"Bomba" olayının zanlıları serbest

DİNAMİT OLAYINA 9 TUTUKLU
Gazeteci Ali Osman Tabak'ın aracına dinamit yerleştirilmesi olayıyla ilgili olarak 9 kişi tutuklandı. Aralarında, Güzelyurtlu cinayetinin zanlıları Mustafa Akmandor ve Emin Özbeyit ile önceki gün Pile'de düzenlenen operasyonda "izinsiz bankacılık faaliyeti" ve "sahtekarlıkla para temin etme" gibi bir takım başka suçlardan göz altına alınan Yusuf Kısa ve korumaları, Hüseyin Çiftçi, Abdülkadir Yıldız, Ümit Çıbakçı, Özmen Vurdu, Aytaç Kurtaş ve Bülent Gezer mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, şahadet yetersizliğinden dolayı, zanlıların tümünü serbest bıraktı

Gazeteci Ali Osman Tabak'ın aracına dinamit yerleştirilmesi olayıyla ilgili olarak 9 kişi tutuklandı.

Afrika gazetesi yazarlarından Ali Osman Tabak'a ait BY 720 plakalı araca, evin önünde park halindeyken dinamit bırakılmıştı.

Ali Osman Tabak'ın aracına bomba konulmasıyla ilgili olarak aralarında, Güzelyurtlu cinayetinin zanlıları Mustafa Akmandor ve Emin Özbeyit ile önceki gün Pile'de düzenlenen operasyonda "izinsiz bankacılık faaliyeti" ve "sahtekarlıkla para temin etme" gibi bir takım başka suçlardan tutuklanan Yusuf Kısa ve korumaları, Hüseyin Çiftçi, Abdülkadir Yıldız, Ümit Çıbakçı ,Özmen Vurdu ile Aytaç Kurtaş ve Bülent Gezer tutuklanarak, mahkemeye çıkarıldı.

Mahkeme öncesinde Zanlı 1 Mustafa Akmandor'un savunmasını üstlenen Avukat Mustafa Asena ve polis görevlileri arasında sert tartışmalar yaşandı. Asena, polisi, Akmandor'u farklı gerekçeyle tutuklayarak, başka bir olay için mahkemeye çıkardığı için, dava edeceğini söyledi.

Mahkeme, şahadet yetersizliğinden dolayı, zanlıların tümünü de bu meseleyle ilgili olarak serbest bıraktı.

Polisin açıklamasına göre, 17 Mayıs 2006 tarihinde, Lefkoşa'da Cankut Taşkaya, Metin Soykan'dan aldığı araca karşılık olarak yanlışlıkla 570 Sterlin fazla para verdiğini iddia ederek parayı tahsil etmek için önceki gün gönderdiği Mustafa Akmandor, Aytaç Kurtaş ve Bülent Gezer konu iş yerine giderek, Metin Soykan'ı göğsünden itmek ve Enver Dağlı'nın boğazını sıkıp darp ettikten sonra şiddet tehdidinde bulunup olay yerinden kaçtı.


Dokuz kişi mahkemede

Olayla ilgili olarak göz altına alınan Mustafa Akmandor, Emin Özbeyit, Yusuf Kısa, Hüseyin Çiftçi, Abdülkadir Yıldız, Ümit Çıbakçı, Aytaç Kurtaş, Bülent Gezer ve Özmen Vurdu dün Lefkoşa Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı.

Saat 12.00'de başlayan oturumda, Ceza Davaları Yargıcı Ömer Güran'ın huzurun çıkarılan, Zanlı 1 Mustafa Akmandor, Zanlı 2 Aytaç Kurtaş, Zanlı 3 Bülent Gezer, ve zanlı 8 Emin Özbeyit'in avukatlığını Mustafa Asena, Zanlı 5 Hüseyin Çiftçi, Zanlı 6 Abdülkadir Yıldız ve Zanlı 7 Ümit Çıbakçı'nın avukatlığını Öner Şerifoğlu ve Zanlı 4 Yusuf Kısa ile Zanlı 9 Özmen Vurdu'nun savunmasını ise Avukat Erdal Öncü üstlendi.

Mahkeme adına, Savcı İlter Koyuncuoğlu, Tahkikat Memuru Tekin Söylemez'i tanık olarak dinletti.

