Bombalar kimin içindi?
 

Polis Basın Subaylığı'nın dün saat 19.30'da "Terk edilmiş araç hakkında" başlığıyla yayımladığı basın bülteninde, şöyle denildi:

"11 Mayıs 2004 tarihinde, saat 21.00 sıralarında, Gönyeli bölgesinde terk edilmiş şüpheli bir araç bulunduğu ihbarı üzerine olay yeri polis tarafından ziyaret edilmiş, araçta yapılan aramada bazı patlayıcı maddelere rastlanması sonucu patlayıcı maddelere ve araca emare olarak el konulmuştur. Yapılan incelemede araç sahibi şahsın, patlamayan mermilerin imhasıyla görevli (Sürveyan) bir astsubay olduğu ve görev dönüşü arıza yapması nedeniyle aracını yol kenarında bıraktığı belirlenmiştir. İlgili şahıs hakkında soruşturma başlatılmış olup, askeri yargıya havale edilmek üzere gözetim altına alınmıştır. Konuyla ilgili adlı ve idari soruşturma devam etmektedir."

Kıbrıs'ı barış adası yapmak için tarihte görülmemiş büyük mücadelelere imza atan Kıbrıs Türk halkı, son zamanlarda bazı karanlık güçlerin topluma korku ve endişe saçmaya yönelik bomba dehşetiyle sarsılıyor.

KIBRIS Medya Grubu'na geçtiğimiz perşembe akşamı bazı teröristler tarafından atılan bombaların toplumda yarattığı infial sürerken, kamuoyu bu kez de Gönyeli'de ele geçirilen bomba yüklü meçhul bir aracın şokuyla çalkalanıyor.

200 bin nüfuslu bu küçücük ülkeyi barış ve huzur adası yapmak için seferber olduğumuz şu günlerde bazı kendini bilmez karanlık kişilerin ortalığa bomba dehşeti salmaya çalışması, toplumda ibretle izleniyor.

Gönyeli'de önceki akşam saat 22.00 sıralarında terk edilmiş olarak bulunan bomba yüklü meçhul araçla ilgili esrar perdesi aralanmaya başlandı. Sis perdesi aralandıkça da olayın ne kadar dehşet verici olduğu ortaya çıktı.

Lefkoşa-Güzelyurt anayolu üzerindeki Vedat Benzinci'ye ait akaryakıt istasyonunun biraz ilerisinde, Gönyeli'nin dış sokaklarından birinde terk edilmiş olarak bulunan AR 867 plakalı Renault TX marka meçhul aracın cephanelik gibi patlayıcılarla dolu olduğu anlaşıldı.

En önemlisi de aracın bagajında bulunan bombalar arasında onlarca binayı havaya uçuracak kadar tahrip gücüne sahip C4 türü patlayıcılar olduğu kesinleşti.

TNT'den yaklaşık 1.5 kat daha yüksek tahrip gücü olan C4 türü patlayıcıların 70-80 cm .boyunda, 30-40 cm. genişliğindeki bir kutu içerisinde 13-14 kalıptan oluşması, olayın dehşetini daha da artırıyor. Bu bulgular, taş üstünde taş bırakmayacak güçteki bu bombaların kimi hedef alacağı sorusunu akla getiriyor.

Bu arada geçtiğimiz perşembe akşamı bazı karanlık güçlerin saldırısına uğrayan KIBRIS Medya Grubu'nda patlayan bombalarla ilgili henüz bir gelişme yok. Aradan bir hafta geçmesine rağmen polis bombacıların izine rastlayamazken, güvenlik güçlerinin, bomba yüklü araçla, gazetemize yapılan saldırı arasında bağlantı olabileceği yönündeki ihtimalleri değerlendirip değerlendirmeyeceği de bilinmiyor.

Konunun, dün Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman-Başbakan Mehmet Ali Talat görüşmesinde de gündeme geldiği öğrenildi.

 

Büyük tehdit, büyük tehlike...

