Denktaş Aliyev’in mezarını ziyaret etti
 

1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dünyada henüz hakların verilmediğini, hakkı olanın hakkını alamadığını belirterek, “Hak kurtarabildiğimiz kadar bizimdir. Biz haklarımızı kurtardık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bu kurtardığımız hakların sembolüdür” dedi.

1.  Cumhurbaşkanı Denktaş, Azerbaycan’a yapılan “KKTC’yi tanırsanız, biz de dağlık Karabağ’ı tanırız” şeklindeki tehditlerin ahlaksızlık olduğunu vurguladı ve bunu yapanların kendi çıkarlarını korumak için yaptıklarını söyledi. “Rum’u meşru Kıbrıs  Hükümeti olarak tanımak da ahlaksızlıktır. Çünkü bu ne ahlaka, ne kanuna, ne de adalete sığar. Ama dünyadan hak ve adalet beklememeliyiz, hak ve adaleti biz haklarımızı korumak suretiyle temin etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Azerbaycan’ın bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik olarak yaptıklarını diğer ülkelerin de yapması gerektiğini, böylece, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonların kalkmasının yolunun açılacağını ve Kıbrıs sorununa bu yolla bir çözüm bulunabileceğini ifade etti.

Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın Ercan-Bakü arasında dün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gerçekleştirdiği doğrudan uçuşla Bakü’ye gelen KKTC heyeti, ayağının tozuyla Azerbaycan’ın milli liderleri Haydar Aliyev’in ve Zerife Hanım Aliyeva’nın mezarını, şehitlikleri ve Bakü’deki Türk Şehitliği’ni ziyaret ederek, çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.

1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, eşi Aydın Denktaş, Denktaş’ın bazı torunları, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, eşi Müge Denktaş ve diğer heyet üyeleriyle birlikte mezarlara ve şehitliklere üzerinde “KKTC heyeti” yazan kırmızı-beyaz karanfillerden oluşan çelenkler bırakan Rauf Denktaş’a, ziyaretleri sırasında, Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği mensupları, Bakü’de bulunan Türkiyeli işadamları, üniversitelerdeki Türk öğretim görevlileri, Azerbaycan Devlet Bakanı Nazım İbrahimov, KKTC Bakü Temsilcisi Mustafa Evran ve diğer ilgililerden oluşan kalabalık bir heyet eşlik etti.

KKTC heyetinin şehitlikleri ziyaretinden sonra, 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ziyareti izleyen çok sayıdaki Azeri ve Türk medya mensuplarının sorularını yanıtladı.

Denktaş, şehitlikleri ziyaretinde çok duygulandı ve duygularını dile getirirken, dünyada her şeye rağmen insanlık değerlerinin tam olarak gelişmediğine, güçlülerin, güçsüzleri ezdiğine, haklarına el koymaya çalıştıklarına dikkat çekerek, demokrasi getireceği iddiasında bulunan büyük devletlerin bugün çok sayıda insanın ölümüne neden olduklarını ifade etti.

Kıbrıs’ta da adaletin, hukukun tam olarak yerleşmediğini ve bu haksızlıkların Rum Yönetimi’ni meşru hükümet olarak tanınmasıyla da yoğun şekilde yapıldığını ifade etti. Kıbrıs Türklerini Rum’a azınlık yapmak için Türk tarafına akıl almaz baskılar yapıldığını anlatan Denktaş, şöyle dedi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kendilerine yama olmayacaktır, bayrağımızı dalgalandırarak, iki eşit halktan biri olarak, bir barış yapabilirsek, yapmaya hazırız, ama Rumların kölesi olarak, Rumların bütün Kıbrıs’ın meşru hükümeti olarak tanıyarak ne barış olur, ne de uzlaşma…”

Şehitlerin bir amaç için toprağa düştüklerini, bunun da hak, adalet, insanca yaşayabilmek olduğunu söyleyen Denktaş, bir gazetecinin sorusu üzerine, dağlık Karabağ bölgesi ile Kıbrıs sorunu arasında ilişki kurulmasının münasebetsiz olduğunu, Ermenilerin Azerbaycan’a yaptığı saldırıya benzer saldırının 1963’te Kıbrıs Türklerine yapıldığını, ancak Türkiye’nin bu saldırıyı durdurduğunu ve Türkleri kurtardığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla eğer Karabağ işgal edildiğinde, dost bir devlet gelse ve sizin toprağınızı kurtarmış olsaydı, ona kimse işgalci diyemezdi. Rum, Türkiye’nin yaptığına ‘işgal’ diyor. Dünya da bunu böyle değerlendirmek suretiyle, Türkiye üzerinde akıl almaz bir baskı yaratıyor. Biz bunları dile getiriyoruz ve Avrupa Birliği’ne devamlı soruyoruz. Meşru Kıbrıs hükümeti diye içinize almış olduğunuz Rum idaresinin geçmiş sicilini değerlendirdiğinizde, bunları nasıl üye yaparsınız? Ve bizden de bunlara yama olmamızı istersiniz? Cevap yoktur…  Çünkü bu dünyada henüz hak yoktur. Hak kurtarabildiğiniz kadardır… Biz haklarımızı kurtardık, KKTC bu kurtardığımız hakkın sembolüdür.”

Başka bir soru üzerine de, Rum’u Kıbrıs’ın meşru hükümeti olarak tanımanın ahlaksızlık olduğunu söyleyen Denktaş, “Biz dünyadan hak ve adalet beklememeliyiz. Hak ve adaleti, haklarımızı korumak suretiyle biz temin etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Azerbaycan işadamları heyetinin yaklaşık bir ay kadar önce  KKTC’yi ziyaret etmelerinin ardından henüz hiçbir yatırımın yapılmadığına dikkat çekilerek, bu konuda bir sorun olup olmadığı yönündeki  soruya karşılık da Denktaş, her şeyin kısa bir süre içerisinde gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, karşılıklı görüşmelerle ileriye doğru adımlar atılacağını, bu ziyaretin de bu amaca yönelik olduğunu söyledi.

“TANIMAK ZAMAN ALABİLİR”

1. Cumhurbaşkanı Denktaş, diğer Türk devletlerinin de KKTC’yi tanımaları yönünde herhangi bir girişimin olup olmadığı yönündeki soruya karşılık, şunları kaydetti:

“Tanımak zaman alabilir, ama varlığımızı görmek, Rum’un bütün Kıbrıs’ın hükümeti olmadığını bilmek, bizi temsil etmediğini kabul etmek büyük bir adımdır. Bu adımların atıldığını görüyoruz. Başka Türk devletlerinden de davetler alıyoruz, onlara da gideceğiz. Azerbaycan bu konuda öncülük etmiştir, müteşekkiriz , teşekkür ederiz.”