Avcılara göre KKTC’de kuş gribi görülmedi
Ülkemizde Kuş gribi virüsünün var olmadığını iddia eden Avcılık Federasyonu Başkanı Harper Orhon, yapılan araştırma ve açıklamalarda birçok çelişkinin olduğunu iddia etti.
Avın açılması için büyük çaba harcayan Avcılık Federasyonu Başkanı Harper Orhon, "Bizler ülkemizde kuş gribi virüsünün olduğuna inanmıyoruz. Bu yüzden avın açılması için uğraşıyo-ruz" diyerek, medyada çıkan haberlerden dolayı avcıların ve federasyonun kamuoyu tarafından yanlış anlaşıldığını dile getirdi.
'Eğer gerçekten ülkemizde bu virüs varsa, biz federasyon ve tüm avcı arkadaşlarım yardıma hazırız. Çünkü burda söz konusu olan insan sağlığı' diyen Orhon, "Bizim de ailelerimiz var. Bu virüs bizim yüzümüzden ailelerimize bulaşırsa bunu hangi vijdan kaldırabilir" dedi.
Ülkemizde H5N1 virüsünün olmadığına inanan Orhon, "Kafamızda bu konuyla ilgili bir çok soru işareti var ve bunları bilimadamları yaratıyor" diyerek konu hakkında birçok araştırma yaptıklarını söyledi.
"TETKİK SONUÇLARI ÜLKEMİZE 16 GÜN GECİKMELİ GELDİ"
Kuş gribi dolayısıyla ülke-mizde seminer veren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal'ın konuşmasında, 'Kümese hastalıklı bir hayvan geldiğinde, o virüs 48 saat içinde hayvanları öldürür' dediğini belirten Orhon, tetkik için İncirli köyünden alınan kanatlının tahlil sonuçlarının ülkemize gelmesinde büyük bir gecikme olduğunu ve bu yüzden de yapılan 'pozitif ' açıklamalarına inanmadıklarını kaydetti.
Orhon, "9 Ocak tarihinde İncirli'deki kanatlı öldü, 13 Ocak'ta alındı, 16 Ocak'ta H5 virüsü tesbit edildi ancak, kanatlılar 23 Ocak tarihinde köyde itlaf edil-meye başlandı. Fakat tahlil sonuçları 29 Ocak tarihinde açıklandı" diyerek 16 günlük bir gecikmenin kafalarında soru işaretleri oluşturduğunu vurguladı.
"DOĞRU TETKİK İÇİN DOKUNUN TAZE OLMASI GEREKİYOR"
Yaklaşık 597 kanatlı hayvanın tetkik için gönderildiğini ancak nereye gönderildiği açısından yetkililerden hiçbir açıklama alamadıkalrını kaydeden Orhon, Veteriner Dairesi'nden yetkili bir kişinin İncirli'deki aileye sonucun 'negatif' olduğu yönünde yanıt gittiğini ancak kısa bir süre sonra AB yetkililerinin sonucu kamuoyuna 'pozitif' olarak bildirdiklerini ifade etti. Orhon, "Bu gönderilen 597 tane kanatlı üzerinde yapılan tetkiklerde sonuç ya pozitifse de, negatif çıktı! O zaman ne olacak?" dedi.
Veteriner Dairesi'nden yetkili bir kişiden aldığını iddia ettiği bilgiyi aktaran Orhon, "Daireden bizlere dedikleri, yapılacak olan tetkiklerde doğru ve kesin sonuç alınabilmesi için, ölen kanatlı hayvanı dokular bozulmadan yani taze bir şekilde getirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Federasyon olarak doğada ölü bulunan hayvanları tetkik için Veteriner Dairesi'ne gönderdiklerini belirten Orhon, "Bize oradan dedikleri 'hayvan ne kadar erken gönderilirse, o kadar iyi sonuç alırız. İki gün sonra gönderilmesi durumunda sonuçlar zor çıkar ve güvenilir olmaz' şeklinde oldu" diyerek 'bu hastalık sonradan ortaya çıkabilir mi?' sorusunun da akıllarda soru işareti olarak kaldığını söyledi.
"TOPLUMA YAŞATILAN SUNİ PANİK, ÜLKEMİZDE VİRÜS VARMIŞ İNTİBASI YARATIYOR"
'Federasyonumuz, Avrupa Birliği önlemlerine ülkemizinde uyması gerektiğini düşünüyor' diyen Orhon, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)'nun hayvan sağlığı yetkilisi Samuel Jutzi'nin 'Avcılar virüsün takibi ve gözetimi açısından önemli bir işlev görebilirler. Av yasağı bu fırsatın kaçırılması demektir. Av yasağı uygulanması yerine ürünlerin kontrol edilmesi daha isabetli olacaktır' diyerek yaptığı bir açıklamayı dile getirdi.
Avcıların halk tarfından 'önleri-ne ne çıkarsa ateş ediyorlar veya avcılar, halkın sağlığını hiç düşünmüyorlar' şeklinde bir düşünceye sahip olduklarını belirten Harper Orhon, "Ördek veya kaz gibi hayvanları da vurduğumuzu iddia ediyorlar" dedi. Orhon, "İnce avda vurulan 50 tane cikla (ardıç kuşu), 1 ördek yavrusu kadardır. Avcılar, kuşları kolaylıkla tanıyabilir. Ördeği tanıyamama gibi birşey söz konusu olamaz. Kanatlıların arasındaki farkların ne olduğunu bilmeyen insanlar, bize av dersi vermeye çalışıyor" şeklinde konuşarak bilim adamlarının söylediklerinin çerçevesinde konuştuklarını dile getirdi.
