Çözüm için izolasyonlar kaldırılmalı
 

Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat,  yeni koşullar sunan ve yeni “hayırlar” planlayan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un Kıbrıs sorununun çözümünde çok istekli olmadığını vurguladı. Başbakan Talat, “Çözüm için izolasyonların kaldırılmasından başka yol görmüyorum” dedi.

2005 yılında Rum hükümetinin Kıbrıs sorununun çözümünü istemesini, Türklerle  güç bölüşümünü kabul etmesini sağlamak ve Rum yönetimi üzerinde baskı yapabilmenin  adada çözüm isteyenlerin  en temel görevi olacağını söyleyen Talat, “2005 yılı böyle geçecek; uluslararası aktör ve faktörlerin  Kıbrıs sorununun çözümü için Papadopulos hükümetine baskı yaptığını gözlemleyebileceğiz” dedi.

Başbakan Mehmet Ali Talat dün öğleden sonra, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Politikalar Merkezi’nin mecliste temsil edilen siyasi parti liderlerine yönelik düzenlediği konferanslar dizisinin sonuncuna katılarak Kıbrıs konusunda gelinen noktayı değerlendirdi ve  soruları yanıtladı.

Temel hedef olan çözümün  tek taraflı sağlanamayacağını belirten Talat, çözüm için Türk tarafının çözüm yönünde kısa bir süre önce başlattığı yeni politikaların sürdürülmesi gerektiğini, bu yapıldığı taktirde Türk tarafının  uluslararası toplumda daha fazla kabul göreceğini, Rum tarafının harekete geçmesi için baskıların mümkün kılınacağını kaydetti.

Talat, tercihlerinin Kıbrıs sorununun 3 Ekim’e kadar Türkiye’nin de AB ile müzakerelerde daha rahat hareket edebilmesi için çözümlenmesi olduğunu belirterek, bu olmazsa izolasyonların kalkması, direkt uçuşlar ve doğrudan ticaret konularında uluslararası aktörlerin atacağı adımların süreci hızlandıracağını kaydetti.

ÇÖZÜM NE KADAR UZARSA          

Başbakan Talat, Kıbrıs sorununun çözümü ne kadar gecikirse Kıbrıs Türkü’nün  süreçte inisiyatifinin o kadar kaçacağını  belirterek, “Sürüklenir hale geliriz ama henüz o noktada değiliz” dedi.

Türkiye’nin 3 Ekim’e kadar Kıbrıs Rum tarafını da kapsayan ve Gümrük Birliği’ni genişletmeyi içeren ekonomik prtokolü imzalayacağını hatırlatan Talat, bunun Rum tarafını tanıma anlamına gelmeyeceğini vurguladı.

Başbakan Talat iyi niyet gösterisi olarak asker çekme konusundaki bir soruya karşılık olarak, asker çekmenin  son derece önemli ve tehlikeli bir konu olduğunu belirtti.

Talat, asker çekme konusunun  Rum tarafında “biz direndik Türkiye asker çekmeye başladı” demagojisini yaratacağını, Kıbrıs sorununu ordu çekme noktasına indirgeyeceğini, Rum tarafının da dünyayı ayağa kaldırma çabasındaki amacının bu olduğunu kaydetti.

Talat Maraş’ın açılması veya Rumlara iade edilmesiyle ilgili soruyu yanıtlarken, “Bu konu değerinde birşeye karşı düşünülebilir. Maraş-toprak, devlette güç bölüşümüne ve ortaklığa karşıdır. Maraş karşılığında ne alacağımızın somut bir karşılığı yok. Bunları değerlendirirken dikkatli olmalı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde DP Genel Başkanı Serdar Denktaş veya BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı’yla cumhurbaşkanlığı seçiminde tek bir isim üzerinde ittifaka varıp varmadıklarının sorulması üzerine de Talat, “O ittifakı halk yapacak” dedi.

SOYER: KKTC’DE İLK KEZ UCUZLUK YAŞATILDI

CTP/BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, ilk kez bir hükümetin arka arkaya aldığı kararlarla halka zam yerine ucuzluğu yaşattığı görüşünü belirtti.

Soyer, siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin ilk kez bakanlar kurulu toplantılarının ardından zam kararlarını protesto eden bildiriler yayınlamadığını kaydetti.

CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer yayımladığı bildiride, hükümetin hayatı ucuzlatan, halkın alım gücünü artıran ve rekabet etme koşullarını güçlendiren tedbirler ürettiğini belirterek, KKTC halkının zamlı günleri yaşamak zorunda kalmak yerine ucuzluk olgusunu yaşamaya başladığını ifade etti