Çifte "evet"e ihtiyacımız var

Başbakan Mehmet Ali Talat, dün öğleden sonra BM genel sekreterinin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro de Soto ile görüştü. Talat, cumartesi günü Güney Kıbrıs'taki AKEL ve DİSİ'yi ziyaret edeceğini açıkladı

Çifte "evet"e ihtiyacımız var

TALAT'TAN RUMLARA: BU TARİHİ FIRSATI KAÇIRMAYALIM: Talat, "Hepimizin hep beraber referandumda niçin 'evet' dememiz gerektiğini kendi düşüncem çerçevesinde açıklayacağım. Bu tarihi fırsatı kaçırmamak zorundayız. Bu tarihi fırsatta küçük ve önemsiz hususları, 'Şunu kazanacaktım, bunu kaybettim' gibi hayati olmayan hususları öne çıkararak çözümden kaçmamak zorundayız. Çünkü böyle bir fırsatı tekrar yakalamamız mümkün değil"

CTP-BG Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat, cumartesi günü Güney Kıbrıs'a geçerek, hükümetin büyük ortağı AKEL ve ana muhalefet partisi konumundaki DİSİ'yi ziyaret edeceğini açıkladı. Talat, referandumda tek bir "evet"i yetmediğini, çifte "evet"e ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Talat, gerçekleştireceği bu ziyaretle, Güney Kıbrıs'a geçen ilk Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başbakanı olacak.

Başbakan Talat, 15 Nisan'da Brüksel'de yapılacak olan ve Kıbrıs sorununun çözümü için gerekli olan ekonomik yardımın görüşüleceği Uluslararası Bağış Konferansı'na davet edildiğini de bildirdi.

Talat, bu yöndeki davetin dün görüştüğü Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs Delegasyon Başkanı Büyükelçi Adrian Van Der Meer tarafından kendisine iletildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Ankara dönüşü sonrasında telefon görüşmesi yaptığını da söyleyen, ancak ayrıntı vermeyen Talat, cumhurbaşkanı ile yüz yüze bir görüşme yapma olasılığı bulunduğunu ifade etti.

Başbakan Talat, bu yöndeki açıklamaları BM genel sekreterinin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro de Soto ile dün öğleden sonra CTP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği görüşme sonrasında yaptı.

Talat, "Cumhurbaşkanı ile biraz önce telefon görüşmemiz oldu. Belki bir ara bugün(dün) uğrar görüşürüm. Onu bilmiyorum ama" dedi.

Kıbrıs'a önceki gün gelen De Soto'nun, adadaki ilk görüşmesini Başbakan Talat'la gerçekleştirdiğine dikkat çekilirken, Talat, CTP Genel Merkezi binasının bahçesinde hazırlanan kürsüden Türkçe ve İngilizce olarak seslendiği Türk ve Rum basın mensuplarına De Soto ile yaptığı görüşme hakkında bilgi verdi.

Başbakan Talat, İsviçre müzakereleri sonrasında New York'a giderek, BM Güvenlik Konseyi'ni bilgilendiren ve önceki gün adaya gelen Perulu BM diplomatı Alvaro de Soto ile Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak Nisan ayı takviminin gerektirdiği hazırlıklar konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını ve Annan Planı'nın uygulanmasıyla ilgili özellikle bugünlerde ortaya çıkan sorunları ve bunların nasıl çözümleneceğini değerlendirdiklerini söyledi.

"Pratikte uygulama takdir edersiniz ki kolay değil. Uygulama biraz çabayı gerektirir, biraz yaratıcılığı gerektirir. Şimdi o aşamadayız. Bunları değerlendiriyoruz, bunları tartışıyoruz" diyen Talat, De Soto ile yaptığı görüşmeyi yapıcı olarak değerlendirdi.

KKTC ve Güney Kıbrıs'ta 24 Nisan'da yapılması takvime bağlanan referanduma kadar yapılacak birçok iş bulunduğunu ve bunlarla uğraştıklarını ifade eden Talat, bir soruya karşılık De Soto ile Güney Kıbrıs'ta referandumla ilgili havanın ne olduğu hakkında konuşmadıklarını belirtti ve şöyle konuştu:

"O havayı zaten biliyoruz, herkes biliyor. Hem De Soto hem Van Der Meer, Güney Kıbrıs'taki durumu (yaptığımız görüşmelerde) aktardılar. Biz de tabii Güney Kıbrıs'taki durumu takip ediyoruz. Bunun için eğer varsa yapabileceklerimiz, biz de yapacağız tabii ki."

Cumartesi günü Güney Kıbrıs'a geçerek, hükümetin büyük ortağı AKEL ve ana muhalefet partisi konumundaki DİSİ'yi ziyaret edeceğini açıklayan Talat, zamanın sınırlı olması nedeniyle diğer Rum siyasi partilerini aynı gün ziyaret edemeyeceğini söyledi. Talat, AKEL ve DİSİ dışındaki partilere de önümüzdeki günlerde ziyaret gerçekleştirebileceğini kaydetti.