Silahlı kuvvetlerde dahi sadece bazı özel birliklerin deposunda bulunan, eğitim ve tatbikat maksatları dışında kışlanın dışına çıkarılması mümkün olmayan C4'lerin sivil bir araçta bulunması, endişe verici olarak nitelendiriliyor. Konuyla ilgili uzmanlar, C 4'lerin, kışladan ya çalındığı ya da kötü niyetli kişi ya da kişiler tarafından dışarıya çıkarıldığı ihtimali üzerinde duruyor.

Aynı çevreler, "dünyada bilinen ve sadece askeri maksatlar amacıyla kullanılan en güçlü patlayıcı" diye nitelendirdiği C4'lerin kışladan sivil yaşama çıkarılmasını, "Çok büyük bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıyayız" sözleriyle değerlendirdi.

Bagajında C4 kalıplarının yanı sıra TNT, dinamit, fitil ve fünye bulunan AR 867 plakalı Renault TX marka aracın, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'ne (KTBK) mensup bir astsubaya ait olduğu bildirildi. Fakat söz konusu subayın Kıbrıs'taki görev süresini tamamlaması nedeniyle yurtdışında olduğu belirtildi. Ancak işin ilginç yönü, patlayıcılarla dolu söz konusu aracın, bomba uzmanı olan bir başka astsubayın kullanımında olmasıydı.

Tutuklanan astsubay bomba uzmanı

Küçük bir parçasının dahi çok büyük bir faciaya yol açabilecek kadar tahrip gücüne sahip olan C4 türü patlayıcıların kışlanın dışına nasıl çıkarıldığı henüz esrarını korurken, herkesi dehşete düşüren olayla ilgili bir tutuklama olduğu öğrenildi.

Tutuklanan kişinin yine KTBK'de görevli O.Y. isimli bomba uzmanı bir astsubay olduğu bildirilirken, söz konusu astsubayın nerede bulundurulduğu tespit edilemedi.

 

Murat açıklama yaptı

Halk arasında büyük tedirginlik yaratan bomba yüklü araç, dün hükümet yetkililerinin de birinci gündem maddesiydi.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Polis Genel Müdürlüğü bugüne kadar yaşanan bombalama olaylarında olduğu gibi bu olayda da suskunluğunu korurken, günün ilk açıklaması İçişleri Bakanı Özkan Murat'tan geldi.

İçişleri Bakanı Özkan Murat, bomba bulunan park halindeki sivil plakalı aracın Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli bir astsubay adına kayıtlı olduğunu açıkladı.

Murat, AR 867 plakalı aracı şu anda kullanımında bulunduran kişinin de yine Barış Kuvvetleri'nde görevli patlayıcı uzmanı bir astsubay olduğunu kaydetti.

Bakanlar Kurulu toplantısına girerken, gazetecilerin, konuyla ilgili sorularını yanıtlayan İçişleri Bakanı Murat, bölgeden gelen ihbar üzerine üç günden beri park halinde olan, ancak önceki gün yeri değiştirildiği iddia edilen araca el konulduğunu belirtti. Murat, olayla ilgili gelişmeleri anlatırken, özetle şunları söyledi:

"Araçta yüksek sayıda bomba ve çeşitli patlayıcılar bulundu. Bunlar patlamaya hazır durumda olmayan, bir yere taşınmakla ilgili bombalar. Aracın sahibi bir astsubay ve görevini tamamlayarak gitti, şu an burada değil. Ama bu aracı kullanan da Barış Kuvvetleri'nde görevli bir astsubay. Görevde olan bir patlayıcı uzmanı..."

"Ciddi şekilde soruşturulmalıdır"

İlgili makamların soruşturma başlattığını söyleyen Murat, olayın ciddiyetini vurgularken, şunları söyledi:

"Son zamanlarda bu konuda toplumda ciddi rahatsızlık var. Bir rastlantı mı bilemiyoruz, ama bu patlayıcılar son dönemdeki patlayıcıları andıran patlayıcılardır. Bunu kesinlikle o anlamda söylemiyorum ama ilgili makamlar tarafından ciddi şekilde soruşturulmalıdır. Topluma daha açık bilgi vermek hepimizin yükümlülüğüdür. Toplumu bu tür korkulardan arındırmak görevimizdir. Bu konuları takip etmek basının da görevidir...."

