Çevre, masaya yatırılıyor
KKTC İÇİN ÇEVRE POLİTİKASI
İnsanların sağlıklı yaşaması kadar ülkelerin imajı ve turizm faaliyetleri için
de büyük önem taşıyan çevre konusu, 3 günlük kongrede ele alınıyor. Bakanlar
kurulunca 15 Şubat'ta onaylanan "KKTC İçin Çevre Politikası"nın uzmanların ve
sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla geliştirilip uygulanmasını sağlamayı
amaçlayan "1. Çevre Kongresi", yarın başlıyor
AB TEKNİK UZMANLARI DA KATILIYOR
Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi'nin düzenleyeceği "1. Çevre
Kongresi"ne, AB teknik uzmanları da katılacak. 21 Nisan'a kadar sürecek kongre,
AB Koordinasyon Merkezi bünyesindeki "Çevre Yeniden Yapılandırma Komitesi"nce
organize edildi. Açık Öğretim Fakültesi Lefkoşa Kampusu'nda yer alacak kongre,
yarın sabah saat 09.00'da açılacak
İnsanların sağlıklı yaşaması kadar ülkelerin imajı ve turizm faaliyetleri için de büyük önem taşıyan çevre konusu, 3 günlük kongrede ele alınıyor. Bakanlar Kurulu'nca 15 Şubat'ta onaylanan "KKTC İçin Çevre Politikası"nın uzmanların ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla geliştirilip uygulanmasını sağlamayı amaçlayan "1. Çevre Kongresi", yarın başlıyor.
Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi'nin düzenleyeceği 1. Çevre Kongresi'ne, AB teknik uzmanları da katılacak. 21 Nisan'a kadar sürecek kongre, AB Koordinasyon Merkezi bünyesindeki "Çevre Yeniden Yapılandırma Komitesi"nce organize edildi.
Açık Öğretim Fakültesi Lefkoşa Kampusu'nda yer alacak kongre, çarşamba sabahı saat 09.00'da açılış konuşmalarıyla başlayacak.
Kongre, Çevre Yeniden Yapılandırma Komitesi'nin geçen yılın mayıs ayından beri, çevre sektörünün AB yasalarına uyumlaştırılması amacıyla sürdürmekte olduğu çalışmalar sonucunda tamamlanan ve 15 Şubat'ta Bakanlar Kurulu'nca onaylanan "KKTC İçin Çevre Politikası"nın tartışılarak olgunlaştırılması ve ülkedeki çevre ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik politikalara ışık tutması amacıyla düzenleniyor.
"KKTC İçin Çevre Politikası"; "sürdürülebilir kalkınma", "AB standartlarıyla uyumlaştırma" ve "ortaklaşa çevre yönetimi" olmak üzere üç temel ilkeden oluşuyor.
Birinci günkü 6 oturum, "temel konular", "çevre politikası bildirgesi kapsamında sürdürülebilir kalkınma", "çevre politikası bildirgesi kapsamında AB standartlarıyla uyumlaştırma", "çevre politikası bildirgesi kapsamında ortaklaşa çevre yönetimi", "2. gün atölye çalışmaları" başlıklarıyla yapılacak.
Kongrenin ikinci günü atölye çalışmaları yapılacak, panel oturumunda sunuş önerileri dile getirilecek.
Son günde ise, atölye çalışmalarının sunumu yapılacak ve kapanış konuşmalarıyla basın bildirisi hazırlanacak. Kongrenin sonuçları, başbakan ve bakanların katılacağı basın konferansında açıklanacak.
Basın toplantısı
Yarın başlayacak "1. Çevre Kongresi"nin tanıtımı amacıyla, dün Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi.
Kongrenin organizasyon komitesinde yer alanlar ile AB uzmanlarının da katıldığı basın toplantısında konuşan AB Koordinasyon Merkezi Çevre Yeniden Yapılandırma Komitesi Grup Lideri Orhan Atasoy, ekonomik gelişmeye bağlı olarak her geçen gün çevreye baskının arttığına işaret ederek, Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'ne verilen görevle AB mevzuatına uyum çalışmalarını yürütmek ve çevre problemlerine alternatif çözümler sunmak üzere, 9 ay önce çalışmaya başladıklarını anlattı ve bu çalışmalara katkı koyan ilgili bakanlıklara ve kurumlara teşekkür etti.
