BDH ve DİSİ, çözüm için ortak komite kuruyor

BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı ile Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Genel Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs'ta çözümü ileriye götürmeyi amaçlayan ortak bir komite oluşturulması kararı aldıklarını bildirdiler.

Güney Kıbrıs'ta anamuhalefette olan DİSİ'nin genel başkanı Nikos Anastasiadis ve beraberindeki heyet, Kıbrıs'ta çözüm çabalarını ileriye götürmek amacıyla KKTC'de siyasilerle başlattığı temaslar çerçevesinde dün BDH Genel Merkezi'ni ziyaret ederek genel başkan Mustafa Akıncı ve beraberindeki heyetle görüştü.

BDH Genel Merkezi'nde yarım saat rötarla 11.30'da başlayan görüşmede, Akıncı'ya BDH milletvekilleri Tahsin Mertekçi ve Mehmet Çakıcı ile parti yetkilileri Gülsen Bozkurt, Mehmet Harmancı ve Yalçın Teralı eşlik etti. Anastasiadis'in heyetinde ise, başkan yardımcısı Keti Klerides, parti genel müdürü Yorgo Liveras, başkan vekili Averof Neofidu, basın temsilcisi Tasos Mitsobullos ve iletişim sorumlusu Hralambos Haralambos yer aldı

BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı görüşme öncesinde Anastasiadis'e kısa da olsa küçük bir Türkçe dersi verdi. Akıncı, heyetlerarası görüşmenin yapıldığı odadaki görüşme masasında karşısında oturan Anastasiadis'e Türkçe "Hoş geldin" derken, Anastasiadis de buna karşılık Türkçe olarak "Sefa geldim" dedi.

Akıncı bunun üzerine Anastasiadis'e "hoş geldin" kelimesinin karşılığının "hoş bulduk" olduğunu söyledi.

Türk ve Rum birçok gazetecinin büyük ilgi gösterdiği bir buçuk saat süren görüşme sonrasında

Güney Kıbrıs'ta anamuhalefette olan Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Genel Başkanı Nikos Anastasiadis ve beraberindeki heyet Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde siyasilerle başlattığı temaslar çerçevesinde dün Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı ve beraberindeki heyeti ziyaret etti.

BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı görüşme öncesinde Türkçe diyalog gerçekleşti. Akıncı heyetler arası görüşmenin yapıldığı odadaki görüşme masasında karşısında oturan Anastasiadis Türkçe "Hoş geldiniz" derken, Anastasiadis'de buna karşılık Türkçe olarak "Sefa geldim" dedi.

Akıncı bunun üzerine Anastasiadis'e "hoş geldiniz" kelimesinin karşılığının "hoş bulduk" olduğunu söyledi. Görüşmeden sonra açıklama yapacağı belirtildi.

 

Akıncı: Kurtarıcıyı beklemeye gerek yok

İlk açıklamayı yapan BDH Genel Başkanı Akıncı, Kıbrıs sorununun hareketsizliğe terk edilmemesi gerektiğini söyledi.

Annan Planı'nın hâlâ daha gündemde olduğunu ve tek çözüm planı olduğunu söyleyen Akıncı, "Kıbrıs Türklerinin referandumda 'evet', Kıbrıs Rumlarının 'hayır' demiş olmaları, dokuz bin sayfalık bir çözüm planını çöp sepetine atmamalıdır. Çözüm isteyenler, bu isteklerini yaşama geçirmek için bir araya gelmelidirler" şeklinde konuşan Akıncı, şöyle dedi:

"Artık kurtarıcı beklemeye de gerek yoktur. Kıbrıslı Türkler ve Rumlar bir araya gelerek, çözüm inisiyatifini birlikte geliştirmek durumundadırlar. Biz, Sayın Anastasidis'in yaptığı bu girişimi, bu yeni dönemin bir başlangıcı olarak algılamak istiyoruz ve hem Türk tarafında hem Rum tarafında çözüm yanlılarının mutlaka bir araya gelerek, bir çözüm inisiyatifini birlikte ilerletmeleri gerektiğine inanıyoruz.

