CTP, üçlü koalisyon konusunda bir an önce kararını vermeli

Barış ve Demokrasi Hareketi Genel Başkanı Mustafa Akıncı, üçlü koalisyon kurma çalışmalarında gelinen süreçte henüz müzakerelerin başlamadığını, yetki paylaşımı konusundaki yapay tartışmaların yersiz olduğunu belirterek, "Koalisyon bir rekabet alanı değil, işbirliği alanıdır" dedi. Akıncı, CTP'nin, özellikle Başbakan Talat'ın üçlü koalisyon hükümeti konusunda bir an önce karar vermesi noktasına gelmesini temenni ettiğini de belirtti.

Alkan MUHTAROĞLU

Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı, üçlü koalisyon kurma çalışmalarında gelinen süreçte henüz müzakerelerin başlamadığını, yetki paylaşımı konusundaki yapay tartışmaların yersiz olduğunu belirterek, "Koalisyon bir rekabet alanı değil, işbirliği alanıdır" dedi.

Mustafa Akıncı, koalisyon dahilinde Dışişleri Bakanlığı'nın hangi parti yetkisine verileceği ile ilgili tıkanıklık konusunda ise, olmayan bir görüşmede herhangi tıkanıklığın olamayacağını söyledi.

BDH lideri, CTP'nin, özellikle Başbakan Talat'ın üçlü koalisyon hükümeti konusunda bir an önce karar vermesi noktasına gelmesini temenni ettiğini de belirtti.

Akıncı, dün mecliste Başbakan Mehmet Ali Talat ile yaptığı görüşmenin ardından KIBRIS'a yaptığı açıklamada hükümet oluşturma çalışmalarında ciddi bir noktaya gelmek için uzun bir zamanın kaybedilmiş olduğunu ve bunun nedeninin kurumlar arası bir ilişkiden çok, milletvekili transferinin beklentisinden kaynaklandığına inandığını belirtti.

Mustafa Akıncı, bir süreden beri meclis çoğunluğunu sağlamak adına üçlü koalisyonun telaffuz edilmeye başlandığını belirterek, mümkün olan seçeneğin CTP-BDH ve DP arasındaki bir koalisyon olduğunu söyledi.

BDH Genel Başkanı Akıncı, üçlü koalisyon ihtimali doğrultusunda, tüm ilçelerde BDH üyeleriyle kitle toplantıları gerçekleştirdiklerini, BDH tabanının, Kıbrıs'ta çözüm perspektifini yitirmeyecek, sadece izolasyonların kaldırılmasıyla yetinmeyecek, çözüm perspektifini koruyarak demokratikleşme ve sivilleşme yönünde somut adımlar atabilecek bir hükümet oluşumunu benimsediğinin altını çizdi.

Toplantıların ardından varılan noktanın, BDH olarak hükümet kurma çalışmalarını iyi niyetle sürdüreceğini olacağını ortaya koyan Akıncı, görüşmelerin ilerlemesi durumunda ortaya çıkacak olan muhtemel tabloyu yine BDH mensuplarıyla paylaşacaklarını iletti.

Başbakan Talat'la görüşme

Yeni hükümet kurma çalışmaları doğrultusunda dün Başbakan Talat'la mecliste bir görüşme gerçekleştirdiklerini dile getiren Akıncı, bu görüşmenin önceleri Serdar Denktaş'ın önerisi sonrası üçlü bir görüşme olarak planlandığını fakat dış ziyaretlerden dolayı planlanan görüşmenin gerçekleşemediğini kaydetti.

Akıncı, Başbakan Talat ile yararlı bir görüşme yaptıklarını dile getirerek, görüşme sonrası birbirlerini daha iyi anladıklarını söyledi.

Akıncı, önümüzdeki günlerde koalisyon hükümetinin kurulması yönünde teknik komitelerin çalışmaya başlayabileceğini, hükümet kurma yönündeki tablonun bu çalışmalar sonrası netleşebileceğini kaydetti.

BDH olarak başından beri izolasyonlardan kurtulma mücadelesi için tereddütleri olmadığını ancak sadece bu yönde çalışmanın yeterli olmadığının bilincinde olduklarını belirten Akıncı, kendileri için önemli olan noktanın Kıbrıslı Rumların da Kıbrıs'ın yeniden birleşimi ve çözüm adına evet diyebilecekleri noktaya kavuşmak olduğunu söyledi.

Bu istencin, Annan Planı'nı yeniden müzakere etme anlamını taşımadığını söyleyen Akıncı, Kıbrıslı Rumların planın uygulanabilirliği için ek güvence istemlerine karşı çıkmanın, Kıbrıslı Türkler adına herhangi bir olumsuzluk taşımadığını belirtti.

