Çileklerimizi denize mi dökelim?
Güneyden kaçak çilek getirilerek satışa sunulduğunu iddia eden Yeşilırmaklı çilek üreticileri ürünlerinin tarlada kalacağından yakınıyor
KAÇAK ÇİLEK İDDİASI Yıllardır yurt dışına çilek ihraç edememenin sıkıntısını yaşayan Yeşilırmaklılar, Güney Kıbrıs'tan kaçak olarak çilek getirildiğini ve Yeşilırmaklı bir üreticinin adı altında pazara sunulduğunu iddia ediyor. Yeşilırmaklı üreticiler, güneyden çilek getirilmesiyle ürünlerinin ellerinde kalacağından şikayet ederek, "Satamazsak ne yapacağız, gidip denize mi dökelim?" diye dert yanıyor
Baharın müjdecisi çilek, market tezgahlarını süslemeye başladı, ancak çileğin merkezi Yeşilırmak köyündeki üreticiler "kaçak çilek" sorunuyla boğuşuyor.
Yıllardır yurt dışına çilek ihraç edememenin sıkıntısını yaşayan Yeşilırmaklılar, Güney Kıbrıs'tan kaçak olarak çilek getirildiğini ve Yeşilırmaklı bir üreticinin adı altında pazara sunulduğunu iddia etti
Hükümetin bir an önce harekete geçmesini isteyen çilek üreticileri, güneyden izinsiz olarak getirilen bu çileklerin hormonlu olmasından da endişe ediyor. Üreticiler, "Bize bir çok prosedür uyguluyorlar, tahlil yapıyorlar. Eğer bir tahlil yapılır da çilekler hormonlu çıkarsa, tüm Yeşilırmaklının başı yanacak"diye dert yandı.
Kaçak çilek iddiası
Yeşilırmaklı üreticiler piyasada fazla çilek bulunduğuna ve fiyatların bu nedenle, erken düştüğüne dikkat çekti. İki tüccarın Güney Kıbrıs'tan kaçak çilek getirerek, köyden aldığı ürünlerle birlikte paketleme yaparak pazara sunduğunu iddia etti. Çilek üreticileri, daha çilek tam anlamıyla piyasaya düşmeden fiyatların dibe vurduğundan, hatta tüccarların ürünü almak istemediğinden yakındı.
Çileğin yanında kolokas, marul, çiçek lahanası gibi sebzelerin de ana üretim yeri olan Yeşilırmak'taki, tarla sahipleri bir çok konuda sıkıntı yaşıyor. 1963 yılına kadar kurdukları kooperatifle, Londra'ya çilek ihraç eden üreticiler şimdi ne kapı komşumuz güneye ne de yurt dışına ürün gönderebiliyor
Üretici dedirgin
Aylarca süren hummalı bir çalışmanın ürünü olan çileğin verimi, nisan ayının gelmesi ve güneşin kendini hissettirmesiyle başladı, ama üreticiler bu verimden yeterli kazancı sağlayamayacağından, hatta çileğin tümüyle tarlada kalacağı ihtimalinden tedirgin oldu.
Piyasadaki bolluk nedeniyle üreticiler, ürünlerini tüccara çok düşük fiyata veriyor ama pazardaki bir paket çileğin fiyatı bu miktarı çok aşıyor. KIBRIS'a konuşan üreticiler, büyük özveriyle çalışarak elde ettikleri çilekten, kazanacakları geliri yarıya yarıya tüccarla paylaştıkları görüşünde. İşte tüm bu sıkıntılar nedeniyle bu yıl için çilek tarlasını kiralayanlar bile var.
Yeşilırmak'taki üreticiler, bazı tüccarların makbuz kesmeyerek ürün aldığını da iddia etti. Tüccarların vergi ödememek için makbuz kesmediğini savunan tarla sahipleri, "Yıllardır tarımla uğraşıyoruz. Sadece çilek değil daha bir çok meyve ve sebze satıyoruz. Ama devlet bize sahip çıkmıyor. Marul bu yıl tarlada kaldı. Zaten ülke dışına ve güneye mal veremiyoruz. Umarız yeni hükümet bu sıkıntılarımıza bir çare bulur " diye konuştu.