Çifte "evet"e ihtiyacımız var

AKEL ve DİSİ yetkilileriyle yapacağı görüşmelerde, kendilerinin Annan Planı'na ve çözüme bakış açılarını aktaracaklarını ifade eden Talat, "Hepimizin hep beraber referandumda niçin 'evet' dememiz gerektiğini kendi düşüncem çerçevesinde açıklayacağım. Bu tarihi fırsatı kaçırmamak zorundayız. Bu tarihi fırsatta küçük ve önemsiz hususları, 'şunu kazanacaktım, bunu kaybettim' gibi hayati olmayan hususları öne çıkararak çözümden kaçmamak zorundayız. Çünkü böyle bir fırsatı tekrar yakalamamız mümkün değil" şeklinde konuşarak, Rum siyasilere vereceği mesajı şöyle açıkladı:

"Onlara, bu sonucun bizim için veya kendileri için bir zafer olmadığını, hiç kimsenin bir zafer peşinde koşmadığını, önemli olanın bir uzlaşma metnini ortaya çıkarmak olduğunu ve bunu başardığımızı, benim bu konudaki düşüncelerimi anlatacağım. Referandumda çifte 'evet'e ihtiyacımız var. Tek bir 'evet' yeterli değil."

Denktaş'ın tutumu

Başbakan Talat, De Soto'nun görüşmede, "Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Annan Planı'na karşı hayır kampanyası başlatması konusunu gündeme getirip getirmediğine" ilişkin soruya karşılık, De Soto'nun kendisine cumhurbaşkanının tutumunun ne olacağını sorduğunu belirterek, şöyle dedi:

"Bana cumhurbaşkanının tutumunun ne olacağını sordu. Ben de tam olarak bunu bilmediğimi, henüz kendisiyle görüşmediğimi, çünkü Türkiye ziyaretinden sonra yeni durumun veya Türkiye ziyaretinin etkisinin ne olduğunu bilmediğimi söyledim. Gerçek durum da bu, ben bilmiyorum yani..."

Papadopulos'un "hayır" çağrısı

Başbakan Talat, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'un Annan Planı'na karşı yapması beklenen "hayır" çağrısını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de "İyi değerlendirmiyorum" diyerek, bu konuda şunları söyledi:

"Tabii ki 'hayır' dememesini umuyorum. Çünkü toplum lideri eğer 'hayır' derse ve hele iki toplum lideri de 'hayır' derse gelecek için iyi olmaz, hoş olmaz diye düşünüyorum. (Papadopulos'un) saat 21.00'de yapacağı açıklama veya çağrı, umarım ki hiç olmazsa kesin bir 'hayır' olmaz da birazcık daha zamana ihtiyacı olduğunu ifade eder. Benim beklentim o..."

Referandum yasası ve Anayasa Mahkemesi

Başbakan Talat, Anayasa Mahkemesi'nde bulunan referandum yasasıyla ilgili sorulara karşılık da, Anayasa Mahkemesi'nden olumsuz bir yanıt çıkmasını beklemediğini söyleyerek, şöyle dedi:

"Referandum yasasının Anayasa çerçevesinde düşünülmesi zaten yanlıştır. Çünkü bir hukuki sorun değildir, hukuki mesele değildir. Bu bir siyasi meseledir. Yepyeni bir şey kuruyorsunuz. Yepyeni bir şeyi kurma iradesini eğer halkınız gösteriyorsa, Anayasa ona engel teşkil edemez. Bu olayı mevcut yazılı hukuk çerçevesinde değerlendirmek yanlıştır."

Cumhurbaşkanı imzalamazsa

Başbakan Talat, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın referandum yasasını imzalamaması durumunda ne yapacaklarını soran bir gazeteciye de, "Bekleyin o durum ortaya çıksın sonra düşünürüz. Cumhurbaşkanının imzalamaması söz konusu değil. Cumhurbaşkanı meclise geri gönderir, meclis de onu yeniden görüşür" dedi.

Zaman kazanmak açısından bu süreç devam ederse

Talat, aynı gazetecinin, "Zaman kazanmak açısından bu süreç devam ederse" şeklindeki sorusu üzerine de, "Süremez" diyerek, şunları kaydetti:

"Bunun belli bir süresi var. O süre içinde geri göndermek, cevabını alınca da imzalamak zorundadır. Eğer aynen geri giderse..."

Türk tarafından "evet",

Rum tarafından "hayır" çıkarsa

Talat, referandumda Türk halkı Annan Planı'na "evet" derse, Rum halkından ise "hayır" çıkarsa, ne olacağının sorulması üzerine de "Böyle bir senaryoyu hayal etmek bile istemiyorum. İyimser olmak istiyorum" dedi.