 

BDH ve koalisyon

BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, kurulması öngörülen hükümet konusunda, uluslararası boyut bakımından izolasyonlarla mücadele, toplumlar arası boyut bakımından ise çözüm vizyonunu taşıyan bir duruş sergilemesinin önemini vurgularken, Kıbrıs'ta bir çözüm için, Kıbrıslı Rumların "hayır"ından bir hayır çıkarmaya yönelmeyecek bir anlayışın sergilenmesi gerektiğini belirtti.

Akıncı, Kıbrıs Türk toplumunun referandumdaki %65'lik iradesi doğrultusunda hareket etmenin gerekliliğinin altını çizerek, bu iradenin Kıbrıslı Türkler tarafından sadece daha fazla euro kazanmak için ortaya konmadığını, bu iradenin kendi kurumlarını kendilerinin yöneteceği, kendi evinin efendisi olabileceği demokratikleşme ve sivilleşme arzusuyla paralellik taşıdığını dile getirdi.

Bu perspektiflerde buluşabilecek bir yapının oluşması halinde BDH'nın bunu ciddiyetle değerlendirmek istediğini kaydeden Akıncı, BDH'nın konumunun da bu olası oluşum içinde önemli olacağını kaydetti.

Akıncı, koalisyon ortaklığının bir rekabet alanı değil, bir işbirliği alanı olduğuna dikkat çeken Akıncı, birlikte hareket edilebilecek bir ortam bulmaları durumunda bu şansı değerlendirmek isteyeceklerini belirtti.

Demokratikleşme ve sivilleşme

Son dönemlerdeki hükümet oluşturma çalışmalarında, BDH'nın önkoşulu olarak basında yer alan demokratikleşme ve sivilleşme isteminin, bir partinin önkoşulu olarak algılanmasının yanlışlığına dikkat çeken Akıncı, demokratikleşme ve sivilleşmenin %65'lik bir iradenin istenci olduğunu söyledi.

Demokratikleşme ve sivilleşme isteminin, Kıbrıs Türk halkının bir iradesinin gereği olarak algılanması gerektiğini söyleyen Akıncı, bu istemin bütün halkın yararına ve herkesin uyması gereken bir olgu olduğunu söyledi.

Akıncı, ikili temaslarda demokratikleşme ve sivilleşme konularının genel anlamda konuşulduğunu ifade ederek, olası hükümet ortaklarının bu konuya olumlu baktıkları mesajını aldığını söyledi.

Bu konudaki ilerlemelerin özellikle başlaması planlanan teknik komiteler düzeyindeki görüşmeler esnasında somutlaşacağını belirten Akıncı, Başbakan Talat'ın konuya yazmadan da yaparız, önemli olan yazmak değil yapmaktır şeklinde yaklaştığını, fakat kendilerinin görüşlerinin "hem yazalım hem yapalım" şeklinde olduğunu belirtti.

Bazı hedeflerin protokolde bulunmamasının, bu hedeflerin ciddiye alınmadığı hissini ortaya çıkabileceğini ifade eden Akıncı, Avrupa Birliği'ne uyum için çalışılan bir konjonktür içerisinde, bu tür demokratikleşme istemlerinin herkes tarafından doğal karşılanması gerektiğini söyledi.

Eski dönemleri bertaraf etmenin yollarının bulunması gerektiğine işaret eden Akıncı, statükonun ancak bu yolla değişebileceğini, bu yolda atılacak adımların KKTC'de eksik olan kurumlaşmaya destek olacağını kaydetti.

Akıncı, demokratikleşme istencinin normal demokratik toplumlarda olduğu gibi görev, yetki ve sorumlulukların biçimlenmesinde önemli rol oynayacağının altını çizerek, bunu dile getirmenin askere karşı alınan bir tavır olarak algılandığını fakat bu demokratikleşmeyi gerçekleştirmenin her kurumun asli görevini yapmasıyla kurumlar arası ilişkilerin rahatlatacağını ve bu ilişkiler içerisinde kurumların gereksiz yere yıpranmasının da engelleneceğini belirtti.

 

Protokolün takvimlenmesi

 

CTP-BDH-DP arasında kurulması öngörülen koalisyon kurma temaslarında basına yansıyan protokol maddelerinin belirli bir takvime bağlamasını konusuna çok olumlu baktıklarını ifade eden Akıncı, muhtemel hükümet ortaklarıyla birlikte, esasların ortaya konulup bir takvime bağlanmasının çok iyi olacağını söyledi.

Dışişleri Bakanlığı sorunu

BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, bir süreden beri gündemi meşgul eden kurulması muhtemel koalisyon dahilinde Dışişleri Bakanlığı'nın hangi parti yetkisine verileceği ile ilgili tıkanıklık konusunda ise, olmayan bir görüşmede herhangi tıkanıklık olamayacağını söyledi.