"Herkesin tarlasında tahlil yapılsın"
Geçimini yıllardır çilek üreticiliği yaparak sağlayan Nesrin Şen, iki büyük tüccarın bu yıl kaçak çilek getirerek, üreticiye oyun oynadığını savundu ve şunları söyledi:
"Çileklere tahlil yapılırsa ve hormonlu çıkarsa, mahvolduk demektir. Herkesin şimdiden tarlasından örnek alarak tahlil yapsınlar. Çileklerimizi bebek gibi bakarak yetiştiriyoruz. Ama tam da verim alamaya başlayacağımız zamanda fiyatların düşmesi bizi tedirgin etti. Zaten kazandığımızı tüccarlarla bölüşüyoruz, bize bir şey kalmıyor. Yıllar önce ihracat vardı. Kooperatif kurulursa, yeniden ihracatın da yolu açılır"
"Tüccarlar, 'çilek satılmıyor' diyor"
Yeşilırmak'taki bir diğer çilek üreticisi Nevzat Yılmaz da, bu yıl çilek üretiminin sıkıntıyla başladığını söyledi. Yılmaz, Yeşilırmak'ta yetişen çileğin tüm adaya yetebileceğini ifade ederek, güneyden getirilen kaçak çileğin yerli üreticiyi darbelediğini belirtti. Tarladan yeni verim almaya başladıklarını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:
"Bir tüccar Rum tarafından çilek getirerek, Yeşilırmaklı bir üreticinin adı altında satışa sunuyor. İzinsiz gelen bu çileklerin ilaçlı olup olmadığını bilmiyoruz. Bizim çileklerimizde hormon da yoktur. Bu yıl çileği erken çıkaralım diye, tüneller yaptık. Ama şimdi tüccarlar çilek satılmıyor diyor. Daha verim almaya başlamadık bile. Tüccarlar, vergi ödememek için faturasız ürün alıyor. Hükümet, bu yasa dışılığın
önüne geçmeli." dedi
Yılmaz, çilekleri yurt dışına ihraç etmek istediklerini de söyleyerek, devletin kendilerine yardımcı olmasını istedi.
"Çilekler elimizde kalacak"
Çilek yetiştiriciliği yapan Gülşen Luman ise, kaçak çilek getirildiğini anladıkları zaman adeta şoka girdiklerini söyledi. Luman, milyarlar akıttıkları tarlalardan bu yıl yeterli geliri elde edemeyeceklerini dile getirdi. Luman, tüccarların ürün üzerinden çok fazla kar yaptıklarını da kaydederek şunları söyledi:
"Çilek yetiştirmek sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Milyarlar dökerek sonunda verim almaya başlayacağımız zaman hevesimiz kursağımızda kaldı. Gidip çilekleri denize mi dökelim?Yeniden kooperatif kurulursa sıkıntılar ortadan kalkacaktır. Köylü birlik olursa kooperatif çatısı altında satış yapabiliriz"
"Tarlamı kiraladım, stres çekemem"
Yeşilırmak'ta sakin Figen Karafistan bu yıl duyduğu endişe nedeniyle tarlasını kiralayanlardan. Karafistan, çilek yetiştirmek için hem maddi hem de manevi olarak yıprandıklarını söyledi. Karafistan bu yıl kaçak çilek getirildiğini duydukları zaman paniğe kapıldıklarını ve tarlalarını kiraladıklarını anlattı. Karafistan, "Hükümet bu yasa dışılığın önüne geçmeli. Biz tüccarla yüz yüze gelemeyiz. Çilekler satılmıyor. Kooperetif varken yine yolsuzluk oldu diye şimdi yeniden kurulmasını istemeyenler var. Ama kooperatif yeniden hayata geçerse sorunlar sona erecek gibi geliyor bana. Ben bu yıl tarlamı kiralamak zorunda kaldım. Stres çekemem.".
Kooperatif şart
Yeşilırmak'ta genç bir çilek üreticisi ve aynı zamanda ziraat mühendisi de olan Salahi Atalar, çilek üretimi konusunda uzman olduğunu ve güneyden getirilen çilekle kuzeydekinin arasındaki farkı kolaylıkla anlayabileceğini söyledi. Atalar, güneyden kaçak olarak ülkeye sokulduğunu savunduğu çileklerin kötü kalitede olduğunu da belirtti.
Köyde kooperatif kurulması için defalarca toplantı yapıldığını da anlatan Atalar, şöyle konuştu:
"Köylü birlik olursa kooperatif kurulur. O zaman tüccarlar devre dışı kalır. Çilek elde etmek için uzun uğraşlar veriyoruz. Önlem alınmazsa, bu yolsuzluklar devam edecek. Ama artık olan oldu. Şubat ayından itibaren çilek kesmeye başladım ama aynı dönemde güneyden de geldiği için faydası olmadı. Şimdi güneyde pahalı olan çileği kimse getirmez".