhal kabul edin' dediler, derhal kabul etmedik, bazı değişiklikler yaptılar ikincisi, üçüncüsü derken, dördüncüsüne doğru gidiyoruz. Bu belgenin tek hedefi, Türkiye'yi adadan çıkarmaktır. Şimdi bunun karşısında zaman zaman ümitsizliğe düşüyoruz, zaman zaman anavatan bizi yarı yolda bırakmayacaktır diyoruz, zaman zaman dünyada adalet var mı diye soruyoruz."
Konferansta konuşan emekli Orgeneral Necati Özgen de Kıbrıs'ta çözüm olabilmesi için 3 konunun dikkate alınması gerektiğini belirterek, bunların güven, niyet ve dış güçlerin olaya bakışı olduğunu söyledi.
Bu üç unsur sağlanmadan adada barışın olmayacağını savunan Özgen, adada ne Kıbrıs Türk halkının, ne de Rumların birbirine güvendiğini kaydetti.
Sorunun çözümü için karşı tarafta niyetin de bulunmadığını dile getiren Özgen, Rumların, adanın tamamını almadan hiçbir anlaşmayı imzalamayacağını savundu.
Özgen, Rum kesiminin 'Ben nasıl olsa 1 Mayıs'ta AB'ye gireceğim' diye havanda su dövdüğünü, bunun için çözüm istemediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Kıbrıs'ı Türkler bölmedi. Rum kesimini AB'ye almakla birlik kendisi böldü. Türkiye girmeden Kıbrıs AB'ye giremez. Hukuku çiğniyorlar. Pazı gücün olacak. Büyük balık küçük balığı yutar, hukuk sonra geliyor."
Özgen, mevcut Annan Planı'nda yer alan maddeleri de okuyarak, "Bu plan Türkiye'yi adadan uzaklaştırma planıdır" dedi