Atasoy, hazırladıkları "KKTC İçin Çevre Politikası"nı Bakanlar Kurulu'nun 15 Şubat'ta onayladığını ve tüm paydaşlarla bu politikanın irdelenmesi için yetkilendirildiklerini, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin katılımıyla bu kongreyi hazırladıklarını bildirdi.
Çevre Kongresi'nin ilk kez düzenleneceğini hatırlatan Orhan Atasoy, çevre konusunda ilk kez bakanlar kurulunca onaylanan ve sivil toplum örgütleriyle tartışılabilecek bir politika bulunduğunu, ilk kez konsept olarak değişiklikler olduğunu ve davetlerde geri dönüşümlü kağıt kullanıldığını, 11 ay boyunca AB uzmanlarıyla çalıştıklarını anlattı.
Orhan Atasoy, kongrede sivil toplum örgütleriyle çevre politikası bildirgesine son şeklini verip bakanlar kuruluna sevkini sağlayacaklarını kaydederek, basının da katkısını beklediklerini söyledi.
Atasoy, kongreden çıkacak sonuçların uygulanmasının, denetiminin ve sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin soruyu yanıtlarken, "Bugüne dek 30 sendir bizim yazılı metnimiz yoktu. Yazılı metne dönüştürerek bir ilk adım attık. Bundan sonra da işi takip edip, nasıl ki 9 aydır bakanlıkların desteğiyle bu işi götürdük, bundan sonra da uygulamaya yönelik neler yapılması gerektiği konusunda hep beraber çalışacağız ve KKTC için genel bir çevre stratejisi oluşturacağız" dedi.
AB müktesebatındaki 11 temel alt başlığı bulunan sektörel stratejilerin taslağının hazırlandığını açıklayan Orhan Atasoy, 20 Mayıs'tan sonra "katı atık, su, doğayı koruma ve yatay mevzuat" sektörlerinde danışmanlık süreci başlatılacağını bildirdi. Bu süreçte alınacak bilgilerin ardından eylem planı hazırlanacağını kaydeden Atasoy, sivil toplum örgütlerinin görüşüyle son halinin verileceğini ve sonuca varmak için takipçi olacaklarını anlattı.
Beyaz: AB Mevzuatının yasalara yansıtılıp uygulanması önemli
Çevre Koruma Dairesi'nden Ersever Beyaz, Mayıs 2005'ten beri çalışan çevre komitesinin çevre politikası bildirgesini hazırladığını belirterek, kongrenin ikinci gününde ilgili paydaşların görüşünün alınması için atölye çalışmaları düzenleneceğini söyledi.
Beyaz, çevre politikası bildirgesinin önemli üç bacağının; "sürdürülebilir kalkınma, AB mevzuatıyla uyumlaştırma ve ortaklaşa çevre yönetimi" olduğunu kaydederek, kendisinin AB mevzuatıyla uyumlaştırma konusunda çalıştığını bildirdi.
Üyelik için her devletin ilgili mevzuatını AB mevzuatıyla uyumlaştırması şartı bulunduğunu ifade eden Ersever Beyaz, "Biz de üyelikten ziyade halkın refahı ve sosyal bütünleşmesi için ortaklaşa çevre yönetimi, AB mevzuatıyla uyumlaştırılmış sürdürülebilir kalkınmayla sağlanabilir hedefiyle çevre politika bildirgemizi hazırladık ve yaşama koymak için bu atılımı yapıyoruz" dedi.
Ersever Beyaz, AB mevzuatının yasalara yansıtılması ve uygulanmasının önemine işaret ederek, "Uygulama için önemli olan; bağımsız, bilgiyle donatılmış, politik baskıdan uzak denetsel yapıları oluşturmamız ve özellikle altyapıları için yatırım programı hazırlamamızdır" dedi.