Çözüm planı ortadadır, bellidir. Aslında sihirli formüllere ihtiyacımız yoktur. Formül masadadır. Ortada dokuz bin sayfalık bir ürün vardır, Annan Planı vardır. Bunun üzerinde bir mutabakat sağlayabiliriz. Uygulanmasına ilişkin endişeler varsa, varolduğunu biliyorum, bunları giderecek ek güvenceler verilebilir, ama yeter ki çözüm niyeti taraflarda olsun ve bunu ileriye götürsünler. Geçecek olan zaman, hiçbir tarafın yararına olmayacaktır. Dolayısıyla bu zamanı mümkün olduğu kadar kısaltmak ve kısa sürece bu arzu ettiğimiz hedefe ulaşmak hepimizin ortak çıkarınadır.

Kıbrıslı Türkler, referandumda taktik amacıyla 'evet' dememişlerdir. Bu nedenle çözüm planının uygulanabilirliğini güvence altına alacak herhangi bir adım BDH tarafından desteklenecektir."

DİSİ ile görüşmelerinde, ortak bir komite oluşturulmasına karar verdiklerini de bildiren Akıncı, "Partilerimiz arasındaki bu ilişki, artarak devam edecektir. Hem Kıbrıs Türklerine, hem Kıbrıs Rumlarına hayırlı sonuçlar elde etmeyi, üretmeyi arzu ediyoruz" dedi.

Anastasiadis: Rumların endişeleri var

Güney Kıbrıs'ta anamuhalfette olan Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Genel Başkanı Nikos Anastasiades de yaptığı açıklamada, Kıbrıs'ın Avrupa içinde yeniden birleştirilmesi için BDH ile birlikte çalışmaya devam edeceklerini ve aynı hedefi taşıyan diğer Kıbrıslı Türk siyasi partileriyle de çalışmaya hazır olduklarını söyledi.

Kıbrıs'ta iki tarafın birlikte tek ülkede birleşik olarak ve tek devlet altında refah içinde yaşayabileceklerini ileri süren Anastasiadis, "Kıbrıslı Rumlarla Türkler ve adada bulunan diğerlerinin tek ülke içinde ve tek devlet altında yaşayabilecekleri kalıcı bir çözüm istiyoruz. Bunu Annan Planı sağlıyor" dedi.

İki parti lideri açıklamalarının ardından, gazeteciler tarafından kendilerine yöneltilen soruları da yanıtladılar.

Akıncı, BDH ile DİSİ'nin Annan Planı ile ilgili endişelerinin aynı olup olmadığına ilişkin soru üzerine, BDH ile DİSİ'nin referandumda "evet" diyen iki parti olduğuna işaret ederek, şöyle dedi:

"Bizim endişemiz yok, ama karşılaştığımız sonuç ortada. Plana, Rum tarafından % 75 oranında 'hayır'çıktı. Çünkü, Rumlardan bu planın çalışmayabileceği yönünde endişeleri olanlar var. Bu nedenle planın uygulanabilirliğiyle ilgili fazladan (ekstra) garantilere ihtiyaç varsa, bizim bu konuda cömert olmamız gerektiğini söylüyorum. Gerçek niyetin, planın uygulanması olduğuna insanların inanmalarını neden sağlamayalım. Çünkü biz bu planı istiyoruz, çünkü bu plan bütün Kıbrıslılar için yeni bir hayat sağlıyor."

Üniter devlet, federal devlet yapılmamalı

Aynı soruya yanıt veren Anastasidis ise, planla ilgili endişelerinin bulunduğunu, ancak Rum siyasi partilerden hiçbirinin Annan Planı'nda, Kıbrıslı Türklerin haklarını etkileyecek hiçbir değişiklik istemediğini iddia etti.

Anastasiadis, planla ilgili istemlerinin yalnızca, üniter devletten federal devlete geçişi sağlayacak çabaları engelleme konusunda güvenceler verilmesi olduğunu ifade etti.

