Annan, Papadopulos'u fena azarladı: "Yalancı, riyakar, sansürcü"
RESMİ KAYITLARA GEÇTİ... Kıbrıs raporunu Güvenlik Konseyi'ne sunan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, New York'ta bulunan Rum lider Papadopulos'u 'riyakarlık', 'yalancılık' ve 'sansürcülük'le suçladı. Papadopulos'u fena azarlayan Annan'ın bu suçlamalarının BM'nin resmi kayıtlarına da geçtiği bildirildi
SORUMLULUK PAPADOPULOS'UN OMUZLARINDA... BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Rumların BM planını reddetmelerinden sonra, ileriye yönelik ne gibi bir planları olduğunu tüm dünyaya açıklamanın sorumluluğunu Rum lider Tasos Papadopulos'un omuzlarına yükledi
RUMLARIN İSTEMLERİNİ BOŞA ÇIKARDI... Kofi Annan, çıkmazdan kurtulmadıkça, sürece iyi niyet çabalarının devam etmesini çok küçük bir olasılık olarak gördüğünü belirtti. Annan böylece, Rum tarafının planda değişiklik isteklerini de boşa çıkarmış oldu
Kıbrıs raporunu Güvenlik Konseyi'ne sunan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, New York'ta bulunan Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'u sert bir dille suçladı. Papadopulos'u 'yalancılık', 'sansürcülük' ve 'riyakarlık'la suçlayan Annan'ın sözlerinin, resmi evraka bile girdiği belirtildi. Annan, Papadopulos ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada da, adada birleşme fırsatının kaçırılmasından dolayı üzgün olduğunu ifade ederek, "Papadopulos, Rumlara, Türklere, BM'ye ve tüm dünyaya bunun açıklamasını yapmak zorundadır" dedi. Rum başbakandan tüm dünya devletlerine Kıbrıs Türklerine yönelik tecritlerin kaldırılması çağrısı yapmasını isteyen Annan, kuzeye ekonomik engellerin ortadan kalkacağını, Kıbrıslı Türklerin ekonomik bakımdan rahatlayacağını, bunun ileride bir birleşme hedefine yardımcı olacağını söyledi.
Resmi evraka girdi
Raporun Güvenlik Konseyi'ne sunulmasının ardından basına bir değerlendirmede bulunan, Türkiye'nin BM Büyükelçi Yardımcısı Altay Cengizer, "Şimdiye kadar hiçbir devlet adamına böylesine hakaret edildiğini, ağır suçlamalar yapıldığını duymadık. Bunlar resmi evraka bile girdi" diye konuştu. Geçmişte Denktaş'a yönelik uluslararası baskının Papadopulos'a döndüğünü belirten Cengizer, raporun Türkler için çok güçlü olduğunu, tecridin anlamsızlaştığının açıkça belirtildiğini ve bu rapor sonucunda artık hiçbir tarafın Türkiye'yi adada işgalci olarak suçlayamayacağına işaret etti.
Ankara'nın istediği oldu
Papadopulos ise yaptığı açıklamada, Annan Planı'na Ankara'nın çok sayıda talebinin girdiğini ileri sürerek, "Türkiye ne istediyse oldu"' dedi. Kıbrıs sorununa ideal çözümün çift bölge, çift toplumlu federal devlet olduğunu söyleyen Papadopulos, Kıbrıslı Türklerin parasal yardımlardan yararlanabileceğini belirtti.
"Çözümü reddettiniz"
Rum tarafında büyük endişe ve hayal kırıklığı yaratan raporunda, Rumların "aslında planı değil, çözümü reddettiklerini" vurgulayan Annan, "bundan sonra iyi niyet çabaları, adadaki BM Barış Gücü'nün (UNFICYP) durumunun ne olacağı gibi soruların yanıtlarını bulmanın sorumluluğunu da Rum tarafına" yüklüyor.
Annan raporunda, Güvenlik Konseyi'nin KKTC'nin devlet olarak tanınmamasını tavsiye eden 541 ve 550 sayılı kararlarına rağmen, Türk tarafına yönelik kısıtlamaların kaldırılması için yapılabilecek çok şey bulunduğunu da vurguluyor.
Kofi Annan, kısıtlamaların kaldırılmasının bu kararların ihlali anlamına gelmeyeceğini belirtiyor.
Annan'ın "Rumların hayır demekle şimdiye dek karşı olduklarını söyledikleri statükoyu sürdürdüklerini belirtmesi" de eskiden Rum tarafının kullandığı kozların Türk tarafına geçmesi anlamına geliyor. Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesinin haklılığını tespit eden ve onların lehine kuvvetli unsurlar içeren Annan raporu, kısıtlamaların kaldırılması anlamında Kıbrıs Türk tarafının geleceğe umutla bakmasını da sağlıyor.
Bundan sonra ne olacak?
