Cumhurbaşkanı Talat:" Kıbrıs'ta çözüm olmadan Türk askeri çekilmez"

Cumhurbaşkanı Talat: "1963'te ortağı olduğumuz hükümetten dışlandık. Bu konu bütünlüklü bir çözümün parçası olarak ortada durmaktadır. Maraş konusu da, mülkiyet konusu da, askerin adadan çekilmesi konusu da işte bu kapsam içerisinde ele alınabilir. Yani bunlar da bütünlüklü bir çözümün parçasıdır. Müzakere masasında Annan planı sürecinde olduğu gibi bütünlüklü bir çözüm kapsamında bu konu gündeme gelebilir. Yoksa Maraş'ı vermek ya da asker çekmek şu ya da bu nedenle gündemde yoktur. Bütünlüklü bir çözümün unsurlarını ben şu anda teslim etmem".

Cumhurbaşkanı Talat, bütünlüklü çözüm olmadan Maraş'ın verilmesinin ve askerin çekilmesinin söz konusu olamayacağını açıkladı:

Kıbrıs'ta çözüm olmadan Türk askeri çekilmez

MARAŞ'I VERMEK, ASKER ÇEKMEK GÜNDEMDE YOK... "1963'te ortağı olduğumuz hükümetten dışlandık. Bu konu bütünlüklü bir çözümün parçası olarak ortada durmaktadır. Maraş konusu da, mülkiyet konusu da, askerin adadan çekilmesi konusu da işte bu kapsam içerisinde ele alınabilir. Yani bunlar da bütünlüklü bir çözümün parçasıdır. Müzakere masasında Annan planı sürecinde olduğu gibi bütünlüklü bir çözüm kapsamında bu konu gündeme gelebilir. Yoksa Maraş'ı vermek ya da asker çekmek şu ya da bu nedenle gündemde yoktur. Bütünlüklü bir çözümün unsurlarını ben şu anda teslim etmem"

"MARAŞ, MÜZAKERE SÜRECİNDE KOZDUR"... Talat, "Siz Maraş'ı bir koz olarak bir görüyorsunuz" şeklindeki soruya karşılık da, "Bütünlüklü bir çözüm içinde müzakere sürecinde, evet, bir koz olarak görüyorum" yanıtını verdi. Talat Maraş'ın bugün itibarıyla askeri ve kapalı bir bölge olduğuna da işaret ederek, hükümetin sahillerle ilgili askeri bölge uygulamasında karar aldığı gibi gerekmesi halinde Maraş'la ilgili karar üretebileceği mesajını da verdi

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk halkının 1963'te Rumlar tarafından, ortağı olduğu hükümetten atıldığını anımsatarak, bütünlüklü bir çözüm gündeme gelmeden Maraş'ın verilmesinin ya da askerin çekilmesinin söz konusu olamayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Talat, Mal Tazmin Komisyonu'nun üç ay içerisinde oluşturulacağını ve Rumların mülkiyetle ilgili başvurularına çare üretmeye başlamasıyla birlikte Arestis davası konusunda da bir çare üretileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Talat önceki akşam BRT 1 kanalında yayınlanan AKİS programına konuk oldu. Mete Tümerkan'ın sunduğu programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, Kıbrıs konusunda da çok önemli açıklamalarda bulundu.

BRT'den yapılan açıklamaya göre konuşmasında Kıbrıs Türk halkına seslenen Talat, halkın izlenen politikalar konusunda rahat olmasını istedi ve sürdürülen politikadan olumlu sonuçlar alınacağına inanç belirtti. Talat, 2006'da Türkiye-AB ilişkilerinde Kıbrıs'a bağlı olarak yaşanması olası krizlerin Kıbrıs sorununun çözümü yönünde yeni bir takım başlangıçları tetikleyebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Talat şöyle devam etti:

"Biz her koşulda çözüme hazır olmalıyız. Rekabetçi ve çözüm sonrasına uyum sağlayacak bir yapı ortaya çıkarmalıyız. Etkin iş yapabilen, demokratik, şeffaf, hesap verebilen bir yapı Sorunun çözümü konusunda bu aşamada herkes Rum lider Papadopulos'un isteksiz olduğunu, çözüm gaylesi taşımadığını söylüyor. Yabancı diplomatlar da bunu belirtiyor. 2006 yılında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde Kıbrıs konusunda çıkabilecek krizler Kıbrıs sorunun çözümünde tetikleyici etki yapabilir. Rumlar çözüm konusunda söylediklerinde hiç samimi değiller. Bunu BM Genel Sekreteri Annan da bana 'Ben ciddiyete bakarım' diyerek ifade etti. Biz çözüm yönünde referandum sürecinde 'evet' oyumuzla bu irademizi ve ciddiyetimizi ortaya koyduk. Rumlar çözüm istemiyor. Biz ısrarla, iğne ile kuyu kazarcasına buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Dünya bizi her geçen gün daha çok anlıyor."

