Barodan uyarı
 

Lefkoşa Barosu, başta emniyet güçleri olmak üzere, yönetim fonksiyonunu elinde bulunduranları, halkın bilgi alma hakkına saygılı olmaya ve demokratik hukuk devletini tehdit eden saldırıları ve saldırganları yargı önüne çıkarmaya davet etti.

KKTC sınırları içinde çeşitli yer ve zamanlarda patlayan bombaların, hükümet üyeleriyle basın ve yayın kuruluşlarını hedef alan saldırıların ve bir astsubaya ait özel bir araçta ele geçirilen mühimmatın, bugünlerde ülke gündemini ciddi biçimde işgal etmesine dikkat çeken Lefkoşa Barosu, saldırıların hedef aldığı kişi veya yerler dikkate alındığı zaman fiillerin doğrudan doğruya anayasal demokratik parlamenter sistemi ve anayasal hak ve özgürlükleri tehdit ettiğinin açıklıkla görüldüğünü vurguladı.

Lefkoşa Barosu Toplumsal Konuları İnceleme ve Değerlendirme Komitesi adına açıklama yapan komite başkanı Abdurrahman Şeref, basın özgürlüğünün, düşünce ve kanaatleri serbestçe açıklama özgürlüğünün, siyasi parti olsun ya da olmasın anayasal kurumlar altında korunmasının ve geliştirilmesinin, devletin yasama ve yargı organlarının görevi olduğunu belirtti.

Lefkoşa Barosu Komite Başkanı Abdurrahman Şeref imzasıyla yayımlanan açıklama aynen şöyle:

"KKTC sınırları içinde çeşitli yer ve zamanlarda patlayan bombalar, hükümet üyelerini, basın yayın kuruluşlarını hedef alan saldırılar ve bir astsubaya ait özel bir araçta ele geçirilen mühimmat, bu günlerde ülke gündemini ciddi biçimde işgal etmektedir.

Saldırıların hedef aldığı kişi ve yerler dikkate alındığı zaman fillerin doğrudan doğruya anayasal demokratik parlamenter sistemi ve anayasal hak ve özgürlükleri tehdit ettiği açıklıkla görülmektedir.

Konunun bir diğer boyutu ise hukuksal anlamda ve fiilen kamu düzenini ve kamu huzurunu tehdit eden bu tür eylemlerin ne olduğu, kimler tarafından hangi amaçlara ve hedeflere yöneldiği konusunda Kıbrıs Türk halkının bilgi alma hakkıdır. Konu, görevli ve sorumlu güvenlik güçleri tarafından soruşturulmalı, spekülatif gazete haberlerinden öteye, kamu vicdanı gerçekler resmen ortaya konarak rahatlatılmalıdır.

Anayasal hak ve özgürlüklere yapılan saldırıların sorumlularının belirlenmemesi ve kamuya açıklanmaması, demokratik parlamenter hukuk devleti olma iddiası ile bağdaşamaz. Bundan daha kötüsü sis perdesi arkasında kalan gerçekler spekülatif yorumlarla bunu hiç hak etmemiş kişi veya kurumların da yıpratılması sonucunu verir ve aslında saldırganlara hizmet eder.

Anayasal hak ve özgürlüklerin korunması, kamuoyunun resmen bilgilendirilmesi, saldırganların yargıya havale edilmesi, kamu vicdanının rahatlatılması sonucunu getireceği kadar, kamu huzurunun yeniden tesis edilmesi devletin güvenliğine ve güvenirliğine olan inancı da pekiştirecektir.

Bazı gelişmiş özgürlükçü demokratik rejimlerde dahi, devlet güvenliği, hatta devlet sırları gibi soyut kavramların arkasına saklanarak halkın bilgi alma hakkı kısıtlanmaya çalışılmıştır. Ancak, çağdaş gelişme, son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kabul ettiği yasa ile Türkiye Cumhuriyeti de dahil halkın sağlıklı bilgi alma hakkının geliştirilmesi yönündedir.

Bu hak, ülkemizde özel bir yasa ile düzenlenmemiş olsa dahi, KKTC Anayasası'nda egemenliğin halka ait oluşu ülkesinin ve halkının kendileri veya kamu ile ilgili konularda şahsen veya topluca idareye başvurup bu konuların incelenmesini isteme hakkının kapsamı içerisinde yer almaktadır.

Öncelikle yönetim görev ve fonksiyonunun ciddi sorumluluğu altında bulunan demokratik, parlamenter hukuk devletini koruma ve kamu vicdanı rahatlatma görevi yalnız KKTC Anayasası'nın değil, aynı zamanda ülkemizde de yürürlüğü kabul edilmiş olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin bir gereğidir.

Bu anlamda Lefkoşa Barosu, öncelikle emniyet güçleri olmak üzere, yönetim fonksiyonunu elinde bulunduranları anayasal hak ve hürriyetleri korumaya, Kıbrıs Türk halkının bilgi alma hakkına saygılı olmaya soruşturmalar hakkında halka düzenli bilgi vermeye ve demokratik parlamenter hukuk devletini tehdit eden saldırıları ve saldırganları yargı önüne çıkarmaya davet eder."