7 Ağustos'ta barış için yürüyeceğim

 

Nikos Anastasiadis, 7 ve 11 Ağustos tarihlerinde Derinya bölgesinde iki eylem yapılacağının anımsatılarak, bunu nasıl karşıladığının sorulması üzerine, 7 Ağustos'taki eylemin barış ve adanın yeniden birleştirilmesi amacını taşıyan bir yürüyüş olduğunu, buna katılımın yüksek olması için parti olarak halkı teşvik ettiklerini ve buna kendisinin de katılacağını belirtti. Anastasiadis, "Siz de katılacak mısınız" şeklindeki soruya, "Evet, neden olmasın" yanıtını verdi.

11 Ağustos'ta yapılacak eylemin ise, sınır delme eylemi olmadığını iddia eden Anastasiadis, sadece Avrupa Birliği bürosuna yürünerek, AB yetkililerine Maraş'ın açılması için muhtıra verileceğini sandığını söyledi. Anastasiadis, 11 Ağustos'taki eylemle ilgili daha fazla bilgisi olmadığını sözlerine ekledi.

Girne'deki betonlaşma masaya yatırıldı

Bir Rum gazetecinin Girne'deki inşaatlarla ilgili sorusu üzerine görüşmede Girne'deki inşaat patlamasının da gündeme geldiğini doğrulayan BDH Genel Başkanı Akıncı, bunun çevreyi ve doğayı tehdit ettiğini söyleyerek, sırada Karpaz yarımadasının bulunduğu görüşünü dile getirdi.

Akıncı, "Girne'de bir inşaat bombardımanı var ve bu sadece Rum mallarıyla ilgili bir konu değil, doğa da katlediliyor, çevre mahvediliyor" dedi. Akıncı, hükümetin bölgeyi kurtarmak için süratle gerekli tedbirleri alması gerektiğini de söyledi.

Aynı soru üzerine söz alan ve konuyu görüşmede kendilerinin gündeme getirerek, buna mutlaka çözüm bulunması gerektiği üzerinde durduklarını söyleyen Anastasidis ise, "Girne'de arazi kalmazsa, Kıbrıslı Rumlar çözümde nereye yerleşecek" diye sordu.

Anastisadis geçişlerdeki sıkıntıyı inceleyeceğini belirtti

Anastasidis, Metehan Sınır Kapısı'ndaki geçişler sırasında Rum polisinin Kıbrıslı Türklere özellikle kimlik konusunda yarattığı sıkıntıya işaret edilerek, bunun çözüme kavuşturulması için DİSİ'nin anamuhalefet partisi olarak üzerine düşeni yapıp yapmayacağının sorulması üzerine, Anastasiadis aynı zorluğun kuzeyde kendilerine de çıkarıldığını iddia etti.

Anastasiadis, aynı gazetecinin, "KKTC plakalı bir araçtaki kişilerin kimlikleri toplanıyor. Daha sonra arkada duran kaç KKTC plakalı araç varsa o araçlardaki kişilerin de kimlikleri toplanarak, işleme geçiliyor. Bu da insanların 10-15 dakika orada beklemesini gerektiriyor. Aynı işlem Gazimağusa'daki Akyar Sınır Kapısı'nda İngiliz SBA Polisi tarafından yapılıyor ve sadece kimliğe bakılıyor ve bu da sadece 20 saniye sürüyor" demesi üzerine, konuyu araştıracağını söyledi.

Araç sigortalarında haksızlık

Geçişlerde zorunluluk olan araç sigortalarının fiyatlarında düşüş olup olmayacağının sorulması, bir yıllık sigortanın bedelinin 140 KL olmasının haksızlık olup olmadığının sorulması ve KKTC sigorta şirketlerinin Rum araçlarını 140 KL'den çok daha ucuza sigortaladıklarına işaret edilmesi üzerine, Anastasiadis iki taraftaki ücretlerin aynı olduğunu ileri sürdü.

TAK muhabirinin, KKTC sigorta şirketlerinden edindiği bilgiye göre, Rum araçlar KKTC'ye geçişlerinde bir yıl için sadece 48 KL'ye sigortalanıyor. Rum sigorta şirketleri ise üçüncü şahıs tipi olan aynı sigortayı Kıbrıslı Türklere 140 KL'ye satıyor.

Rum sigorta şirketleri, Kıbrıslı Türklere 140 KL'ye sattıkları üçüncü şahıs tipi sigortayı güneyde kendi vatandaşlarına 70-75 KL'ye yapıyor.