Akıncı, koalisyon oluşturmak için partiler arası ziyaretler olduğunu fakat bunların görüşme olarak nitelenmesinin yanlış olacağını, teknik komitelerin bir araya geleceği ortama daha yeni yeni gelindiğini belirterek, üç parti arasındaki müzakere sürecinin başlamadığını belirtti.

Kıbrıs sorunun çözümü ile iç içe geçmiş, uzun bir süreden beri Kıbrıs Türk halkı ile sokaklarda olan BDH'nın olası bir hükümette oynayacağı rolün, çözüm ve Avrupa Birliği bağlamında ilişkili olacağını belirten Akıncı, bütün konuları CTP ve DP'ye havale ederek, BDH'nın sorumluluk almaktan kaçacağı gibi bir düşüncenin düşünülemeyeceğini söyledi.

Koalisyon hükümetinin, belirli hedeflere ulaşmak için bir yetki paylaşımı olduğunu ifaden Mustafa Akıncı, basında son günlerde yer alan yetki paylaşımına yönelik tartışmaları gereksiz olarak nitelerken, bu yetki paylaşımının bir sorun olarak lanse edilmemesi gerektiğini ve bu tartışmaların bir takım manipülasyonlar doğrultusunda basında yer aldığına inandığını söyledi.

Akıncı, CTP'nin ve özellikle Başbakan Talat'ın üçlü koalisyon hükümetine dair bir an önce karar vermesi noktasında gelmesini temenni ettiğini söyleyerek, en iyi seçenek konusunda zaman zaman erken seçim, bazı zamanlarda ise üçlü koalisyon hükümeti konusunda açıklamalar olduğuna dikkat çekerek, bu sorunun olumlu veya olumsuz bir şekilde neticelenmesi gerektiğini vurguladı.

Akıncı, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın perşembe gününe kadar yurtdışında olacağını, kendisinin ise hafta sonunda, Barcelona'daki bir konferansa katılmak için adadan ayrılacağını belirterek, hafta sonuna kadar olan sürede bir sonucun iyi olacağını söyledi.

Türk hükümeti ile temas

Üçlü koalisyon oluşturmak için gerçekleşen ikili temaslar sürecinde herhangi bir Türk hükümeti yetkilisiyle görüşüp, görüşmediği sorusuna cevaben Akıncı, koalisyon görüşmeleri konusunda herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti yetkilisiyle henüz görüşmediğini belirterek, çalışmaların ciddi bir noktaya gelmesi halinde, Türk hükümeti yetkilileri ile görüşme talebinin olacağını ifade etti.

Hükümet kurma çalışmalarında ortaya konulan düşüncelerin, Türk hükümetinin politikalarıyla aynı paralellikte olduğunu düşündüğünü belirten Akıncı, geçmişte Türk hükümetlerinin bazı mesajlarına eleştirel yaklaştığını, ancak 24 Ocak tarihinde Başbakan Erdoğan'ın BM Genel Sekreteri Annan'la vardığı mutabakattan, 24 Nisandaki referandum sürecine kadar geçen üç aylık sürede Türk hükümetinin politikalarıyla kendi politikalarının tamamen örtüştüğünü söyledi.

Referandumdan sonra yeni bir dönem başladığını ve Kıbrıs sorunun çözülmediğini ifade eden Akıncı, Avrupa Birliği hedefinde büyük adımlar atan Türk hükümetinin çözüm perspektifini mutlaka muhafaza edeceğini düşündüğünü kaydetti.

Kıbrıs'ta demokratikleşme ve sivilleşme yönünde atılacak adımların, Kıbrıs Türk halkının daha sağlam bir yapıda olmasına imkan tanıyacağını söyleyen Akıncı, bu sağlam yapının Türkiye'nin aleyhine değil aksine lehine bir gelişme olacağının altını çizdi.

 

BDH koalisyon için ümitli mi?

Başbakan Talat ile görüşmesinden sonra, bu konuda ümitli olup olmadığına ilişkin soruya Akıncı, konunun bir kaç gün içinde netlik kazanacağını, bu soruya herhangi bir cevap vermek için, üç partinin program ve ilkeler konusunda hangi oranda yaklaşabileceğinin ortaya çıkmasından sonra doğru olacağını söyledi

BDH olarak illaki bu hükümete girmek gibi bir konumlarının olmadığına dikkat çeken Akıncı, bu tarihsel gelişmeler ışığında yapılabilecek herhangi bir katkı durumunda, bu sorumluluktan kaçma noktasına gelmek istemediklerini söyledi.