Tekin Söylemez, mahkemeye verdiği yeminli ifadesinde, olayın önceki gün, yani 18 Mayıs 2006 tarihinde, Küçük Kaymaklı'da sakin Afrika gazetesi yazarı Ali Osman Tabakçı'ya ait ikametgahın önünde park halinde duran, BY 720 plakalı beyaz Honda Civic marka aracın sol arka tekerleği üzerine patlayıcı madde olan bir adet dinamit yerleştirildiğini söyledi. Söylemez, dinamite bağlı bulunan 40 cm uzunluğundaki fitil ateşleyicinin çalıştırıldığını ancak, bunu yapan meçhul kişilerin amaçlarının dışında, fitilin kendiliğinden söndüğünü ve patlamanın gerçekleşmediğini ifade etti.

Söylemez, yürütülen tahkikatta, Pile'de sakin Yusuf Kısa'nın göz altına alındığını ve sorgulamada bu olayla ilgili olarak Emin Özbeyit ile aralarında konuşma geçtiğini, Afrika gazetesinde daha önce aleyhine çıkan yazıyla ilgili olarak, Özbeyitin, Kısa'ya, "Sen benim kredi işimi hallet, bunlar küçük işler ben bu işi hallederim" dediğini öğrendiğini belirtti. Söylemez, Emin Özbeyit'in sorgulanması üzerine tutuklandığını kaydetti. Söylemez, tahkikatın devam ettiğine ve yapılacak aramalar olduğuna işaret etti.

Ancak, Söylemez'in Elmas Güzelyurtlu cinayetine atıf yaparak, Özbeyit'in daha önce meydana gelen bazı olaylarla ilgisi olabileceğini ifade etmesi üzerine, Avukat Mustafa Asena itiraz etti.

Söylemez, tahkikatın salimen sürdürülmesi için zanlılar aleyhine üç gün tutukluluk talep etti. Söylemez, zanlıların serbest kalmaları halinde, ulaşılması gerektiğine inanılan emarelerin yok edilebileceğini söyledi.


Avukatlar itiraz etti

Daha sonra söz alan Avukat Mustafa Asena, Zanlı 1, 2 ve 3'ün şiddet tehdidi ve darp olayları ile ilgili tutuklandığını, ancak başka suçlardan mahkemeye çıkarıldığını söyledi.

Avukat Erdal Öncü ise Zanlı 4 Yusuf Kısa'nın tutuklama emri olmadan ve Zanlı 9 Özmen Vurdu'nun ise anayasal hakkının ihlal edilerek tutuklandığını savundu.

Avukat Öner Şerifoğlu ise, KKTC polisinin Pile'de tutuklama yetkisi olmadığını ve tutuklamanın kanunsuz olduğunu kaydetti. Şerifoğlu, Zanlı 7'nin de polis tarafından dövüldüğünü de iddia ederken, zanlıların tutuklama sırasında iple bağlanıp, başlarına torba geçirildiğini de savundu.

Avukatların şahit çağırmadığı duruşmada, daha sonra Avukat Mustafa Asena, polisin tutuklama yaptıktan sonra tahkikat yapamayacağını savunarak, savcılığın taleplerinin iptalini istedi

Avukat Erdal Öncü de, Zanlı 4 ve 9 için talep edilen tutukluluk süresine itiraz ederken, Avukat Şerifoğlu, Zanlı5, 6 ve 7'nin tutuklanmasını gerektirecek şahadet olmadığını, polis memurunun kendi hayal ürünü ve düşünceleriyle zanlıları tutukladığını söyledi. Şerifoğlu, Pile köyünün özel statüye sahipken, tutuklama emrinin hukuken sakat olduğunu savundu. Şerifoğlu, Zanlı 7'nin doktor kontrolünden geçirilmesini de talep etti.

Yargıç Ömer Güran, "karar için saat 13.00" dedi ve duruşmaya ara verildi.


Hepsi serbest

Yargıç Ömer Güran, zanlıların mahkeme huzuruna, patlayıcı madde imal ve tahribata teşebbüs suçlarından dolayı getirildiğin ve huzurundaki şahadeti tezekkür ettikten sonra, bu meselede sadece süre talep edildiğini söyledi. Güran, üzerinde titizlikle durulması gerekenin öncelikle cürümlerin meydana çıkmasının kamu yararına olması ve zanlıların sahip olduğu kişi özgürlüğü dengesinin sağlanması olduğunu ifade etti. Güran, meselede zanlı 4 ve 8 arasında bir konuşma geçtiği ve bu konuşmanın gazetedeki yazılarla ilgili olduğunu anımsatarak, gazetede çıkan yazının ne olduğuna dair mahkemenin herhangi bir fikri olmadığına işaret etti .

Güran, zanlıların suçlarla alakası olabileceği yönünde ciddi şahadet olmaması nedeniyle, derhal serbest kalmalarına emir verdi.