Günce: Sürdürülebilir ve sorgulanabilir çevre yönetimi
Planlama ve İnşaat Dairesi Temsilcisi Dr. Emre Günce, "ortaklaşa çevre yönetimi" konusunda çalıştığını belirterek, çevreyle ilgili paydaşların, kurumsal ve teknik düzeydeki çalışmalar ortaklık hedefi doğrultusunda yapıldığı için, büyük önem kazandığını söyledi.
Günce, "ortaklaşa çevre yönetimi"nin, çevreyle ilgili çalışmaların yürütülmesi ve kararların alınması aşamalarında, çevreyle ilgili rolü olan tüm paydaşların bir araya gelerek ortaklık yaratması olduğunu belirterek, bunu grup olarak yarattıklarına inandığını ifade etti.
"Ortaklaşa çevre yönetiminin ana temalarından biri sürdürülebilir ve sorgulanabilir olmasıdır" diyen Emre Günce, bunun, kurumsal yapıda ilgili bakanlıklar ve dairelerle bir ortaklık kurularak yürütülmesi anlamı taşıdığını kaydetti. Bu çalışmalarla çevreden sorumlunun sadece Çevre Koruma Dairesi olmadığını göstermek istediklerini dile getiren Günce, merkezi ve yerel yönetimlerle sivil toplum örgütlerinin ve çevrenin sahibi halkın birlikte çalışarak ortaya bir ürün çıkarması gerektiğini vurguladı.
Emre Günce, "Hükümetimizin iradesini, çevre politikası bildirgesini onaylayarak yürürlüğe koyması ve bize taahhüt vermesini ilk aşama olarak görüyoruz. Bu aşamadan sonra ortaklık yaratabilmek için çevre kongresi düzenlemek için ilk yolu açmıştır. Bunun tüm ayaklarının sürdürülebilir yapılması çok önemlidir, çünkü kaynaklarımız çok kıttır" diye konuştu.
Mesutoğlu: Çevre kalkınmanın ana kapitali
Şehir Planlama Dairesi Müdür Yardımcısı Layık Topcan Mesutoğlu da, "sürdürülebilir kalkınma" konusunda bilgiler verdiği konuşmasında, "çevre" denince, çevre koruma ve kirliliğin akla geldiğini, oysa bütün konunun "ekonomik kalkınma, sosyal ve kültürel kimlikle çevre kaynaklarının korunması" olduğunu söyledi.
Mesutoğlu, çevrenin kalkınma sürecinde ana kapital olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizde turizm öncü sektördür ve ülkenin kültürel ve çevresel değerleri üzerine kuruludur. Pazarladığı, o ülkenin kültürüdür, sosyal yapısı ve çevresidir. Bunları tüketerek, bir kalkınma söz konusu olamaz. O yüzden sürdürülebilir kalkınma çevre politikasında temel ilke olarak öngörülmüştür" dedi.
Sürdürülebilir kalkınmaya ulaşabilmek için AB mevzuatının bir araç olduğuna işaret eden Mesutoğlu, karar verme süreçlerine halkın katılımının önemini vurguladı.
Ülkenin kaynaklarını kullanan tüm bireylere sorumluluk düştüğünü kaydeden Layık Mesutoğlu, şöyle konuştu:
"Hedef; ekonomik büyüme sağlanırken, toplumun kültürel ve sosyal beklentilerine cevap verecek ve çevre kaynaklarını sürdürülebilir şekilde kullanarak kalkınma modeli geliştirmektir.
Çevre kongresi bir başlangıçtır, son değildir. Hazırlanmış olan çevre politikası toplumla paylaşılacaktır.
Kongre, sürdürülebilir kalkınma hedefine yönelik çevre politikasında öngörülenlerde eksiklik veya yeni fikirler varsa bütün bunların tartışılacağı, çevre politikasının daha ileri aşamalara taşınacağı ve hayata geçmesi için gerekli araç, mekanizma ve kaynakların neler olacağının konuşulacağı bir platform olacak."
Mesutoğlu, kongrenin çevre için strateji saptama misyonu olacağını ve sonrasındaki çalışmalarda halkın bilinçlendirilmesinin de büyük önem taşıyacağını sözlerine ekledi.