Borrell: Kıbrıs, AB sorunudur
 

Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell Fontelles, Kıbrıs sorununun, Rum tarafının AB’ye üye olmasıyla Avrupa Birliği sorunu haline geldiğini savunarak, “Bütün ülke Avrupa Birliği’ne aittir” dedi.

AB üyeliğiyle Kıbrıslı Türkler ve Rumların tümünün Avrupa Birliği vatandaşı olduğunu da ileri süren Borrell, “Bu pratikte, Kıbrıslı Türk ve Rum, bütün bireylerin büyük Avrupa Birliği ailesinin bir parçası olduğu anlamına geliyor” diye konuştu.

Kıbrıs sorununun sürdürülemez bir durum olduğuna da vurgu yapan AP Başkanı Borrell, sorunun çözüm adresinin Birleşmiş Milletler olduğunu belirtti ve “Kıbrıs sorunu BM çatısı altında çözülecektir” dedi.

“Rum tarafı Annan Planı’na hayır demesine karşın AB’ye üye yapılarak ödüllendirildi” şeklindeki söylemlere katılmadığını da ifade eden Borrell, Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliği süreci ile Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin birbirinden farklı ve bağımsız süreçler olduğunu savundu.

Borrell, Avrupa Birliği ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve sağlıklı bir zemine oturtmak hedefiyle Avrupa Parlamentosu tarafından yaşama geçirilmesi kararı alınan temas grubunun en fazla bir ay içerisinde oluşturulacağını sandığını da ifade etti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell Fontelles dün ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de bir basın toplantısı düzenleyerek, KKTC ve Güney Kıbrıs’ta yaptığı temasları değerlendirdi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

BORRELL’DEN TÜRKİYE İÇİN RUMLARA TEŞEKKÜR

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakerelere başlamasının, Kıbrıs sorununun çözümü için gerekli yeni açılımları hayata geçirme yönünde yeni bir momentum yarattığını ve bunun kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğunu söyleyen Borrell, Türkiye’nin üyelik müzakerelerine başlamasında Rum Yönetimi’nin de katkıları olduğunu iddia etti ve “Sanırım, Kıbrıslı yetkililere Türkiye’nin müzakerelere başlaması kararının alınmasında oynadığı rol için teşekkür etmemiz lazım” dedi.

Josep Borrell, Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin ilk safhalarında, Rum tarafını “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanıdığını açıklamasını da beklediklerini ifade ederek, bunun Avrupa Parlamentosu açısından değişmez bir siyasi duruş olduğunu kaydetti.

“BÜTÜN ÜLKE AB’YE AİT HALE GELMİŞTİR”

1 Mayıs 2004’ten itibaren Kıbrıslı Türklerle Rumların tümünün Avrupa Birliği vatandaşı olduğunu söyleyen Borrell, “1 Mayıs 2004’ten itibaren bütün ülke AB’ye ait hale gelmiştir. Bu pratikte, Kıbrıslı Türk ve Rum, bütün bireylerin büyük Avrupa Birliği ailesinin bir parçası olduğu anlamına geliyor” diye konuştu.

“SORUN AB SORUNU... ÇÖZÜM BM ÇATISI ALTINDA”

Kıbrıs sorununun, Rum tarafının AB’ye üye olmasıyla Avrupa Birliği sorunu haline geldiğini de iddia eden Borrell, sorunun çözüm adresinin ise Birleşmiş Milletler olduğunu belirtti ve “Kıbrıs sorunu BM çatısı altında çözülecektir. Biz, müzakerelerin en kısa sürede BM gözetiminde başlaması gerektiğine inanıyoruz. Ancak Avrupa Birliği de, bu sürecin bütününde hazır bulunacak ve süreci izleyecektir” dedi.

“İKİ TOPLUMLU, İKİ BÖLGELİ FEDERAL ÇÖZÜM İÇİN...”

