Demokratikleşmeye doğru...
Belediye çalışanları da nihayet bir yasaya kavuşuyor. Bin 500 civarındaki belediye çalışanını 9 yıldan sonra yasal güvenceye kavuşturacak Belediye Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı hazır. Belediyelerdeki "sürekli personel" statüsündeki çalışanları kapsayacak tasarının yasallaşması halinde ülkede bir ilke de imza atılacak ve belediye kamu görevlileri siyasi partilere üye olabilecek.
Hemen her seçim döneminde birçok partinin seçim bildirgesinde yer alan kamu görevlilerine siyaset yasağının kaldırılmasına yönelik şirin sözler bu kez gerçekleşme yolunda. Ülkedeki demokratik yapıyı güçlendirme yönünde önemli bir adım olarak nitelendirilen söz konusu tasarı, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlandı.
Göreve geldiği günden bu yana bakanlığındaki çeşitli çeteleri çökertmekle dikkatleri üzerinde toplayan İçişleri Bakanı Özkan Murat, bu kez de çok önemli bir çalışmaya imza attı.
Geçtiğimiz çarşamba günü Bakanlar Kurulu'ndan geçerek meclise havale edilen tasarı, yerel yönetimlerde yıllardır yasal zeminden yoksun olarak çalışan yaklaşık bin 500 kişinin yasal bir statüye ve iş güvencesine kavuşmasını öngörüyor.
Belediyelere istihdam edilecek personelin kadroları, hizmet koşulları, nitelikleri, atanmaları, yetiştirilme ve yükselmeleri, ödev, hak, yükümlülük ve sorumlulukları, aylıkları, disiplin işlemleri, emeklilikleri diğer tüm özlük haklarını kapsayan Belediye Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı, çok önemli düzenlemeleri de içeriyor.
Bunlar arasında ilk göze çarpan, belediye kamu görevlilerine siyaset yasağının kaldırılması. Bir başka deyişle tasarının yasalaşması halinde belediye kamu görevlileri istedikleri partilere üye olabilecek. Bu bağlamda siyasi partilere üye olunması halinde öngörülen suç ve cezalar da tasarıdan çıkarıldı.
Bir diğer çarpıcı gelişme ise belediye kamu görevlilerinin bu yasa ile sağlayacağı hak ve menfaatlerin yanı sıra toplu iş sözleşmesi ile elde edilecek menfaatlerden de yararlanacak olması.
İçişleri Bakanı Özkan Murat, KIBRIS'a yaptığı açıklamada, geçmişte Belediyeler Yasası'nı geçirmekle yerel yönetimlere bağımsızlıklarını kazandırarak mali açıdan güçlenmelerini sağladıklarını, ancak belediye çalışanlarıyla ilgili çok ihmal ettikleri bu görevlerini şimdi yerine getirecek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Murat, "Asıl olan çalışanların huzura, iş güvencesine ve keyfi idareden kurtulmalarını sağlamaktır. İşte bu yasa ile belediye çalışanlarının tüm hak ve sorumlulukları güvenceye alınıyor" dedi.
Çok ciddi bir proje
Yerel yönetimlerden de sorumlu bakan olan İçişleri Bakanı Özkan Murat, koltuğa oturur oturmaz karşısında bulduğu tapu ve vatandaşlık çetelerini çökertmekle işe başladı. Geçmiş hükümet döneminde yapılan sahte vatandaşlık ve tapu yolsuzluklarının üzerine cesur adımlarla giden Özkan Murat, hali arazi yağmaları, T izni sahtekarlıkları ve daha yığınla şaibeli icraatı su yüzüne çıkarmıştı.
Kıbrıs sorunuyla ilgili ateşli gelişmeler döneminde de birçok çalışmanın odak noktasında olan İçişleri Bakanlığı, referandum sonrasında performansını toplum beklentilerine yanıt verecek çalışmalara yönlendirmeye başladı.
Kaçak işçi sorunuyla mücadelede yasal düzenleme çalışmalarına hız veren bakanlık, aynı zamanda belediye çalışanlarının hayati konularından biri olan Belediye Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı'nı hazırladı. 166 sayfadan oluşan bu tasarı, çok kalın bir kitapçık halinde...