Mal Tazmin Yasası

Cumhurbaşkanı Talat bir soru üzerine, Cumhuriyet Meclisi'nde geçen hafta kabul edilen Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi Yasası'nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni tatmin etmek üzere yapıldığını söyledi.

AİHM'ye Rumlar tarafından taşınan mülkiyet konusundaki davaların sadece Türkiye'yi mahkum etme sonucu doğurmadığına da vurgu yapan Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türkü için de oradan çıkan sonuçların önem taşıdığını, bu davalarla olası çözümün temel parametrelerinden biri olan iki kesimliliğin ortadan kaldırılmaya çalışıldığına dikkati çekti.

Talat, "İşte bunun için bir taraftan AİHM'yi tatmin etmek diğer taraftan da iki kesimliliği güvence altına almak için yasal değişikliğe gidildi. Bunun için de bağımsız bir komisyon oluşturulacak" dedi.

Öncelikli olarak ilk 3 ay içinde yasal mekanizmanın oluşturulacağını, ikinci 3 ay içinde ise oluşturulacak yasal mekanizmanın çare üretmeye başlayacağını kaydeden Talat, hedefin şu an tapularıyla değişik kurumlara giden Rumların mülkleriyle ilgili başvurularda bulunabileceği bir iç hukuk yolu yaratmak olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Talat, "Hedefimiz, Rumların, mülkleriyle ilgili başvuruda bulunabilecekleri bir iç hukuk yolu yaratmaktır, bunu yapmaya çalışıyoruz, mülkiyet konusunu çözme iddiasında değiliz. Mülkiyet konusu bütünlüklü bir çözüme ulaşılması ile birlikte çözümlenebilir. Biz bu aşamada sadece Rumların müracaat edebilmesi için bir iç hukuk yolu yaratıyoruz" dedi.

Yasanın uygulanma aşamasında etkilenmesi halinde Kıbrıslı Türklerin uğradığı zararın mutlaka tazmin edileceğini kaydeden Talat, "Ancak herhangi birine, uygulama aşamasında hiçbir şekilde etkilenmeyecek diye güvence veremem" dedi.

Arestis

Yasada öngörülen komisyonun çalışmaya başlamasıyla birlikte Arestis konusuna da çare üreteceğini söyleyen Talat, "Otururuz, konuşuruz. Sulh yoluyla çözebilir miyiz bakarız. Her türlü olasılık mümkün. Parasını veririz ya da malını veririz, tazminat öderiz, ya da başka yol, ya da anlaşamayız" şeklinde konuştu.

Talat, Arestis davası konusunda AİHM'nin kararı ile ortaya çıkan durumun değerlendirilmesine devam edildiğine de işaret ederek, konunun büyük daireye götürülüp götürülmemesi konusunda bir karar alınmadığını ifade etti .

Cumhurbaşkanı Talat, "Sanırım bu aşamada hem Arestis hem de biz konuyu büyük daireye götürme noktasını değerlendiriyoruz. Çünkü ortada iki ucu keskin bir bıçak durumu var. Büyük daire AİHM'nin verdiği kararı yetersiz de bulabilir, gereksiz de bulup Kuzey Kıbrıs'ta oluşturulan iç hukuk mekanizmasına da yönlendirebilir. Değerlendiriyoruz. Tereddütler var" diye konuştu.

Talat bir soru üzerine de AİHM'in bu aşamada yapılan yasal düzenleme ile ilgili bir sonuca varmasının beklenmemesini yasa artı komisyonunun uygulamaları ortaya çıktıktan sonra AİHM'in bir yönlendirme yapacak duruma gelebileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Talat, "Hukukta kesin bir şey söylemezsiniz. Bunun için daha önce AİHM'in yapılan değişiklikle ilgili nasıl bir tutum ortaya koyacağı konusunda emin olmadığımı söylemiştim. Ancak gelen işaretler şu an itibarıyla olumlu" dedi.