Kıbrıs sorununun sürdürülemez bir durum olduğuna vurgu yapan ve soruna süratle çözüm bulunması gerektiğini söyleyerek, “Çünkü adanın yeniden birleşmesi kaçınılmazdır” diyen AP Başkanı Borrell, Kıbrıslı Türklerle Rumlardan, sorunun Annan Planı temelinde tek devlete dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu federal bir çatı altında çözüme kavuşturulması hedefiyle liderlerini en üst düzeyde görüşmeler yapmaya teşvik etmelerini istedi.

“RUMLARIN KARARINA SAYGI DUYUYORUZ”

Bir soru üzerine, “Rum tarafı Annan Planı’na hayır demesine karşın AB’ye üye yapılarak ödüllendirildi” şeklindeki söylemlere katılmadığını ifade eden ve Rumların referandumda verdikleri karara Avrupa Parlamentosu olarak saygı duyduklarını söyleyen Borrell, Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliği süreci ile Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin birbirinden ayrı ve bağımsız süreçler olduğunu savundu.                                              

“İZOLASYON SORUNUN ÖNÜNDE ENGEL”

Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonun Kıbrıs sorununun çözümü önünde bir engel olduğunu söyleyen Borrell, “Bu iki toplum arasında diyalog yoluyla aşılmalıdır” dedi.

Basın toplantısında, Avrupa Komisyonu tarafından Kıbrıslı Türklere yönelik hazırlanan 259 milyon Euro tutarındaki Mali Yardım Tüzüğü ile Doğrudan Ticaret Tüzüğü’ne de değinen ve bu iki tüzüğün geçmesi gerektiğini söyleyen Borrell, iki tüzüğün birlikte onaylanamaması halinde ise Mali Yardım Tüzüğü’nün yıl sonuna kadar tek başına hayat bulması gerektiğini belirtti. Borrell, halihazırda AB’nin 2005 yılı bütçesine konan 259 milyon Euro’nun yıl sonuna kadar kullanılmaması halinde bu hakkın yok olacağını söyledi.

“SAYIN TALAT’A DÜŞMEZ”

Söz konusu tüzüklerle ilgili bir soruya karşılık, konuyu dün görüştüğü Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la ayrıntılı biçimde ele aldıklarını ve Talat’ın kendisine Türk tarafının tüzüklerin birlikte geçmesi gerektiği yönündeki pozisyonunu aktardığını söyleyen Borrell, ancak bu konudaki kararın Avrupa Birliği Konseyi’ne ait olduğunu ifade etti ve şöyle dedi:

“Doğal olarak Sayın Talat, Avrupa Birliği’ni, söz konusu iki tüzüğü ayrı ayrı onaylaması konusunda engelleyemez. Bu konuda izlenecek yol AB’ye kalmıştır. ‘AB’e bunu yapamaz’ demek O’na ( Talat’a) düşmez. Çünkü, kararlarımız üzerinde herhangi bir kontrol yetkisi yoktur ve sanırım her iki tüzüğü de birlikte onaylamak mümkün olmayacaktır. Mali Yardım Tüzüğü’nü tek başına onaylayarak, bunun sağlayacağı kaynakları kaybetmemek daha iyi olacaktır kanısındayım...”

TEMAS GRUBU KASIM’DA HAZIR

Borrell, Avrupa Birliği ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve sağlıklı bir zemine oturtmak hedefiyle Avrupa Parlamentosu tarafından yaşama geçirilmesi kararı alınan temas grubunun en çok bir ay içerisinde oluşturulacağını sandığını ifade etti.

AP temas grubu üyelerinin en erken zamanda atanacağını da bildiren, ancak üyelerin kaç kişi olacağı hakkında bilgi vermeyen Borrell, AP temas grubunun Kıbrıs Türk tarafıyla ilişki kurmasının kesinlikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin herhangi bir şekilde tanınması anlamı taşımayacağını söyledi.

AP temas grubunun Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilmesinin yolunu açıp açmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken de Borrell, Cumhurbaşkanı Talat’ın Kıbrıs Türklerinin Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilmesi gerektiğini kendisine vurguladığını, ancak kendisinin AP’nin en azından Aralık ayına kadar böyle bir kararı bulunmadığını Talat’a aktardığını ifade etti.