Orhon, "Topluma yaşatılan suni panik yurt dışına da yansımakta ve ülkemizde H5N1 virüsü varmış intibası yaratılmaktadır" diyerek "Bazı yerel medyaların taraflı haber yapmasından kaynaklanıyor. Buna bağlı olarak tavuk tüketimi ülkemizde %80 oranında düştü" dedi.
"AVIN YASAKLANMASIYLA İLGİLİ HİÇBİR YAZI YOK"
Söz konusu virüsün bulunduğu İncirli köyüne giderek kanatlı hayvanın sahibiyle yüz yüze görüşmeye giden Orhon, "Oraya gitmemizde hayret edilecek birşey yoktur. Olayları birinci ağızdan duymak en doğrusudur. Ancak bizim bunu yapmamız bazı kişilere göre çok büyük hataymış ve böyle düşünen insanlar, kendimizi bilim adamı yerine koyuyormuşuk diye yazılar yazdı" dedi.
Japonya'da Kuş gribi ile ilgili yapılan dünyanın en büyük araştırmasından bahseden Orhon, metni okuduklarında avın yasaklanmasıyla ilgili tek bir satıra rastlamadıklarını söyledi.
Japonya'daki araştırmanın haricinde Güney Kıbrıs'taki yaban hayatıyla ilgili araştırmadan da söz eden Orhon, "Bu araştırma içerisinde hastalığın nasıl bulaştığı, hangi mevsimlerde olduğu, hangi hayvan türlerinde görüldüğü, göçlerinin bölgesel yoğunluğu, risk grupları yer alıyor. Buna bağlı olarak ilk sırada su kuşları yer alırken, av kuşları 5. sırada, cikla ve yırtıcı kuşlar da son sıralarda yer alıyor" diyerek riskin olmadığına inandıklarını ifade etti.
"İNGİLTERE RAPORU İNKAR ETMEDİĞİ SÜRECE VİRÜS VARDIR"
Her yıl doğaya 10 bin keklik bıraktıklarını ve sorumluluklarını da üzerlerine almak zorunda olduklarını belirten Orhon, "Bir zamanlar gündemde 'hayvanlarda çiçek hastalığı' olduğuna dair sorunlar vardı. Eğer H5N1 virüsü varsa, İngiltere'nin verdiği rapor doğrudur, tabi inkar etmediği sürece" diyerek onlarla tartışabilmek için aynı donanıma sahip olunması gerektiğini de vurguladı.
'Kuş gribi ile avcılık nasıl yapılabilir' başlığı altında bir seminer düzenlemek istediklerini belirten Orhon, "Seminere çağırmak istediğimiz bir profesör vardır. Tarım Bakanlığı'na da konuyu bildirdik, ileriki günlerde bağlantı kurulacaktır" dedi. Maddi yönden çok güçlü bir federasyon olmadıklarına dikkat çeken Orhon, profesörü ülkemi-ze getirebilmek için yönetim kurulundaki herkesin bireysel olarak borçlanmaya gidecekleri kararını verdiklerini söyledi.
Seminere çağırılacak olan bilirkişinin öncelikle ülke koşullarını inceleyeceğini belirten Orhon, seminerde çıkacak olan her türlü sonuca saygıları olduğunu kaydetti. Orhon, "Eğer seminerin sonucunda 'av yapılabilir' sonucu çıkarsa, halk konu hakkında gerekli kişiler tarafından bilgilendirilecektir" dedi.
"AVCILAR VERGİLERİNİ ÖDEDİKLERİ HALDE HİZMET ALAMIYORLAR"
A
vlanmak için Aralık ayında ruhsat çıkardıklarını belirten bazı avcılar, ruhsatlar alındıktan sonra avın yasaklandığını ve verdikleri paraların boşa gittiğini şikayetleri arasında dile getirmişlerdi. Avcılık Federasyonu başkanı Harper Orhon da, avcıların ruhsat paralarını istemelerinin kendilerini stratejik olarak sıkıntıya sokacağı değerlendirmesinde bulundu.'Avcılık herşeyi vurmak değildir' diyen Orhon, "Devlete avlanmak için vergi veririz. Devletse verilen vergiyi bize hizmet olarak geriye verir. Ancak avcılar vergilerini ödedikleri halde hizmet alamıyorlar" dedi.
"MAYONEZ YERKEN ÜZERİMİZE DÖKÜLMEMESİ İÇİN Mİ DİKKAT EDECEĞİZ?"
Orhon, "Bizim kendimizi bilim adamı yerine koyma gibi bir niyetimiz yok. Söylediklerimiz farklı bilim adamlarının araştırmaları ve görüşleridir" şeklinde konuşarak yapılan hiçbir araştırma sonucunda avın yasaklanmasıyla ilgili bir bulguya rastlamadığını ancak alınabilecek önlemlere yer verildiğini söyledi.
Orhon, "Avcılık Federasyonu'nun yaptığı açıklamaların bilimsel olmadığını söyleyen bakanlık yetkilileri, yaptıkları açıklamalarda 'Mayonez yerken dikkatli olun' uyarısını yaparak toplumla dalga geçmektedir ve nedenini de açıklamamaktadır" diyerek "Mayonez yerken üzerimize dökülmemesi için mi dikkat edeceğiz?" sorusunu söz konusu kişilere yöneltti.