BM Güvenlik Konseyi'nin, Annan'ın kapsamlı Kıbrıs raporu ile UNFICYP konusunda hazırladığı raporları haftaya ele alması bekleniyor. Özel temsilci Alvaro de Soto, konseyde salı günü bir brifing verecek, daha sonra kapalı oturuma geçilecek.
Konsey, ayrıca, UNFICYP'in görev süresinin sona ereceği 15 Haziran'dan önce Annan'ın raporu doğrultusunda bir karar kabul edecek.
Güvenlik Konseyi'nin Annan'ın Kıbrıslı Türklere yönelik kısıtlamaların kaldırılması çağrısı yapan raporunun ardından tutumu da bu dönemde ortaya çıkacak. Dengelerin önemli olduğu Güvenlik Konseyi'nin beklenildiği üzere bir karar kabul etmemesi olasılığı da bulunuyor.
Önceki dönemlerde veto yetkisini kullanan Rusya'nın yine kararı etkilemesi olasılığı bulunurken, Kıbrıs konusunda başrol oynayan ABD ve İngiltere gibi ülkelerin tutumları ve ulusal düzeydeki girişimleri önem kazanıyor.
Konsey beklendiği gibi bir karar kabul etmese bile, Annan raporu kendi başına Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesinin haklılığını göstermesi ve lehlerine güçlü unsurlar sunması açısından yeterli bir kazanç olarak kabul ediliyor.
Kıbrıslı Türklere yönelik kısıtlamaların azaltılması girişimlerine ilk somut örnek olarak ABD'nin KKTC vatandaşlarına 2 yıla kadar çok girişli vize vermeye başlaması gösteriliyor.
Annan raporu, Yunan basınında: Papadopulos ile Annan
hiçbir konuda anlaşamadı
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs raporu ile Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un Annan ile görüşmesi, Yunan basınında geniş yer buldu.
Yunan basını, New York'ta dün bir araya gelen Annan ile Papadopulos'un hiçbir konuda uzlaşamadığı ve görüşmenin soğuk geçtiğini kaydetti.
Katimerini gazetesi, "Annan, Kıbrıslı Türklerin desteklenmesini istedi. Genel sekreterin raporu Verheugen'i tatmin etti" başlıklı haberinde, Annan-Papadopulos görüşmesinin "ağır bir ortamda" geçtiğini bildirdi. Annan'ın, Rum liderinden, Kıbrıslı Türklere yönelik ekonomik engellerin kaldırılması yönündeki talepleri desteklemesini istediği kaydedilen haberde, ABD ile AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in genel sekreterin Kıbrıs raporundan tatmin olduğu da belirtildi.
To Vima gazetesi, "Annan ile Papadopulos hiçbir noktada anlaşamadı" başlıklı haberinde, tarafların bir tek "Kıbrıs'ta çözüm yolunda yeni bir girişimde bulunmak için zamana ihtiyaç olduğu" konusunda aynı düşünceyi paylaştıklarını yazdı. Gazete, Papadopulos'un, yarım saat süren görüşmede, planda hangi noktalarda değişiklik istediğini dile getirmediğini, sadece iki toplumlu, iki bölgeli federasyon çözümünde ısrar ettiğini kaydetti. To Vima, Rum liderinin, Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son verecek önlemler konusunda Annan ile görüş birliğine varamadığını, Kuzey Kıbrıs'taki havaalanları ile limanların açılmasına yönelik düşüncelere ise karşı çıktığını bildirdi.
"Annan, işgal topraklarındaki kısıtlamaların kaldırılmasını istedi" başlığını kullanan Apoyevmatini gazetesi, BM genel sekreterinin Papadopulos'a, "böyle bir girişimin Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere yardım eli uzattıklarını ortaya koyacağını" söylediğini belirtti.
Elefteros Tipos gazetesi, "Çözüm ümidi BM'ye bağlı" başlıklı haberinde, Rum yönetiminin, ABD, AB ve BM'nin "saldırılarından" sonra raporun BM Güvenlik Konseyi tarafından benimsenmemesini ümit ettiğini yazdı. Haberde, Papadopulos'un Annan ile görüşmesinden sonra, "çözüm ümidinin BM'ye bağlı olduğunu, rapora ilişkin tezini ise yazılı olarak açıklayacağını" ifade ettiği belirtildi.
Ethnos gazetesi, "Kıbrıs donduruluyor" başlıklı haberinde, adadaki referandum sonuçlarından sonra ilk kez bir araya gelen Annan ile Papadopulos'un Kıbrıs konusundaki tezlerinin birbirine tamamen ters olduğunu kaydetti. Gazete, genel sekreterin, planın reddedilmesinden Papadopulos'u sorumlu tuttuğuna, yeni bir çözüm girişiminin şimdilik ufukta görünmediğine de işaret etti.
"Sivri ifadelerle soğuk görüşme" başlığını kullanan Elefterotipiya gazetesi de Annan ile Papadopulos'un, soğuk geçen görüşmelerinde, "bir tek hiçbir konuda anlaşamadıkları konusunda anlaşmaya vardıkları" yorumunu yaptı.