Murat, KKTC güvenlik güçlerinin bu konularda gerekli deneyime ve kapasiteye sahip olduğunu, bu nedenle yurt dışından uzman getirmeye ihtiyaç olmadığını da ekledi.

C4 nedir?

Bir tür tahrip maddesi olan C4 için "dünyada bilinen ve kullanılan en kuvvetli patlayıcı" ifadesi kullanılıyor.

Konuyla ilgili çevreler, C4 türündeki patlayıcılar için şu bilgileri verdi:

"TNT'den yaklaşık 1.5 kat daha güçlü bir patlayıcıdır, aynı zamanda infilak hızı en yüksek olan patlayıcılardan biri olarak bilinir.

Daha çok demir ve çelik gibi sert cisimlerin tahribinde kullanılır. Beyaz renkli, kokusuz, yumuşak, hamur gibi bir maddedir. Kokusuzdur. Elle yoğrulmak suretiyle istenilen şekle sokulabilir. İstenirse bir kalıba yerleştirilebilir veya istenilen bir yere rahatlıkla sıkıştırılabilir.

C4'ler en şiddetli etkiyi elde etmek için kullanılır. Kullanıldığı yere göre korkunç bir etkisi vardır ve zarar çok büyüktür.

Tamamen askeri amaçlı bir patlayıcı türü olan C4'ler, sivilde hiçbir şekilde kullanılmaz. Sivil yaşamda kayaların patlatılması veya yollarda çukur açılması amacıyla kullanılan patlayıcılar dinamit ve amonyum nitrat maddeleridir. Sivil yaşamda kullanılan dinamit ve amonyum nitrat gibi patlayıcıların infilak gücü düşüktür ancak itici etkisi vardır.

Oysa C4 türü patlayıcıların çok yüksek infilak gücü vardır ve askeri amaçlarla savaşlarda kullanılır.

C3 türü patlayıcılardan da farklıdır. C3, sarı renkli ve acı badem kokulu olmasına rağmen C4 kokusuz ve beyazdır.

Silahlı Kuvvetler'de sadece bazı özel birliklerin depolarında bulunur. Hatta bu kuvvetlerde farklı farklı depolarda muhafaza edilir ve C4 bulunan deponun kapısında mutlaka nöbetçi bulunur; depoya giriş ve çıkışları kontrollüdür.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki 2 bine yakın askerden sadece birkaçı bu maddeyi görmüştür."

 

Polisten soru işaretleriyle dolu açıklama

Önceki geceden beridir açıklama yapması beklenen polis, nihayet dün akşam saatlerinde, soru işaretleriyle ilgili kısa bir açıklama yaptı. Polis Genel Müdürlüğü, içinde patlayıcı bulunan aracın bir astsubaya ait olduğunu doğruladı, ancak açıklamada, "bir astsubayın arabasının bagajında patlayıcı madde bulunması" sıradan bir olaymış gibi sunulmaya çalışıldı.

Polis Basın Subaylığı'nın dün saat 19.30'da "Terk edilmiş Araç Hakkında" başlığıyla yayımladığı basın bülteninde, şöyle denildi:

"11 Mayıs 2004 tarihinde, saat 21.00 sıralarında, Gönyeli bölgesinde terk edilmiş şüpheli bir araç bulunduğu ihbarı üzerine olay yeri polis tarafından ziyaret edilmiş, araçta yapılan aramada bazı patlayıcı maddelere rastlanması sonucu patlayıcı maddelere ve araca emare olarak el konulmuştur. Yapılan incelemede araç sahibi şahsın, patlamayan mermilerin imhasıyla görevli (Sürveyan) bir astsubay olduğu ve görev dönüşü arıza yapması nedeniyle aracını yol kenarında bıraktığı belirlenmiştir. İlgili şahıs hakkında soruşturma başlatılmış olup, askeri yargıya havale edilmek üzere gözetim altına alınmıştır. Konuyla ilgili adlı ve idari soruşturma devam etmektedir."