Akıncı: "Hakları talep etmeye tepki gösterenler statükodan beslenen kesimlerdir"

Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı, "Kıbrıslı Türklerin 1960 Anayasası'ndan kaynaklanan hakları çerçevesinde seçme seçilme haklarını talep etmelerine" tepki gösterenlerin, her iki tarafta da statükodan beslenen kesimler olduğunu söyledi.

Hakları talep etme girişiminin, Kıbrıs sorununa bir hareket getirmek anlamı da taşıdığını söyleyen Akıncı, statükodan beslenen kesimlerin bu girişime tepki göstermelerinin gayet doğal olduğunu ifade etti.

BDH Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamaya göre, "Papadopulos yönetiminin yaptığı yasa değişikliği ile Kıbrıslı Türkleri azınlık konumuna sokmak istediğine" dikkat çeken Akıncı, bu yasa değişikliğine karşı tepki vermemenin, 1960 Anayasası'nın bir kez daha çiğnenmesine göz yumma ve Kıbrıslı Türklerin azınlık haklarına rıza göstermesi anlamında olduğunu söyledi.

Alınacak yanıta göre, yapılan girişimin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınacağını ifade eden Akıncı, davanın Kıbrıslı Türkler lehine sonuçlanacağından kuşkusu olmadığını belirtti ve "Nasıl ki Titina Loizidu, Kıbrıs sorununun çözümünü beklemeden bireysel mülkiyet hakkını talep edip kazanabiliyorsa, Kıbrıslı Türkler de Kıbrıs sorunu çözülmeden toplumsal haklarını çeke çeke alabilirler ve iki kesimli iki toplumlu çözümün yolunu açabilirler" şeklinde konuştu.

Akıncı, "hükümetin 2 yıldan beridir izlemekte olduğu tek boyutlu 'izolasyonlar kalksın Papadopulos masaya gelecek' siyasetinin, yetersiz olduğunu ve eninde sonunda iflas edeceğini" de söyledi.

3 Ekim sonrasında ortaya çıkan yeni parametrelere göre siyasetler belirlenmesi gerektiğini ifade eden Akıncı, BDH olarak 10 maddelik öneri paketi hazırladıklarını belirtti ve maddelerden birinin de 1960'tan kaynaklanan toplumsal haklara sahip çıkılması olduğunu kaydetti.

Kıbrıslı Türklerin toplumsal haklarına sahip çıkılmasının tam zamanı olduğunu belirten Akıncı, Kıbrıslı Türkleri azınlık konumuna düşürecek yönde yasalar yapan Rum Yönetimi'ne karşı ses verilmesi ve somut adımlar atılması gerekliliğinin önemine dikkat çekti.

1960 Anayasası'nın 2 toplum 2 liste kavramını içerdiğini, bu nedenle Papadopulos Yönetimi'nin geçirdiği yasanın, 1960 Anayasası'na aykırı olduğunu belirten Akıncı, buna ses vermemenin Kıbrıslı Türklerin azınlık haklarına rıza göstermek anlamında olduğunu savundu.

Avrupa Anayasası'nın henüz geçmediğini, ancak geçtiğinde AB üyesi tüm ülkelerin anayasalarının üzerinde olacağını da kaydeden Akıncı, bireyi temel alan Avrupa Anayasası sayesinde Kıbrıslı Türklerin toplumsal haklarının daha da erozyona uğrayacağı uyarısında bulundu ve atılan adımın bu açıdan da önemli olduğunu belirtti.