Talat, AİHM'nin Aristis davasındaki kararında Kuzey Kıbrıs'a Türkiye'nin yerel otoritesi olarak atıf yapıldığının doğru olduğunu ancak Türkiye'nin işgalci diye gösterilmediğini, söylenmeyenlerin söylenmiş gibi yansıtılmaya çalışılmasının doğru olmadığını belirtti.

Maraş konusu

Cumhurbaşkanı Talat, bunun üzerine gazetecilerin kendisine yönelttiği, "Kapalı Maraş'taki malı iade mi edeceksiniz" şeklindeki soruya verdiği yanıtta, ihtiyacın doğması halinde Maraş'ın da açılabileceğini, bütün olasılıklara açık olduğunu söyledi.

Bir başka soruya verdiği yanıtta ise Maraş'ın ne para, ne de liman karşılığında Rumlara devrinin söz konusu olamayacağını belirten Cumhurbaşkanı Talat, Maraş'ın ancak kapsamlı bir çözümün parçası olarak gündeme gelebileceğini kaydetti. Talat şunları söyledi:

"1963'te ortağı olduğumuz hükümetten dışlandık. Bu konu bütünlüklü bir çözümün parçası olarak ortada durmaktadır. Maraş konusu da, mülkiyet konusu da, askerin adadan çekilmesi konusu da işte bu kapsam içerisinde ele alınabilir. Yani bunlar da bütünlüklü bir çözümün parçasıdır. Müzakere masasında Annan planı sürecinde olduğu gibi bütünlüklü bir çözüm kapsamında bu konu gündeme gelebilir. Yoksa Maraş'ı vermek ya da asker çekmek şu ya da bu nedenle gündemde yoktur. Bütünlüklü bir çözümün unsurlarını ben şu anda teslim etmem."

Talat, "Siz Maraş'ı bir koz olarak bir görüyorsunuz" şeklindeki soruya karşılık da, "Bütünlüklü bir çözüm içinde müzakere sürecinde, evet, bir koz olarak görüyorum" yanıtını verdi.

Talat Maraş'ın bugün itibarıyla askeri ve kapalı bir bölge olduğuna da işaret ederek, hükümetin sahillerle ilgili askeri bölge uygulamasında karar aldığı gibi gerekmesi halinde Maraş'la ilgili karar üretebileceği mesajını da verdi.

Lokmacı Kapısı

Cumhurbaşkanı Talat, konuşmasında Lokmacı Kapısı'na da değinerek, Türk tarafının kapının açılması konusunda üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını ancak bulunduğu pozisyonu değiştirmek istemeyen Rum tarafının hiçbir olumlu girişimde bulunmadığını vurguladı.

Talat, kapının açılmasıyla ilgili yapılan her türlü girişimin ve gerçekleştirilen çabaların, Rum tarafının söylemlerinin aksine, varılan mutabakatlar çerçevesinde BM'nin bilgisinde yapıldığını söyledi. Talat şöyle dedi:

"Biz işimizi yaptık. Her şeyimizi hazırladık. Görev Rum tarafındadır. Mazgal delikli utanılacak duvarlarını yıksınlar. Papadopulos'un niyeti kapının açılmasını önlemektir. BM'ye sunduğu son öneriyi gayrı resmi bir şekilde gördük. O önerisinde geçişin açılması için köprünün kaldırılmasını 1'inci madde olarak yani ön koşul olarak ortaya koymuyor. Yeşilhat üzerinde bir kare çizmiş, bu karenin yüzde 80'i Türk tarafında; buranın askersizleştirilmesini 1'inci madde olarak göstermiş. Bizi 1963'teki Yeşilhat'a çekmek istiyor. Bunun müzakeresi birkaç yıl sürer. Niyeti kapının açılmasını engellemektir. Yani mesele köprünün kaldırılması ise bitmiyor"

Diğer konular

Cumhurbaşkanı Talat bombalama olaylarıyla ilgili soruya karşılık, bu tür olayların önlenmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Talat, telefon dinleme konusunda ise bu yönde yaygın bir veri bulunmadığını anlatarak, Güney Kıbrıs'ta bu konunun ciddi bir sorun olduğunun altını çizdi ve şunları kaydetti:

"Telefonda aradığım diplomatlar telefonlarının dinlendiğini bildiklerinden bizimle telefonda konuşmaktan çekiniyorlar. Her zaman telefonda konuşmayalım. Bize bir randevu verin konuyu hemen görüşelim diyorlar."