İçişleri Bakanı Murat, tüm bunların yanı sıra hayalinde olup da bir türlü üzerinde çalışma başlatma olanağı bulamadığı çok ciddi bir projeye el atmanın da mutluluğunu yaşıyor.
Ancak KKTC sınırlarının belediye olmasını öngören bu proje şimdilik oldukça ham.
Bakan Murat'a göre, ülkedeki 28 belediye sayısının azaltılarak tüm vatandaşların belediye hizmetlerinden yararlanmasını öngören bu projeyle ilgili çalışma yapmak üzere belediyelerden sorumlu daire müdürü görevlendirildi.
Proje, bazı küçük belediyelerin kent belediyelerine bağlanmasını hedefliyor. Bu durumda belediyelerin sayısı azalırken, belediye sınırları genişliyor. Tüm bunlar olurken de merkezi idarenin elindeki bazı yetkiler yerel idarelere devrediliyor.
Bu yapılanma modeline gidilirken AB normları dikkate alınıyor.
İçişleri Bakanı Özkan Murat, belediyelerin sayısı azaltılırken mevcut belediye başkanlarının ne olacağı sorusuna, "İşte burada fedakarlık gerektiren bir durum olacak. Bazı belediye başkanlarının koltuğundan fedakarlık yapması gerekecek. Şu anda bile bazı belediye başkanlarının bu konuya olumlu baktıklarını işitiyorum" dedi.
9 yıldır bekleyen yasa
Meclise havale edilen Belediye Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı, yaklaşık 9 yıldır bekliyor.
Belediye kamu görevlilerinin hizmet koşullarını, niteliklerini, atanma ve yetişmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak ve yükümlülüklerini, disiplin işlemlerini ve diğer özlük işlerini düzenlemeyi amaçlayan bu yasanın aslında 1995 yılında çıkarılması gerekiyordu.
Belediye çalışanlarının bu tür hak ve yükümlülükleri, 51/995 sayılı Belediyeler Yasası'nın yürürlüğe girdiği Ağustos 1995 tarihine kadar, 15/1980 sayılı eski Belediyeler Yasası altında, 1984'te İçişleri Bakanlığı'nca çıkarılmış "Belediye Kamu Görevlileri Tüzüğü" uyarınca yürütülüyordu.
Ancak 51/1995 sayılı Belediyeler Yasası'nın 34'üncü maddesi, belediye personeline ilişkin bu tür işlemlerin 6 ay içinde bir yasa ile düzenlenmesi koşulunu getiriyordu.
Oysa aradan değil 6 ay, neredeyse 9 yıl geçti.
Belli başlı düzenlemeler
Toplam 119 maddeden oluşan Belediye Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı, her şeyden önce belediyelerde sürekli personel statüsünde çalışanları yasal güvenceye kavuşturuyor.
Tasarı, belediyelere istihdam edilecek personelin kadroları, hizmet koşulları, nitelikleri, atanmaları, yetiştirilme ve yükselmeleri, ödev, hak, yükümlülük ve sorumlulukları, aylıkları, disiplin işlemleri, emeklilikleri diğer tüm özlük haklarını kapsıyor.
Tasarı ile belediye kamu görevlilerine siyaset yasağı kaldırılıyor. Bir başka deyişle tasarının yasalaşması halinde belediye kamu görevlileri istedikleri partilere üye olabilecek. Bu bağlamda siyasi partilere üye olunması halinde öngörülen suç ve cezalar da tasarıdan çıkarıldı.
Belediye kamu görevlileri, bu yasa ile sağlayacağı hak ve menfaatlerin yanı sıra toplu iş sözleşmesi ile elde edilecek menfaatlerden de yararlanacak.
Disiplin kurulu başkanı, belediye başkanı olmayacak. Bu düzenleme, hem idarenin, hem de yargının aynı kişi olmasının doğru olmayacağı mantığından hareketle yapıldı.
Belediye çalışanlarının bu yasa ile ihdas edilen kadrolara intibakları, oluşturulacak intibak komisyonu tarafından yapılacak. Komisyonda, çalışanları temsilen yetkili sendikanın temsilcisi de görev alacak.
Bu yasa ile oluşturulacak hizmet şemasındaki baremler, kamu görevlilerine uygulanan baremlerin aynısı olacak. En yüksek barem ise 18 A olacak. Bu baremi kent belediyelerindeki belediye müdürleri elinde bulundurabilecek.