BM, Papadopulos’un mumunu söndürdü!
Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne girişim başlatması için çağrı yaptım” açıklamasına BM’den yalanlama geldi.
Birleşmiş Milletler sözcüsü, “Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunda Rum tarafından herhangi resmi bir öneri yapılmadı” dedi.
İlgili haberleri değerlendiren bir BM yetkilisiyse, Rum Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler daimi temsilcisiyle, Genel Sekreterin Yardımcısı Kireran Prendergast arasında geçen ay bir görüşme gerçekleştiğini hatırlattı.
Ancak bu görüşmenin, Papadopulos’un müzakereler için resmi girişim yaptığı şeklinde yorumlanamayacağı belirtildi.
Kıbrıs Rum Kesimi lideri Papadopulos, dün, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a Kıbrıs sorunu konusunda yeri girişim başlatılmasını önerdiğini açıklamıştı. Ama bu öneriyi gerçekten yapıp yapmadıkları ve içeriğinin ne olduğu anlaşılamamıştı.
Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomidis de “Bir ay kadar önce, Annan Planı esasları üzerinde yeni görüşmelere hazır olduklarını BM’ye ilettiklerini” açıklamıştı. Fakat sözcü, bir soru üzerine ifadelerini daha da belirsizleştirerek, “Buna, yeni bir girişim önerme ya da sadece görüşmelerin başlaması için isteğini dile getirme denebileceğini” söylemişti.
Rum Kesimi, çözümün takvime bağlanmaması ve Annan’ın hakemliği olmaması şartıyla müzakerelerin başlayabileceğini daha önce açıklamıştı.
TALAT: PAPADOPULOS’UN GERÇEK DIŞI BEYANLARI, KÖŞEYE SIKIŞTIĞINI GÖSTERİRBaşbakan Talat, HALKIN SESİ’ne yaptığı açıklamada Papadopulos’un böyle bir girişim yapmadığını kaydetti.
Talat Papadopulos’un bu açıklamalarını köşeye sıkışma belirtileri olarak yorunmladı ve “Bunlar basit hesaplaşmalardır” şeklinde konuştu
Talat, Papadopulos’un açıklamasının ardından Rum hükümet sözcüsü Hrisistomidis’in de açıklama yaptığına dikkat çekti. Hrisostomidis’in böyle bir çağrıyı 1-1,5 ay önce BM’ye yaptıklarına ilişikin açıklaması olduğunu ifade eden Talat, “BM yetkilileri bunu yalanladı. Böyle bir yazının kendilerine verilmediğini açıkladılar. Zaten biz de verilmediğini biliyoruz” dedi.
Talat, Papadopulos daha önce de gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: “Papadopulos daha önce de gerçek dışı beyanda bulunmuştu. “Bütün gerekli yerler ne gibi değişiklikler istediğimizi biliyor, biz verdik” demişti ancak böyle bir şey yoktu. Ben AB elçilerine konuyu sordum, Kıbrıs sorununu tam anlamıyla bilmeyenler “Tabii ki verdi” dediler, peki bana da bir nüsasını yollayın dediğim zaman önerilerin olmadığını, bulamadığını gördüler. Yok öyle birşey, Papadopulos değişiklik önerilerini sunmuş filan değildir” diye konuştu.
DÜNYA BİRŞEYLER YAPMALI
Başbakan Mehmet Ali Talat Papadopulos’un değişiklik önerilerini sunması konusunda Kıbrıs Türk tarafı olarak ellerinden bir şey gelmediğini, bu konu için dünyanın birşeyler yapması gerektiğini belirtti.
“Rum’u masaya getirebilmek için konuyu Türkiye –AB süreciyle ilişkilendirerek ve bizim izolasyonlarımızın kaldırılmasına ilişkilendirerek yapabiliriz” diyen Talat, bunun dışında Rum Yönetimi’ni masaya getirmek için Kıbrıs Türk tarafının yapabileceği bir şey olmadığını yineledi.
Dünyanın yaşanılanların farkında olduğunu kaydeden Başbakan Talat, dünyanın Papadopulos’u gün geçtikçe masaya oturmaya, ikna etme konusunda adımlar atılmakta olduğunu ifade etti.
“Papadopulos’un basit yalanlara başvurması sıkıştığı anlamına mı geliyor?” şeklindeki soruya karşlılık Talat, “bence öyle” dedi. Talat devamla; “Polonya Cumhurbaşkanı’na Yeşil Hattı gezdirdiler,ama gezdiriken “biz anlaşmayı reddettik ve bu bölücü hat devam ediyor, Türk ordusu geldi işgal etti, onun için yeşil hat devam ediyor” dediler. Halbuki Türk ordusu halkın iredesi ile yani anlaşma olsaydı zaten çekilecekti. Dolaysıyla Yeşil Hat ortadan kalkacaktı. Birleşmeyi reddeden Papadopulos oldu. Buna rağmen ne cüret ki; Polonya Cumhurbaşkanı’nı aldı ve hattı gezidirdi. İşte bu sıralarda “BM’ye çağrı yaptık görüşmeler başlasın diye” dediler ve yanklı da buldu. Hatırklanacağı üzere bir süre önce de benzer bir açıklamayı Hristofyas Avustralya’da yapmıştı. Tüm bunlar basit hesapların olduğu ve Rum Yönetimi’nin sıkışma belirtileri başgösterdiğini ortaya koyuyor”